Apollon ve Daphne kitap kapağı

17. bölüm / 19

17 - [Söyle kumralım, ben adımı unuttum]

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: 17 - [Söyle kumralım, ben adımı unuttum]

Defne
2 Aralık 2023 - Cumartesi

Defnecim
Geliyorum bi on on beş dakikaya
Orda olurum birazdan

Tamam abi
Hazırım ben zaten bekliyorum

Tamam geliyorum hemen
13.28

Aşağıdayım
13.44

Tamam çıkıyorum

-

Arabayı Defnelerin apartmanının önünde müsait bir yere çekmiş, kalbimi hafifçe hızlandıran minik bir heyecanla apartman kapısına bakıyordum. Bu heyecanım hem birazdan onu göreceğimdendi, hem de onunla tekrardan baş başa vakit geçirebileceğimizdendi.

Yaklaşık olarak bir iki dakika boyunca apartmanın kapısını izlemiştim. Bu kısa sürenin sonunda ise Defne içeriden çıkmış ve hafif telaşlı bir şekilde atkısını boynuna dolamaya çalışırken gözleriyle arabanın nerede olduğunu aramıştı.

Çok geçmeden açıkta bir yerde park ettiğim arabayı gördü. Yan pencerelerdeki filmli camlar yüzünden beni göremese de nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde tam da gözlerimin içine bakmış ve yüzünde hafifçe oluşan gülümsemeyle bana doğru yürümeye başlamıştı.

Adımları arabaya doğru yaklaşırken oturduğum yerde biraz toparlandım ve beni görebilmesi için yüzümde oluştuğunu fark etmediğim gülümsemeyle yolcu koltuğunun camını açtım. O karşıdan karşıya geçeceği için yolda herhangi bir araba var mı diye kontrol ediyordu, benim gözlerim ise dışarıda hafifçe esen rüzgarla dalgalanan açık kahve saçlarındaydı. Çok güzel gözüküyordu. Sanki güneş, bulutların arkasında kalmış olmasına rağmen onu parıl parıl parlatabilmek için daha çok çabalıyor gibi gelmişti. Ya da gözlerim onu diğer insanlara göre daha ışıltılı bir şekilde görüyordu.

En sonunda arabanın yanına varıp kapıyı açtı ve yolcu koltuğuna oturdu. Kapıyı ardından kapattığı gibi de emniyet kemerini takmıştı. Daha sonrasında hafifçe gülümseyen yüzünü bana doğru çevirdi ve "Selam." dedi. Ben de ona aynı gülümsemeyle karşılık verip kısaca "Selam." demiştim.

Üşüdüğünü anladığım için camını kapatıp klimayı açarken "Aç mısın? Poğaça, tuzlu çubuk falan bir şeyler alalım istersen. Hem mideni de bastırır." diye sordum. O ise bu soruma "Yok abi ya, sağ ol." diye cevap vermişti. Bu cevabıyla birlikte ise "Tamam o zaman." demiş ve arabanın ekranını göstererek "Şarkı açsana, bir şeyler dinleyelim giderken." demiştim.

O bu dediğimle ekrandaki uygulamalardan Spotify'ı açmış ve telefonunu bağlamak için elini cebine atmıştı. Onun bu hareketiyle elimi ona doğru kaldırıp durmasını sağladım ve cebimden kendi telefonumu çıkartıp "Benimki bağlı, hiç uğraşma ondan aç." demiştim. O ise bu teklifime itiraz etmeden telefonumu elimden aldı.

Ben arabayı park ettiğim yerden çıkarırken o ise tekrardan bana döndü. Ne olduğunu anlamak için ona kısa bir bakış attığımda ise telefonumdaki şifre ekranını görmem bir olmuştu. Ona kısaca "02 11" demiş ve bakışlarımı tekrardan yola çevirmiştim. Ama yine de son anda kaşlarının hafifçe yukarıya kalktığını görmek beni birazcık germişti. Bir anlığına şifrenin anlamını fark ettiğini düşünmüştüm. Ama daha sonrasında şifreyi direkt olarak söylememe şaşırdığını anladım.

Biz yola çıkmış ilerlerken Defne aradan geçen kısa bir sürenin ardından "Yaşar - Kumralım" şarkısını açmıştı. Ben duyduğum şarkının bana verdiği şaşkınlıkla gülmeye başlarken "Bu şarkı nerden çıktı?" deyip ona bakmıştım. O da benim neşeli kahkahama karşılık olarak kendini tutamayıp gülmüş ve "Dün geceden beri aklımda çalıyor ya." deyip kendini açıkladı. Daha sonrasında elini ekranın altına doğru götürüp şarkının sesini açmıştı.

Onun tatlı tatlı şarkıya eşlik edişini duyarken yüzümden gülümsemem eksik olmuyordu. Keyfi onu en son gördüğüm güne göre yerinde gibiydi. İlk seans korkusu açık bir şekilde onu es geçmişti. Aksine profesyonel biriyle bu konu hakkında konuşacak olmak onu rahatlatmış gibi duruyordu.

Şarkının ikinci kısmına geldiğimizde kendimi tutamayıp ona eşlik etmeye başladım. O anda gözlerimiz kısa bir süreliğine kesişirken "Sevginin çıkmaz yollarında, senin dolaylarında." kısmını söylediğimi fark etmemle bakışlarım yola dönmüş ve ısınmaya başladığını hissettiğim yanaklarımla baş başa kalmama neden olmuştu. İçimden "Tam da yerini ona bakarak söyledin be olum, daha çok belli et. Böyle anlaşılmadı." diye geçiriyordum.

Şarkı nakarata geldiğinde ise Defne büyük bir coşkuyla şarkıyı söylemeye başladı. Bana dönerken dramatik bir havayla "Söyle kumralım, için sızlamaz mı?" demesi ise şarkıda geçen o sızlamayı kalbimde hissetmeme neden olmuştu. Biliyordum, bu sızlama hep kalbimde kalacaktı. Ne ben ona kendimi açabilecektim ne de o beni anlayacaktı. Bu yüzden kapıldığım yoğun duygularla kendi içimde yaşadığım bu hapis duygusuna isyan etmiş ve şarkının son kısmında ona bakarak "Söyle kumralım, ben adımı unuttum." demiştim.

O an yüzümde, gözlerimde nasıl bir ifade, nasıl bir duygu vardı bilmiyordum. Ama Defne'nin bende bir farklılık sezdiğinden emindim. Sanki ona, o sözleri söylediğim anki halimi görünce kısa bir anlığına kal gelmişti. O sözleri, ona karşı hissettiklerim yüzünden kendi adımı unutacak raddeye geldiğimi hissederek söylemiştim. Ve onun bunu içten içe hissettiğini anlayabiliyordum. Yine de bu isyanı daha fazla sürdürüp kendimi yakmamak adına daha deminki sözlerimi bir rolmüş gibi gösterecek şekilde dramatikleşmiş ve şarkının son cümlesindeki yüksek notayı onunla birlikte söylemiştim.

Yolumuz bu şekilde şarkılar söyleyerek geçmişti. Defne çalan şarkılara eşlik ediyor ve kalbimi çarptıran o tatlılığını sergiliyordu. Bense Bazen ona bakıyor, bazen de onunla birlikte şarkılara eşlik ediyordum. Bana kısa gelen bu yolculuğumuz, ilerleyen zamanlarda çalan şarkıları anlamlarını hissederek dinlediğim ilk gün olarak aklıma kazınacaktı.

-

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…