3. bölüm / 8
Aşk Tesadüfleri Sever3. BÖLÜM
Bölümler 8Şu an: 3. BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM694 kelime
- 2 2. BÖLÜM679 kelime
- 3 3. BÖLÜM893 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.BÖLÜM782 kelime
- 5 5. BÖLÜM765 kelime
- 6 6. BÖLÜM860 kelime
- 7 7. BÖLÜM761 kelime
- 8 8. BÖLÜM808 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
3. Bölüm - 2. Tesadüf
Zil sesiyle birlikte kapıya doğru yöneldim kapı koluna uzanıp kapıyı açtım gökhan karşımdaydı tokalaşıp selamlaştıktan sonra gökhan içeriye geçti ceylinimle gözgöze geldik kocaman bir gülümsemeyler 'abimm' diye uzatarak bana doğru yöneldi sıkıca sarılırken ' güzelim ' diyip şüpheci bir tavırla suratına baktım ve muzip bir tavırla ' sen yinemi kısaldın ' diyip saçlarını karıştırdım ceylin omzuma hafifçe vurdu içeriye doğru yürürken 'pisliksin ' dedi yalandan üzgün bir tavırla bense kaşlarımı çatıp arkasından 'abilere pislik denmez ! ' diye bağırdım tam kapıyı kapatacakken birinin bizim kapıya koştuğunu gördüm yağmur çiseliyordu ve ıslanmamak için kabanını kafasına atmıştı bense neden bizim evin kapısına koştuğunu anlamaya çalışırken kafamın içinde bir ampul yanıverdi Gökhanın kız kardeşiydi kız telaşla kapıya varıp yüzüme dahi bakmadan 'merhaba ' diyip içeriye geçti salonda arkası dönük bir şekilde kafasındaki kabanı yavaşça alıp koltuğun üzerine bıraktı o sırada gökhan ve ceylinde kabanlarını çıkartıp salona gelmişti gökhan ' sürekli birşeylerini unutuyorsun Deniz ' dedi alaycı bir tavırla denizse abisine dönüp 'abartma abiciğim' dedi imalı bir ses tonuyla ceylin denize doğru yürürken ben hala arkalarındaydım ceylin denizin yanına gelip ' iyiki döndün' dedi üzüntülü ve özlmli bir ses tonuyla denizse ona kocaman sarılarak karşılık verdi ve 'iyiki' diye fısıldadı ve 'döndüm denemez geldim' diye ekledi güç bela ayrıldılar deniz yavaşça bana doğru döndüğünde başımdan aşşağıya kaynar sular döküldü gözlerim sonuna kadar açıldı 'deniz!' dedim şaşkın bir ses tonuyla oyda aynı şaşkınlıkla 'Bora' dedi boğazımı temizleyip kendimi toparlamaya çalıştım ve ' öhm! Şey ne kadar da büyümüşsün' diye bir cümle saçmaladım aman allahım kullağıma gökhanın ve ceylinin dehşet verici yüksek sesteki kahkahaları doldu deniz ne yapmaya çalıştığımı anlamış olacakki pislik pislik sırıtıyordu bense sinirli bir ses tonuyla 'sizede şaka yapılmıyor' diyerek dahada sıçıp batırmıştım hala şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemiyordum deniz belli etmemeye çalışsada hatırladıkça utanmaya başlamıştı bu yüz ifadesinden belli oluyordu...
Yemek yemek için mutfağa geçtik gökhan ve ceylin benim yemek yaptığımı duyunca mutfağa koştular deniz masaya bakıp ' sen ünlü bir şef falanmısın bunlar niye kıtlıktan çıkmış gibi davranıyor ' diye fısıldadı bense 'hanımefendi soğukluğunuzden eser kalmamış bakıyorum , birde ' diye ekledim kafasıylı ne dercesine salladı utanarak ' ceketinizde yakışmış' diye ekledim ve surat ifademi donuklaştırarak denizin yanından ayrıldım .
Ocağın başına geçip yemekleri ısıtırken ' daha geç gelseydiniz canım yemekler doğudu' diye söylendim gökhan direkt lafa atladı ' sen o yemekleri -5 derecede dondursanda ben yerim' ceylin ve deniz kıkırdadı ceylin bana dönüp ' abi zaten bir hafta bıraktım sevgilimi zayıflamış insan az doyurur ' dedi yalancı kızgın bir ses tonuyla bense ' az yiyip uşak tutsun ben kendime yemek yapacak vakit bulamıyorum' dedim çorbaları kaselere koyarken deniz sağına soluna bakındı ayağa kalkıp yanıma geldi baktı kimsenin yardım edeceği yok ' yardım edebileceğim bir şey varmı ' dedi bense sert bir ses tonuyla 'yok' diye bağırdım deniz sıçradı masadakilerin gözleri büyüdü deniz anlamış olacakki yüzünü eğip masaya doğru adımlamaya başlamadan hemen lafa girdim 'şaka şaka , da sen misafirsin öbürleri utansın' dedim imalı bir tavırla deniz tekrar dönüp elimdeki kaselere uzanıp 'sıkıntı yok' diyip kaseleri alarak masaya ilerledi .
Şaka maka denizle birlikte masayı kurduk sanki bir onay bekliyormuş gibi herkes birbirinin suratına bakıyordu 'arkadaşlar yesenize ' dedim sırıtarak herkes rahatlayarak yemeklerini yemeye başladılar...
Yemek boyunca ceylin ve gökhan ne kadar güzel yemek yaptığımı anlatıp durdular denizse bu muhabbetten sıkılmış olacakki lavaboya diye kaçtı ve yaklaşık 20 dakikadır ortalıkta yoktu makarnamı yemeye devam ettim gökhan ve ceylin aralarında hararetli bir şey konuşuyorlardı onları bölmeden masadan usulca kalktım deniz gideli neredeyse 45 dakika olmuştu hayır insandır başına bir şey gelmiş olmasın diye lavaboya doğru ilerlemeye başladım lavabo kapısının önünde durduğumda ışığı kapalıydı kapıya yaklaştıkça bir ağlama sesi gelmeye başladı kısık ve boğuk bir ses .
korkuyla 'deniz! İy misin' dedim içeriden yüksek sesli bir hıçkırık koptu kapının kulbunu yavaşça aşşağıya çekerken 'deniz bak geliyorum müsaitmisin' dedim çaresizce fakat bir konuşma gelmedi içeriye girdiğimde lavabonun koridoru kapkaranlıktı cebimden telefonumu çıkarttım ve flashımı açtım karanlık koridorda biraz ilerledikten sonra yerde çökmüş ve dizlerini kafasına dayayıp ağlayan hıçkıran denizi gördüm gözlerim büyük bir şaşkınlıkla açıldı 'deniz ' dedim telaşla 'iyi misin' diye ekledim kafasını dizlerinin arasında çıkartmadan hayır anlamında iki yana salladı hemen yanına çöktüm 'deniz ne oldu ' diye sordum tedirginlikle hala bir şey demiyordu telaşla ayağa kalkarken 'ben gökhanı çağırmaya gidiyorum' dedim tam kalkacakken deniz bileğimden sıkıca tutup zor çıkan bir ses tonuyla 'gitme ' dedi sesi fısıltı gibi çıkmıştı kafasını hala dizlerinin arasından bir santim bile çıkartmamıştı ne olduğunu anlayamıyordum merakla denize dönüp ' kızım sen niye karanlıktasın ' diye sordum deniz daha çok ağlamaya başladı 'deniz böle olmayacak aşşağıya inip gökhanı çağrıyorum' dedim deniz korkuyla 'karanlıkta tek başıma kalamam' dedi sesi çok derinden geliyordu duymak neredeyse imkansızdı ben şaşırıken deniz bir anda yere yığıldı ' Deniz! ' diye bağırdım yüksek bir sesle o sırada aşşağıda bir gürültü koptu gökhan ve ceylin sonunda duymuş olcakki koşmaya başladılar Dizlerimin üstüne çöküp hızlıca denizi kucağıma aldım nefesi çok yavaşlamıştı o sırada gökhan yanımıza vardi korkuyla ' bora ne oldu' diye sordu ceylim baygın denizi görünce gözleri doldu 'Aabi dedi ' hızlıca banyodan çıkarken gökhan 'Kkaranlık banyoda Ddenizin ne işi var' dedi korkulu bir ses tonuyla merdivenleri inerken kafamı gökhana çevirip 'bilmiyorum geldiğimde böyleydi dedim gökhan telaşka 'siktir' diye mırıldanara bana doğru koştu ve denizi kucağımdan aldı 'bora koş anahtarları al , KOŞ!' diye bağırdı hemen dediğini yaptım ve arabaya atlayıp en yakın hastaneye doğru sürmeye başladım babamın yani annemin hastanesine...
DEVAM EDECEK...
Bölüm etkileşimi
