2. Bölüm

Yazar: Mevina ~Yarenn~ 🌸

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm

Satır arası yorumlar yaparsanız sevinirim siz yorum yaptıkça daha fazla yazasım geliyor.

Yarayı biraz inceleyince derinde bıçak parçası olduğunu fark ettim....

~~~~~~~
Ne demek revirdeki doktor tayinini İstedi gitti!" dedi Emre

"Vallahi Komutanım biz de anlamadık ki iki saat önce toplandı gitti." dedi asker

"Ben sizin yapacağı-" sustu ve Savaş'a baktı.

"Komutanım doktor yok yaranız derin hastaneye gitmeliyiz." dedi Emre

"Gerek yok Sen pansuman bilen bir asker getir yeter." dedi Savaş

" Sav... Komutanım yapmayın pansumanla olacak iş değil bu En azından bir has..." sözünü kesti Savaş

"Gerek yok dedim! pansuman bilen biri getir." dedi Savaş hiçbirine bakmadan ecza dolabına yürüdüm. Dolabı açtım içinden Gerekli malzemeleri aldım.

Herkes bana bakıyordu. Hissediyordum ama ben onlara bakmadım malzemeleri alıp masaya bıraktım.

"Şaka yapıyorsunuz pansumanı Çağla komutan mı yapacak!" dedi Rüzgar hafif yüksek sesle onlarla aldırmadan Kurt'un yanına gittim. Karın boşluğunda olan derin ve büyük yaraya baktım.

"Ultrason olmadan ultrason çeken ilk kişi yoluna adım atıyor Çağla komutan."

"Arez kapa çeneni! duyacak şimdi!" Dedi Batu şu an onlarla uğraşamazdım.

"Yaranın içinde bıçak parçası kalmış." dedim sakin ve soğuk Çıkan sesimle

"Ne!" dedi Emre
"Oha!!" dedi Efe
"Yok artık!" dedi Arez
"Var artık." dedim sakince

Sonra kafamı kaldırıp karşında yatan kurt'a baktım.

"Parça çok derinde değil isterseniz çıkarabilirim." dedim

"Başka biri yapar Komutanım sağ olun Ama biz başka birine yaptırırız!" dedi Emre

"Lan oğlum Emre Komutanım bile kıza Komutanım dedi." dedi Arez fısıltıyla

"Küçücük kıza Komutanım dedi amk kıyamet kopacak herhalde!" dedi Efe fısıltıyla

"Lan oğlum sussanıza duyacak şimdi!" Dedi Batu sesiz ama emredici bir tonda

"Komutanım sizde ne ödlek⁰ çıktınız 20 yaşındaki kızdan korkuyorsunuz!" Dedi Rüzgar

"Korkmakla alakası yok lügatım bu benim amk!" dedi Batu

"Ne lügatından bahsediyorsun lan! Basbaya korkuyorsun işte." dedi Efe

"Bunun adı korkmaksa korkuyorum Lan! O kız benim Üstüm ben üstlerime saygı duyarım! lugatım bu!" dedi Batu

Konuşmalarını duyuyordum. Duyuyorduk!
Benim hemen önümde sedyede yatan Yüzbaşı Savaş Birkan Hankurt vadı! konuşmalarını duymuştu!

İnsanların beni sevmemesine alışkındım Batu'nun dediği gibi benim lügatımda da herkes bana yakın olamazdı! Ben Yürüyeceğim yolu güvendiğim kişilerle seçerdim. Sırf bu yüzden Korkut timi'ni seçmiştim ya zaten!

Gözlerim hafiften buğulandı yutkunmak istedim ama yapmadım yapamadım kimseye belli etmedim.

"Kesin sesinizi! hepiniz dışarı çıkın!" dedi Savaş Hiçbiri bir şey söylemeden dışarı çıktı. Ben de gözlerim odada gezdirmeye devam ettim.

Gözlerimi Savaşı bulduğunda göz göze geldik ne ben gözlerimi kaçırdım ne de o Sadece sakin bir sesle konuştu

"Yapabileceğinize eminmisiniz yüzbaşım?" sorusu doldu Kulaklarıma onu kayde almadan sadece küçük bir tebessüm edip konuştum.

"Siz dayanabileceğinize eminmisiniz?"diye sordum. Konuşmasına izin vermeden devam ettim.

"Kolay bir işlem Eğer isterseniz yapabilirim." dedim kendimden emin bir şekilde.

Ama gerçek şu ki hiçte emin değildim karşımda Dağlara nam salmış, itlere, çakallara korku salmış bir adam duruyordu ister istemez çekiniyorum.

"Kendini bu kadar kasmana gerek yok Çağla bazı şeyleri de kafana takmayı bırak." dedi Savaş

Derince yutkundum yarım saniye gözleri boğazıma değdi ama sonra hemen gözlerini gözlerime çıkarttı. Gözlerini kaçırdı

"Yüzbaşım acaba diyorum ki gelip de beni ve içimdeki parçayı kurtarırmısınız?" dedi konuyu dağıtmak için benimde işime geldiği için sesimi çıkarmadım.

Kaşlarımı kaldırıp baktım sadece, İlk önce yarısını açtım, temizledim... Aslında dediğim gibi işleme gerek yoktu... zorda değildi her hangi bir damara veya organa gelmediği sürece...işimi hemen hallettim.

Ellerimi yıkadım Kapıya bir iki adım attım. arkama dönmeden konuştum.

"Geçmiş olsun yüzbaşım kendinizi fazla yormamaya dikkat edin ayrıca yaranızada şu değdirmemeye dikat edin yara mikrop kalmasın."dedim ve devam ettim yürümeye Taki yüzbaşının sesini duyana kadar.

"Çağla Senin IQ kaç?" deyince durdum arkamı dönmeden cevap verdim.

"IQ 110 yüzbaşım Geçmiş olsun." deyip odadan çıktım. Ne kadar gizli bir bilgi olsa da kararsızdım, ama cevap vermemek sorun çıkarır. Daha çok kurcalar diye söyledim. Askeriye doğru yürümeye başladım merdivenlerin arkasına saklanan timi görmezden gelerek dinlenme odasına geçtim.

~~~~~~~

Gözlerimi sıkıca kapatıp açtım. derince yutkundum. Düşünmemem lazımdı şu an sırası değildi!

Ama olmuyordu Savaş abimi ve Kasırga Timi'ni unutamıyordum! Ama şu an olmazdı!

Yaraya baktım parça derinde değildi tam işleme başlayacaktım ki bir el elimi tutup bi şılınga uzattı ve avucuma koydu. Kafamı kaldırıp elin sahibine baktım. Kaşlarımı kaldırdım Çünkü karşımdaki kişi tahmin ettiğim gibi Yusuf değildi.

Soner'di? bir elindeki iğneye Bir de yüzüne baktım. Kaşlarıyla İlk Önce iğneyi sonra Yüzbaşı işaret etti iğneye baktım içinde ağrı kesici serum vardı iğneyi yüzbaşına vurmamı istiyordu.

Elimdeki iğneyi yavaşça yüzbaşı'nın koluna enjekte ettim 1-2 dakika bekledim ve işleme başladımparçayı çıkarıp. Metal tabakaya koydum. Elimdeki eldivenleri çıkarıp, ayağa kalktım, kapıya doğru yürüdüm, dışarı çıktım.

Tim komple dışarıdaydı Tek bir kişi dışında Soner, bi tek o yoktu Yüzbaşının yanından ayrılmamıştı.

"Öncelikle geçmiş olsun Ben doktor Çağla Verda Yakar komutanızın durumu iyi kendini yormasın. Yarada ciddi bir sorun yoktu, ama nolur nolmaz yaraya su değdirmesin, bir iki gün dinlensin yeter İyi günler." dedim ve yürümeye başladım.

Koridorda yürürken birinin peşimden geldiğini hissettim,Ama sesimi çıkartmadım, yürümeye devam ettim. Bahçeye çıktığımda hala beni takip ediyordu ama hızımı kesmeden sakin bir şekilde yürümeye devam ettim.Taki arkamdaki adam adımı sesleninceye kadar.

"Çağla Hanım bir dakika durur musunuz?" arkamı döndüm ve yanıma gelene kadar bekledim. Yanıma gelince konuşmasına fırsat vermeden yürüdüm. o da peşime takıldı bir bankanın önünde durdum. o da durdu konuşmasını bekledim ama konuşmadı. Sadece gözlerini kaçırdı.

"Sizi dinliyorum fazla vaktim yok revire geri dönmem gerekiyor." dedim soguk sesimle bekledim Kafasını kaldırıp bir etrafa sonra bana baktı pişmandı yada üzgün tam bilmiyorum sert çehresinden anlayamıyordum.

"Özür dilerim...o an kimseyi görmedi gözüm önemli bir mesele vardı.... oraya yetişmem gerekiyordu tam gidecektim ki Komutanımız yaralandı.... orada çatışma çıktı derken iyice geç kaldım ve sinirden size patladım.... Çağla Hanım üzgünüm."dedi Soner ama bunların hiçbiri umrumda olmadı geldiğinden beri dikkatimi çeken tek şeyi sordum.

"Yaptığınız davranış hiç hoş değildi bu bir ikincisi Adımı nereden biliyorsunuz Kimden öğrendiniz?" dedim sorgulayıcı bir şekilde her hareketini takip ediyordum.

Ben bunu sorunca ilk önce anlamadı benden böyle bir soru beklemiyordu demek ki sonra Kaşlarını kaldırıp bana baktı. konuşmaya başladı.

"Öncelikle seni çok gizli bir teşkilattan sordurdum hakkındaki her şeyi biliyorum!" dedi Soner sesinde çocuksu bir tını vardı ama bir yandan da ciddi durmaya çalışıyordu. Kaşlarımı çattım.

'Hakkında ki her şeyi biliyorum' kaşlarım çatıp sordum "Neyi biliyorsun?" dedim yüzüne karizmatik sandığı gerçekte bok gibi görünen bir sıratış ekledi....

Tamam tamam aşırı karizmatikdi'de tek sorun dişlerin arasındaki maydanozdu.

"Her hafta saçını siyaha boyuyorsun....Her gün kahverengi lens takıyorsun... Kolundaki siyah asker bandanasını bir anı bile kolundan çıkarmıyorsun..." dedi Soner o an olduğum yerde put kesildim. Neden beni bu kadar çok incelenmişti Neden kaçmaya çalıştığım şeyleri yüzüme vurmuştu?

Söylededikleriyle donup kaldım. Elimi saçıma götürmek istedim. Dokunmak istedim, yapamadım kahverengi gözüken Ama gerçekten mavi olan Gözlerim doldu ağlamak istedim ama Ağlayamadım, gözlerim askeri bandanaya takıldı iki senedir çıkaramadığım, çıkarmadığım bandanaya değdi sonra boynumdaki kolye ve bileğimdeki bilekliğe, o an fark ettim.

Ne kadar kaçarsam kaçayım değişirsem değişeyim geçmiş benim kaderimdi, ben kaderimi kaybettiğim zaman yaşamımıda kaybetmiştim hemen toparlandım gözlerime hücum eden yaşlara kalbimin atışını düşüncelerimi durdurdum konuştum.

"Sorun değil alınmadım. Benim gitmem gerek. Bu arada dişinde maydanoz kalmış Abisi." dedim umursamaz ve soğuk davranmaya çalışarak ne kadar başarılı olduğum tartışılırdı tabi...

Revire gidip önemli İşlerimi halletim. Hasta olan askerlere bakıp işimi tamamen bitirip dışarı çıktım.

Yüzleşmem gereken gerçekler vardı arabama doğru yürümeye başladım ama attığım. Her Adım nefes almamı daha çok zorlaştırıyordu.

Her attığım adımda suçluluk duygum daha ağır bakıyordu.

Arabanın yanına gelince gözlerimi kapatıp yutkundum. Kapıyı açıp bindim bir süre kendimi toparladıktan sonra arabayı çalıştırıp sürdüm, gözlerimi ara sıra dolsa da durmadım, vazgeçmedim Her şey bir bir zihnimden geçti.

O gün o an gürültülü patlama ve geride bir ben, düşüncelerimi bölen telefonun çalması oldu ekranda yazan ismi görünce hemen kendimi toparladım. Telefonu açtım.

"Buyurun Tarık albayım.?" dedim soğuk bir şekilde karşıdan bir iç çekiç sesi duyuldu

"Kızım yapma bunu... yavaş yavaş bitiriyorsun kendini yapma." dedi Miraç Albay demek telefon hoparlördeydi benim için kolay mı sanıyorlardı.... Bir zaman baba dediğim adamla arama mesafe koymak ama mecburdum! geçmişi kapatmak için mecburdum!

"Psikoloğa gitmiyor musun!?" dedi Tarık Albay sert sesiyle Bu soruya cevap vermedim ben cevap vermeyince sinirle sert bir şekilde konuşmaya başladı.

"Seninle bir anlaşma yaptık! ben senin dediğini yaptım yapıyorum! ama sen yapmıyorsun.!" dedi gene cevap veremedim haklıydı.

" Kasırga Bir tek senin ailen değildi! Sen onları ne kadar seviyorsan biz de o kadar seviyorduk!... Savaş Bir tek senin se- abin değildi! Benim de oğlumdu! Kasırga Bir tek senin ailen, değildi Benim de Evlatlarımdı onlar sok artık bunu kafana! Yarın derhal psikoloğa gireceksin!" dedi ve kapattı. Tarık Albay, Anlamıyordu Allah kahretmesin ki beni anlamıyordu arabayı çalıştırıp sürdüm.

Bu gün hiç bir şey beni bu yoldan döndüremezdi!

Sizce bu Soner'in derdi ney ?
Peki sizce Çağla geçmişte ne yaşadı?
Neden görünüşünü değiştirdi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

159okunma 9beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…