4. bölüm · 11/A: Başlangıç

Bölüm 4: Gözlerin Söylediği Şeyler

Z. Y∞︎︎T

Okul çıkışı yaklaşırken içimde garip bir sıkışma vardı. Timur’un söylediği şey hâlâ kafamdaydı:

“Bekle.”

Sanki bu kelime basit bir şey değil de, beni bir şeye bağlayan bir ip gibiydi.

Koridordan çıkarken Yiğit yanıma yaklaştı.

“Onun dediğini yapma,” dedi alçak sesle.

Kaşlarımı çattım. “Kimin?”

Başını hafifçe Timur’a doğru çevirdi. Timur kapının yanında tek başına duruyordu. Bizi izliyordu.

Yiğit devam etti: “Lan bu adamın her şeyi kontrol etme hastalığı var. Gerizekalı gibi davranma, Arya.”

Bir an durdum.

“Ne diyorsun sen?” dedim.

Yiğit omuz silkti ama gözleri ciddiydi. “Sonra anlarsın.”

Tam o sırada Timur yanımıza geldi.

Hava bir anda değişti.

“Ne konuşuyorsunuz?” dedi.

Sesi sakin ama sertti.

Yiğit gülümsedi, ama bu gülümseme sinir bozucuydu. “Hiç. Sadece yeni geleni uyarıyorum.”

Timur’un bakışları Yiğit'e kilitlendi.

“Benden uzak durmasını mı sağlıyorsun?”

Yiğit bir adım yaklaştı. “Evet. Sağlıyorum.”

O an ikisi arasında hava gerildi. Sanki okul değil de başka bir yerdi.

Ben araya girdim: “Yeter! İkiniz de ne yapıyorsunuz?”

İkisi de bana döndü.

Timur’un bakışında bir şey vardı… öfke değil sadece. Daha derin bir şey. Sahiplenme gibi ama yanlış bir şekilde.

Yiğit ise dişlerini sıktı. “Bak Arya… ben seni tanımıyorum ama bu adamla aynı grupta olman bile sıkıntı.”

Timur bir adım daha yaklaştı. “Bunu sana o mu söyledi?”

Yiğit güldü. “Hayır. Ben görüyorum.”

Bir an sessizlik oldu.

Ben ikisinin arasında kaldım.

Ve o an fark ettim…

Bu sadece bir grup meselesi değildi.

Bu, iki kişinin benim üzerimden birbirini yok sayma savaşıydı.

Timur’un sesi bu sefer daha düşük çıktı: “Sen ne istiyorsun Arya?”

Bu soru beni hazırlıksız yakaladı.

Yiğit cevap vermemi bekliyordu.

İkisi de bakıyordu.

Ve ben ilk defa şunu hissettim:

Ben burada “seçen” değildim…

ben zaten “seçilmiş”tim.

.........................................................................🙂