Bölümler 5Şu an: Enkaz/2
- 1 -Giriş-281 kelime
- 2 Enkaz/1412 kelime
- 3 Enkaz/2614 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Enkaz/3196 kelime
- 5 Enkaz/4301 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İçimdekileri yazıya o kadar fazla döktüm ki içimde yansıtabikecek bir döküm parça kalmadı.
Yansıtabildiklerim zaten kağıtta yansıtamadıklarımı aynadan zor görüyorum.
"Hakaret etmemiş olman kırmayacağın anlamına gelmez.
Ayrıca unutma ki bir insanı kırman için hakaret etmen de gerekmez.
Ben yokmuşum gibi davranıyorsun böyle devam edeceksen hiç konuşma daha iyi.
Sadece kırmaya devam et, onarmaya çalışma dahi. "
Demiştim ona...
Onarmaya çalışmadığı kırık parçalara yalandan da olsa yara bandı bile yapıştırmadan gelişigüzel bir defa daha bastı o parçalara ayrılmış tüm benliği.
Kırmaya devam etmesi yakmıyordu canımı, canımı yakan onarmaya dahi çalışmamasıydı.
Genelde içinde bir tür sevgi kalmamış binlerce tür nefret olan insanlar şiirleri çok sever.
Kendisi istememiştir kini, sevgisizlik ve yalnızlık oluşturmuştur onu.
---
Kendim istememiştim duygusuz davranan birisi olmak, kendim istememiştim seni uzaktan izlemek.
Sen beni bu hale getirendin uzaktan seyrettiren, uzaktan serbest yakından asla...
Ben senin kelebeğe dönüşmeni istemiştim.
Sense kelebeğe dönüşemeyecek minik bir tırtıldın.
Ben senin uçmanı istemiştim.
Sense uçamazdın, yapraklara tutunurdun.
Ben senden bir ömürlük sevgi istemiştim sense kendi ömrüne bile sevgi veremeyecek 2 günlük yaşama sahip olandın.
Çok şey istemiştim ne de olsa istenenler, istenileni getirmiyor ya şanslıydım.
Ben sana uçmayı öğretmiştim sen bana kanatlara sahip olunmadan hiçbir şey yapılamayacağını öğretmiştin.
Ben seni sen yapanı bulmayı öğretmiştim sana, sen beni ben yapanı bulunamaz olduğunu öğretmiştin bana.
Senin kalbindeki ateş beni ısıtmaya yeterdi, ne gerek vardı ki ateşe vermeye.
Ne gerek vardı ki tüm enkazı bir yığına çevirmeye.
Kalbimden o kadar çok parça koparttılar ki kaybolan parçaları aramakla vakit kaybetmeyeceğim.
Defalarca canımı yaktılar, yara bandı aramayacağım.
Kimsesizlik fazlaca sardı yanımı, yalnızlık aramayacağım.
Sensizlik o kadar kapladı ki kalbimi, kalp atışlarımı dinlemeyeceğim.
Bir insanı sesi güzel olduğu için mi seversin, yoksa sen sevdiğin için mi güzeldir onun sesi?
Bir insanı güzel olduğu için mi seversin, yoksa ruhunu sevdiğin için mi güzeldir o?
Bir insanı yanlışları kendisini ele geçirmiş olsa da sırf o diye sever misin?
Belki de defalarca eskiyi ararsın, gözlerin hep şimdiyle geçmiş arasındaki döngüye hasret olur.
Hasret o kadar artar ki, siyaha bürünse de kararsa da o ufukta yine beklersin.
Sonuçta biz kalbimizin ritmiyle hareket edenlerdik değil mi?
-Kalbimizin sesini dinlemezsik ama kalbimizin ritmiyle hareket ederdik. :( -
-Kendimizi dinlemez, kendimizi onun dedikleri için hareket ettirirdik.-
-Gökyüzünü bakardık ama gökyüzünde onu gördüğümüz için seyrederdik.-
Bir gün geldi ve gitmeden önce elime bir balon tutuşturdu ve dedi ki
-"Bu balonu al senin umudun olsun, geri döneceğim."
O an saçma gelmişti ama sonradan anladım ki aptal olmalıydım.
Demek istediği
Bu balon eninde sonunda ya patlayacak ya da uçup gidecek ama sen bu balonu patlayana kadar bekletmezsin ve boşluğa bırakırsın.
Balonun uçmasıyla umut da yok olur, ümit de.
Anlarsın ya ben de.
Ben de aptal gibi demiştim ki
-"Umudumun olması için beklemem gerekmez mi sadece beklemek istemiyorum. Umudum olmazsa olmasın ben beklemeyeceğim."
-"Beklemezsen tutunacağın bir aracın olmaz."
-"Balon kaybolduğunda ve ortada olmadığında da benim tutunabileceğim bir aracım kalmamış oluyor.
Öyleyse söylese bana neden bir araca tutunmamı ıstıyorsun benden, her türlü ortadan kaybolacaklar."
-"Zaman gösterir, zamanı geldiğinde aracın olmadan da amacının olabileceğini anladında zaman gösterir sana zamansızlığın ortasında da bir umut olabileceğini."
O umut hiçbir zaman gelmemişti.
Yıldızlar parladığında gösterirdi belki de yolunu ay ışığı sana.
Pekala, sen neden sabah arıyordun yolunu?
Bir umudun olmadığından mı bir umudunun olabileceğini düşündüğünden mi?
Sen gittiğinde ne seni durdurabilirdim ne de seni geri getirebilirdim.
Gidenleri geri getirsen ne fayda?
Bedeni seninle olsa da ruhu gitmiş ne de olsa.
Bana demişti ki:
-"Seninle birlikte izliyor olacağız dolunayı, beraber bakıyor olacağız aya."
-"Ya ben yanında olmazsam, hala daha birlikte mi izliyor olacağız?"
-Unutma, beraber olmak demek yan yana olmak değildir. Hiçbir zaman.
Berabersek birbirimize dokunmamıza, hissetmenmize gerek yok.
Birlikteysen ruhun da onunladır çünkü birlikte nefes alırsın çünkü onunla yaşarsın."
-"Ya birimiz nefes almıyor olursak."
-"Birbirimiz için nefes alıyor olmamız yeterli."
Bölüm etkileşimi
