12. bölüm · Apollon ve Daphne
12 - [Alp'in instagram postu]
Ablam
18 kasım 2023 - Cumartesi
Ablacım bu akşam buluşucaz bi kafeye
falan gideriz
Kaç gündür hiç keyfin yok
Biraz havan değişir
Akşama doğru hazırlanmaya başla tamam mı
Tamam
Hem Alp de gelicekmiş
Onunla iyi anlaşmıştınız dimi
Hmhm evet
Akşam direkt işten kafeye geçerim ben
Yanına almanı isticeğim Bi kaç şey var
Ona göre çanta da getir
Sen direkt gelirsin yanımıza
Tamam
14.21
-
Alp abimmm💗
Pşşttt
Biz kafeye geçiyoruz
Sen hazırlandın mı
19.48
Hazırlandım sayılır
Sayılır?
Pijamamı çıkarıp eşofmanlarımı giydim
Kaşdlaşflwşcpsşpcşw
Sen nası rahat ediceksen defnecim ama
Selin az kalsın düğün kombini yapıyomuş
Son anda kafeye çevirmiş
Mxmzmxmsöxösöii
Ona göre haberin olsun yani
Tamam
Üstüme güzel Bi sweat alırım o zaman
Nzmcnsmxmzmmz
Tamamdır
-
Ablamın istediği kıyafetleri, makyaj malzemelerini ve parfümü tıkıştırdığım çantayı omzuma taktıktan sonra ayakkabı dolabının üstünden anahtarımı alıp evden çıkmıştım. Kapıyı iki tur kitledikten sonra onu da çantama attım ve apartmandan çıkmak için bir alt kata indim.
O günden beri ilk defa dışarıya çıkıyordum, aslında son derece gergindim. Elimde olmayan bir şekilde erkeklerden korkmaya başlamıştım. Yürürken özellikle iri yarı olanlardan ve orta yaşlı, yüzünde hayır olmayan amcalardan uzak durmaya çalışıyordum.
Alp abim sağolsun olay daha çok tazeyken bütün erkeklerin bana zarar vermek istemediğini yanımda olup beni rahatlatarak kanıtlamıştı. Bu yüzden ona minnettarım. İlk gün babam dahil hiçbir erkeği gözümün ucuyla bile görmek istemezken o bir anda çıkagelmiş ve bazı erkeklere karşı hissettiğim korkunun yersiz olduğunu göstermişti.
Ama bazılarından hala korkuyor, hatta daha da öte bir hissiyatla irite oluyordum. Bu da kafeye gidene kadar etrafımdaki insanlara dik dik bakmama, gözleri bana dönecek gibi olduğunda ise onlar aslında yokmuş gibi davranmama neden oluyordu. Benimle göz teması gibi ufacık bir alaka kurdukları anda direkt olarak varlıklarını reddediyordum.
Bu şekilde geçen birkaç dakikanın sonunda bahsettikleri kafeye gelmiştim. Çantamı beni görünce ayağa kalkan ablama uzattım ve onun kendi yanında tuttuğu boş sandalyeye geçtim. Benim sağ tarafımda ise Selin ablam kalıyordu. Grubun geri kalanı ise erkekti.
Ablam çantam ve içindekilerle masadan uzaklaşırken selin abla ise beni diğerleriyle yalnız bırakmamak için masada kalmıştı. Normalde ablamla birlikte tuvalete gideceğini, ablam giyinirken onun da bir yandan makyajını ve parfümünü tazeleyeceğini biliyordum. Ama ablam bu erkeklerden korkma durumumu onunla konuşmuş olmalıydı. Bu yüzden gitmemişti diye düşünüyordum.
-
Aradan bir saat geçmişti. Bu sürenin çoğunluğunda ise sipariş verdiğim içeceği yudumlarken telefonuma bakıyordum. Tam o sırada ekranımın üst kısmında Alp abiden gelen bir bildirim olduğunu gördüm. Göz ucuyla ona baktıktan sonra ne olduğunu merak ettiğim için bildirime tıkladım.
Benim aksime o aktif bir şekilde instagram kullanan birisiydi. Bu gün buluştukları andan itibaren şimdiye kadar çektiği fotorafları paylaşmıştı anlaşılan.
İlk fotoraftaki selfie'sini beğendikten sonra hafifçe kaydırdım. İkinci gönderi ise bir videoydu. Bu sefer ben yanlarında olmadığım için can abinin arabasına rahatça sığmışlardı. Ablamı işten aldıkları sırada Alp abinin çektiği bir videoydu. Arabadan yüksek sesle bir şarkı açmışlardı ve ablamı bu şekilde insanların arasından alıyorlardı. Eğlenceli bir videoydu.
Üçüncü gönderide Alp abimin ön koltukta otururken arabadaki herkesi kadraja aldığı bir selfie vardı. Bu fotorafı gördüğüm gibi tam bastırmalık diye düşünmüştüm, herkes çok güzel çıkmıştı.
Dördüncü gönderi ise yine bir videoydu. Benim aksime herkes buraya geldiklerinde yiyecek bir şeyler söylemişti. Kısa bir sürenin ardından yemekler geldiğinde ise deli gibi acıkmış olan Ercan abi söylediği hamburgerin yarısını iki ısırıkta midesine göndermişti. Telefonumun ekranını aydınlatan videoda ise Ercan abinin hamburgerini yerken çekilmiş, tüm masanın kahkahalarıyla dolu bir videoydu.
Yüzümde hafif bir gülümsemeyle bir sonraki gönderiye geçtiğimde ise bir anda donup kalmıştım. Çünkü bu gönderideki fotorafta ben vardım. Öyle kenardan köşeden de çıkmamıştım. Alp abi bildiğin beni ortalayarak fotoğrafımı çekmişti. Fotorafta tıpkı şu anda da olduğu gibi telefonuma bakıyordum. Kızmamıştım ama neden beni çekmişti ki? Oldukça sıradan ve diğer gönderilere göre hiç bir olayı ya da eğlencesi olmayan bir fotoraftı. Hadi çekti, neden paylaşmıştı?
O anda kendi fotoğrafımın paylaşılmaya değer olmadığını düşündüğümü fark etmiştim. Geçirdiğim bu süreçte kendime olan öz saygımın istemsizce düştüğünü görebiliyorum. Ve bu beni açık bir şekilde rahatsız ediyordu. Bu yüzden nedenini sorgulamaktan vaz geçmiştim. Demek ki fotoraf onun hoşuna gitmişti de paylaşmıştı işte. Uzatacak bir şey yoktu.
Hafif şaşkınlığımı ve kafamın içindeki sorgulama seansını atlatabildiğimde telefonumun ekranını kapattım ve etrafıma bakınmaya başladım. Ellerim içeceğime giderken bakışlarımı ise Alp abiye doğru çevirmiştim. O anda ise onunla göz göze gelmeyi kesinlikle ama kesinlikle beklemiyordum.
Ben öylece donakalırken o bana gülümsemiş ve bakışlarını benden ayırıp masada konuşulan hararetli sohbete geri dönmüştü. Fotorafı beğendiğimi görmüş olmalıydı, tepkimi görmek için bakıyordu herhalde diye düşündüm. Hem zaten onunla sık sık göz göze geliyorduk. Hatta çoğunlukla ben, onun bakışlarını yakalıyordum. Bu da bana belli etmese de benim için endişelendiğini düşünmeme sebep oluyordu.
Her ne kadar yeni tanışmış olsak da bana gerçekten iyi bir abilik yapıyordu. Ama yine de kimsenin benim hakkımda endişelenmesini istemiyordum, iyi olacaktım.
Bu düşünceyle birlikte içeceğimi içmekten vazgeçip kendimi sandalyede geriye attım. Üstümdeki bu ölü toprağını bir an önce atmak istiyordum.
-
