1. bölüm · Zehirli Miras
Bölüm I: Firar
Ethan, arabasının camını hafifçe araladığında o metalik kokuyu ilk kez hissetti. Tabelada silik harflerle yazılmış "Gümüştepe: 2 km" yazıyordu. Ethan direksiyonu sıkıca kavradı. Buraya yalnızca 20 yıllık maden çalışmasını sonlandırmaya ve madeni tekrar devletin envanterine almak için gelmişti. En azından o öyle sanıyordu...
"Burası 20 yıl öncekinden çok daha farklı. Sanki kasabaya teslim ettiğimiz bölge bu kadar soluk değildi. Bilmediğim, tehlikeli bir şeyler dönüyormuş gibi seziyorum. Neyse, sakin ol Ethan... Sadece bir hafta; raporu yaz, mührü vur ve evine geri dön."
Ethan gerçekten de haklıydı. Bir zamanlar cıvıl cıvıl olan kasabanın girişi şimdi ölü gibiydi. Yol kenarında ağaçların şekilleri değişmiş, bahar olmasına rağmen tek bir çiçek bile açmamıştı. Ağaçları yuva bellemiş hayvanların ise izi bile yoktu.
***
Ethan kasabaya vardığında meydanda kimse yoktu. Ancak herkes evinde, perdenin arkasından Ethan'ın her adımını takip ediyordu. Ethan meydanda ilerlemeye devam etti. İleriden gelen orta yaşlarda bir silüet belirdi. Ethan ona doğru yavaş ve temkinli adımlarla yaklaştı. O esnada gizemli silüetten bir ses yükseldi.
"Korkma evlat, benden sana zarar gelmez. Asıl korkman gereken kişi Gümüştepe'nin altında yatan o canavar olduğunu yakında anlayacaksın zaten." dedi adam.
"Merhaba, sözlerinizden pek bir şey anladığım söylenemez. Buraya madeni teslim alan Basri Beyle görüşmeye geldim. Söylenenlere göre beni burada bekliyor olacaktı. Siz o musunuz?"
" Hayır evlat ben Basri değilim. İsmim Şefik.Yaklaşık 50 yıldır bu kasabada yaşıyorum."
" Anladım Şefik Bey, öyleyse beni Basri Beye götürebilir misiniz lütfen? İsterseniz size yetki kağıdımı da gösterebilirim."
" İstemez evlat, kasabaya bir dedektif geleceği bize zaten yıllar öncesinden söylendi. Basri Bey'in evi tepede gördüğün şu köşk. Eğer hala oradaysa..."
Şefik sözünü tamamlayamadan Basri Bey'in köşkünden bir ses yükseldi. Bir bomba sesi... Kasabalı telaşla gaz maskelerini de alıp dışarı çıktı. Ortamda büyük bir uğultu vardı. Herkes Basri'nin firar ettiğini düşünüyordu. Ethan daha fazla sessiz kalamadı ve "Neler oluyor burada?" dedi. Gözlerinde büyük bir korku vardı. Kasabalı yine büyük bir uğultuyla cevap veriyordu ancak hiçbir şey anlaşılmıyordu. Şefik gürültüye dayanamayıp "Susun artık! İstenilen şey asılsız bir dedikodu değil, gerçeği öğrenmek." Şefik'in bu sözünden sonra herkes mahcubiyetle sessizleşti. Ethan tekrardan yöneltti sorusunu "Neler oluyor burada?" Koşarak meydana gelen telaşlı bir çocuk göründü o sırada. Bu çocuk kasabanın gazetecisi Mehmetti. Mehmet meydana vardığında telaşlı ve soluk soluğa kalmış sesiyle başladı konuşmaya:
" Şefik Amca, kaçtı... Kaçtı..." dedi. Şefik bir an duraksadı, artık onun gözleri de telaş doluydu. Kasabanın geri kalanından söz etmeye gerek bile yoktu. Bu sefer Ethandan yükseldi ses "Kim kaçtı?" Mehmet cevap verdi "Basri Bey kaçtı. Bodrumdan tünel kazmış, sonrada Gümüştepe'ye bomba bırakmış ve gitmiş."
