17. bölüm · Ailem mi

17. Bölüm

Derin .

Ailem kalabalıktı!

Hemde baya kalabalık daha anne tarafında bizimle birlikte 11 kuzen oluyorsak baba tarafıyla kaç kişi olacaktık Allah bilir. UNO oynamaya devam ettikten bir süre sonra sıkıldık ve oyunu bırakıp oturduk.

"Hadi doğruluk mu cesaretlik mi oynayalım" dedi Alp.

"İyi oynayalım bekleyin şişe getireyim" diyip ayağa kalktı İlkin. 2 dakikaya geri gelince hepimiz çimenlere oturduk ve şişeyi ilk Demir abim aldı.

"Çeviriyorum" diyip çevirince sişenin bende durması abim tek attı valla.

"Hadi bakalım cici kuş doğruluk mu cesaret mi"

Cesaret dersem ne isteyeceğini kestiremedim şu havuza atla bile diyebilir yani. "Doğruluk"

Tek kaşı havaya kalkınca dudağının kenarı kıvrıldı ve sordu. "Sevgilin var mı eğer şu an yoksa geçmişte oldu mu" ne abi yani sorulacak soru var sorulmayacak soru var ya.

"Iıı... Şöyle şimdi, şu an yok"

Şu anlık yok

"Geçmişte var mıydı kaç tane oldu" diye sordu Kaan abi. Kuzenlerim de kıskançmış be.

"Şey yani vardı 1-2 tane sevgilim falan olmuştu ama İtalya'dan gelmeden 2 ay önce falan ayrılmıştım" diyince sessizlik oldu.

"Neysee hadi çeviriyorum" diyip şişeyi çevirdim. İlkin'de durdu.

"Evet doğruluk mu cesaret mi" dediğimde düşündü biraz.

"Hadi cesaret olsun ya"

"Telefonundan Instagramı açıp ilk çıkan kişiye seni seviyorum yazabilir misin" dediğimde ne der gibi kalmıştı. Sonra kendine güvenir şekilde konuştu. "Yaparım" diyip telefonunu aldı ve Instagramı açtı ama şansına ilk çıkan kişi erkekti Çağan yazıyordu bunu gören Kılıç abinin yüzü gerilmişti.

"İlkin yazma" dedi ama İlkin mesajı yazıp gönderdi ve telefonu kapattı herkes kahkahalarla gülerken devam ettik....


2 saat sonra
Anneannenlerden çıkıp arabaya bindik şimdi baba tarafına gidiyorduk. Demir abim bana baktığı anda telefonuma mesaj geldi. Kendisi atmıştı hadi ama aynı arabada mesaj atmak mı ne attı ki? Mesajı açıp baktım ahh.

Demir Abimm;O sevgili meselesini konuşuruz kimler neredeler nasıllar konuşacağız evde

Yazmış. Abii? Takıntılı mı nedir ya of neyse.

Yaklaşık yarım saatin sonunda da baba tarafına gelmiştik ve şu an kapının önünde duruyoruz. Ay ben stres yaptım ya. Anneannemi tanıdım ama dedemi de tanımak çok isterdim ama 3 sene önce ölmüş. Aslında 3 sene önce bende ölmek için çok dua etmiştim ama. Neyse.
Babam bana baktı "kızım senin yanakların niye kızardı öyle" dedi gülümseyerek. Benim yanaklarım mı kızardı?

"Benim yanaklarım mı kızarmış" dedim saf saf. Babam beni kendine çekip sarılınca bende ona sarıldım.

Ben anlamadım ya

Uraz kapıyı çaldığında hastanede kuzenim olduğunu öğrendiğim ve kafa dengi olan Ada açtı kapıyı ve neşeli bir sesle konuştu "Hoşgeldiniz" diyince içeriye geçtik.

Oha!

Bu ne kalabalık!

Gözlerimi etrafta gezdirdirdim biraz. Koltuğa oturunca sessizliği halam olduğunu zannettim ve onunla çok benzediğim biri konuştu.

"Ben halanım Ayla" diyip yanındaki adamı gösterdi. "Eşim Yağız" dedikten sonra hastanede tanıştığım kuzenim konuştu "e beni zaten tanıyorsun Ada" dediler. Onlardan sonra babamla benzeyen bir adam konuştu

"Bende en küçük amcanım Miraç" diyip yanındaki eşini gösterdi "eşim Asel" diyince kadın gülümsedi. Yengem olduğunu öğrendiğim kişinin kucağında bebek vardı yaklaşık 3 yaşındaydı sanki bebeği de gösterdi "küçük oğlum Onur" Yanındaki 2 erkekten biri konuştu

"Umut ben" dedikten sonra sanırım ikiziydi konuşan "Uğur bende" dediklerinde gülümsedim

Sanırım diğer amcam konuştu. Evet o konuşmuş

"Bende diğer amcan Fırat" diyip yanındaki kadını gösterdi "Eşim Aslı" diyip iki çocuğu gösterip onlara baktı ve onlar konuştu.

"Ben Sinan" dedi büyük olan sonra diğeri konuştu "bende Siraç"

Hoy maşallah ne kalabalık aileyiz be ben nasıl aklımda tutacağım bu kadar kişiyi? Hayır benim hayatım boyunca böyle kalabalık çevrem olmadı ki.


1 saat sonra

Şu an ne yapıyoruz üst katta oturma odasında 12 kişi oturmuş birbirimize bakıyoruz.

İlk sessizliği Ada bozdu "Derin İtalyanca zor mu" diye sordu.

"Yani aslında hayır zor değil ya kolay gibi" ben bunları derken Siraç konuştu.

"Ada İtalya'da yaşamış insana İtalyanca zor mu diye sorulur mu sence" diyip bana baktı "e güzel mi oralar gezmek için yer arıyorum sevgilimle gidicem de"

Ohoo bu hız be.

"Güzel güzel"

Tabi benim için cehennemdi ama neyse.

Biz böyle konuşmaya devam ederken konu konuyu açtı...


3.30 saat sonra

Oha ne ara 3.30 saat geçti!

Annem yukarıya çıkıp "çocuklar hadi gidiyoruz" diyince kuzenlerle,yengemlerle,amcamlarla, babaannem ve dedemle vedalaşıp çıktık

Şakasız bütün kuzenlerim aşırı kafa insanlardı!

Arabaya binince direk Deniz abim sordu.
"Ee iyi anlaştın kuzenlerle sevdin mi bari"

"Sevdim sevdim"

"Ablam sosyal kelimesinin tanımı" dedi Uraz. Allah Allah beyefendiye bak

Normalde sevmezdi kimse beni hayır gerçek anlamda sevmezlerdi bundan 5 ay önceye kadar farklı bir hayatım farklı bir ailem(!) vardı. O aile(!) zaten kalabalık değildi 2 kuzenim vardı beni de dışlarlarlardı yani ben 5 ay önceye kadar ne aile sevgisi ne akraba sevgisi.... Kısaca ben sevgi görmemiştim ben sadece baskı görmüştüm... Ders,başarı,fizik,kilo...

Neyse. Neden bunları düşünüyorum ki ben?

Demekki insan geçmişini unutamıyormuş Derin.

Kafamı Ege abimin omzuna yaslayıp durdum ilk şaşırmış gibi baktı ama sonra saçlarımla oynamaya başladı. Ailem saçlarımı seviyormuş hiç kesmeyeceğim.

Aslında uzun saçları da severdim ama 3 yıl önce aptallık yapıp ağlaya ağlaya omzumda kesmiştim bütün saçlarımı şimdi 3 yıldır uçlarından bile kesmemiştim. Öyle işte boşversene Derin.

İçine atma kalbim çarpıyor Derin

Ege abimin omzuna yaslanmış dururken kulağıma doğru eğildi Demir abim.

"Eve gidince sevgili konularını anlatırsın" Ulan hala unutmadı mı?

Bende kısık sesle cevap verdim "hayır abicim" abicim dersem belki dururdu ya

Çaresizlik yani benimki de


Ev

Arabadan inince kapının önüne geldik ve annem kapıyı açınca içeriye girdik. Evet Derin şimdi odana kaçıyorsun!

Çaktırmadan merdivene doğru gidip yukarı çıktım kesinlikle çok yavaş(!) çıktım ama

Üstüme pijama giyip yatağa yatınca galerime girdim güzel fotoğraf varsa paylaşırım belki. Aha vallahi vardı hemde çok güzel. Instagramı açıp sayfama girdim ve fotoğrafı paylaştım

Bu fotoğrafı ne zaman çektiğimi ben bile sorguladım. Harbi ne zaman çektim ben bunu? O değilde saçlarım güzel çıkmış. Nedenini bilmediğim bir his var içimde sanki birşey olacak gibi... Bu gün hayatımda 3. Kez çok mutlu oldum ilkinde Türkiye'ye geldim, 2.'sinde ailem beni kabullendi, şimdi ise akrabalarım beni kabullendi.

Yataktan çıkıp makyaj masama oturacaktım ki kapım açıldı ve kim girdi. Ahhh çıldıracağım ya Demir abim girdi.

"Efendim abi" dedim ona dönmeden

"Abiyle konuşurken yüzüne bakılır minik kuş neyse şimdi konumuz bu değil konumuz senin eski sevgililerin kimdir nedir nerelerdendir falan anlat bakalım"

Ama bu sorulur mu ya olmuş bitmiş gitmiş işte niye konuşalım ki?

"Sessiz kalma hakkımı kullanıyorum" diyince beni gıdıklamaya başladı bir dakika ya önüne gelen gıdıklıyor bu evde beni. Neyse eğlenceli

"Yaa hahahaha abii yapma"

"Tamam sonra anlat ama illaki anlatırsın bak Ege sana sesleniyordu seni dışarı çıkaracakmış giyinsin gelsin dedi"

"Allah Allah Ege abim beni dışarıya değişik geldi"

"Hadi çıktım giyin gel" diyince çıktı bende oturduğum yerden kalkıp giyinme odama doğru gittim ne giysem ben ya

Bir tane bol paça kot pantolon alıp beyaz dar bir tişört giydim saçlarımı da saldım. Ay çok güzel oldum ben.

(Çanta hariç)

Koşa koşa odamdan çıkıp merdivenden indim. Ege abim kapının önünden bana göz kırpıp "hadi koş yanıma" dedi. Yanına doğru koşunca beni kendine çekip sarıldı.

"Nereye gidiyoruz" dedim tatlı sesle. Eee yalakalık her zaman önemlidir.

"Dolaşmaya öyle"

Allah Allah öyle miymiş.

"Peki" dediğimde ikimizde evden çıktık sanırım annemlere haber vermiştir yani umarım.


10 dakika sonra deniz kenarına yakın bir yere geldik ve oturduk. Değişikti yıllar sonra bulduğum ailem... Hepsi beni kabullenmişti sevgiyi öğrendim biliyor musunuz? Belki sevgi nedir bilirsiniz ama sevgisizlik ne biliyor musunuz? Bunu sadece benim gibiler anlar işte. Aslında bilmenizi de hiç istemem çünkü söyleyeyim çok boktan bir şey.

"Okul açılacak 3 hafta sonra ne düşünüyorsun" dedi Ege abim. Abi okul bu ne düşünebilirimkine

"Ya abicim valla okul işte yani kelimenin tam anlamıyla olay olmadığı sürece sı-kı-cıı" dedim heceleye heceleye.

"Allah Allah okulda ne olayı olabilir kız"

"Ne biliyim abi yani mesela okulda mahsur kalsak falan aksiyon olmaz mı"

"Haa evet sonra da annemin yüreğine insin dimi"

"O da vardı olsun aksiyon olur be abi" dediğim sırada arkamızdan geçen iki kişinin sesini duydum

"Oo delikanlı sevgilin mi lan taş gibiymiş" diyen sesleri iğrençti nereden çıktı bunlar ya?

"Ya bi siktirin gidin" dedi Ege abim. Böyle devam abicim sonumuz karakolluk olmasa iyidir yani düşmediğim yer değil ama olsun.

"Aaaaa niye öyle dedin lan yoksa kardeşin mi"

"Kardeşim ne yapacaksınız siktirin gidin şuradan" dediğinde erkeklerden biri bana yaklaşınca belime uzanan elini tutup büktüm.

"Sana siktir git dendi değil mi? Sağır mısın aptal" diyip geri savurdum. Çocuk sinirli bakıp üzerime yürünce Ege abim çocuğu çekip yere ittirdi diğeri abimin üzerine yürürken onun saçından tutup kafasını geriye yatırdım ve yüzüne yumruk attım "siz siktir git lafından ne almıyorsunuz gerizekalılar" dediğim sırada abim diğer çocuğa kafa attı ama bir dakika gelen sesler neydi

Polis sirenleri.

Polisler buraya yaklaştı ve
"Hepiniz bizimle karakola geliyorsunuz"

Ne?

Şimdi sıçtık.
Hemde fena sıçtık.

Selammm
Bölüm nasıldııii

Vay onların halineee kim bilir evdekinlere ne diyecekler jsjsjsksjs ama kavga lazım ya

Diğer bölümde görüşürüzzz💋