4. bölüm · #Bedel/minsung

-ben masumum Jisung

Zeyzeymisss .

Gözümü açtığımda keskin nem ve küf kokusu yüzünden öksürdüm farklı bir yerdeydim anladığım kadarıyla patronun evindeydim ellerim sandalyede arkadan bağlanmıştı. Artık bu oyundan kurtulmam lazımdı tüm gücümle bağırdım
“BENİ DUYAN BİRİ VAR MI?”
Kaç kez tekrar ettim hatırlamıyorum ama susuzluk hissi bastırınca susmak durumunda kaldım aradan biraz zaman geçince kapı zorlandı ama kilitli olduğu için açılmadı. Bir erkek sesi duyuldu
“İçeride biri mi var acaba?”
Farklı bir ses duymanın heyecanı vardı üzerimde
“Evet biri beni buraya kapattı lütfen çıkar beni buradan”
Çocuk bir süre konuşmadı
“Ama abim bodruma gelen hiç bir yabancıya dokunmamamı istedi hakettiğin için ordasındır”

Gitmesinden korktuğum için vicdanına oynamayı denedim buradan kurtulmalıydım
“Bak çocuk acı çekiyorum abin denilen o adam sağ elimdeki tüm tırnakları söktü 3 gündür doğru düzgün yemek yemiyorum ve Kore savcısıyım kötülere cezasını çektirmekten başka bir işim yok benim nolur çıkar beni buradan”
Sessizlik oluştu çocukdan cevap gelmedi içimdeki son umut kırıntısının paramparça olmasıyla kafamı eğdim
Yaklaşık 5 dakika sonra kilit açılma sesi geldi. Hızlıca kafamı kaldırarak gelen kişiye baktım. Kısa boylu 17-19 yaş aralığında bir çocuktu yanakları tombul yüzü tatlıydı gözlerinden çok korktuğu belliydi
“Abim bunu duyarsa beni öldürür”
“Çıkarıck mısın beni buradan”
Çocuk elindeki tepsiyi başka bir sandalyenin üzerine koydu
“Hayır bana masum olduğunu kanıtlaman lazım ama önce yemek yiyelim”
Gözleri ellerimde yüzümde dolaştı ve bir kaç damla yaş aktı
“B-bunları sana abim mi yaptı”
Yutkunarak konuştum
“Evet, beni pek sevmiyor abin”
“Neden ki ne yaptın ona”
Abisini öldürdüğümü söyleyebilirdim ama bir şeyler beni durdurdu beni abisin katili olarak bilmesini istemiyordum belki de beni burada bırakır diye korkuyordum.
“Kurallar çocuk ben savcıyım abin suçlu beni sevmemesi normal”
Çocuk kafasını salladı
“Abim iyi biri sadece biraz sinirli”
Anlarcasına dudaklarımı büzdüm patronun dün adama kardeşini cenaze için almasımı söylemişti adı da..sanırım Jisungdu
“Ben masumum Jisung..”
Gözleri büyüdü
“Adımı nereden biliyorsun”
Burnumdan güldüm
“Boşver,çok acıktım lütfen şu leziz görünen şeylerden yiyeyim”
Jisung tepsiyi kucağına alarak sandalyeye oturdu çorbadan bir kaşık aldı ağzıma doğru götürürken durmadan edemedim
“Şu yaşta birinin beni beslediğine inanamıyo- ah sıcakmış çorba”
Jisung güldü ikinci kaşığı doldurduktan sonra hafifçe üfledi masum duruyordu böyle bir aileden gerçekten masum biri çıkabilir miydi
“Beğendin mi ben yaptım”
Ben düşüncelere dalmışken yemek çoktan bitmişti gülümseyerek jisung’a baktım
“Güzel olmuştu..bende çok güzel yemek yaparım eğer buradan çıktığımda sana yaparım ne dersin”
Jisung toparlanıp ayağa kalktı
“Söz mü”
“Söz”
Kapıdan çıkmadan önce tekrar bana döndü
“Pansuman etmek isterdim ama abim anlardı..Adın ne bu arada”
“Minho..Lee Minho”
“Memnun oldum Minho hyung”
Dedi ve kendi yanlızlığımla başbaşa kaldım..