4. bölüm · Arka Koridor

3. Bölüm

beril .

🎧 Bu bölümün ritmi: Pinhani – Dön Bak Dünyaya

İyi okumalarr…

—————————————————————-

Sabah okula girerken Can’ın sesi her
zamankinden daha erken çınladı;

— Ya bir şey diyeceğim

çantasını omzundan düşürüp.

— Dün geçtiğimiz kapının olduğu yere gidelim mi?

Defne hemen döndü.

—Can, daha ilk ders var.

—Ya sadece bakıcaz. Ne kaybederiz?

Eren kapının önünde durdu;

—Görmesinler,” dedi kısa bir şekilde.

— Kim? dedi Can. Kapı mı, öğretmenler mi, hayaletler mi?”

Mira gülümsedi.

—Can, sus da içeri girelim.

Bora araya girdi;

—Ben merak ediyorum ama dün gerçekten garipti.”

Defne göz devirdi;

— Hepiniz mi korku filmi kafasına girdiniz?

Ben konuşmadım.Ama kapının olduğu tarafa baktım.
Yoktu…
Gerçekten yoktu.

— Bak yok konu kapandı. Dedi Eren

Can dudak büktü;

— Gece rüyama girerse sorumlusu sensin.

Gün öyle geçti. Dersler, Can’ın durup durup “ya tekrardan bakalım.” demeleri….

Kimse konuyu açmasa bile hepimiz aynı şeyi düşünüyorduk.
Kapı

Akşam oldu. Evdeyken telefonum titreşti.

Arka Koridor
Can sizi gruba ekledi.

Can: uyumayan var mı

Defne: sen varsan uyku yok zaten

Mira: noldu yine

Can: okula gidelim

Bora :gece gece mi

Can: evet

Mira :saçmalama

Defne :yakalanırsak?

Can :yakalanmayız

Eren yazıyor…
Eren :Yarın bakarız gece gece ne yapıcaz orda.

Can :yarın olmaz

Eren :olur.

Can beklemedi tabiki

Can :ben gidiyorum

Bir an durdum. Sonra yazdım.

Ada(Siz): yalnız gitme

Bir süre sessizlik oldu.

Eren: Geliyorum.

Mira :of tamam

Defne :ben de

Bora :geliyorum

Gece okulun arka tarafındaydık. Çitlerin önünde.
Can heyecanla fısıldadı;

—Burdan atlıcaz.

—Saçmalama, dedi Defne. Yırtılırsak?

— Can çantayı ver, dedi Eren. Önce ben.

Can çantasından küçük bir el feneri çıkardı.

— Bakın bunu getirdim.

Eren atladı. Sonra Can. Sonra Bora.
Defne biraz durdu.

— Ben böyle şeyleri sevmiyorum ya dedi.

— Gel, dedi Mira. Düşmezsin.

Ben en son kaldım. Eren elini uzattı.

— Taşıyamazsın dedim refleksle.

— Biz de boş değiliz kızım, dedi,

kolunu hafifçe sıktı.

— Biraz şımardın mı sanki?

— Konuşmak suç konuşmamak suç. Dedi sırıtarak.

— Şaka şaka konuş sen.

İndik. Kısa bir an bakıştık. Sonra Can arkadan seslendi:

— Uyudunuz mu lan?

Okulun arka tarafı gündüzkünden farklıydı. Duvarlar daha yakındı. Sesler yutuluyordu.
Ve sonra…
Kapı.
Oradaydı.

Can gülerek fısıldadı.

— Hani olmazdı?

Eren durdu.

—Çabuk girin.

İçeri girdik.

Koridor uzundu. Ve duvarlar…
Duvarlarda yazılar vardı.

Gazete kupürleri. Solmuş fotoğraflar.

“Meşe Koleji’nde Kaybolan Öğrenciler Hâlâ Bulunamadı.”

“1998 – Üç Öğrenci Okuldan Çıktıktan Sonra Bir Daha Görülmedi.”

İsimler vardı ve tarihler eskiydi ama düzenliydi.

— Foto çekelim dedi Mira. Belki ipucu çıkar.

Herkes duvarları çekmeye başladı.

O an fark ettim.
Eren yoktu

— Eren? dedim.

Ses gelmedi.

Can kaşlarını çattı.

— Bu sefer onu aldı.

— Ayrılmamıştık. dedi Defne.

Koridor daha da darlaştı sanki. Duvarlar yaklaşıyordu. Aramaya başladık. Sonra Can durdu. Feneri ileri tuttu. Eren’i gördük. Duvarın dibindeydi. Bir adım attım. Sonra yere baktım.
Cesetler…
Bu gerçek olamazdı

Eski. Ama buradaydılar.

Defne nefesini tuttu. Bora geri çekildi.

— Bu… gerçek mi? dedi.

Eren kıpırdadı. “Bakmayın,” dedi sakin bir sesle. Ve arkasını dönüp bana baktı.

Koşup Eren’e sarıldım. Bunu nasıl yaptığımı bende bilmiyorum ama o an refleksle böyle oldu.

“Bir daha kaybolma” dedim.“Sana bir şey olacak sandım.”

“Buradayım,” dedi. “Ama bu yer…”
Sustu.

Koridor sanki biraz daha yaklaştı.
Ve içimde bir şey netleşti.
Bu koridorinsanları öldürmüyordu.
Kaybettiriyordu.
Ve biz… henüz tamamen kaybolmamıştık.

Eve döndüğümde tekrar bir bildirim geldi:
Tabikide Can mesaj attı.

Arka Koridor

Can: Çektiğiniz fotoğrafları atsanıza bi

Tam bakıcaktımki fotoğraflar…

Yoktu hepsi yok olmuştu.

Ada(Siz): Hepsi silinmiş

Can: Nasıl

Mira: yok olmuş

Defne: bendede yok

Bora: Lan nası gitti hepsi

Ada(Siz): Bilmiyorum ama bu normal değil