11. bölüm · Zehirli Aşk
Çiçek Kokusu
(Emir'in anlatımı ile.)
Gelen silah sesi ile gözlerimi sıkıca kapattım.Fakat ne alnımın ortasından kurşun geçtiğini nede kalbimden vurulduğumu hissediyordum.Gözlerimi açtığımda etrafta kendi kanımın kokusu değil de Simay'ın çiçekli parfümünün kokusunu alıyordum.Gözlerim Simay'ın gözleri ile keşiştiğinde Simay bir an bana baktı ve sonra gözlerini tavanın köşesinde ki kameraya çevirdi.Bunu ne zaman kurmuşlardı?
-Emir'i seviyorum,aşığım.Bu nedenle sevdiğim adamı vurmayacağım!
Simay'ın dedikleri ile şoka uğramış gibi hissediyordum.Beynim erimiş gibiydim.Ama Simay'a zerre güvenim kalmamıştı.Daha nasıl güvenebilirdim ki?Az önce kafama dayalı namlunun ucunda bulunan kadın şimdi beni sevdiğini söylüyordu.İnandırıcı mı?Hayır.Peki ya ben Simay'dan vazgeçebilir miyim? sanmam.Ben sevmiyordum,aşıktım.Sevmek ve aşık olmak arasında çok fark vardı.Aşık olmak için sevmek gerekirdi fakat Sevmek ve Aşık olmak aynı şey değildi.Çok karmaşık değil mi?Aynı Simay gibi.Bir dakika önce beni öldürmeye şimdi ise yaşatmaya çalışan Simay gibi.Ama bunlar pek önemli değildi.Ben bu gibi olayları beş yaşındayken beni yastık ile boğmaya çalışan annemi sorgulamadığım gün umursamamaya başlamıştım.
-Bileğimdekileri çıkart Simay.
Sesim en az buzullar kadar soğuktu.Aynen onun kafama soğuk namluyu dayamadan dakiklar önce ki çıkan ses tonu gibi.Beni üzen beni öldürmeye teşebbüs etmesi değildi.Bunu yapmaya herkes çalışıyordu.Benim takıldığım konu beni kandırması ona olan güvenimi kırmasıydı.
Ben öldürmeye gittiğim kadına aşık olmuştum.O ise öldürmeye teşebbüs ettiğim kadın olarak beni kendine aşık edip öldürmeye teşebbüs etmişti.
Ben bir daha ona dokunamayacak kadar sarsılmışken o bana güvenmeye başlıyordu.
Bir gemi olsak batar,bir uçak olsak düşerdik.
İnsan iken de sevmeyi bile beceremiyorduk.
Başarısız intihar girişimi gibi bir şeydi bu.
Simay kelepçeyi çıkarınca ayağımda ki halatı çözüp ayağa kalktım.Bir kaç adım attım ve Simay ile yüzlerimizin çarpacak kadar yakın olmasını sağladım.Tek elimle yanağını okşuyordum.
-Beni kendinden soğutmaya mı çalışıyorsun bilmem ama tek eksilen parçam güven oldu,sana olan aşkım ne kadar istemesem de içimde.Seni sevmiyorum,ama aşığım.Eğer o namlunun ucunda beni gerçek anlamda değilde mecazi anlamda kalbimden vuran gözleri görseydim senin Simay olduğuna inanırdım.Sen Simay değilsin,sen benim "Benim olsun." Diye dua ettiğim kadın değilsin.
Kafasını iki yanına doğru genişçe salladı.
-Ben ne kadar inanmasanda aşık oldum Emir.Sana aşık oldum.Eğer olmasam o namlunun ucunda abim olsa yine vururdum.Ama senin gözlerin ile gözlerim kesiştiğinde kitlendim Emir.Yapamadım,elim titredi parmağım tetiğe yerleşti ama yapamadım.Ben olsam bende bana güvenmezdim.Özür dilerim Emir, özür dilerim...
Bu sefer ben geri çekildim.Ona artık kolay kolay dokunamazdım.Hayran olduğum teninden önce duvarları,çivili tahtadan yolları vardı.Gerekirse hepsini geçerdim fakat Gururumu ezip geçemedim.Sadece uzaktan kan kırmızısı dudaklarına,ceset renginin solukluğu kadar soluk tenine,silahın sesinin keskinliği kadar keskin gözlerine bakmakla yetindim.Ondan uzak durmak bana acı ama güven veriyordu.
-Beni öldürmeye çalıştın Simay,İnsan öldürür mü sevdiğini?
Gözlerinden süzülen yaşlar dudaklarına akarken kafasını şiddetle iki yana salladı ve dizleirinin üstüne bıraktı kendini.
-Sevdiğini öldürmeye çalışır mı bilmem ama,eğer sevgi ve aşk pompalayan duygularını,kalbini öldürmeyi bilen varsa yardım etsin!
Dizlerimin üstüne,yanına çöktüm.Çenesine yukarı doğru hafif bir baskı uygulayıp başını dik tutmasını sağladım.Bana anlam veremediğim gözlerle bakıyordu.Veya ben isim koymamayı tercih ediyordum.Ellerimle sıkı bile olmayan bir şekilde bileklerini kavradığım da acıyla inleyince endişe ile bileklerine çarptı gözlerim.Bileklerinde derin kesik izleri vardı.Hemde daha taze duruyorlardı.
-Bu ne?!
Kafasını iki yana salladı.
-Bir şey yok.
Sinirlenmiştim sesim fazla çıkıyordu.
-Delirtme kızım beni,kim yaptı onu söyle!
Omuz silkti.
-Kayra Duman işte,ama merak etme Ulaş halletti.
Kaşlarımı çattım.
-Ne yaptı Ulaş?
Gözlerini yere çevirdi.
-Kayra'yı kızı Mira'nın önünde öldürdü.
Ufak bir kahkaha attım.
-Mira benim İşbirlikçim zaten Simay.
Bir anda kaşları çatıldı.
-Nasıl?
Kafamı onaylar şekilde salladım.
-Evet.
Ellerimden bileklerini kurtarmaya çalıştı.
-Tamam şimdi bileklerimi bırakta gideyim.
Kafamı iki yana salladım gitmesini istemiyordum.
-İzin vermiyorum.
-İzin aldığımı hatırlamıyorum.
Ayağa kalktım ve etrafı toparlamaya başladım.Ulaş gelirse haklı olarak Simay'ı benden uzaklaştırırdı.
-Kızım,susta çıldırma beni!
Gözlerini devirip odadan çıktı.Bununla işim oldukça zordu.Direkt kendi odasına çıktığına emindim.
🔥🍂🍷
Elimde ki Shakespeare'ın "Aşkın Emeği Boşuna." Adlı kitabıyla içimde ki dürtü ile doğruldum.Elimde ki kitabı bir köşeye koyup Simay'ın odasına ilerledim.İçimde kötü bir his vardı.Kapıyı çaldığımda ses gelmeyince uyuduğunu düşünüp yavaşça kapıyı açtım.Uyuyordu sanırım.Hayır,hayır,hayır!
Yatakta kan izleri vardı.Herhangi bir yarası varmış gibi durmuyordu.Hızlıca ona yaklaşıp baktığımda evet tahminim doğru idi.Yarası yoktu.Gözlerin bileğinden şelale gibi akan kana çarpınca farkettim herşeyi.İntihar girişiminde bulunmuştu.Nefret Ediyorum!
Ayağa fırlayıp bulduğum ilk bez parçası olan yastık kılıfını Simayın bileklerine sargı şeklinde doladım.Hızlıca kucağıma alıp koşmaya başladım.Merdivenlerden indirip arabaya bindirdim.Arka kısımda yatar şekildeydi.Gözlerin devamlı dikiz aynasından ona bakıyordu.
🔥🍂🍷
-Karınız iyi Emir Bey,bir kaç gün elini suya değdirmesin, birde sargılarını çok zorlamasın yeterli olacaktır.
Kafamı salladım ve Simay'ın bulunduğu odaya gittim.Uyanıktı fakat bana bakmıyordu.Hayır görmezden gelmiyordu fakat bakmıyordu da.
-Simay.
Gözleri benim gözlerime çarptı.
-Efendim.
Derin bir nefes aldım.
-Neden böyle bir şey yaptın?
Bakışlarını kaçırdı.
-Seni kendimden kurtarmak istedim.
Kafamı iki yana salladım ve o doğrulunca hasta yatağının yanına kıvrıldım ve başımı omzuna yasladım.
-Sensiz kurtulursam yazıklar olsun bana Simay.
