ATEŞ 🔥 kitap kapağı

3. bölüm / 4

ATEŞ 🔥

3. BÖLÜM ( REST)

Vaveyla Yazarı: Sema Atik

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 3. BÖLÜM ( REST)

🔹 Ateş
Arabaya bindiğim anda gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başladı.
Direksiyona öyle bir yumruk indirdim ki, eklemlerimden gelen ses yankılandı içimde.
“Ağğ… hepinizi geberticem! Onun akan her damla yaşı için kanınızı süzcem!”
Ellerimi yüzüme kapattım. Derin bir nefes aldım. Arabanın içi onun kokusuyla doluydu. Koltuğa baktım — oturduğu yere. Sanki hâlâ oradaydı. O kokunun her zerresi ciğerimi deliyordu. Gaza bastım, evin kapısına kadar nefes almadan sürdüm. Kapı açılır açılmaz boğazım patlarcasına bağırdım:
“Herkesi topla, Umut! Bahçeye, şimdi!”
Sesim bütün evin duvarlarında yankılandı.
Lavaboya geçip yüzümü yıkadım; suyla değil, ateşle yandım sanki. Aynaya baktım — gözlerim kan dolmuştu.
Bahçeye çıktığımda herkes sıralanmıştı.
“Üç yıldır bu kadını arıyoruz!” dedim.
“Üç koca yıl! Hadi bir kadını bulamadınız, beş yüz tane adamsınız ulan!”
Umut’a döndüm, sesim daha da sertleşti:
“Beş altı tane hacker da bulamadınız lan! Kimse fark etmedi mi işe giren o kişinin ismini, cismini? Her yerde kimi arıyorsunuz siz, dangalaklar? Çarem Derin! Bu ismi tanıdık geliyor mu ? Duyan olmadı mı hiç? Lan siz kimi arıyordunuz ?!”
Adımlarım betonu delecek kadar sertti. İçimdeki öfkeyi yere göğe sığdıramıyordum şuan
Parmağımı kaldırdım, işaret ettim:
“Bana bakın! O apartmanda kim varsa, kim gelip giderse izleyeceksiniz, bir daha kaybedilmeyecek o kadın gözünüzü bile kırpmadan izleyeceksiniz.
O kadını — karımı — buraya getirmeden, orada kuş bile uçmayacak!”
Umut yaklaştı, omzuma dokundu.
“Tamam abi, anladık… Gel, içeri geçelim. Ne istiyorsan öyle yaparız.”
Ama içimdeki volkan susmadı.
“Bir hatada herkesin kellesini alırım Umut! Kişi fark etmez!”
“Tamam abi, tamam…”
İçeri girince, gözüm ilk aynaya takıldı. Yanındaki vazoyu aldım, yere fırlattım.
: az önce lan az önce buradaydı yatağımdaydı melek gibi uyuyordu karşımda
Umut hemen yaklaştı. “Abi yapma, çok kötü görünüyorsun. Gel, otur şöyle.
Koltuğu işaret etti.
“Kötü olan kim biliyor musun?” dedim, nefesim titrerken.
“Apartman kapısında yarım saat ağlama krizine giren karım.
Ne yaşadı Umut? Ne oldu bu kadar yıpranmış hâle geldi . Deliricem umut kokusu hala burnumda yeşil bahçem solmuş umut yetişemedim ben ona . Bitmiş gitmiş ışığı”
Salonun ortasında bir sağ bir sol yapıyordum. Hayatımda ikinci kez hem çok mutlu hem bu kadar kötü hissediyordum. Umuda döndüm
“Her yerde kurban kesin dağıtın fakir fukaraya. Onu bulduğum güne adak adamıştım. Birde Doktor gönderin, hemen! Onun her yerini bakacak onu görmeden geri dönmeyecek doktor. Her yerine bakılacak, her yerine!
Umut başını sallayıp çıktı. Ben banyoya geçip soğuk bir duş aldım. Lacivert takımımı, siyah gömleğimi giydim. Kol saatimi taktım, parfümü sıktım. Kokum o kadar keskin yayıldı ki odaya , onun nefesini duyar gibi oldum. Bayılırdı bu kokuya. Bugün haddimden fazla yaklaşmıştım ona . Haddim değildi ona bu kadar yaklaşmak ama yine de yaklaştım kokumu duysun istedim kokusunu duymak istedim. Elimi gögüsümde ki dövmeme götürdüm ellerimi gezdirdim orada.
Tam o sırada kapı çaldı.
: Gel
Umut’un kuzeni, Seyit’ti. Başı önünde bir elinde dosya vardı
“Abi, dediğin işi yaptım ama adamlar—”
Elimdeki parfüm şişesini bırakıp cebimden bir sigara yakarken seyide baktım
“Seyit,” dedim, sesimi kısmadan.
“Ben ne dedim sana?”
Seyit huzursuzca doğrulup bir adım attı içeriye
“Abi, adamlar beni fark etmek üzereydi, mecburdum…”
Elindeki doyaya baktım. Bilgileri almıştı. Ama yine istediğim bu değil di tabiki de
“Belgeyi aldın mı?”
Eli titreyerek dosyayı bana uzattı.
“Abi, Afganlar var işin ucunda. Bunlar tek başına iş çeviremezdi zaten.
Silahlar Afganistan’dan Azerbaycan’a, oradan Beyza oğulları’na geçiyor.
Sonra Gürcistan üzerinden Karadeniz’e…
Ve sonunda Türkiye
Sigaramdan Bir duman aldım, gözlerimi Seyit’e diktim.
“Belli bir isim var mı?”
“Naho diyorlar abi. Adamın eli kolu uzun. Herkese baş eğdiriyormuş.”
Bir nefes daha çektim sigaradan.
“Tanışalım bakalım kimmiş, neymiş. Araştırın.”
Seyit kıpırdandı.
“Abi, bir şey daha var…”
Gözleri gözlerime bakamıyordu. Bir işi daha yapamamıştı .
“Söyle.”
“Abi… doktor yengeyi göremedi. Kapıyı yüzüne kapattı. Bir de
Sigarayı kül tablasına bastım.
“Bir de ne?”
“Abi… şey dedi. ‘Ateş abiniz bir bok yapamaz,’ dedi.”
Tahammül sınırımın sonlarındaydım, elimi şakaklarıma götürerek ovuşturdum.
“Tamam,” dedim. “Çıkın. Hazırlanın. Bekleyin beni.”
Tekli koltuğa geçip bir sigara daha yaktım derin bir duman aldım.
“Ne oluyor sana, Çarem…”
“Neden kaçtın? Neden izini kaybettirdin? Neden açıklamama izin vermiyorsun.
Ayağa kalkıp odama astırdığım büyük yalı boya tablosunun önüne dikildim. Mavi elbisesi ben almıştım ona en sevdiği renkti mavi gökyüzünü hatırlatırdı ona uçsuz bucaksız sonsuz gökyüzünü. Yüzündeki gülümseme canlıydı sanki kahkahası kulaklarımdaydı duyuyordum sesini. Gözlerindeki ışıltı tablodan bile fark ediliyordu. Bugün o ışıltıyı görememiştim. Gözlerinde tek gördüğüm acıydı. Saldırganlığı bağırması gözlerinden dökülen her yaş damlası . İçi çok acıyordu ve bu benim suçumdu.Bize bunları yaşatan herkesten hesap sorucaktım ama kendimi ona nasıl affettirecem bende bilmiyordum. Kendimi toparlayıp odadan çıktım beni bekleyen arabamın Arka koltukta yerimi aldım, karşıma Umut oturdu. Araba da duran viskiyi 2 de kadehi aldım biraz rahatlamak için yarıya kadar doldum kadehini umuda uzattım. Umut tablete bakarken konuştu.
“Son kez geçelim üzerinden, kafan dağınık,” dedi. Başımı salladım.
“Görüşmemiz İstanbul’un en büyük ticaret ağıyla.
Kadir ve Tekin — ikiz kardeşler. Dış hatlarda güçlü bağlantıları var.
İyi bir anlaşma olacak, Ateş. İstanbul’daki kolumuz uzayacak.”
Sırtımı geriye yasladım viskimden bir yudum aldım.
“Yeterince uzun olmadığını mı düşünüyorsun?”
“Hayır, abi. Ama daha da büyüyeceğiz.”
“Göreceğiz…”
Şık bir mekândaydı görüşme. Ama konuşulacak konular tehlikeli olduğundan olsa gerek mekanda sadece biz vardık.
Masada ben, Umut, Kadir ve Tekin.
Tekin, ceketinin düğmesini çözüp silahını alenen bana gösteriyordu. gözdağı verircesine.
Kadir gülümsemeye çalıştı.
“Hoş geldiniz beyler.”
“Hoş bulduk, Kadir.”
“Ateş, uzun zaman oldu. Seninle aynı masada oturmak iyi hissettirdi.”
“Ya ikizin? O da senin kadar mutlu mu?”
Tekin hemen dikleşti.
“Bu masadaysan kabul görmüşsün demektir, Ateş.
Kadir’in yüzü bembeyaz oldu.
“Şaka yapıyor, Tekin. Komik bir yanı vardır o—”
“Ben şaka sevmem, Kadir. Kardeşine hiç söylemedin mi?”
Hava ağırlaştı. Sessizlik, kurşun gibi masaya çöktü.
Tekin dudak büktü.
“Bizdeki cesaret, daha tohumu düşmeden büyür, Ateş.”
Elimi cebime attım.
Silahın soğuk namlusunu hissettim.
“Güzel,” dedim alçak sesle.
“Benim cesaretimse mezar taşında filizlenir, Tekin.
masanın ucunda yarı oturur, yarı yaslanır pozisyonda durdu; yüzünde sinsice bir gülüş. “Duyduğuma göre,” diye başladı yüksekçe, “bir kadın arıyormuşsun, Ateş. İki senedir arıyormuşsun da bulunmuyormuş.”
Herkeste ölüm sesizliği olmuştu .Tekin arkaya yaslandı, gözleriyle etraftakilerin reaksiyonunu ölçtü. “Ya da belki… elinde tutamadın da kaçtı. Ne dersin? Ufak bir kadın mı, yoksa elinden kaçan ilk insan mı diyelim ?” diye tısladı iğneleyici bir tonla.Elimdeki çatal bir an için durdu. Çatalın tıklaması odada daha da gergin bir hava yaratıyordu. Gözlerim Tekin’e kilitlendi; soğuktu, keskin, hesaplı. Kimse ses etmedi. Tekin daha da ileri gidip, “Acaba senin elinde bir kadını bile tutamayan bir mafya olduğunu bilseler kim seninle iş yapmak ister he ateşO an işte o an sınırımı aşmıştı. Kalktım— hareketim ani, sessiz ve ölümcüldü. Çatalı tek hamlede havaya kaldırdmı, öyle bir masaya sapladım ki masadaki elinin yanına sapladı metalin soğuk sesi odada bir patlama gibiydi. Tekin elini geri çekmeye çalışırken inledi; yüzündeki ukalâlık anında soldu.Masadakiler saniyelik şok içinde dondu; sonra refleks olarak kalkanlar gibi eller silahlara her iki tarafın adamlarıda silahları çekti . Ama parmağımı kaldırdım, bakışım hâlâ Tekin’deydi; sesim düşük, ama her kelimesi demir gibiydi:
“Bir kelime daha, Tekin. Bir kelime daha edersen bunun bedelini sadece sen değil, seni tanıyan herkes öder.”Tekin hâlâ masada çökmemişti ama yüzü solmuştu. Tekin ayağa kalktı. Yüzünde az önce yaptığından utanır gibi bir hava yoktu . bana yaklaştı.
: kadınlar zaaftır ateş yoksa bu kadın senin zaafın mı? Gözlerimden çıkan öfkeyi görebiliyordu.
Kadir tekinin kolundan tuttu çekmeye çalıştı.
:hadi ama beyler bu konular erkeklerin konuları değildir tekin geç otur “. Tekin elini kadirden kurtarıp bana doğru geldi . Arsızlığın vücut bulmuş hali gibi görünüyordu.
: sahi ateş neydi bu kadının ismi ça----
3 el ateş sesi . Tek bir an bile kaybetmeden uzandığım silahımdan çıkan, tekinin beynine giren 3 adet kurşun sesi. Dudaklarıma sıçrayan tekinin kan damlalarını dilimle yaladım . kanı bile iğrençti kansızın
Silah olan elimi havaya kaldırdım odadaki herkes bana bakıyordu.
: Benim kadınımın ismini söylemekte ne haddineymiş. Bir daha bir daha kadınımın ismini bırak onu aklından geçireni bile deler geçerim. Herkes haddini bilecek. Bilmeyenlerin sonu bu . silahımla tekinin kanlar içindeki cansız benini gösterirken .
durdum, nefesimi kontröl etmeye çalışıyordum. Kadir umutsuzca bir adım attı; Umut bakışlarını yere indirdi. Silahı arkama koyarken.
“Olması gerekeni yaptım kadir“
“kardeşim benim o ateş . Bu şekilde kalamaz“ adamların hepsi bize silah doğrultuyordu. Benim adamlarımda onlara. Ellerimi cebime soktum kadire yaklaştım.
“ Sen akıllı adamsın kadir. Bana bulaşmak istersen bu senin ölümlerden ölüm beğenmeni gösterir. Seve seve azrailin olurum.“ adamları benimkinde çoktu. Silahları benden kaliteliydi istese tek parmağınla bizi çevgire çevirebilirdi. Cebimden sigaramı çıkartıp yaktım arkamı döndüm ve mekandan ağır adımlarla çıkış kapısına kadar yürüdüm arkamda umut onun arkasında hala ellerideki silahları kadire tutan adamlarım vardı. Şuan buradan çıkmama izin verdi çünkü oda benim en yakınımdan çıkartıcaktı kanı biliyordum .
Arabaya bindiğimizde umut hemen çayelini aradı.
: Abi ayık olun fena bir şeye bulaştık anneyi kardeşi saklayın bizde en kısa zamanda döneceğiz.
Uzanıp viski doldurdu. Ayaklarım durmadan titriyordu. Elini bacağıma koydu.
: Tamam abi gerekeni yaptın sakinleş yengeyi biliyorlar nasıl yapalım ?
Ellerimle saçlarımı karıştırdım kafamda çok sağlam bir ağrı vardı.
: Bilmiyorum umut asla gelmez benimle şuan bilmiyorum siz dönün annemle sevili iyice saklayın bende en kısa zamanda çaremle dönerim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

240okunma 58beğeni 15yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18