2. bölüm · Ailem mi

2. Bölüm

Derin .

İnsan kaç kere kırılır. Kırılan bir kalp geri düzelir mi? Yada daha fazla kırılır mı? Aşağıda duyduklarımı umursamamış gibi davranmış olabilirim.

Evet bencilin tekiyim

Evet duygusuzun tekiyim

Evet kalpsizsin tekiyim

Evet Allah belamı versin ama insanım.

Elif hanımın peşinden gittim ve odamı gösterdi gerçekten çok güzeldi Elif hanım bana bakıp

"Beğendim mi güzelim" dedi çok tatlı bir kadın gibi

"Evet çok beğendim çok teşekkür ederim" dedim gülümseyerek

Elif hanım "canım aşağıdakinler canını sıktı mı sen boşver onları"

"Sorun değil siz boş verin beni" dedim yani beni umursayan var mıydı?

"Kızım olur mu öyle şey sen kızımızsın bizim seni boşvermek olur mu güzelim"
Gülümsedim.

"Ben seni yanlız bırakıyım odanda alış sen rahatla canım bak şurda giyinme odan var şurada da tuvaletin var canım" dedi

"ok grazie" dedim "yani şey teşekkür ederim alışkanlık"

"Tamam canım aşağıdayım gel sende"

"Tamam gelirim" dedim Elif hanım da çıktı.

Oda gayet güzel hemde çok güzel jimlastik yapıcak kadar boşluk var aslında.

Giyinme odasına gittim bir sürü kıyafet vardı. Hemde çok güzeldi hepsi. Altıma gri eşofman üstüme de lacivert dar bir tişört giydim

Şpagat açıcam ya bacaklarım esnesin biraz. Yere doğru öne bacaklarımı açtım ve kendimi öne yasladım. O anda kapı açıldı.

Lan kim bu

Yeşil gözlü çocuk? Kardeş miyiz gerçekten?

"Lan" diye kaldı bi anda

Ne oldu dercesine bakış attım bana bakıp

"Naptın bacaklarını nasıl açtın"

"Esneklik" dedim

"İyi esne o zaman. Bide sen nerelisin"

"Türküm niye sordun?"
nereli olabilirim sence?

"Yabancı tipi var ve yabancı konuşuyordun"

"Alışkanlık"

Ne dercesine suratıma baktı

"Öyle işte alışkanlık İtalyanca konuşuyordum"

"Anladım tamam aşağıdayım yemek yiceğimiz zaman çağırırız"

Kafa salladım ve o da odadan çıktı.

Garip bir ev ön yargılı abi sürüsü ön yargılı küçük velet ,tanımadığım anne baba ve neredeyse hayatı olmayan ben.

Aşağıdan sesler geliyordu adının Demir olduğunu zannettiğim Elif hanım ve Murat beye konuşuyordu galiba

"Nasıl ya saçmalamayın anne tanımadığımız birini eve kardeş diye nasıl getirirsiniz siz ya Eylül'ün yaptıklarından sonra birde o mu dağıtsın bizi bide o mu dağıtsın ailemizi saçmalamayın ya masum görünüyor olabilir kim bilir altından neler çıkar kim bilir ne haltlar yemiştir o" diye bağırmıştı

Sonra da Uraz yani küçük olan konuştu
"Abim haklı Eylül ablanın yaptıklarından sonra ben kimseye abla demem benim ablam yok olmayacakta kim bilir bu kız neler yapar ne haltlar yer"

Biri daha konuştu
Anne haklılar o kız kim nerden gelmiş ya kim" diye sesi yükseldi

Galiba Alaz'dı
"Anne kardeşlerim haklı kim bilir kim o kız nereden gelmiş ailesi bile şak diye kızı size verdi demek ki sevmemişler ailesi onu sevmediyse yada doğumda karıştıysa biz napalım" bunu diyen

Kalbim kırıldı gerçekten içim acıyor hiçbir şey beni bu kadar kıramazdı ben sevgiyi hak etmiyormiyor muyum? O kadar mı kötüyüm ya.

Daha kötülerini duydun Derin
Sakin ol Derin
Ağlama Derin

En sonunda kim olduğunu bilmediğim ses sanırım o mavi gözlü olandı
"Yeter kızı tanımadan etmeden salak salak konuşup durmayın herkes Eylül gibi değil şunu o kalın kafanıza sokun dünyada size bir kişi kötü davrandı diye herkes kötü davranmıyor sevgi hak etmemek nedir abi ya saçmaladınız" dedi beni mi savunmuştu o?

Sonra da yeşil gözlü olan konuştu sanırım
"Abim haklı hem şirin kıza benziyor dışarda çarpışınca bile sakin sesle yabancı dilde kötü söz kullandı bence abarttınız" dedi

Sanırım Demir konuştu
"İki günlük olmayan kız için bize laf atmayın size iki güne kalmaz birşey yaparsa görürsünüz kalın kafayı"

En sonunda Murart bey bağırdı
"Yeter saçma sapan konuşup durmayın annenizle biz sizi böyle mi yetiştirdik o kız daha küçük ne bekliyorsunuz ya" dedi

Benim yüzümden hepsi kavga ediyordu sadece benim yüzümden varlığım bile zarar.

Neden varım ki?

Kapımı kilitleyip önüne çöktüm normalde ağlamazdım ama kırıldım gerçekten canım yandı nefesimi tuttum sesim çıkmasın diye ama ağlamamı durduramadım hıçkıra hıçkıra ağladım. İlk defa biri bana karışmadan ağladım.

Siktir

Ayak sesleri biri geliyordu

Biri odamın önünde durdu sanki ve kapının kolunu aşağı çekti açmaya çalıştı ama kilitliydi ve o ses beni savunan sesdi

"Derin aç kapıyı"

Açamam ya ağladığım çok belli olur. Hassiktir ya.

"se non apro şey yani açmasam"

"Aç Derin"

"Tamam" diyip kapıyı açtım en sonunda bana bakıp

"Ağladın mı" dedi kafamı salladım

"Neden ağladın bak bana" diyip eliyle hafifçe çenemin ucunu tutup kafamı kaldırdı

Tekrar sordu "neden ağladın" omuz silktim aşağıdakinleri duyduğumu bilmesine gerek yoktu.

"Hadi aşağı gel"

"Gerek yok" dedim ağlamamı durdurarak

"Gerek var gel aşağı"

"Hayır"

"Derin hadi" diyip kolumdan tuttu

"Ama şey-"

"Abi de bana" dedi

Bir bekleseydik ya bu ne hız

"Tamam" dedim

"Hadi aşağı yemek yiyicez" diyip beni de peşinden sürükledi kolumu tutuyordu ama sanki kırmak istemez gibi tutuyordu nazikçe.

Merdivenden inince aşağıdaki ön yargılı abi sürüsünü gördüm tabi bide küçük vardı hepsi bana salak salak bakıp burnundan soluyordu. Hayır sanki sizi yicem ya.

Elif hanım oğullarına bir bakış attı onlarda önüne döndü.

Kapakk

Hepimiz salonda olunca Murat bey
"Hadi sofraya geçelim" dedi nereye oturucam ben ya?

Sofraya geçmeden Deniz abi kolumu tekrar kavrayıp beni yanına otutturdu

Woww abicim teşekkür ederim ya tabi bunu dışımdan söyleyemedim ama.

Yemeği yerken
Ege Elif hanıma bakıp
"Anne bu kız nereli"

Ne demek nereli lan nereliye benziyorum Türküm dedim ya. Şu güne kadar hiç başka ülkeli olmak istemedim

Elif hanım cevap verdi
"O nasıl soru Ege kardeşiniz o sizin aynı yerde doğdunuz" dedi

Ege'de
"Emin miyiz aynı yerde büyümedik ama birde bu kız yabancı gibi"

Midem bulandı gerçekten zaten anne dediğim insanın benim üzerimde fizik ve kilo takıntısı olduğu için yeme bozukluğu var bende. Fazla yiyemezdim zaten.

Önce Ege'ye baktım
"Bir bana bu diyip durma iki beni kardeşin gibi görmene ihtiyacım yok böyle doğdum böyle de ölücem hiçbir sıkıntım yok ama sürekli şunu yüzüme vurup durma sevgiyi hak edecek bir insan olmayabilirim ama bu seni kardeşini yada abilerini ilgilendirmez" dedim
Elif hanım "kızım öyle deme asla öyle birşey yok" dedi ama ben Murat bey ve ona bakıp

"Ben doydum size afiyet olsun odama çıkabilir miyim" dedim

Murat beyde "tamam kızım afiyet olsun sen çık" diyince çıktım midem bulanıyor.

Hızlıca odama koşup tuvalete girdim midemdekinleri çıkartıp yatağa geçtim ve telefonu elime aldım. Öylece baktım Instagrama takipçik 30 daha artmış

Acaba gerçekten sevgiyi hak etmeyecek ne yaptım? Yada gerçekten mi hak etmiyorum sevgiyi? Bir nebze olsa bile mi? Keşke 18 yaşında olsaydım zorunlu olarak buraya gelmek zorunda kalmazdım yada gidicek yerim olsaydı buraya gelmezdim.

Beni kimsenin kardeş yada abla gibi görmesine gerek yoktu ama bu kadar nefret edilicek biri olduğumu hissettirmeseler daha iyi olurdu en azından kendimden bu kadar nefret etme gereği duymazdım.

Odanın kapısı açılınca içeriye Elif hanım girdi

"Derin konuşalım mi güzelim"

"È possibile" diyince öyle baktı
(Olur)
"Pardon.. olur"

Elif hanım konuştu
"kızım öncelikle kendini rahat hisset tamam mı onları takma yaptıkları doğru değil ama Eylül az çektirmedi bize"

Yıllarca büyüttükleri kızlarından nasıl bu kadar kolay vazgeçmişlerdi?

"Anladım teşekkür ederim" diyip gülümsemeye çalıştım ne kadar olduysa.

Elif hanım tekrar konuştu
"Güzel kızım sen benim kızımsın annecim bizde senin aileniz güzelim onlarda sana ısınıcak merak etme" dedi

"Tamam" diyip sustum Elif hanımda "iyi geceler yat hadi" diyip odadan çıktı.

Ne yapıcam? Burda uyumalı mıyım? Kapımı kilitlesem mi? Yada uyumasam? En azından birşeyler çöziyim diye düşünüp çalışma masama oturdum

Biyoloji çözmeye karar verip kitabı açtım ve çözmeye başladım...

°
°
°

Saat kaç olmuştu bilmiyorum ama baktığımda çözdüğüm soru sayısı 130 olmuştu harbi saat kaçtı? Bir baktım ki saat gece 4 olmuş.

Oha Derin dört saattir test mi çözüyorsun?

O sırada telefon çaldı. Kim arıyordu ki? Telefonu elime alınca arayanı gördüm
"Sofia'mm🤍" arıyordu.

Telefondan o tatlı sesini duydum
"Cara Derin, mi sei mancata tantissimo. Sono venuta in Turchia per viaggiare. Ci vediamo domani?"
(Derin'imm seni çok özledim ben gezmek için Türkiye'ye geldim yarın buluşalım mı?"

İşte bu bee bende onu çok özledim.

"Sì, anche tu mi manchi, ci vediamo domani alle 14.00"
(Bende seni çok özledim yarın 14.00'da buluşalım")

"Ok, buonanotte Derinim"(olur iyi geceler Derinim) dedi gene o tatlı sesiyle

"Buonanotte, Sofia'm"(iyi geceler Sofia'm) diyip kapattım.

Onula 1 haftadır görüşmemiştik ve o benim en yakın arkadaşımdı ve galiba beni koşulsuz seven tek kişiydi hatta jimlastik yarışmasında birinci olunca yanıma koşup sarılıp kutlamak için beni biryerlere götürmüştü.

Saat gecenin 04.30'u olduğu için yatağıma girip yattım ve uyumaya çalıştım. En sonunda kendimi uykuya teslim ettim.

Nasıldıııı??

Beğendiniz mii