26. bölüm · Zor Aşk

26. Bölüm

Yazarrr Biriiii

Selammm arkadaşlar

Uzun zaman sonra yeni bölüm geldi. Artık düzenli olarak sınır dolduğunda bölüm gelicek. Umarım beğenirsiniz 🎀

Sınır: 20 beğeni, 60 yorum
İyi okumalar 💫

"Seni oyaladığım falan yok, sadece...

Emre, “Sadece ne?” dedi, sesini yükselterek.

“Beynim ‘sizden olmaz, birbirinizi yorarsınız’ diyor ama kalbim sensiz yapamayacağımı söylüyor.”

Emre soğuk bir şekilde, “Kararın ne?” diye sordu.

“Birbirimizden biraz uzak kalsak, ikimiz için de iyi olur bence.”

“Yani ara verelim diyorsun.”“Yani... olabilir, bilemiyorum. Bize iyi gelir belki.”

Emre, “Ara vermek senin için ne anlama geliyor bilmiyorum ama benim için: senden ayrılmak istiyorum ama kararsızım, sensiz yapabiliyor muyum, diye deneyeceğim demek.”

“Emre, lütfen anlayışlı davranmaya çalış.”

“Anlayış kotam doldu benim, Selin. Ben yanımda kararsız bir kadın olsun istemiyorum. Benimle misin, değil misin?”

“Bana zaman bile veremeyecek kadar değersiz miyim senin için?”

“Emin ol, bana bu sözleri söyleyen, beni dinlemeden açıklama bile yapmadan ayrılan başka bir kadın olsaydı yüzüne bile bakmazdım. Sence benim için değersiz misin?”

“Emre, ben seni anlayamıyorum. Bazen diyorum ki bu adam bana deliler gibi âşık... bazen de…”

“Bazen de falan yok,” dedi ve yanıma yaklaştı. Eliyle belimi sardı, beni kendine doğru çekti ve gözlerimin içine baktı. Gözlerindeki aşkı görebiliyordum. Aması falan yoktu; bu adam bana âşıktı. İkimiz de susup uzun uzun bakıştık, sonra Emre bir anda dudaklarıma yapıştı. Onu o kadar çok özlemiştim ki karşılık verdim. Biz birbirimize aittik. Bizim, ikimizden başka şansımız yoktu. Ben onsuz yapamazdım.
Ben ona aittim.

“Seni çok seviyorum.”

Emre, “Ben de seni. Lütfen bir daha benden ayrılma. Ne olursa olsun, beni kendi yokluğunla cezalandırma.”

“Peki müdürüm, siz ne derseniz o,” dedim ve uzaklaşıp boş olan tekli koltuğa oturdum.

“Biraz iş konuşalım, ne dersin? Mesela Aleyna konusu.”

Emre, “Bana kalsa iş şu an asla önceliğim değil ama konuşalım, komiserim,” dedi ve sandalyesine oturdu

.“Planımız nedir?”Emre,

“Seninle ilgili mi, işle ilgili mi?” dedi, gözlerimin içine bakarak.

“Sizi ciddiyete davet ediyorum, müdürüm.”

Emre, “Ahh ahh... Peki komiserim, öyle olsun. Plan basit: Aleyna’ya yaklaşacağım, onun duygularına karşılık veriyormuş gibi yapacağım ve ondan bilgi almaya çalışacağım.”

“Bu fikir hiç hoşuma gitmedi. Başka yolumuz yok mu?”

Emre, “Maalesef yok. Onun buraya gelme amacı benim. Ona amacına ulaştığını hissettireceğim. Ama asıl amaca ulaşan kişi biz olacağız ve o çeteyi çökerticeğiz.”

“Seni onunla görme düşüncesi bile beni sinirlendiriyor.”

Emre, “Haklısın. Aslında benim de böyle yakışıklı bir sevgilim olsaydı ben de kıskanırdım,” dedi gülümseyerek.

“Egonu da tatmin ettiysen konuyu kapatabiliriz artık.”

Emre, “Olur kapatalım ama son olarak: barıştığımızı ekipten hiç kimseye söylemeyeceğiz. Rol yapmamız gerekiyor.”

“Peki müdürüm, ama şimdiden uyarıyorum: rol için bile olsa bana karşı sert bir şey söylersen susmam, haberin olsun.”

Emre, “Merak etme, dikkatli konuşurum. Ama sen de kelimelerini özenle seç.”

“Anlaştık " Dedim Kapı çaldı ve biri içeri girdi. İçeri gelen kişi Yiğit’ti. Bakışlarımızı ona çevirdik.

Emre, “Ben girebilirsin dediğimi hatırlamıyorum, Yiğit.

”Yiğit, “Kusura bakmayın müdürüm, acil olmazsa gelmezdim.”

Emre, “Dinliyorum, Yiğit.”

Yiğit, “Müdürüm isterseniz toplantı odasına gidelim çünkü fuhuş dosyasıyla ilgili gelişmeler var.”

“Sonundaaa!” dedim ve oturduğum sandalyeden ayağa kalktım. Emre hiç tepki vermedi, o da ayağa kalktı ve odadan çıkıp toplantı odasına gittik. Aleyna dâhil tüm ekip oradaydı.

Başkomiser Mehmet, “Hoş geldiniz müdürüm.”

Emre, “Konuya girelim arkadaşlar.”

Başkomiser Mehmet, “Tabii müdürüm. Uzun zamandır peşinde olduğumuz fuhuş dosyasıyla ilgili gelişme bulduk.”

Emre, “Liderini biliyor muyuz?”

Mehmet, “Şimdilik hayır ama onun sağ kolu olan Korhan Mirza’yı tanıyoruz,” deyip bilgisayardan bir fotoğraf açtı. Esmer, kirli sakallı, yüzü ‘ben şerefsizim’ diye bağıran, 30’lu yaşlarında bir adam. Hepimiz fotoğrafa baktıktan sonra

Mehmet konuşmaya devam etti:“Bu adam zor durumda olan kadınları kandırıyor ve sonra o kadınları pis işleri için kullanıp onlardan para kazanıyor. Bu iş için bazen çocukları olan kadınları tehdit ediyor, bazen de genç kızları tuzağa düşürüyor. Ama bunu elbette tek başına yapmıyor. Onun yardımcısı olan İlayda Kalkan...” diyerek bu kez beyaz tenli, kızıl saçlı, 25’li yaşlarda bir kadının fotoğrafını gösterdi.

“Bu kadın, genç kızlara ‘size yardımcı olacağım’ diyerek Korhan’a götürüyor. Sonra da zaten Korhan, zorla onları yanında tutuyor.”

“Şerefsiz ya! Aşağılık herif!” dedim kendimi tutamayıp.

Emre, “Bu bilgiler işimize yarayacak. Güzel bir plan yapmamız lazım. Eğer ki sağlam bir plan yaparsak, liderlerine de ulaşırız.”

Yiğit, “Evet müdürüm, biz bunu da düşündük. Ekipten bir kızı kullanarak onların içine sızmış olacağız.

”Emre, “İyi fikir ama çok riskli. Ben ekibimden kimseyi riske atamam.”

“Ben gitmek istiyorum,” dedim.

Emre, “Sen hiçbir yere gidemezsin.”

“Ben gitmek istiyorum,” dedim kararlılıkla.

Emre, “Selin, sana müdürün olarak hiçbir yere gidemezsin diyorum!”

“Müdürüm, biliyorum riskli ama tüm ekip benim yanımda olacak. Hem ben sizin için ekibinizdeki sıradan bir komiserim artık.”

Emre, “Ben de aksini söylemedim zaten. İyi, peki, git. Ama ekipten biri daha yanında olacak ve bir şey olursa operasyon bozulur. Bu, senin için olduğu kadar ekipteki herkes için de geçerli. Başka gönüllü var mı?”

Cemre ile Burcu aynı anda “Ben,” dedi.

Yiğit, “Cemre, sen hiçbir yere gidemezsin!” dedi.

Cemre, “Bu benim işim Yiğit, karışma.”

Emre, “Peki o zaman, Selin ile Cemre hazırlan. Alize, sen de yarın için Selin ve Cemre’yi İlayda’yla görüştür. Toplantı bitmiştir,” deyip odadan çıktı.

Herkes sırayla odadan çıktı, ben en sona kalmıştım. Tam ben çıkacağım sırada Emre odaya girdi.

“Ben sana karışmam, öyle mi?” dedi.

“Bilmem, karışır mısın?”

“Karışırım! Çünkü sana deli gibi aşığım. Sen benim kadınımsın, benimsin. Sana bir şey olmasından deli gibi korktuğum için karışırım,” dedi ve yanıma yaklaştı. Aramızda hiç mesafe kalmamıştı.

“Bir şey olmayacak, merak etme.”

“Olmasına asla izin vermeyeceğim. Aleyna operasyonu duyduysa bilgi aktarımı yapıp işi bozabilir. Ama bunu yapacağını sanmıyorum çünkü yaparsa onun bu işte olduğu ortaya çıkar. Yine de dikkatli ol.”
Nefesi yüzüme değiyordu, vücudu vücuduma. Kokusu o kadar güzeldi ki… Bu adamın karşısında kendime hâkim olmak imkânsızdı.

“Tamam sevgilim,” diyordum ki Emre dudaklarıma yapıştı. Dudakları dudağıma o kadar yumuşak değiyordu ki, canımın acımasından korkuyor gibiydi. Beni öperken bile canımın acıyabileceğini düşünüyordu.

OTOPARK

Aleyna: “Korhan, yarın yanına iki komiser kız gelecek. Hazırlıklı ol. Esmer olana bir şey yapma. Senin işin kumralla. İsmi Selin ama muhtemelen takma isim kullanacak. Sen direkt işini bitir. Dile benden ne istersen, gerekirse hapis yatarım umurumda olmaz. Ama bu kız yaşamasın!”