22. bölüm · Ay Işığında Bir Uğur Böceği

Geç Kalan Aşk

Samira Akira

Akşam herkes dağılmaya başladı. Yavaş yavaş ayrıldık. Oliver, yanına geldi. Kulağıma sessizce ve bence utangaç bir şekilde

" benim evime gelmek ister misin? Yani ailem orda tanışmış istersin diye düşündüm " dedi.

Kalbim hızla atmaya başladı. Gökçe ye baktım. Bana göz kırptı. Onu Gökhan eve bırakacaktı.

" olur, gidelim " dedim hızlıca.

***

Evinin önüne geldik. Büyük, geniş bahçe ve yeşillikler. İçeri girdik. Anne ve babası bizi kapıda karşıladı.

Evi sıcaktı, aydınlık ve huzurluydu. Ailesi güler yüzlü, enerjik ve sevecendi.

Konuştuk, sohbet sohbeti açtı. Samimileştik. Küçük şakalar ve gülüşmeler ortamı ısıtoyordu.

Taa ki kapı çalana kadar.

İçeriye güzel, genç, enerjik ve hayat dolu bir kız girdi.

Giydi siyah, hafif dar ve kısa elbisesi, düz kumral saçı ve ela gözleri parlıyordu.

Oliver in yanına geldi. Sarıldı ve yanağına kocaman öpücük kondurdu.

Donup kaldım. Kalbim bir an durdu sanki.

Herkesle selamlaştı. Bana sıra gelince hiçde garip bir tepki vermedi. Sarıldı önce sonra tanıştık.

Miray : merhaba, ben Miray. xx Savcıyım.

Kalbimdeki kırıklığı yüzüme vurmadım. Çok iyi rol yaptıpımı söylemiş miydim?

Alvina : memnum oldum. Ben Alvina. Oliver ın nişanlısıyım. xx in ceo suyum

Başımı yavaşca aşağı yukarı salladım. Oliver a baktım.
Mutlu değildi? Gülmüyordu...

Miray : herşey için teşekkürler. Ben gidiyim artık geç oldu.

Annesi : dur sakın tek gitme. Oliver seni bırakır.

Hayır, teyze hayır. Arabada tuhaf atmosfer olcak, istemiyorumm

Babası : yine gel, tamam mı? Çok iyi bir kızsın

Miray : inşallah, iyi akşamlar

İnşallah mı? Ağız alışkanlığı. Adamlar beni anladı mı acaba?

Israr etsem de taksi çağırmama izin vermediler. Ve araba da Oliver ile baş başa kaldım.

Sessizlik, ağır bir hava ve gerginlik.

Konuşamak için dudakları aralandı. Ama ondan önce davrandım.

Miray : nişanlı olduğunu bilmiyordum.

Direksiyonu sıktı. Kısa bir süre yola baktı.

Oliver : anlatacaktım.. ama

Miray : anlatmadın. Ve beni evine getirdin. Ailenle tanıştırdın. Sen niaşnlı bir adamsın. Bu, hiç uygun değil.

Sessizlik, bu sefer biraz daha uzun. Camdan şehir ışıklarını izliyordum.

Oliver : eğer istersen... bitirebilirim

Miray : Ne?!

Hemen ona döndüm. Ciddiydi. Yola bakıyordu. Gergin olduğu belliydi.

Oliver : nişanı. Eğer istersen bitiririm

Kalbim bir an hızlandı.
Ama… bu mutluluk değildi.

Yavaşça başımı salladım.
Gözlerimi ondan ayırmadan:

"Hayır.”

Oliver şaşırdı.

“Miray—”

Sözünü kestim.

Sesim yumuşaktı ama net:

"Oliver… bu sadece senin kararın değil.”

Kısa bir duraksama.

Sonra daha derin:

“Senin bir hayatın var.”

Elimi kalbime götürdüm.

"Benim… sayılı.”

Gözleri doldu ama konuşmadı.

Devam ettim:

"Ben senin yarım kalan hikâyen olmak istemiyorum.”

Sessizlik.

Sonra en ağır cümle:

"Ve ben… başka bir kadının hayatını da yarım bırakan kişi olmak istemem.”

Oliver başını öne eğdi. Gelmiştik. Ona baktım. Son kez sevgiyle

Miray : görüşürüz, Oliver. Getirdiğin için sağ ol

Bana baktı. Acı bir gülümseme. Aynı karşılık ve indim.

Kapıyı hemen açtım. İçeri girdim. Annem ve babamla hızlıca ve sahtece konultum. Eğlendim, güldüm, anlattım, yedim ve odama çıktım

İyi rol yaparım dedim. Kimse anlamadı. Yatağa uzandım. Tavana baktım, uzun süre.

Sonra gözümden bir yaş
Bir daha ve durmadı.

Başımı ellerimin arasına aldım. İlk sessizce ağladım. Ama sonra yetmedi. Omzum titredi ardından nefesim kesildi.

" neden?" Dedim. Oda da kimse yoktu. Kendime sormuştum ama cevap...

Kanser için ağlamamıştım
Öğrendiğimde
Sustuğumda
İnsanlara söylediğimde

Ama şuan ağlıyordum... çünkü bu sefer

Acıyan yer bedenim değildi.
Kalbimdi...

Kapının açıldığını duymadım. Bulanıkta olsa tanıdım. Gökçe

Kapıyı kapattı. Yanıma koştu. Sıkıca bana sarıldı. Saçımı sevdi. Sesi endişeliydi.

Gökçe : gün ışığım, ne oldu?

Miray : hiçbir şey... sadece geç kaldım.

Bana baktı. Anlamamıltı.

Gökçe : o ne demek?

Sakinlemiştim. Nefesimi toparladım.

Miray : sevdim... ama olmayacak birini

Bana yine sarıldı. Gözümden yaşlar boşaldı

Miray : nişanlymış...

Gökçe daha sıkı sarıldı

Miray : ama zaten olamazdık. Ayrı dinler... değil mi?

Kimi avutuyorsun Miray? Kandırma kendini

Gökçe : o kaybeder, gün ışığım.

Miray : hayır, bu sefer ikimizde kaybettik.

Hastalığım beni yıkmamıştı…
ama sevdiğim adamın hayatında yerim olmadığını öğrenmek… yıktı.”