4. bölüm / 4
ADAK4. Bölüm; Balık avı
Bölümler 4Şu an: 4. Bölüm; Balık avı
- 1 1. Bölüm; Liman Şehrinde..934 kelime
- 2 2. Bölüm; Denize Açılış1.843 kelime
- 3 3. Bölüm; Tozlu bir geçmiş1.651 kelime
- 4 4. Bölüm; Balık avı968 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
4. Bölüm; Balık avı
O gece.. bazı çatışmalar ivme kazanmıştı. Kimsenin bilmediği uzak ve çorak topraklarda ise biri güne iyi haberler ile uyanmıştı.
"Majesteleri, emrettiğiniz üzre oğlunuz yola çıktı." Vahşi bir adam tahtın önünde eğilmişti. Onu izleyen majeste taht'a sadık bu adama saygıyla bakıyordu.
"Demek öyle, artık bu onların sorunu. Ona karşı nasıl duracaklar görelim bakalım!" Bu yüzünde tül olan kişi tahtının yanında duvarda asılı duran uğraştığı eski çalışmaları inceliyordu...
...
Sabahın ilk ışığında mavi yel'e gideceği düşünülen tayfa daha toplanmamıştı. Doğal olarak ortalık diğer günlere nazaran oldukça sakindi.
Şuan arta kalan zamandaydılar. Mal olmadığında veya geç geleceğinde tayfa izin kullanma hakkına sahipti. Mavi yel'in kaptanına söylemelerine bile gerek yoktu.
O gün tayfadan yalnızca yaşlı kurt ve torunu ramus limana gelmişti.
"Burda bekleyelim, unutma sözlerine dikkat et! O adama karşı ne kadar nazik ve kibar olursan ileri de o kadar rahat edersin." Düşüncelerini torununa sesli olarak dile getiren yaşlı kurt, torunu için endişeleniyordu. Sonuçta o hâlâ toydu ve ne yapılması gerektiğini tam idrak edemiyordu.
"Tamam dede, merak etme bu sadece yanlış bir anlaşılmaydı. Ona karşı tutumsuz davrandım." Gözünü kaçıran ramus artık suçunu kabul etmeyi öğrenmişti.
Bugün okul yerine buraya gelmesi tamamen dedesinin zorlaması yüzündendi. Ama merak ettiği bazı sorular vardı, cevap bekleyen.
"Boşver, sen sadece sus." Torununa güvenmeyen dede onu en iyisi susturmalıyım diye düşündü.
Dede ile torun tartışırken onları uzaktan izleyen Argan yavaş adımlarla onlara yöneldi.
"Bak evlat, kaptanın oğlu geliyor. Koş onu karşıla bende mavi yel'in yanına gideyim dünden kalan bazı belgeler bende onları yerine koyayım.." Ramus kendini mağdur görse de yapacak birşey yoktu. Kendinden küçük olduğunu düşündüğü bu çocuğa selam vermek için ilerledi.
"Beni bilirsiniz, bende sizi.. hoşgeldiniz genç efendi." Kendine yöneltilen sözleri idrak etmeye çalışan Argan yalnızca sırıtarak karşılık verdi.
"Beni genç efendi diye karşılamanız gerekmez. Ben babam değilim, sizde dedeniz değilsiniz. Rahat olun." Ağzına ve bilgisine son derece güvenen ramus o gün ikinci defa yenildiğini fark etti.
Bu yenilgi ağız veya bilgi yoluyla değildi. Yalnızca fark etmesi gereken bir gerçeği içeriyordu.
'Doğru, o babası bende dedem değilim. O halde niye dedem gibi davranmaya başladım ben ?'
'Yada doğru soru bu değildi. Ne zamandır dedem gibi davranıyorum ben ?' Onun gözünde değersiz olan biri yine onu şaşırtmıştı.
"Ramustu değil mi ?" Elini uzatan Argan gülümseyerek sordu.
"E- evet evet!" Karşılık olarak elini tutan ramus sordu.
"Argandı değil mi ?" İlk defa birilerinin isteği üzerine değilde kendi içinden geldiği için biri ile tanışma faslını yerine getiriyordu.
"Öyle diyorlar.." Deniz kıyısına doğru ilerleyen ikili argan'ın düzensiz bakışları ile sağa sola bakmaya devam etse de ramus'un bakışları ile sarsılmaz ve netti.
"Bugün balık avına gidiyoruz ha ? Ne zamandır balık tutmuyordum belki de iyi olacak." Denize ve gökyüzüne bakan ramus okulu kaçırdığı için ilk defa pişman değildi.
"Hayatın boyunca kitaplara gömülmek yerine arada sırada dışarıya çıksan iyi olur bence, hayat mısralardan daha fazlasıyla kaplı." Eğilen ramus elini suya uzatıp önce suyu sonra havada dolanan rüzgarı hissetti.
"Bu gördüğün su kağıttır. Bu suyun içinde ise sayısız hayatta elinden çıkacak olan o mürekkep ile yazılmayı bekleyen hikayedir. Gözüne çok gelen sayfalar aslında hayatın ta kendisidir. Yalnızca bir sayfa ile yetinen biri olmaktansa ağırlığın altında ezilmeyi tercih ederim."
"Anlıyorum.. lakin anlamadığım bir durum var. Her sayfayı okursak kapağını nasıl kapatacağız ?" Bu Engin tartışmada yenildiğini hissetse de denemekten vazgeçmeyen Argan son çabalarını gösteriyordu.
"Kim sana kapağı kapatman gerektiğini söyledi ki, bu nefes almayı bırakmakla aynı şey! Lanet olsun dostum asla ama asla yeni şeyler öğrenmeyi bırakma!"
"Demesi kolay, benim kafa için fazla geliyor sanırım." Argan kendini kaybetmiş gibi saçmalarken ramus odaklanmış biçimde açıklama yapıyordu.
"Nasıl olabilir, insan zekası bu dünyanın sahip olduğu en esnek beyin. Belki de dünyanın ötesinde ama yine de bir denizci bu kapasiteyi küçük görüyor." Argan Kaşlarından birini havaya kaldırdı.
"Ben sonuca bakmam, sonuca giden yola bakarım! Şu gördüğün denizde büyüktü balık için lakin okyanusa erişene kadar." Çatışmadan zevk almaya başlayan Argan yine de direniyordu.
"Hah, okyanusta ki balık peki ? O neye erişecek ? Örneklerin küçük düşünenler için oldukça ideal ama benim gibi birini atlatamazsın!" Keyfi yerine gelen ramus Argan'ın açığını yakaladığı için kendi adına seviniyordu.
"Tüh be, tükendim. Gerçekten dedikleri kadar ağzın çalışıyormuş." Gülme krizine giren Argan ona anlamsız bakışlar atan bu gence sordu.
"Dur bir dakika !? Beni anlamadın mı ? Bilgili genç efendi, bilgisiz denizciye mi yenildi.." gülmeye devam eden Argan'ın karnına ağrılar girmişti.
"Yenilmedim! Neyi bilmiyorum ? çabuk söyle bana!" Sonunda tartışmanın etkisinden kurtulan ramus Argan'ın bu sözlerinde de anlam aradı.
"Ah, gerçekten! O kadar mühim değil bilmemek." Gülmeyi bırakan Argan yerden kalkıp dik dik ramus'a baktı.
'Belki de haklıdır. Bu bilinmezliklerin dünyasında ne kadar çok bilirsen o kadar çok delirirsin.'
Ne zamandır deniz kıyısında bekleyen bu ikili etrafta bulunan insanları unutmuştu. Onlardan bazıları geçip gitse de bazıları orda onların kulak misafiri olmuştu. Son sözleri duyan sokakta oynayan yüzü kirli ve terlemiş çocuklardan biri ramus'a bakarak kıkırdadı.
"Sana basitçe geveze diyor, neyi anlamadın ki ?" Bu sözlerinin ardından kaçan çocuk onları baş başa bıraktı.
"Ahahaha.. İşte bu yüzden bay kitap, bazen basit düşünmen gereki-" Tam sözü bitmişti ki sırtında onu suya iten bazı eller hissetti.
"Yaşa bakalım hayatını bay cahil!" Yaptığı harekete şaşırmak için kendini yorsa da bu sefer düşünmeyi bıraktı.
"Bay kitap sonunda bize katıldı demek!" Hızlıca ramus'un bacaklarını tutan Argan onu da suya hızlıca çekti.
"Gerçeklerle ıslanma vakti sizde bay kitap öyle olmaz uzaktan izlemek."
Onların bu halini izleyen halktan bazı kişiler kim olduklarını fark etmemişlerdi..
Ama biri onları gördü.
"Demek sonunda Deniz dışında başka bir arkadaş edindin, onu da denize çekiyor. Hah ne genç ama.." Kayalıkların orda yaklaşık bir saattir onları izleyen hareth, için imkansız bir durum gerçekleşmişti.
"Bu iyi bir fikirdi. Arada bir böyle yapmalıyım. Ama her zaman olmamalı. Bugün sözde balık avlamaya gidecektik. Nerdeyse öğlen oldu." Elinde tuttuğu ağa dalan Hareth gökyüzüne baktı.
"Olsun başka günlerimiz de var. Ama onun için.. bunlar son zamanları olmalı. Umarım iyi vakit geçirir."
***
Yeni bölüm atmayı unutmuşum kimse de söylemiyor..
Bölüm etkileşimi
