Zeytin'in Gözünden Aiaia kitap kapağı

3. bölüm / 5

3. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 3. Bölüm

Sesin geldiği yere vardığımızda taşlara çarpa çarpa ilerleyen şeffaf bir sıvı gördüm. Anladım. "Su..." dedim.
Yanına çömeldim. İçinde gökyüzü vardı. Elimi uzattım. Parmak uçlarım değdiği anda irkildim. "Soğuk." dedim. Söğüt gülümsedi. "Öyle. Burası bir dere."
Birazını avuçlarıma aldım. Parmaklarımın arasından akıp gitti. "Yine mi sularımı rahatsız ediyorsun, Söğüt?" diye neşeli bir ses duyuldu. Başımı kaldırdım. Suyun ortasında bir kız belirmişti. Çok güzeldi. Sarıya yakın açık kahverengi saçları suya yaklaştıkça yosun yeşiline dönüyor ve suya karışıyordu. Omuzlarından aşağı sudan yapılmış gibi görünen açık mavi kumaşlar akıyordu. Yüzgece benzeyen ayaklarının olduğu yerdeki su dönüp bükülüyor, sanki onu bırakmak istemiyordu. Söğüt'e fısıldadım. "Kim o?" Söğüt gülümsedi. "Argura. Bir potameid." Argura bana yaklaştı. Eğilip yüzüme baktı. "Yeni mi uyandı?"
"Evet." dedi Söğüt.
Elimi suya daldırdım. Su yine avucumdan aktı. "Su neden benden kaçıyor?" diye sordum potameide. Argura ufak bir kahkaha attı. "Suyun amacı budur. O kaçar ve yolunu bulur. Hem sen buna su mu diyorsun?"
Merakla başımı kaldırdım. "Değil mi?"
"Hayır! Bu sadece küçücük ve bana ait bir dere." Eliyle uzakları gösterip iç çekti. "Bir de denizi görün siz..."
Etrafa bakındım ama yakınlarda bir ağaç göremedim. "Senin de bir ağacın var mı?" diye sordum potameide. Argura güldü. "Hayır, biz potameidler suya bağlı yaşarız. Bizim kalbimiz dalgalardır. Bak." Parmaklarıyla birkaç hareket yaptı ve dere de hareketlerini taklit etti. Tıpkı benim küçük fidanımın benim için yaptığı gibi.
"Denize gidebilir miyiz?" diye sordum Söğüt'e. Söğüt gülümsedi. "Tabii, ama dikkatli ol, senin köklerin fazla suyu sevmez."
"Köklerim mi var?"
"Hepimizin var. Sadece toprağın altında."
Argura'ya döndüm. "Peki senin köklerin var mı?"
"Benim mi? Benim de köklerim var ama sizinkilerden biraz daha farklı."
"Nasıl yani?" dedim.
"İzle." dedi tek kolunu havaya kaldırarak. Su onun emirlerine uydu ve yavaşça Argura'yı havaya kaldırdı. O zaman ayaklarını gördüm. Yüzgece benzemelerinin sebebi suya bağlı olmalarıydı. Su, damar gibi dolanmıştı. "Bunlar benim köklerim." dedi.
"Köklerin çok sıkı görünüyor. Buradan uzaklaşabiliyor musun?"
Argura'nın yüzünü hüzünlü bir gülümseme kapladı. "Çok değil. Ama siz gidebiliyorsunuz, denize benden selam söyleyin."
Söğüt'e döndüm. "Bizim de köklerimiz varsa biz neden ağaçlarımızdan uzaklaşabiliyoruz?"
Söğüt güldü. "Çok soru soruyorsun, ufaklık. Ama biz de çok uzaklaşamayız. O yüzden dikkatli olmalıyız. Hele sen daha çok dikkatli olmalısın."
"Neden?" diye sordum.
"Basitçe anlatmak gerekirse ben bir dryadım demiştim ya, dryadlar ölümsüzdür, ama sen yani hamadryadlar ağaçları ölürse ölürler."
Gözlerimi kırpıştırdım. "Ölüm nedir?"
Argura, Söğüt'e baktı. "Hiçbir şey bilmiyor!"
Söğüt bir süre düşündü. "Bunu açıklayacak doğru kişi ben değilim bence."
"Kim peki?" diye sordum.
"Diğer hamadryadlara sorabilirsin. Onlar bu konuda daha bilgili."
"Başka hamadryadlar da mı var?"
"Tabii ki. Bazıları fidan, bazıları yetişkin. İstersen sana onları gösterebilirim."
Başımı heyecanla salladım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…