17. bölüm · Zehirli Aşk

Ağırlık

Meliboo🤍💤

(Simay'ın anlatımı ile.)
Dolu gözlerle spor salonuna gelmiş bacaklarımın üstünde duran ağırlığı kaldırmaya çalışırken bir yandan da ağlamamak için kendimle savaşıyordum.Gözümden akan bir damla eş zamanlı olarak tam kalçamın üzerinde bir el hissettim.Arkamı dönüp baktığımda tanımadığım iri cüsseli bir adam olduğunu gördüm.Nazik olmaya çalışarak bana bakıyordu.

-Sorun nedir küçük hanım?

Kaşlarımı çatıp sesimi yükselttim.

-Elinin kalçamda olması ahbap!

Bana bakıp kaşlarını çattığını gördüğümde sinirlerim iyice bozulmuştu.Spor çantamı toparlayıp salonun önüne çıktım.Deli gibi yağmur yağıyordu fakat ben buraya taksiyle gelmiştim.Ve daha taksi bulacağımı sanmıyordum.Telefonumu çıkarıp ağladığımı belli etmemeye çalışarak Emir'i aradım.

-Alo,senin nefesin mi titriyor Simay?!

Açar açmaz endişelenmesi yüzümde bir tebessüm oluşturdu.

-Beni alır mısın?

Bir kaç saniye sonra dudaklarımdan bir hıçkırık kopunca sesi bir süreliğine kesildi.

-5 dakikaya oradayım.

Telefonu kapatıp konuk attım,beş dakikaya burada olması imkansız ötesiydi.Yinede umutla beklemeye başladım.Tam 4 dakika sonra Emir'in arabası önümde duraksadı.Emir arabadan inip yanıma geldiğinde kızarmış gözlerimi görmemesi için kafamı eğdim.Çenemden tutup başımı yukarı kaldırdığında ona baktım.

-Neden ağladın?

Soğukça konuştum.

-Merak etme,senin aptallığı yüzünden değil.

Derin bir nefes alıp spor salonuna yöneldi.Hiç umursamadan arabaya bindim ve camdan dışarı baktım.Bir süre geçtikten sonra arabaya geldiğinde beyaz gömleğinde ve dudağının köşesinde kan vardı.

-Ne yaptın Emir?!

Omuz silkti.

-Ben belanı sikerim dedim adamda sik dedi.

Sabır çeker gibi söylendim.

-Deli misin sen?

Kafasını onaylar gibi salladı.

-Sana deliyim.

Yavaşça dudağının köşesine dokunduğum da odamı değiştirecek şekilde konuştu.

-Öpte geçsin.

Yarasına yavaşça tırnağımı geçirince inledi.İkimizde önümüze dönmüştük.

-Çocuk Kartal'dan mış.

Kaşlarımı çatıp ona baktım.

-Ne,nasıl?

Hafif omuz silkti.

-Biz evden çıktığımız gün ikiside alkollüymüş.Yatmışlar.

Kafamı iki yana salladım.

-Şaka gibi!

Yolda bir takım protesto yapan insan topluluğu görünce Emir'e baktım.

-Hadi bizde katılalım.

Kafasını iki yana salladı.

-Olmaz.

Omuz silktim ve kaşlarımı çattım.

-Olacak.

Emir bir süre yer arayıp arabayı müsait bir yere çekti ve indik.Biz sakin sakin yürürken bir tane kadın bana yaklaştı ve elime bir pankart verdi

"Türk'e durmak yaraşmaz."

Pankartı havaya kaldırdım ve etraftaki pankartları okumaya çalıştım.Hepsi çok yaratıcıydı.Polislerin ve barikatın olduğu yöne doğru bakarken Emir belimden tuttuğu gibi kendimi tam polislerin önünde bulmuştum.O belimden tuttuğunda bende omuzlarından tuttum ve dans etmeye başladık.Etrafımızda binlerce Flaş parlıyordu.
❤️🔥🫀🩸
Araba koltuğuna yaşlanmış soluklanırken Emir'e döndüm.

-Yoruldum.

Sırıttı.

-Kucağım boş,gel dinlen.

Yumruk yaptığım elimi sertçe omzuna vurdum.

-Sus bakiyim Emir.

Sırıttı.

-Ne o,utandın mı?

Kafamı hızla iki yana salladım fakat kızarmış olmalıydım.

-Ooo,sen böyle her şeye utanırsan bizim nasıl çocuğumuz olacak?