4. bölüm / 8
BEN SANA DENK GELİNCEBölüm 4
Bölümler 8Şu an: Bölüm 4
- 1 Bölüm 1530 kelime
- 2 BÖLÜM 2614 kelime
- 3 Bölüm 3478 kelime
- 4 Bölüm 4494 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm 5505 kelime
- 6 BÖLÜM 6530 kelime
- 7 Bölüm 8492 kelime
- 8 Bölüm 9482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
OKULDAN SONRA
Son dersin bitmesine daha on dakika vardı.
Benim içinse sanki on saat olmuştu.
Saatime baktım.
16.20.
Çantamı hazırlayıp defterlerimi içine yerleştirdim. Bugün Aras'la kütüphanede proje yapacaktık.
Neden kabul ettiğimi hâlâ bilmiyordum.
Belki projeyi bir an önce bitirmek istediğim içindi.
Kesinlikle başka bir nedeni yoktu.
Zil çaldığında sınıftaki herkes bir anda kapıya yöneldi. Ece de çantasını alıp yanıma geldi.
“Sen gerçekten kalacak mısın?”
“Evet.”
“Aras'la?”
“Proje için.”
Ece gülümseyerek başını salladı.
“Ben hiçbir şey söylemiyorum.”
“İyi yapıyorsun.”
“Şimdilik.”
Gözlerimi devirdim.
“Yarın görüşürüz.”
Ece giderken bana el salladı.
Ben de sınıftan çıkıp kütüphaneye doğru yürüdüm.
Kütüphaneye girdiğimde Aras henüz gelmemişti.
Boş bir masaya oturup defterimi çıkardım.
Beş dakika geçti.
Sonra on dakika.
“Kesin gelmeyecek.”
Tam toparlanmaya başlamıştım ki karşımdaki sandalyeye biri oturdu.
“Geç kaldım.”
Başımı kaldırdım.
Aras.
“On dakika.”
“On dakika çok mu?”
“Evet.”
“Özür dilerim.”
Bu kadar kolay özür dilemesini beklemiyordum.
“Tamam.”
Aras çantasını açtı.
“Başlayalım mı?”
“Başlayalım.”
İlk yarım saat boyunca gerçekten sadece proje üzerinde çalıştık.
Aras'ın sandığımdan daha düzenli çalıştığını fark ettim.
Notları toparlıyor, kaynakları kontrol ediyor, benim yazdıklarımı dikkatlice okuyordu.
“Sen çalışkanmışsın.”
Başını kaldırdı.
“Bunu da mı yeni fark ettin?”
“Evet.”
“Beni hiç tanımıyorsun.”
“Sen de beni tanımıyorsun.”
“Doğru.”
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Aras sordu:
“Peki neden okul değiştirdin?”
Kalemim elimde durdu.
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
“Öyle gerekti.”
“Bu cevap değil.”
“Benim için yeterli.”
Aras yüzüme baktı.
Sanki daha fazla soru sormak istiyordu.
Ama sormadı.
“Tamam.”
Bu kez ben şaşırdım.
“Başka soru sormayacak mısın?”
“İstemediğin bir şeyi anlatmanı istemem.”
Bu cümle beni hazırlıksız yakaladı.
Aras'ın böyle biri olduğunu düşünmemiştim.
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim.”
Sonra tekrar projeye döndük.
Bir süre sonra kütüphanenin sessizliği içinde sadece sayfaların çevrilme sesi duyuluyordu.
Ben bir noktada yorulup başımı masaya koydum.
“Bitti mi?”
Aras dosyaya baktı.
“Az kaldı.”
“Benim beynim bitti.”
Aras güldü.
“Abartıyorsun.”
“Hayır.”
“İstersen beş dakika mola verelim.”
“Olur.”
Sandalyeye yaslandım.
Pencereden dışarı baktım.
Hava kararmaya başlamıştı.
“Güzelmiş.”
Aras da pencereye baktı.
“Ne?”
“Manzara.”
“Evet.”
Bir süre ikimiz de dışarıyı izledik.
Sonra Aras bana döndü.
“Buraya alışabildin mi?”
“Biraz.”
“Arkadaş edindin.”
“Ece sayesinde.”
“Ece iyi kız.”
“Sen tanıyor musun?”
“Uzun zamandır.”
“Peki senin arkadaşların?”
Aras hafifçe gülümsedi.
“Var.”
“Kim?”
“Merak mı ettin?”
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Evet.”
“Peki.”
Yine o gülümseme.
“Sen çok meraklısın.”
“Değilim.”
“Öylesin.”
“Değilim!”
Kahkaha attı.
Ben de istemeden güldüm.
Sonra bir anda ikimiz de sustuk.
Neden sustuğumuzu bilmiyordum.
Sadece o an, Aras'ın düşündüğüm kadar sinir bozucu olmadığını fark ettim.
Belki biraz ukalaydı.
Belki fazla konuşuyordu.
Ama…
İyi biriydi.
Bu düşünceyi hemen kafamdan uzaklaştırdım.
“Projeyi bitirelim.”
Aras başını salladı.
“Tamam, ortak.”
“Ortak mı?”
“Evet. Artık proje arkadaşım olduğuna göre.”
Gülümsedim.
“Peki, ortak.”
O gün kütüphaneden çıktığımızda hava tamamen kararmıştı.
Kapının önünde birkaç saniye durduk.
“Yarın görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
Ben yürümeye başladım.
Birkaç adım sonra arkama baktım.
Aras hâlâ olduğu yerde duruyordu.
Bana el salladı.
Ben de küçük bir gülümsemeyle karşılık verdim.
Sonra yoluma devam ettim.
Ama eve kadar aklımdan tek bir şey çıkmadı:
Aras'la geçirdiğim o birkaç saat, düşündüğüm kadar kötü değildi.
Hatta…
Biraz güzeldi.
Bunu kendime itiraf etmek istemesem de.
Bölüm etkileşimi
