1. Bölüm

Yazar: Mevina ~Yarenn~ 🌸

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 1. Bölüm

Satır arası yorumlar yaparsanız sevinirim siz yorum yaptıkça daha fazla yazasım geliyor.

Sabah saat sekiz buçuktu bütün askerler eğitim alanindan çıkıyordu.

"Yeni bir tim geliyormuş duydun mu?"
" Duymayan kaldımı be oğlum!"
"Fırtına diyorlar... fırtına gibi esiyorlarmış." diyen askerlerin konuşmalarını duydum. ama hızımı kesmeden revire doğru yürümeye devam ettim.

Başıma giren o tarifsiz acıya aldırmadan hızla yürüdüm...

~~~~~~~~
Görevdeydik bu seferki sivil görevdi. Bu seferki görev zorluydu bizde, Askerlikte birliklerin bir resmi adı, bir de operasyonda düşmanın kafasını karıştırmak için kullandığımız telsiz çağrı kodları vardı.

Tarık albayın telsizden sesi geldi.

"Kuzgun adı bu bölgede çok deşifre oldu. Bu operasyonda yeni bir telsiz adı lazım." dedi

"Biz mi bulacağız komutanım.?" dedi Rüzgar

"Bize sorduğuna göre Rüzgar! Mal mısın sen!" dedi Gözcü

"Ben ne biliyim lan önceden ben mi karar veriyordum!"diye bağırmadan sert sesiyle konuştu Rüzgar

"Sen değil zaten biz vereceğiz!"dedi Batak kapının önünde koruma gibi beklerken Rüzgar söylenmeyide ihmal etmiyordu.

"Bence Fırtına?" dedi Rüzgar barmenlik yaparken soracasına

"Bence o yakışmaz be bebeğim."dedi Gözcü rol icabı bi masadan siparişleri alırken sevgilisiyle konuşma numarası yapıyordu güya...

"Bencede bok gibi be bro."dedi Batak

Rüzgar batağı umursamadan Gözcü'ye cevap verdi.

"Sen saten benim bütün fikirlerime zıtsın zaten yavrum!"dedi Rüzgar sodalı su hazırlarken Gözcü'yü sinir etmeye çalışıyordu.

"Sus lan sen piç siktir git!" dedi Gözcü masadan uzaklaştığı için rahatça küfür edebiliyordu

"Bende seni yavrum."dedi Rüzgar

"Konuyu saptırıp durmayın amk şurada ciddi bir şey konuşuyoruz.!"Dedi Batak

"Bence ciddi bir isim değil!" dedi Gözcü bu sefer o Rüzgar'a takılıyordu.

"Lan sen her boka burnunu sokmasana!" dedi Rüzgar limonlu sodamı kankırana uzatırken

Kankıran bizim masamıza doğru yürürken konuştu.

"Tamam lan susun artıkta düşünelim!"dedi kankıran

"Bence Fırtına olmalı abi Fırtına gibi etmeliyiz."dedi Rüzgar

"Hayır lan ben sevmedim bu ismi bir gecelik bir isim olsa bile bizi yansıtmalı bence."dedi Gözcü Rüzgar'a karşı çıkmaktan vazgeçmiyordu.

"Lan sen susana komutanlarım bir şey desenize"dedi Rüzgar topu bize atarak

Hemen yan tarafımda oturan Kurt geldiğimizden beri ilk kez konuştu.

"Bir şey..."dedi Kurt

Kulaklıktan Rüzgar'ın isyankar sesi duyuldu.

"Ama komutanım ya! Çağla komutanım bari siz bir şey diyin!"dedi Rüzgar sesizce

Bütün tim bana dönünce dudaklarımda engel olamadığım bir gülümseme oluştu.

"Oğlum ne komutanı siktirme bana ağzının yayını sus ifşa edeceksin şimdi bizi!"diye homurdandı Kankıran

Rüzgar Gözcü'nün yanındayken bana kısa bi bakış atıp konuştu..

"Ben bu gülümsemeyi tanıyorum komutanım... bir şey geliyor." dedi konuyu değiştirmeye çalışarak

"Komutanım konuşacakmısınız yoksa bu gevşekler siz konuşana kadar susmayacak!" dedi Batak

"Lan bi susunda konuşun kadın!" dedi Gözcü

"Yanlız bize susun derken sen konuşuyorsun."dedi Rüzgar

"Ben konuşa bilirim!" dedi Gözcü

"Pardonda o Niyeymiş?" dedi Batak

"Çünkü ben ondan büyüğüm!"dedi Gözcü

"Hadi lan ordan it aramızda on bir ay on iki gün var!"dedi Rüzgar

"Siktir git amk bende ondan altı ay büyüğüm!" dedi Batak

"Sikik sikik konuşmayın ben hepinizden büyüğüm!" dedi kankıran önüme sodayı koyarken

"Yeter lan susun artık!"dedi Kurt

"Emredersiniz Komutanım!"dedi hepsi aynı anda

"S** yarışımı yapıyorsunuz bok yarışımı yapıyorsunuz beli değil! Beş yaşındaki çocuklardan betersizin! Çıktınız çıkmayacak"dedi Kurt

"Emredersiniz komutanım!" dediler aynı anda

"Komutanım yok lan!"diye kısık sesle bağırdı Kurt

"Emredersiniz komutanım!"dediler aynı anda Kurt gözlerini sıkıca kapatıp açtı.

"Kasırga"diye mırıldandım masanın üstünde aksesuar diye duran kırmızı elmadan bir tane alıp ısırdım. kafamı kaldırıp etrafıma bakarken bütün Timi'in bena baktığını fark ettim.

Benim gibi mırıldandı Kurt
"Kasırga"

"Helal be komutanım nasılda tak diye buldunuz!" dedi Batak etrafı gözetlerken

"Bencede komutanım bizide anca Kasırga taşırdı." zaten dedi Gözcü

"Bendece iyi ama biz fırtınayı da bir düşünelim bence ya, dedi Rüzgar

"Lan salama sende beğendin de lakabıyla ayni anlamda olsun diye diyorsun." dedi Batak

"Beğendim aslında az önceki karmasada tam bir Kasırga'ydı zaten."dedi Rüzgar

"Adam dışarıya çıktı peşinden gidiyorum Kasırga tamam."dedi Kankıran

"Bizde şimdi çıkıyoruz adamı kaçırma Kasırga."dedi Kurt

Görev dönüşü Karargah

(Timlerin motivasyonu her şeyden önemlidir. Eğer tim sahada çok büyük bir başarı elde ettiyse, üst komuta kademesi onlara bir imtiyaz tanıyabilir.)

Biz Kuzgun Timi, imkansız gözüken bir operasyonu arkasında hiç iz bırakmadan, adeta ortalığı yıkıp geçerek tamamlamıstık. Üs bölgesine döndüğümüzde Miraç Albay ve Tarık Albay bizi karşıladı.

Tarık Albay, Savaş ve bana bakıp, "Girdiğiniz yeri alt üst ettiniz, Kuzgun gibi sessiz değil, Kasırga gibi estiniz" dedi

Savaş'ta fırsattan istifade esas duruşa geçerek, "Müsaadeniz olursa komutanım, Timim ve biz bir karar aldık. Kuzgun yerine Kasırga ismini gururlandırmak istiyoruz." dedi Miraç Albay gülümsedi ve "Yazılı emir emniyet subaylığına bildirilsin, bugünden sonra resmi adınız Kasırga Timi'dir" diyerek onay verdi.
~~~~~~~~~

Çarptığım sert bedenle bir iki adım geri gittim.
Düşüncelerimde bi anda gitti.
"Dikkat edin doktor hanım." dedi birisi kafamı kaldırıp bakınca çarptığım adamın bir iki adım gerisinde duran adama baktım.

Karşımda bir Tim vardı hepsinin üstünde de üniforma vardı onlardan bakışlarımı çektim, ve bana çarpan adama baktım.

O da bana bakıyordu zaten geçmek için sağa bir adım atınca ben de onun önüne geçtim.

Anlamaz bir şekilde tek kaşını kaldırıp bana baktı yüzü biraz solgun duruyordu. ama ben duruşundan ödün vermedim Bu sefer sol tarafa doğru adım atınca ben de sol tarafa geçtim.

Bir bana çarpan adam Bir de timine baktım çok garip bir timdi....

Garip olan tarafı şu ki bana çarpan adam omuzundaki rozetten anladığım kadarıyla Yani Yüzbaşı

Sağa adım atınca tim'de yüzbaşının hemen arkasından sağ adım atıyor.
Yüzbaşı sola adım atınca da hepsi sola adım atıyor.

"Doktor hanım bir çekilin da!" dedi Başka biri kim olduğunu bakmadım.

Sadece Yüzbaşının Kehribar Gözlerine baktım.

"Burası yol geçen hanımı askeriye mi belli değil! Sağır mısın! dilsiz misin! doktor musun belli değil Ne istiyorsun söyle de çekil artık sor şuradan!"dedi

Burada artık son sakinliğimde kim olursa olsun hiç ama hiç kimse bir doktorla böyle konuşamazdı! bu sefer gözlerimi yüzbaşından çekip time baktım.

Bütün time göz gezdirdikten sonra bana dik dik bakan adama baktım konuşan o gibiydi sinirden damarları çıkmıştı.

"Asıl sen kim oluyorsun da Benimle böyle hadsizce konuşma cesaretinde bulunuyorsun.!" bunu dememle gözlerine bir kararma oldu ve bağırmaya başladı.

"Bana bak zaten işim başından aşkın! uğraşamam seninle çekil!" dedi

"Soner uzatma abi." dedi başka biri seslerimiz dışarı gitmiş olmalı ki birkaç asker'de hızlıca yanımıza geldi.

Adının Soner olduğunu öğrendiğim adamı biraz geriye çektiler etrafıma Bakınca bana 'Doktor hanım' diyen adamın yüzbaşının yanında olduğunu gördüm yüzbaşının arkası bana dönüktü Bana' Doktor hanım' diyen adamın yüzbaşının koluna girip bir şey dediğini görünce onlara doğru yürüdüm.

Yüzbaşının önünde durdum ve bedeninde gözlerimi gezdirdim sağ tarafında derin bir bıçak yarası olduğunu gördüm.

Revirde 2-3 koridor uzaktaydık Soner'i tutmaya çalışan Esat'a bağırdım.

"Esat hemen bir sedye getir koş!" dedim. Esat beni ikiletmeden hemen o tarafa doğru koştu gözlerimi yüzbaşıyı tutan adama çevirdim.

"Adın ne?" dedim yüzbaşının kolunu tutan adama sonra yüzbaşıya doğru döndüm

"Yusuf... adım Yusuf kıdemli Üsteğmen Yusuf Kara." dedi endişeli gözüküyordu

"Ben de doktor Çağla Yakar endişelenmenize gerek yok bıçak karın boşluğuna denk gelmiş. Önemli bir şey yok." dedim.

"Ne demek hiçbir şey yok! Ne yaptın iki dakika da mucize doktordaki Ali gibi ultrason mu çektin!" dedi yanımıza gelen Soner

"Defol git şuradan Şu an seninle uğraşamam!" dedim
"Sana güvenmiyorum başka biri baksın! zaten doktor musun değil misin Muamma!" dedi

Tam Ona cevap verecekken Esat sedyeyle geldi. Tam 2 dakika 31 saniye geç kaldığı için ona hesap sormayı aklıma not ettim.

Yüzbaşını sedye'te yatırıp revire doğru hızlıca sürdük.

Sedyenin sol tarafında Yusuf, sağ tarafında ben vardım. ayak ucu tarafında Esat vardı. arkada yüzbaşının Timi geliyordu revir odasına girince hızlıca yüzbaşını yatağa yatırdık.

"Kara Saçmalama! Buna mı Emanet edeceğiz Barış komutanı! yaşı kaç başı kaç! ne anlar bu doktorluktan!"dedi Soner sinirle

"Soner susta işini yapsın Doktor hanım! çık hemen dışarı!" dedi Yusuf, Soner sinirle odadan çıkınca ekipten bir kişi de peşinden çıktı

Yüzbaşını sedyeye yatırdığımızdan beri iyi değildi ama Yüzbaşı bunu belli etmemeye çalışıyordu. Belli etmiyordu da

Yüzbaşının yanından ayrılmadan konuştum.

"Sadece bir kişi kalsın diğer herkes çıksın lütfen hastanın yarısı mikrop kapabilir zorluk çıkartmayın!" dedim Herkes tekrar tekrar çıkıyordu kim kaldı diye bakmadım

Hızlı yüzbaşının üzerindeki üniformayı kestim elime eldiven taktım ecza dolabından Gerekli malzemeleri aldım.

Serum alıp askıya astım tam damar yolu açacaktım ki bir el elimi tuttu kafamı kaldırıp baktığımda elimi tutan kişinin Yüzbaşı olduğunu gördüm.

Bir elimdeki soruma bir de bana bakıp konuştu.

"Ona gerek yok." deyince serumu kenara bırakıp konuştum.

"Eminmisiniz dayanabilecekmisiniz canınız yanar..." derken sözümü kesti

"Acımaz yap Sen ne yapacaksan." deyince kafamı salladım iğneyi bıraktım. Ben iğneyi bırakınca gözlerini kapattı.

Yarayı biraz inceleyince derinde bıçak parçası olduğunu fark ettim....

****
Fırtına Timi'ni nasıl buldunuz?
Nasıl böyle konuşur!
Kim bu Soner!!

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

186okunma 11beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…