3. bölüm · Aykırı
2. Bölüm: Canavar
Bölüm şarkısı: Skillet - Monster
"Kafeste tutuyorum ama kontrol edemiyorum
I keep it caged, but I can't control it
Bu yüzden benden uzak dur
So stay away from me"
⋆༺𓆩⚔️𓆪༻⋆
Duvara yansıyan gölgemi izliyordum, düşünmekten uyuyamıyordum...
Bir değişimin gerektiğini görebiliyorum, herkesin iyiliği için savaşmamız gerekiyordu ama bizler saklanmayı seçip duruyorduk.
Savaşacak gücümüz varken neden saklanıp duruyorduk? Yeterince güçlü olduğumuzu gören tek kişi ben miydim?
Belki de bu savaşı başlatacak olan kişi bendim?
Ama bu imkansızdı, ben bir savaş başlatamazdım...
Peki savaş öyle aniden mi başlardı? Bir savaşın başlaması için ne gerekirdi?
Sebep, bir sebep gerekirdi. Sebebim belliydi, haksızlığa uğrayan herkesi karanlıktan kurtarabilmek.
Aslında hepimiz bir karanlığın içindeydik, hepimiz ya susmuş ya da saklanmıştık. Her birimiz haksızlığa uğramıştı, sahip olmamız gereken hayat elimizden alınmıştı ve bizler hiçbir şey yapamamıştık. Buna daha fazla kör kalmanın imkanı var mıydı? Ben daha fazla kör kalmak istemiyorum.
Ama ne yapabilirim ki?
Bir an sağ kolumda hissettiğim yanma ile izime baktım, belirgin hâle gelmiş olan damarlarımı görmem uzun sürmedi. Bana ne oluyordu böyle?
Mor izimin altından görülen damarlarım bordo rengindeydi ve oldukça belirgindi. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım...
Düşüncelerim ve kolumdaki yanma beni sinirlendirmeye başlıyordu, terliyor, nefes almaya çalışıyordum. Boğuluyor gibi hissediyordum.
Hangi ara ayağa kalkmıştım bilmiyorum ama şuan duvarda asılı olan aynaya bakıyordum. Aynada gördüğüm beden evet bendim ama hissettiklerim bana oldukça yabancı geliyordu...
"Bu ben değilim..."
Dudaklarımdan dökülen kelimeler ile yutkundum, benliğimi kaybediyordum...
Ya da gerçek benliğimi buluyordum...
Titrek nefesler alıyor, sakin kalmaya çalışıyordum. Aynada gördüğüm kişi ben olamazdım, bir anda değişmiştim sanki...
Başım dönüyor, gözlerim kararıyordu. Belirgin damarlarım kasılıyor, sağ kolum yanmaya devam ediyordu, sanki damarlarımda bir dalgalanma varmış gibiydi bu...
Paniklemiş miydim yoksa sadece korkuyor muydum emin değilim ama bu his beni bitiriyordu, doğru dürüst düşünemiyordum şimdi!
Elimi aynadaki yansımama uzattım. Parmak uçlarım ayna ile temas ettiğinde bedenim titredi, bir başka dalga kolumdan parmak uçlarıma yayıldı. Ayna aniden çatladığında ve parçaları yere düştüğünde korkuyla geri çekildim, ben ne yapmıştım? Bunu ben mi yapmıştım?
Korku, şaşkınlık, panik... Bu üç duyguyu bir arada yaşarken aynanın kırılmış parçalarına bakıyordum.
"Ben bir canavarım..."
Böyle bir şeyi ancak bir canavar yapabilirdi.
"Ben bir canavarım!"
Öfke tüm bedenimi ele geçirdi, sadece bir canavar böyle kontrolsüz davranabilirdi. Bu canavar benim içimdeydi, bu canavar ben miydim?
Bu yanım içimdeki karanlıktan besleniyordu, bunu derimin altında hissedebiliyordum, yanıyordu ve titrememe sebep oluyordu.
Yardıma ihiyacım vardı, tek başıma bununla yüzleşemezdim.
Dönüştüğüm bu şeyden nefret ediyorum...
⋆༺𓆩⚔️𓆪༻⋆
Kısa sürede Lyra ve Myra'nın kaldığı kulübeye varmıştım, destek alabileceğim tek onlar vardı şuan. Muhtemelen uyuyorlardı ama benim dayanacak sabrım kalmamıştı. Hızla kapıya vuruyor, geçen her saniyede kendimle boğuşuyordum.
En sonunda kapı açıldı, Myra'nın uykulu hâli beni karşıladı, gecenin bir saatinde neden geldiğimi sorgular gibiydi.
"Bana ne oluyor bilmiyorum ama," Durdum, derin bir nefes aldım. "Size anlatmam lazım..."
⋆༺𓆩⚔️𓆪༻⋆
Yaptığım, gördüğüm ve hissettiğim ne varsa hepsini anlattım, bu şey dayanılamaz bir hâl alıyordu ve beni boğuyordu.
"Aira, senin içinde bir hırs var. Yaşadığımız şeylerin değişmesini istiyorsun, bunu yapmaya öyle odaklanmışsın ki içindeki değişim isteği seni yiyip bitiriyor."
Myra, iyimserlik anlamına gelen sarı izine baktı.
"Damarların bordo, izin renk değiştirecek."
"Nasıl?"
"Bilge Crux ateş başında hikâye anlatırken dinlemiştim. Bir krallık kahininin yazdığı kitaba göre, ize sahip birisinin izi o kişinin iç dünyasına göre yeniden renk değiştirebilirmiş ve hatta iki renkli izler bile olabilirmiş."
Lyra ve ben şaşkınlıkla Myra'ya bakıyorduk, bu kitaba ulaşmam gerekebilirdi...
"Bu kitap Crux'da var mı?"
Myra başını iki yana salladı.
"Büyük Ayrım'dan önce Sivera Halk Okulu'na gitmiş, oradakiler konuşurken duymuş."
Büyük Ayrım, ize sahip olanlar ile normal olanların birbirinden ayrıştırıldığı yalandan bir çözüm... Bu ayrım, halkın bizden daha fazla korkmasına sebep olmuştu.
"Fakat bu kitap sarayın büyük kütüphanesinde korunuyormuş, içinde ilginç şeyler olduğu söyleniyor."
Tekrar Myra'ya baktım, derin bir nefes aldım.
"Neden kitabı alması için bir kaçakçı seçmiyorlar?"
"Daha önce hiçbir kaçakçı saraya sızmadı, bu çok riskli olur."
Mantıklı bir nedendi fakat o kitapta işime yarayacak şeyler olucak gibiydi...
⋆༺𓆩⚔️𓆪༻⋆
Myra ve Lyra ile konuştuktan sonra sabah olmadan kulübeme çekilmiştim. Yine de rahat uyuyamadım...
Düşünmeden duramıyordum, aynanın kırık parçaları hâlâ aynı yerinde duruyordu.
Düşündükçe daha derinlere iniyor, bu canavardan ayrılamaz bir hâle geliyordum. Bu benim bir başka yanımdı sanki, her ne kadar saklamayı denesem de kontrol edemediğim bir yan. Her öfkelendiğimde daha da büyüyor ve...
Kontrolü kaybettiğim anda canavara yeniliyorum... O sanki benim kafamda, güçle birlikte derimin de altında. İtiraf ediyorum, gerçek bir canavar gibi hissediyorum ve dönüştüğüm bu şeyden her an daha da nefret ediyorum. Eğer kontrolü ona bırakırsam beni parçalayacak gibi hissediyorum ve bu öyle yoğun bir duygu ki...
Benim karanlığımda saklanıyor, bundan kaçamıyorum. Bu bana acı veriyor, kendimi bulamıyorum.
Ama kimse bunu göremiyor, kimse beni duyamıyor... O canavar benim bir parçam ve durmak yerine güçleniyor. O canavar benim...
Ben gerçekten bir canavar mıyım?
Bir canavar, bulunduğu toprakların iyiliği için savaşmak ister miydi? Bir canavar, değişimi arzulayabilir miydi? Bir canavar olsaydım bunları istemezdim, o zaman neyim ben?
Bir canavar varsa o ben değildim. Ben bir canavar olamazdım, bu hissettiğim şey...
Artık gerçek anlamda neye inandığımı biliyorum, çünkü artık ne olduğumu biliyorum.
⋆༺𓆩⚔️𓆪༻⋆
"Dönüştüğüm durumdan nefret ediyorum
I hate what I've become
Kabus daha yeni başladı
The nightmare's just begun
Bir canavar gibi hissettiğimi itiraf etmeliyim
I must confess that I feel like a monster"
