2. bölüm · AŞKIN BÜYÜSÜ

Sessizliğin ağırlığı

sezgin zuşan🥷

2. Bölüm

Sessizlik sandığımdan daha gürültülüydü.
Bir hafta boyunca telefonum 02.17’de hiç titremedi

İlk iki gece rahatladım.
Üçüncü gece huzursuzlandım.
Dördüncü gece… saati kontrol ederken kendimi yakaladım.

Bu fark ediş, canımı sıktı.
Ben onu engellemiştim.
Ben bitirmiştim.
O susmuştu.

Ama bu, zafer gibi hissettirmiyordu..

Telefonu masanın üzerine bıraktım.
Ekranı aşağı bakacak şekilde.
Sanki bana bakmasını istemiyordum.

Günler geçti.
İşten eve geldiğim bir akşam, anahtarı kapıya takarken ellerimin yavaşladığını fark ettim.

Dinledim.
Hiçbir şey yoktu.
Ama eskisi gibi de değildi.

İçeri girdim, kapıyı kilitledim.
Işıkları yaktım.
Telefonu çantamdan çıkardım.
Bildirim yoktu.

Bir an için…
hayal kırıklığı hissettim.

Bu düşünce beni sinirlendirdi.
“Kendine gel,” dedim sessizce.
O gece yatakta döndüm durdum.

Saat 02.10.
Gözlerim tavandaydı.

02.15.
Kalbim hızlandı.

02.17.
Hiçbir şey olmadı.

Derin bir nefes verdim.
Tam arkamı dönmüştüm ki…
telefonum titredi.

Saat 02.19.
Ekran yandı.

Bilinmeyen Numara:
Geç kaldım.

Bir an parmaklarım dondu.
Cevap yazmadım.
Telefonu kapatmadım da.
Ekrana bakakaldım.
Bir dakika geçti.

Bilinmeyen Numara:
Saatini değiştirmedim.
Sen değiştin.

Bu cümle…
sinir bozucuydu.

Mira:
Yazmaman gerektiğini söylemiştim.

Cevap gecikmedi.
Ama bu sefer tonu farklıydı.

Bilinmeyen Numara:
Sustun.
Ben de sustum.
Bu adil değil mi?

Dişlerimi sıktım.

Mira:
Sustun çünkü zorundaydın.

Bir süre yazmadı.
Bu bekleyiş…
beni gerdi.
Sonra mesaj geldi.

Bilinmeyen Numara:
Hayır.
Sustun çünkü merak edeceğini biliyordum.

Telefonu sıkıca kavradım.

Mira:
Kendini çok önemli sanıyorsun.

Cevap yavaş geldi.

Bilinmeyen Numara:
Hayır.
Sadece seni ciddiye alıyorum.

Bu beni hazırlıksız yakaladı.
Yastığa oturdum.
Sırtımı başlığa yasladım.

Mira:
Beni tanımıyorsun.

Uzun bir sessizlik oldu.
Sonra:

Bilinmeyen Numara:
Mesafeni tanıyorum.
Öfkeni.
Ne zaman geri çekileceğini.

Kalbim sıkıştı.

Mira:
Bu bir tehdit gibi geliyor.

Cevap bu sefer kesindi.

Bilinmeyen Numara:
Tehdit etmiyorum.
Sınırını çiziyorum.

Kaşlarımı çattım.

Mira:
Sınırları ben çizerim.

Bu mesajdan sonra…
tam üç dakika geçti.
Üç dakika, üç saat gibiydi.
Sonra ekran yandı.

Bilinmeyen Numara:
O yüzden buradayım.

Nefesim hızlandı.

Mira:
Ne demek istiyorsun?

Bu sefer cevap kısa oldu.

Bilinmeyen Numara:
Zor birisin.

Bu cümle…
ilk kez beni zayıf yakaladı.

Mira:
Bu senin sorunun.

Cevap gecikmedi ama sertti.

Bilinmeyen Numara:
Hayır.
Bu benim seçimim.

Telefonu kapattım.
Numarayı tekrar engelledim.
Bu sefer daha kararlıydım.
Işığı kapattım.
Yatağa uzandım.
Ama uyku gelmedi.
Sabah telefonumu açtığımda
hiç mesaj yoktu.
Ne farklı numara.
Ne geç kalan bir cümle.
İçimde bir boşluk oluştu.
Ve bunu kendime yakıştıramadım.
Gün boyunca telefonu daha sık kontrol ettim.
Kendime kızdım.
Akşam eve dönerken fark ettim:
O sustuğunda…
kontrol bende kalmıyordu.
Gece.
Saat 02.17.
Telefonum sessizdi.
02.18.
02.19.
Derin bir nefes aldım.
Tam uykuya dalarken
ekran yandı.

Bilinmeyen Numara:
Bu sefer yazmayacaktım.

Kalbim duracak gibi oldu.

Ben:
O zaman neden yazdın?

Cevap uzun sürdü.
Sonra geldi.

Bilinmeyen Numara:
Çünkü seni beklemek,
seni zorlamaktan daha zor.

Bu cümle…
ilk kez öfke değil,
gerçek bir ağırlık taşıyordu.
Telefon elimdeyken şunu fark ettim:
Bu bir kovalamaca değildi.
Bu, iki insanın
kim geri çekilecek savaşıydı.

Ve ikimiz de
geri çekilmeye niyetli değildik...

Beğeni ve küçük bir yorum beni mutlu eder mutluluğuma sebep olur musunuz 💓🫶