13. bölüm · AŞKIN BÜYÜSÜ
Meskenin altında
13~
Mira ertesi sabah aynaya baktığında şunu düşündü:
Hayatımda ilk kez biriyle tanışmaya giderken
“ya psikopat çıkarsa” ihtimali, “ne giyeceğim”den daha ağır basıyor.
Bu bile başlı başına bir başarıydı.
Buluşma yeri…
kafeydi.
Halka açık.
Kalabalık.
Mira’nın şartı buydu.
İçeri girdiğinde ilk fark ettiği şey şu oldu:
Onu fark edemedi.
Bu da sinir bozucuydu.
Tam kahvesini sipariş edecekken arkasından bir ses geldi.
“Latte değil.”
Mira döndü.
Siyah maske.
Ama bu sefer…
yüzünün üst kısmı açıktı.
Gözler.
Bakışı.
Ve duruşu.
“Beni mi takip ediyorsun, yoksa içecek tercihlerimle mi fazla ilgilisin?” dedi Mira.
Adam dudak kenarını hafifçe kaldırdı.
“Latte içtiğini sanıyorsun,” dedi.
“Gerilimli günlerde americano içiyorsun.”
Mira gözlerini kıstı.
“Bu bilgi beni etkilemedi,” dedi.
“Ama rahatsız etti.”
Adam sandalyeyi çekti, oturdu.
“Bu adil,” dedi.
“Ben de seni ilk gördüğümde aynı hissi yaşadım.”
Mira kaşını kaldırdı.
“Takip edildiğimi fark ettiğimde mi?”
“Hayır,” dedi adam.
“Beni fark etmediğinde.”
Bu…
iyi bir cümleydi.
Mira bunu kabul etmek istemedi.
“Maskeyi,” dedi Mira.
“Çıkaracak mısın?”
Adam başını hafifçe yana eğdi.
“Tamamını değil.”
“Pazarlık mı yapıyoruz?” dedi Mira.
“İlişkilerde hep pazarlık vardır,” dedi adam sakince.
“Sadece adını koymuyoruz.”
Bir an durdu.
Sonra maskeyi biraz indirdi.
Çene hattı.
Dudakları.
Mira istemsizce yutkundu.
Tamam, diye düşündü.
Bu adil değil.
“Yakışıklı çıkman sinir bozucu,” dedi.
Adam güldü.
Gerçek bir gülüş.
“Bunu iltifat olarak alıyorum,” dedi.
“Senin sertliğin yanında benim yüzüm önemsiz.”
“Ben sert değilim,” dedi Mira.
“Seçiciyim.”
“Daha kötü,” dedi adam.
“İnsan umutlanamıyor.”
Kahveler geldi.
Sessizlik…
ama rahatsız edici değildi.
“Adımı söylemeyeceğim,” dedi adam.
“Henüz.”
Mira başını salladı.
“Ben de sana hayatımı anlatmayacağım,” dedi.
“Henüz.”
Adam gözlerini ona dikti.
“Adil.”
Sonra ekledi:
“Bu arada… seni kilitleyen adam öldü.”
Mira’nın eli durdu.
“Ne?”
“Kalp krizi,” dedi.
“İki yıl önce.”
Mira derin bir nefes aldı.
“Bunu bilmek,” dedi,
“rahatlatıcı olması gerekirken… sinir bozucu.”
“Neden?” diye sordu adam.
“Çünkü yüzleşemedim,” dedi Mira.
“Ve ben yarım kalan şeylerden hoşlanmam.”
Adam başını salladı.
“Ben de,” dedi.
“O yüzden buradayım.”
“İntikam için mi?” dedi Mira.
“Hayır,” dedi adam.
“Kendim için.”
Bir an durdu.
“Ve biraz da senin için.”
Mira gözlerini kaçırdı.
“Bunu söyleme,” dedi.
“Romantikleşiyorsun.”
Adam gülümsedi.
“Uyarı alındı.”
Kafeden çıktıklarında Mira şunu fark etti:
Korkmuyordu.
Ama rahat da değildi.
Bu daha tehlikeliydi.
Kapının önünde durdu.
“Şunu netleştirelim,” dedi.
“Beni kontrol etmeye çalışırsan…
seni hayatımdan çıkarırım.”
Adam bir adım yaklaştı.
Ama dokunmadı.
“Ben seni kontrol etmek istemiyorum,” dedi.
“Seni anlamak istiyorum.”
Mira başını kaldırdı.
“O daha zor,” dedi.
Adam gözlerinin içine baktı.
“Zor şeyleri seviyorum.”
Mira gülümsedi.
“Belli,” dedi.
“Ben de belayı.”
Bir beğeni dünyalara bedel lütfen beğenileri eksik etmeyiniz şekerlemelerimm💖🫶💞
