Apollon ve Daphne kitap kapağı

14. bölüm / 19

14 - [Shhhh, shhh. Sakin ol]

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: 14 - [Shhhh, shhh. Sakin ol]

-

Ben eve girdiğimiz anda kendimi odama atıp tekrardan ağlamaya başlarken yol boyunca Badem'in ima ettiği şeyi düşünmüştüm. Alp abim ise halime üzülmüş olmasına rağmen kendini odamda olduğu için garip hissetmiş olmalıydı, rahatsız bir şekilde odamın ortasında dikilip üzgün gözlerle bana bakıyordu.

Ben hiçbir şey söylemeden sessizce ağlamaya devam ederken en sonunda dayanamamış olacak ki yanıma geldi ve yatağın hemen dibine çöküp elini sırtıma koydu. O sırada da sesinin beni rahatlatan tınısıyla "Defnecim, ne oldu canım?" diye mırıldanıyordu.

Bir süre öylece ağlamıştım, o da beni teselli etmeye çalışmıştı. Ağlamam durgunlaşıp kesik iç çekişlere döndüğünde ise yüzümü yasladığım yastıktan kaldırıp bir anlığına kılıfın ne halde olduğuna baktım. Kılıfı ıslatan göz yaşlarım yüzünden yastığın ortasında büyük, koyu bir alan oluşmuştu.

Akan burnumu çekerken yatağımda oturur pozisyona geçtim ve abime çalışma masamın üstündeki peçeteyi işaret ettim. O ise bu hareketimle çömeldiği yerden kalkıp peçeteye uzandı ve birkaç parça koparırken "Șimdi daha iyi misin?" diye sordu. Ben de burnumu silerken omuzlarımı "Bilmiyorum." dercesine havaya kaldırıp indirmiştim.

O karşımda, benden bir adım kadar uzakta öylece dikilirken daha fazla soru sormak yerine bana odaklanmış, ne yaşandığını anlatmam için hazır olacağım anı bekliyordu. Bense onun bu bekleyişini daha fazla uzatmamak için kendimi konuşmaya zorlayıp kısaca "Kustum." dedim. Daha sonrasında lafıma "O günden beri doğru düzgün bir şeyler yiyemiyorum. Yediğimde de böyle oluyor." diye devam etmiştim.

Söylediklerimle yanağıma doğru bir damla yaş daha akarken o işaret parmağının tersiyle o yaşı silmiş ve "Ben de neden kilo verdiğin hakkında endişeleniyordum." demişti.

Kilo verdiğimi fark etmiş olması ağlamamı tekrardan hızlandırırken omuzlarım hafifçe sarsılmış ve başım öne doğru eğilmişti. O, bu hareketimle hızlıca önümde diz çöktü ve avuç içlerini yanaklarıma yerleştirip ona bakmamı sağladı. O sırada da "Shhhh, shhh. Sakin ol." diyordu.

Endişeli gözleri benim nemli gözlerimle buluşurken bir anda "Ya hamileysem." demiş ve tepkisini görebilmek için yüzüne odaklanmıştım. O bu dediğimle ilk başta minik bir şok yaşarken daha sonrasında dudaklarından "Zannetmiyorum." kelimesi dökülmüştü.

Elleri yanaklarımdan kollarıma doğru kaydı ve oturduğum yerde doğrulmamı sağlayıp yanıma yerleşti. Daha sonrasında "Yanınıza ilk gelen kişi bendim Defne. O anki halinizi gördüm. Onun sana öyle bir şey yapacak vakti bulabildiğini zannetmiyorum." diye bana düşündüklerini açıklamıştı.

Bu dediğiyle tepki beklerken durgunlaşan ağlamam yeniden bedenimi sarsacak bir şiddete kavuşmuştu. Aslında Alp abim içimi rahatlatacak şeyler söylüyordu ama benim içimden nedense daha da fazla ağlamak geliyordu.

O an "Ben yine de ablama yazacağım." dedim. "Gelirken benim için test almasını söyleyeceğim." diye de eklemiştim. Göz yaşlarım gözlerimden sanki birbirleriyle yarışıyormuşçasına hızlı bir şekilde akarken cebimdeki telefonuma uzandım. Alp abim ise "İstersen ben de gidip alabilirim. Ona da telaş yaptırma şimdiden. İşten geç saatte çıkıyor zaten." demişti.

Bu düşünceyle birlikte ister istemez utandığımı hissederken mırıldanarak onu reddetmiş ve ablama yazmak için telefonumu açmıştım. Ellerim titriyordu. Tuşkara dokunurken bike zorlanıyordum ama bir şekilde yazmayı başardım.

-

Ablam

Abla
Gelirlen banatest alır mısn
Midem çok bulanıyo
Ya hamileysem
Çk kötğ hissefiyprum
17.58

Tamam ablacım
Ben şimdi çıkıyorum
Hiç endişelenme sen
İzin aldım birazdan evde olurum
Nerdesin sen yalnız mısın
18.14

Alp abiyle karşılaştık
Ben kötü olunca beni eve getirdi
Yanımda şimdi

Tamam
Ben gelene kadar gitmesin
Bi yarım saate ordayım

Tamam

-

Ablama yazdığım andan itibaren başımı Alp abimin dizlerine yaslamış, en ufak bir ses bile çıkarmadan ağlamıştım. Bu sırada o ise dağılmış at kuyruğumdan çıkan saçları parmak uçlarıyla düzelterek beni rahatlatmaya çalışmıştı.

Aradan geçen ve bana oldukça uzun gelen bir sürenin sonunda ise giriş kapısının oradan anahtar sesleri gelmişti. Ben anında ayaklanıp ablamın kapıyı açmasını beklemeden oraya koşmuş ve kapıyı aralamıştım. Alp abim ise hızlı adımlarla peşimden gelip yanıma yetişmişti.

İkimiz de endişeli bakışlarımızla ablama bakarken o ayakkabılarını çıkarıp içeri girdi ve elindeki eczane poşetini bana doğru uzattı.

Onun bu hareketiyle hissettiğim bütün sinir bozukluğu bedenimi tekrardan kaplarken yeniden sesli bir şekilde ağlamaya başladım. Ablam ise bunun üstüne poşeti bana uzatmaktan vazgeçmiş ve içindeki kutuyu çıkarıp çöpleri bir kenara atmıştı.

Koluma girip beni tuvalete götürürken "Seninle gireyim mi?" diye sormasıyla biraz utansam da başımı onaylar anlamda sallamıştım. Tuvallette tek başımayken pozitif yanıtını görürsem ne yapardım bilemiyordum. Cevaba bakacağımız o anda ablamın yanımda olmasına ihtiyacım vardı.

Bu şekilde ikimiz de içeriye girdik. Ben testi yaparken ondan arkasını dönemsini rica etmiş, yaptıktan sonra ise sonucu ikimizinde görebilmesi için çubuğu kenarda bir yere bırakmıştım.

Geriye sadece bekleyip sonucu görmek kalmıştı.

-

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…