7. bölüm / 7
#Bedel/minsungHoş Geldin
Bölümler 7Şu an: Hoş Geldin
“Buradan yarın kurtulmaya ne dersin Minho”
Gözlerimin parıldadığına yemin edebilirim,sinirlerim şu kaç günde o kadar bozulmuştu ki kahkaha atmaya başladım
“Sen…sen harika birisin Jisung”
Jisung da benimle gülmeye başladı..ellerimle kendime bir kaç tokat atıp sakinleştim
“Şimdi…bir plana ihtiyacımız var”
Sandalyeden kalktım ama götümü hissetmediğim için sendelemiştim
“Ah-götüm düzleşmiş resmen”
Jisung güldü
“Sonra masaj hizmetimi sunabilirim önce plan yapalim”
Göte masaj mı…? Bayilirim kafami salladim
“ iyi dinle…,bunlar illaha evden çıkıcaklsr sen az çok çıkma saatlerini biliyorsundur nöbetleşerek kapıyı dinleyeceğiz ev sessizleştiğinde çıkacağız ama bu çok riskli diğer seçeceğimiz ise gece herkes uyurken çıkmak ha bu arada korumanız var mı?”
Jisung bir kaç saniye boş gözlerle bana baktı
“Korumamız var tabi”
“Siktir”
“Aslında bir fikrim var”
“Söyle.”
Yere çömeldi
“Astım hastasıyım bunu kullanarak korumayı aşağıya indirebiliriz sen onu bayıltırsın biz de kaçarız eğer evde kimsenin olmadığı zamanda yaparsak korumadan başka kimse olmaz zaten.”
Mantıklıydı aslında zaten bundan daha iyisini de bulamazdık
“Tamam bu akşam güzelce dinlenelim yarin bakarız”
Gözüm Jisung’un yaralarına gitti o beni tedavi etmişti sanırım sıra bendeydi
Acil durum çantasını alarak Jisung’un karşısına oturdum ve yaralarını desenfekte etmeye başladım kendimi suçlu hissediyordum bana yardım etmeseydi başına bunlar gelmeyecekti,bende aptal gibi çocuğa gel yaralarımı sar dedim..sanki o büyüklükte bir yara bandı varya….
(Jisung)
“..Özür dilerim”
Minho’nun özür dilemesi ile gözlerim büyüdü
“Neden?!”
“Benim yüzümden bu haldesin”
Kafamı hızlıca iki yana salladım
“Saçmalama istersen Minho, sayende bende bu yerden kurtuluyorum..en son ne zaman güneş ışığını hissettiğimi hatırlamıyorum o klişe dizilerde ki cahil köylü kızdan hiç bir farkım yok”
Minho kafasını kaldırarak gülümsedi
“Asıl sen saçmalama jis..Hem unutma dizide en çok sevilenlerde onlar”
Dediklerine karşı güldüm, yaralarımı sardıktan sonra biraz geri çekildi bunu sevmemiştim işte benden uzaklaşmasını sevmiyordum
“Minho..”
“Hm?”
“Yaraları öpmedin”
Minho hemen tekrar yaklaştı ve sardığı yerleri öptü, Gözleri dudaklarıma kaydı..neden böyle bakıyordu ki içim gidiyordu onu deliler gibi öpmek istiyordum..hem aşk nedir bilmezdim ki ben,bu sıralar iyi değildim
Ben bunları düşünürken minho kafasını boyun girintime yasladı ve orayı da öptü
Derin bir nefes aldı..beni mi kokladı o!?
“M-minho orada da mı yara vardı”
Kafasını salladı
“Hayır yok.”
“E niye öptün”
Minho uzaklaşarak yere uzandı ve ellerini başının altında birleştirdi
“Çok soru soruyorsun jis.”
Dudaklarımı büzerek sustum
Aradan zaman geçince gözlerim kapandı ve uykuya teslim oldum
kabularla dolu zihnimde bir anda ormana düştüm çok huzurlu bir yerdi..gezinmeye başladım Minho bir ağacın altında oturup bana bakıyordu yanına gittim ve karşısına oturdum, bana gülümsedi..çok güzeldi ve bir anda yaklaşmaya başladı
“Tadını merak ediyorum jisung”
Kaskatı kesilmiş bir şekilde bana yaklaşan minhoyu izliyordum dudakları dudaklarıma değeceği anda uyandım ve tavanda ki küflü duvarla göz göze geldim başımın altında yumuşaklık hissedince kafamı sağ tarafa çevirdim,Minho kolunu kafamın altına koymuş yanımda yatıyordu
Yüzünü inceledim..kusursuzdu gözlerim dudaklarına kaydı öpmek istiyordum ama… ama iyileştirmek için değil..başka bir şeydi bu his açıklayamıyordum dudaklarının ne kadar biçimli olduğunu düşünürken aklıma rüyam geldi ve yaptığım ve gördüğüm şeyden dolayı utanıp gözleri yukarı kaldırdım
..
Minho uyanmıştı ve beni süzüyordu
“Ne zamandır uyanıksın”
Minho sırıttı
“Dudaklarımı süzmeye başladığından beri”
Yerimden doğruldum
“Yarana baktım iyileşmiş mi diye”
(Minho)
Kızarmıştı, ona söyleyerek daha fazla utandırmayacaktım
“Hmm..eminim öyledir”
“Öyle zaten”
Ayağa kalktım ve kapıya doğru gidip dışarıyı dinlemeye başladım
“Saatin kaç olduğunu bilsek iyi olurdu”
Jisung kolunu salladı
“Kalp atışlarım düzensiz olduğu için doktor nolur nolmaz diye saat takmamı söyledi..saat 15.26 abim bu saatte asla evde olmaz”
Bir nebze olsa da rahatlamıştım
“Tamam ben şimdi sandalyeye oturayım sanki ellerim bağlıymış gibi ama koruma sesimizi duyamaz onu düşünmemiz lazım”
“Saatimde abimin ve korumaların numarası var ararım sen otur bu zamana kadar acı cektin ben yapıyım bari bunu”
Kafamı salladım ve oturdum
Jisung hızlı hızlı nefes almaya başladı kızarıyordu saatini açtı ve birkaç tuşa basarak ağzına yaklaştırdı
“R-richard as-astımım tuttu nefes alamıyorum”
Bunu derken bana göz kırptı. resmen fark etmeden cilve yapıyordu.
Dakikasında kapı hızlıca açıldı ve koruma içeri girdi. Jisung kendini yere atmış kıvranıyordu, hızlıca adamın arkasına geçerek boynuna vurdum ve adam yere yığıldı
Jisung heyecanla bağırdı
“Başardık mı?!”
“Henüz değil”
Elinden tutarak hızlıca kapıdan çıktık
Etraf dağlıktı illaha biryerlerde durak olmalıydı
“Durak nerde biliyormusun”
Jisung etrafına şaşkın şaşkın bakıyordu
“İlk kez bahçenin bir adım ötesine çıkıyorum minho”
Gülmeden edemedim onu böyle izlemek isterdim ama zamanımız yoktu kolundan hızlıca çekmeye devam ettim
“Koş jis”
“Koşamam unuttun mu gerçekten astımım var”
Derin bir nefes aldım arkamı döndüm
“Sırtıma çık daha fazla zaman kaybedemeyiz”
Zor da olsa sırtıma çıkmayı başardı, koşar adımlarla gidiyordum bir durak bulma ümidim vardı
🕤🕤
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyodum baya uzaklaşmıştık
Jisungu bile sırtımdan indiremeden yere yığıldım. Susamış ve çok yorulmuştum
Jisung karşıma oturdu elini omzuma koydu
“İyi misin.?”
Kafamı aşağı yukarı salladım
“Evet 5 dakika dinlenelim”
Kafasını salladı ve etrafa göz gezdirmeye başladı
“Sıcağı sevmiyorum demiştim ya hani”
Evet sevmezdi
“Hm?”
“Artık seviyorum sanırım güneş çok güzel”
Kendisi daha güzeldi farkında değildi
Onun kadar güzeline hayatım boyunca rastlamamıştım..ya da güzelliği erkekte arayacağımı düşünmemiştim
Bir araba sesi duyduk..hemen ayaklandım Jisungda bana uyarak ayaa kalktı,elimle geriyi işaret ettim
“Arkamda kal Jisung”
Eski bir araba önümüzde durdu ve içerideki adam camı indirdi
“Gençler ne yapıyorsunuz bu hiçliğin ortasında”
Kaşlarımı çattım adam tanıdım değildi biraz rahatlamıştım
“Kaybolduk dayı”
“Nereye gidiceksiniz yol üstüyse bırakıyım”
Evimin yakınındaki bir hastaneyi söyledim
“Tamam binin oradan geçiyorum zaten”
Jisung bana güvenerek bir şey sormadı ve arabaya bindi
Baya bir yol gitmiştik gerçekten uzak bir yerdeymişiz bunca zaman,adam bizi dediğimiz hastane de indirdi. Ona teşekkür edip benim eve doğru yürümeye başladık
“Ben ne yapacağım Minho.. sana böyle yük olmuş olacağım”
Yük mü…? Gelmeseydi onu orada tek bırakamazdım
“Hayır Jisung iyi ki geldin, sen rastgele biri değilsin benim için değerli bir arkadaş oldun artık.”
Jisung’un yüzü birden düştü
Yanlış birşey mi demiştim ki
Neden üzüldü acaba
“Yanlış bir şey mi dedim jis?”
Kafasını iki yana salladı
“Hayır ya..senin kardeşin vardı senin için endişelenmemiş midir”
Omzumu silktim
“ev okula uzak olduğundan hafta içi arkadaşında kalıyor zaten evde kalsa yüzünü yoğunluktan sadece hafta sonu görüyordum 9 gün geçtiğini düşünürsek işim olduğunu tahmin eder ve sorgulamaz”
Kafasını salladı jisung,evin önüne gelmiştik. Kapıyı açtım ve jisung’a yol verdim
“Yeni evine hoş geldin jisung.”
Ayayaya iyisinizz 1000 kelime yazdiim uzun olsun yarın atamayabilirim cunkuuu eğer yazımımda hosunuza gitmeyecek bir şey varsa eleştiriye açığımm hadi bayso🫶🏻💋
Bölüm etkileşimi
