10. bölüm · 23:17
10. Bölüm
"Sıradaki hazır mı?”
Adamın sesi bodrumda yankılandı.
Kalbim durmuş gibiydi.
Hüseyin’in eli hâlâ kolumu sıkıyordu. Fuat ise önümde durmuştu, sanki beni saklamaya çalışıyormuş gibi.
Kapüşonlu adam birkaç adım daha attı.
Tak…
Tak…
Tak…
Sonra durdu.
“Burada birileri var.” dedi yavaşça.
Nefesimi tuttum.
Lütfen bizi görmesin.
Lütfen.
Bir anda telefon titreşim sesi duyuldu.
Benim telefonum.
İçimden küfür ettim.
Adam kafasını yavaşça bizim tarafa çevirdi.
“Kim var orada?”
Fuat hızlıca telefonu elimden aldı ve yere fırlattı.
Telefon odanın öbür ucuna kaydı.
Adam hemen sese döndü.
O birkaç saniyelik fırsatta Fuat bize bağırdı:
“KOŞUN!”
Hüseyin elimden tuttuğu gibi beni çekti.
Dar koridora doğru koşmaya başladık. Arkadan bağırış sesleri geliyordu.
“YAKALAYIN ONLARI!”
Onlar mı?..
Birden fazla kişi vardı.
Koridor karanlıktı. Sadece tavandaki kırmızı acil durum ışıkları yanıyordu.
“Hüseyin n’oluyo?!” diye bağırdım koşarken.
“Anlatıcam sadece DURMA!”
Arkamızdan ayak sesleri geliyordu.
Çok yaklaşıyorlardı.
Bir anda Hüseyin sağ taraftaki eski bir sınıfa daldı. Kapıyı kapatıp önüne masa dayadı.
İkimiz de nefes nefese yere çöktük.
Dışarıdan koşma sesleri geçip gitti.
Sessizlik oldu.
Sonunda Hüseyin bana baktı.
Gözleri doluydu.
“Meral…” dedi.
“Ne?”
“Fuat kötü biri değil.”
Sinirle ayağa kalktım.
“DALGA MI GEÇİYOSUN?!”
“Gerçekten değil!”
“BENİ BODRUMA O GETİRDİ!”
“Çünkü seni korumaya çalışıyodu!”
“BU MU KORUMAK?!”
Hüseyin bir şey söyleyecekken kapının dışından yavaşça tıklama sesi geldi.
Tok.
Tok.
Tok.
İkimiz de sustuk.
Sonra dışarıdan tanıdık bir ses duyuldu.
Fuat.
Ama sesi korkmuş gibiydi.
“Kapıyı açın…”
“Çünkü bu sefer gerçekten geliyor.”
