16. bölüm · Aile

Özür dilerim

Dino _73227

Not:Yazım hatası ve mantık hatası buluna bilir yazım yanlışı olanları görürsem değiştiriyorum zaten.

Barış
"Bağırma lütfen kardeşim." Hâlâ ağzımı tutuyordu.
"Lan Barış!" Ses öncekine göre daha yakındı. Arkamı dönmeye çalıştım ama Yiğit arkama bile dönmeme izin vermiyordu. Elini ağzım dan çekmeyip beni önüne çekti. (Bu nasıl anlatım aq)
"Yiğit Barışı gördün mü?" Alpin beni fark etmesi için kıpırdanmaya çalıştım ama yine boşunaydı.
"Hayır!" Diye bağırdı kafasını çevirmeden. Bu Alp beni nasıl göremiyor?
Sence Barış? aynı y/n ve Ceo gibi duruyorsunuz.
"Aldın cevabını şimdi yürü git!" Diye bağırdıktan sonra karşımızda duran ikiliye döndü:
"Siz ne bakıyorsuz?"
Oy bad boy
"Abi zil çaldı." Oh sonunda.
"Ders beden değil mi?"
"Ama abi spor kiyafetleri."
"Bak doğru." Sonunda ağzımı bıraktı.
"Neyse o zaman gidelim kardeşim."
"Ben niye geliyormuşum? Hem yok benim spor kiyafetim." Kolunu omzuma koyup ilerlemeye başladı.
"Benim kiyafetlerimi giyersin."
"Büyük seninkiler."
"Ee ne olucakki hem çok tatlı duruyorsun içinde." Yine mal mal konuşmaya başladı.
"Yine saçmalıyorsun."
"Yo saçmalamıyorum."
Hişt Barış belki gerçekten dalga geçmiyordut

Utku

Kuzey birden:
"Beden!" Diye anırdı evet evet anırdı.
"Sessiz ol Kuzey." Dedi Güney ciddi bir şekilde.
"Sessiz falan olamam sonun da beden."
"Üzgünüm kızıl kafacım ama sana üzüleceğin bir şey söylemem lazım." Dedi arkadan gelip bir kolunu Kuzeyin omzuna koyan Kenan.
"Ne söylüceksen hızlı söyle." Kuzey baya mutlu duruyordu. Acaba bu gerçeği dıyunca nasıl durucak.
"Malesef ki beden falan yapamazsın." Kuzeyin yüzü değişik bir ifade aldı ve Kenana döndü.
"Niyeymiş o?" Kenan Kuzeyin yüzüne bakmadan sorusunu cevapladı:
"Kolun tamamen iyileşene kadar beden aktivetilerine katılman yasak."
"Ne!"
"Of bağırma be." Kuzey Sılayı hiç umursamadı bile.
"Barış!" Diye birden bağırdı Alp.
"Sende ne korkaksın kızılkafa." Alp Barışa doğru koşmaya başladı. Barışım yanında Yiğit vardı ve pekte memnun bakmıyordu.
"Sana sadece ürktüğümü söylemiştim!" Kuzeyin bağırışıyla ona döndüm. Kenanın kolundan kurtulmuştu ve daha deminki mutluluğundan bir kırıntı bile kalmamıştı. Kuzey çiçek olmuş küsmüş bir çocuk gibi duruyordu.
"Ben ne yapıcam şimdi?" Sorusunu yine Kenan cevapladı:
"Etkinlikler dışında herşey." Diyip sırıtırak uzaklaştı. Kuzey arkasından kötü kötü bakıyordu.
"Gıcık herif!" Diye bağırdı.
"Seni duya biliyorum o kadar uzaklaşmadım!" Diye bağırdı ilerlemeye devam ederek.
"Duy zaten!" Diye karşılık verdi Kuzey.
"Uyuz herif." Diye böbürlenerek Alp yanımıza geldi.
"Sana noldu?" Alp iç çekerek ilk diyerlerine baktı sonra bana döndü.
"Şu Yiğite diyorum yine Barışa yapışmış." Dedikten sonra diyerlerine tekrar baktı.
"Bunlarda yine farklı âlemlerde." Ve Kuzeyin kızgın yüzünü fark etmiş olmalıki Kuzeye koştu.
"Toprak sende ben böyke bir durumda oldam koşarak gelir miydin?" Biraz sevgiliymişiz gibi konuştum sanırım. Ama Toprak birşey demden bana sarıldı. Sanırım bu evet demek değilse bile öğle kabul ediyorum.
Elini Kuzeyin yanaklarına koyduktan sonra konuşmaya başladı:
"Noldu niye morelin bozuk?" Moreli bozuk? Bana daha çok kızgın duruyor.
"Of neyse biz gidelim sevgilim." Dedi sıla Mertte başıyla onayladıktan sonra el ele uzaklaşıp gittiler.
"Kolum yüzünden beden etkinliklerine katılamayacak mışım?" Kuzey cümlesini bitirdikten sonra Alp Kuzeyin yanaklarını sıkıp Kuzeyin kafasını sallamaya başladı.
"Oyy kıyam ben sana artık Barışla bir tarafta oturursunuz." Kuzey, Alpten yüzünü kurtarıp konuşmaya başladı:
"Barışla mı, o ne alaka?" Alp bilmem işareti yaptı. Kuzey birden alay eder gibi garip bir sırıtış yaptı.
"Ayy sen büyüdünde beni taklit ediyorsun." He taklit ediyormuş.
"Sende niye hâlâ sadılıyorsun? Kışlarda sana birşey oluyor." Toprak bşrşey demeden sarılmaya devam etti.

Kenan

Niye bu kadar yakınlar? Bırak artık yanaklarını.
"Ne o kıskandın mı?"
"Yok öğle birşey Yaman."
"Olmadığı içinmi gözlerini bir saniye bile ordan ayıramıyorsun." Sonunda Alp Kuzeyin yanaklarını bırakınca Yamana döndüm. Ama hâlâ ne yaptıklarına bakmak için kuduruyordum.
"Al ayırdım hem onlara bakmıyordum bile."
"Kime bakıyordun?" Hay.
"Şey hocanın gelmesine."
"Hımm hoca çoktan geldi ama sen bilirsin."
İç çekip daha fazla kudurmadan Kuzeye döndüm.
"Yine mi?" Diye mırıldamdım. Alp yine Kuzeyin yanağını sıkıyordu.
"Çok yakınlar dimi?"
"He he." Diye geçiştiri verdim.
"Bırak lan beni!"
"Vovv Kuzey bazen çok sesli bağırıyor baksana daha burdan duyuyoruz." Kuzey gilin olduğu yere baya uzaktık yani Kuzey dışında biri bağırsaydı duymaya bilirdik bile yada daha sessiz duyardık. Sonunda Alp Kuzeyi bırakıp Güneye dönmüştü biraz öğle durduktan sonra birden Güneyin kafasına vurdu. Ve sonra yine Kuzeye döndü ama bu sefer yanağını sıkmak yerine sarılıyordu. Yamanı öğlece bırakıp koşmaya başladım.
"Yine nereye gidiyor sun!" Yamana cevap vermeden koşmaya devam ettim.
"Oyyy Alpim benim." Artık konuştuklarını biraz daha iyi duyuyordum.
"Kenan mı gelen?" Utku sözünü bibirdikten bir kaç saniye sonra yanlarına gelmiştim.
Tam bir şey demek üzeredeydimki daha tamamlayamadan sözüm biri tarafından tarafından kesildi hemde hatta hoş olmayan biri tarafından.
"Ahbe kardeşim keşke sende etkinliklere katıla bilseydin." Dedi yalandan üzgün bir sesle.
"Vay Kenan selam." Selem vermeden diyerlerine döndüm.
"Hoca çağırıyor." Malmısın Kenan hocanın tam gelip gelmediğini bile bilmiyorsun sen gelmişsin 'hoca çağırıyor diyorsun'.
"Görüşürüz Kuzeyim." Dedikten sonra Alp Kuzeyin yanağına bir ÖPÜCÜK kondurdu. Kuzey yanağını silerek bağırmaya başladı:
"Iyy!" Alp kıkırdayıp geri çekildi.
"Hadi gidelim artık." Herkes beni başıyla onayladı.
"Kardeşim gelip beni izlesene." Barış niye seni izlesinki?
"Cevap vermemeni evet olarak kabul ediyorum." Barış birşey demeden Yiğitin kolundan kurtulup hiç vakit kaybetmeden uzaklaştı.
"Kalsın." Dedikten sonra Kuzeyin Barışa doğru koştuğunu fark ettim. Barışın yanına gelince hızlıca koluna girip konuşmaya başladı:
"Üzgünüm ama Barış bugün ve bir süre bedende benimle olucak." Yiğit kısa bir süre Barışa baktıktan sonra bize döndü.
"Hadi gidelim." Dedikten sonra ilerlemeye başladı ve öylece yanımızdan geçip gitti.
"Görüşürüz bebeğim!" Diye bağırdı Alp Kuzeye el sallayarak. Kimsenin duymayacağı bir şekilde mırıldanmaya başladım:
"Hay senin bebeğini." Umuram bir gün ve o gün kesin gelmeli. İyice sapıttın Kenan
"Hadi hadi git artık bebeğim sonra akşam uyaya kalıyorsun!" Diye bağırıp Alpe karşılık verdi. Bunlar şimdi birbirine öpücükte yollarlar en iyisi o durama gelmeden gitmek.
"Hadi Alp çok boş yapıyorsun." Diyip Alpi ittirmeye başladım.
"Ne ittiriyorsun be!"
"Sus Alp sus.

Kuzey (20 dk sonra.)

"Off." Çok sıkıldım. Acaba şunları izlemeye mi gitsem? Ama çok üşeniyorum en iyisi diyer ders gitmek.
"Hava baya soğuk." Ve bizde mal gibi dışarıda bankta oturuyoruz. (Burdada hava çok sıcak be Kuzey)
"Barış?" Kime sesleniyorum ki? Çoktan oturduğumuz bankta uyudu.
"Bir dakika biz şu Kenanlarla aynı sınıfta değiliz ki niye birlikte beden yapıyoruz." Bilmiyorum ama öğrenmeliyim.
"Niye ki?"
"Neden olabilir?"
"Önceki okulda böğle değildi ama sanırım burası daha kalabalık."
"Lütfen sorularını içinden sor."
"Cevabını bulana kadar susmayı düşünmüyorum." Barış yine çoktan uyumuştu. İç çekip devam ettim:
"Niye?"
"Oda değil neden ben bunu düşünüyorum ki?"
"Neyse öğrenmeliyim merak etti."
"Acaba ne olabilir?"
"Hay! Önemli bir sebebi yok sadece bedenler iki sınıfla birlikte oluyor!" Diye aniden bağırdı Ve ben yine herzamanki gibi ÜRKTÜM
"Ay ne bağırıyorsun be?"
"Kapa artık çeneni!" Diye bağırdıktan sonra uykusuna geri döndü. O neydi be? Barış normalde konuşmaz konuşsada çok sessiz konuşuyordu.
"Off." Ofladığım gibi Barış birden kalkıp birşey demeden çekip gitti ve bende sadece arkasından öğlece gidişini ağzım açık izliyordum.
"Kuzey?" Yamanın sesiyle Barışa bakmayı bırakıp diyer tarafa dönüp ayağa kalktım.
"Yaman?" Diye karşılık verdim.
"Selam kızıl kafa." Kenan birden ortaya çıkı vermişti.
"Sen nerden çıktın?" Diyi bağırdım
hay ben bunu içimden diyecektim.
"Gözünde sorunda var sanırım."
"Hayır sadece hiç dikkatimi çekmedin."
"Oyy." Diye karşılık verince göz çevirip Yamana geri döndüm.
"Sorun mu var."
"Hayır sadece geçerken seni görünce yanına geldik."
"Nereye gidiyorsun ki?"
"O, nereye gidiyorsunuz olmalıydı." Sen sus bi şuan Yamanla konuşuyorum.
"Su almaya geldik." İşte bu.
"Dur bende var boşuna gitme." Dedikten sonra banka dönüp daha hiç açmadığım şişeyi ona verdim. Planım erken gerçekleşmiş oldu ama şu Kenan olmasaydı daha iyi olurdu.
"Gerek yoktu hem sen ne içeceksin?"
"Benim var bak." Diyip banka bakmadan suyun olduğunu düşündüğüm yeri gösterdim.
"Eee şey? " Diye karşılık verince banka döndüm.
"Ha?" Dedikten sonra bu seferde Kenana döndüm çoktan suyumu içmeye başlamıştı.
"Lan ver suyumu!" Diye ağzındaki şişeyi çekmeye çalıştım.
"Off iyi iç." Diyip şişeyi almaktan vaz geçtim.
"Al bakalım." Uzattığı şişeye öğlece baktıktan sonra konuşmaya başladım:
"Iyy kalsın." Dedikten sonra kollarımı birleştirerek Yamana döndüm.
"Sende gelsene Kuzey izlersin."
"Olur!"

Akın
"Lan verse topu." Kerem topu vermek yerine hâlâ bana sıtırak bakıyordu.
"Alsana alsana." Topu havaya kaldırmıştı ve ben bu boyla nasıl alayıp o topu?
"Off ver işte." Topu almak için zıplamaya başlamıştım.
"Yav ver şunu!"
"Ne kavga ediyorsunuz?" Dedi Sıla kollarını birleştirmiş bizi izlerken. Yanımdaki o sevgilisi olucak Mertte sırıtırak bizi çekiyordu.
"Kerem!" Hâlâ zıplamaya devam ediyordum
"Akın!" Diye karşılık verdi.
"Off bide Kenanın üstüne düşüyormuş." Kuzeyin sözü bittiği gibi birden dengemi kaybetip öne doğru düşmeyr başladım.
gözümü kapatarak bağırmaya başladım. "Gözünü açmaya ne dersin Akın?" Gözümü yavaşça açtığımda kendimi Kenanın kucağında buldum.
"Ayy ilk kez şom ağızlığım bir boka yaradı!" Diye bağırdı Kuzey, hatta zıplayarak bağırıyordu sanırım. Keremin elinden topu kaptığım gibi bağırmaya başladım:
"Aha kaptım işte!" Topla birlikte biraz geri geri gidip durdum.
"Konuyu nasılda değiştirmeye çalışıyor."
"Sen sussana Kuzey!"

Yiğit

"Nerde bu?" Belkide bu soğukta dışarıda değildir. Ama şu Kırmızı kafa burdan gittiğini söyledi.
"Bu soğukta dışarıdaysada delirmiş olmalı." İlerlemeye devam ederken gözüme bir şey ilişti.
"Aha buldum." Adımlarım hızlanmaya başlamıştı. Sonunda gelmek istediğim yere ulaşmıştım ve aradığım kişi tamda karşımda banka uzanmış uyuyordu.
"Gerçekten delirmişsin." Dedikten sonra çeketimi çıkartıp üstünü örttüm. Ve olduğum yerde çömeldim. Derin bir uykuya dalmıştı.
"Ne kadarda yorgun duruyorsun kardeşim." Dedikten sonra elimi yüzene koydum.
"Yüzünde soğuk." Ellerimi bu seferde saçlarına götürdüm.
"Saçlarında ıslak, hasta mı olmak istiyorsun?" İç çekip saçlarını okşamaya devam ettim.
"Ama hasta olman işime gelir." Bana karşılık veremessin ve seni tutmak daha kolay olur. Yine iç çektikten sonra elimi saçından çekmeden başımı üstüne koydum.
"Özür dilerim Barış." Ellerimi yine yanaklarına koydum ve okşamaya başladım.
"Seni bu durama getirdiğim için özür dilerim." Kapanmış olsa bile yara izini okşamaya başladım.
"Herşey benim yüzünden özür dilerim."
Sanki hakkım varmış gibi özür diliyorum ama gerçek ten özür dilerim. Sana böyle davranmak zorunda kaldığım için.

...................

Bittiiii
Mal gibi Yiğitede özür dilertim :D
Ve bu arada Barışa böyle davranmasının haklı bir sebebi yok ama Yiğite göre var.
Neyse yine mükemmel bir bilgi: ilkte normaldr Utku okulda hiç arkadaşı olmayan ve Toprakraktan rozbalık gören biri olarak yazmayı pilanlıyordum :D
Ve son olarak Yaman ve Kenanı tanıtmayı unutmuşum onlarıda tanıtam

Kenan
18 (bir sebepten dolayı sınıf tekrarı yaptı)
Yüzme ile ilgileniyor
Kuzeyi önceden tanıyor
Genellikle sakin ve bazende utangaç birisi oluyor
Yamanla uzun zamandır arkadaşlar hatta kardeş gibiler
Hatta Yaman ve ablasıyla birlikte aynı evde büyüdüler

Yaman
Bir ablası var
17 yaşında
Kenan dan sadece bir kaç ay küçük olduğu için Kenan tarafından zorbalanıyor
Hâlâ Kenanla aynı evde yaşıyorlar
Nazik ve sabırlı birisi