5. bölüm / 6
Zamanda Yalnızlık5
Bölümler 6Şu an: 5
- 1 11.774 kelime
- 2 2747 kelime
- 3 3954 kelime
- 4 41.558 kelime
- 5 51.102 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 61.847 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir maske düştü, gerçekler ortaya çıktı,
Arkadaş ihaneti, en derin yarayı açtı
Yine de şükrediyorum her anıma,
Çünkü ihanet, gösterdi gerçek yüzünü bana.
Şimdi anlıyorum, her gülen yüz dost değil.
Gözlerimi yavaşça açtım , etraf aydınlanmış sabah olmuştu. Telefonuma uzanmak için kolumu kaldırmaya çalıştım ama anında kolumda acı hissettim.
Kafamı sakince kaldırıp koluma baktım. Koluma bant yapıştırıp serum takmışlardı ve hareket ettiğimde de bu bant derimi çekiyordu .
Diğer tarafıma baktığımda ise elimi sımsıkı tutmuş ,kafasını kolumun üzerine koymuş uyuyan Alp' i gördüm.Saçları sanki savaştan çıkmış gibi , olduğundan daha fazla dağılmıştı .Çok tatlı görüküyordu
Bu düşünceler ile yüzüme gülümsemenin yayıldığını hissettim. O sırada Alp gözlerini kırpıştırmaya, haraketlenmeye başladı . Uyanacağını fark edip kafamı tekrardan diğer tarafa çevirdim ve gözlerimi kapattım. Uyanık olduğumu bilmemeliydi yoksa ona baktığımı anlayabilirdi ve bu benim için hiç iyi olmazdı. Ondan etkilendiğimi düşünebilirdi.
Kolumun üzerindeki kafasının ağırlığının kalktığını hissetim."uyandın mı?" Sesi boğuk ve uykulu çıkıyordu sanki ona ait değil de sert birine ait gibiydi...
Ama nedense bu ses tonu çok hoşuma gittmişti. Kendimi hareket etmemek ,gülmemek için zor tutuyordum.
Sorusuna cevap vermedim. Uyuduğuma inandirmam lazımdı. "Hey hadi ama gözlerin hareket ediyor beni kandıramazsın ayrıca gülüşünü de saklamaya çalışma sırıttığın belli' Güzel Renkli Çiçek ' "ah hadi be ben bunu unutmuştum bu sözcükleri her söylediğinde içimde kıpırtı oluyordu. Sanki tırtıllar kelebeğe dönüşüyordu.
"Aç gözlerini güzelim " emir veren sesini dudaklarımda hissetim .Çok yakındı gözlerimi açmaya çekiniyordum açarsam bayilabilirdim.
Bu aralar zaten bayılmaya alşmıştım bu da ilaç gibi olurdu ama zehirlisinden...
Ona o kadar yakından bakmak uvvv tüylerimi ürperdi.
Daha fazla dayanamayıp gözlerimi açtım .Sonuçta nereye kadar kaçacaktım dedektif gibiydi hemen buluyordu. Tam da düşündüğüm gibiydi aramızda en fazla 1 mm falan vardı .Saçları yüzüme doğru sarkıyordu ."çok güzelsin" ağzının içinde fısıltıyla söylemeye çalıştığı bu iki kelime her şeyi unutmama yetti. İkidir bana her şeyi unutturuyordu .Resmen kalbim bağımsızlığını ilan edip göğsümü delip gidecekti . Karnımın da kalbimden kalır bir yanı yoktu, kelebekler biraz daha çabalasalar benide uçuracaklardı. Ona kapılmaya başladığımı fark ettim ama elde değildi .
Sanki o mıknatıstı ve ben ona çekiliyordum.
Kapı iki kez tıklatılıp açıldı ve içeriye hemşire ile Emir girdi. (MEDYA)
Emir'in ağzı kocaman açılmıştı ,hemşirenin de ondan kalır yanı yoktu...
Alp' i üzerinden itip kalkmaya çalıştım ama başım dönünce kendimi tekrardan yatakta buldum . Alp üzerimden kalkıp koltuğa oturdu. Emir yanımıza yavaş adımlarla geldi ,yumruğunu sıkıyordu . Kaşlarını çatıp Alp' e baktı ama Alp halinden gayet memnun bir şekilde arkasına yaslanmış ,kollarını göğsüne bağlamış sırıtıyordu. Hemşire, Emir'in arkasından gelip serumu kontrol etti ,sonrada utançla odadan çıktı.
Hayır yani niye utanıyorsun , utanması gereken benim ...
Sonuçta en yakın arkadaşım beni böyle gördü .
En yakın arkadaş... En yakın...
Kafamın içinde bu sözcükler neyin tanımı olduğunu arıyor ya da kimin...
Dün geceden sonra tanımını bir türlü bulamıyordu. Sözde vardı ,ağzından çıkıyordu ama bomboştu asla o eski hissiyatı vermiyordu sadece laftaydı .
Acaba ben bayıldıktan sonra ne olmuştu ? İyilermiydi ?
"Alp" diye fısıldadım. Sanki aradığım bütün cevaplar onda gibiydi." Efendim"
sesi eski haline geri dönmüştü . Oturmaya çalıştım ama pek becerebildiğim söylenemezdi . Emir halimden anlayıp yatağı bana göre ayarladı . Hâlâ Alp' e dik dik bakıyordu ama fazla umursanmıyordu . Alp' e dönüp "Dünki olaydan sonra ne oldu haber alabildin mi ?"diye sordum . Alp biran duraksadı sonra sadece kafasını iki yana salamakla yetindi.
Anlaşılan o da benim bildiğimden fazlasını bilmiyordu ya da söylemek istemiyordu ama hiç konuşmaması soru sormaması bilinćli olarak söylemediğini gösteriyordu . Emir elime uzanıp tuttu, dikatimi ona vermemi sağladı."Sana söyleyeceğim ama sakin ol " Emir'in bu söyledikleri beni daha da tedirgin ediyordu . Çok mu kötü olmuştu ? Umarım olmamıştır .
Her ne kadar bana ihanet etmiş olsalarda onlar hala anılarımda yer ediyorlardı
Emir beni sakinleşrirmek için baş parmağını elimin üstünde gezdirip elimi okşuyordu. Alp' in gözleri elimize kaydı şimdi de o emirin yerine geçmişti...
Biri arkadaşımdı ama diğeri hiçbir şeyimdi sadece beni öpmüştü o kadar
Kızım sen manyak mısın ya öptü diyorsun öptü jeton hala düşmedimi ? çocuk seni hastanelerde bekliyo sabaha kadar başında durdu yetmiyo mu ? Anla işte seni seviyor...
Ama daha bir gün bile olmadı nasılll nasıl sevebilir ki bu kadar kısa sürede ancak filimlerde böyle birşey olabilirdi . Ne yazık ki biz filimlerde değildik...
Elimi yavaşça Emir'in ellerinden kurtardım . Emir bozuntuya vermeden diğer koltuğa oturdu "Emir artık söyle seni bekleyemem " sesim hem sinirli hem de korkmuş çıkıyordu ama bu en son umursadığım şeydi. Emir kısık sesle "o komaya girmiş " dedi .
Duyduğum kelimeler ile ne yapacağımı. şaşırdım. Ne demeliydim? Ne yapmalıydım? Daha ölmediğine sevinmeli mi yoksa komaya girdiğine üzülmelimiydim ?
Birkaç dakika sesizlik oldu sonra Alp "peki Helin o ne yapıyor? " dedi .
Ayhan'ın haberi yüzünden Helin aklımdan çıkmıştı. İhaneti ne kadar acımasızca beni yaralasada sırlarımı paylaşmıştım, dostum demiştim . Artık dostu bıraktım arkadaş bile demek içimden gelmiyor o benim için herhangi biri oldu .
Emir bilmedigini belli edercesine omuz silkdi. Ortamı tekrardan bir sesizlik ele geçirdi. Herkes kendi içine gömülmüş, çıkmazlardan çıkmaya çalışıyordu, Herkes imkansızı başarmak için uğraşıyordu...
Bu sesizlik uzun bir süre devam etti . Kimse konuşmadı, hareket dahi etmedi taki kapı açılıp içeri babaannem ve dedem gelene kadar. Babaannem elinde çantalarla içeri girdi ."babaannen senin için hazırladı moaralin düzelsin diye " bu dedemin sesiydi. Neşesi ile beni de neselendirmeye çalışıyordu , bu çabası az da olsa beni güldürdü benim için çok degerlilerdi.
Emir ve Alp , babaannem ve dedeme yer vermek için kalktılar ama dedem oturmayı tercih etmedi . Babaannem "hadi şimdi erkekler dışarı çıksın bakalım , kızımla tek kalayım " diyerek dedem ve diğerlerini kibarca kovdu . Dedem sesini çıkartmadığında anladım ki onların kulağına her şey çoktan ulaşmıştı. Her şeyden haberdar olmuşlardı ve beni öğütlerin beklediği kesindi ama ben bunu hak etmiştim kimseye güvenmemeliydim sonuçta kimse benim babamın oğlu değildi .
Onlara daha önce Ayhan'dan bahsetmemiştim ama bu olayla onu da öğrenmişlerdi bu onları daha da haklı yapıyordu . Ne olursa olsun onlara söylemeli , onlardan bir şey saklamamalıydım .
Babaannem tam da tahmin ettiğim gibi sözle başladı:
-Aaaahh , bu insan yüzleri !.. Her şeyimizi bağlandığımız , durmadan yanıldığımız , istediğimiz kadar bol hasetler ,adilikler , iyilikler, kötülükler, delilikler , akıllılıklar , sevdalar yükledigimiz insan yüzlleri !
Sonrasında derin bir nefes alıp beni dik tutmak ,yanımda olduğunu göstermek için devam etti
- yanılsak da zararı yok ! Bu yüze olmazsa ötekisine yükleriz saydıklarımızı...
Yanılmamız muayyen bir insan içindir , insanlar için değil . O halde yanılmıyor sayılırız ."
Babaannemin bu söyledikleri çok doğruydu . Hiç bir insan vazgeçilmez değildi o olmazsa başkası olurdu. Babaanneme sıkıca sarıldım gözlerimden yaşlar gelmeye başladı "haklısın babaanne hem de çok haklısın " babaannem bir an duraksadı sonra o da bana sarılıp sırtımı sıvazladı " maalesef kızım maalesef haklıyım ."
❄️
Bölüm etkileşimi
