8. bölüm · ZIT KUTUPLAR

BÖLÜM 8: ENKAZIN ALTINDAKİ GERÇEK

Masal Arslan

Eren için dünya o bahçede durmuştu. Lina’nın "Kalp hastasıydım!" çığlığı kulaklarında yankılanıp duruyordu. Eve gider gitmez kapıyı çarpıp babasının çalışma odasına daldı.
"Bana her şeyi anlatacaksın!" diye bağırdı Eren. "Lina... O yaz neden gitti? Neden bana söylemediniz?"
Babası derin bir nefes alıp başını öne eğdi. "Ailesi kimseye söylemememizi istedi Eren. Durumu çok kritikti. Seni üzmek, seni o bekleyişin içine sokmak istemedik. Lina, ameliyattan sağ çıkmama ihtimaline karşı senden uzak durmak istedi. O mektubu da sana ulaştırmamızı o istedi ama... annen mektubun seni daha çok yıpratacağını düşünüp sakladı."
Eren duyduklarıyla sarsıldı. Annesinin çekmecesine koştu ve o mektubun eksik kalan parçalarını buldu. Mektupta Lina şöyle yazmıştı: "...Eğer uyanamazsam, beni hep o sahil kenarında, gülümsediğim halimle hatırla Eren. Seni sevmekten hiç vazgeçmedim."
Eren, dizlerinin üzerine çöktü. Kendi kibri, öfkesi ve Lina’ya yaşattığı o son sahne bir film şeridi gibi geçti gözlerinin önünden. Lina onu sevdiği için gitmişti, Eren ise onu geri döndüğü için cezalandırmıştı.
Gözyaşları mektubun üzerine düşerken tek bir şey biliyordu: Ne pahasına olursa olsun Lina’nın kendini affetmesini sağlamalıydı. Ama Lina, Eren’in yüzünü bile görmek istemiyordu.