4. bölüm / 5
Yüreğimdeki mayın4.gecenin gölgeleri
Bölümler 5Şu an: 4.gecenin gölgeleri
- 1 1.Geri dönüş1.400 kelime
- 2 2.ev1.787 kelime
- 3 3.kabus1.824 kelime
- 4 4.gecenin gölgeleri1.524 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.pilan1.497 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 eylül 2013
Bu sabah uyandığımda baş ucumda annemi gördüm çok düşünceli gözüküyordu " anne iyimisin " kafasını iki yana salayarak
" iyim iyim hadi kalk bugun senle alış verişe çıkmamız lazım "tamam diyip dolaptan beyaz sarı çiçekleri olan bir elbise alıp anneme gösterdim
" annecim bunu giysem olurmu " annem başını salayarak beni onayladı hemn banyoya geçip üstümü değiştirip elimi yüzümü yıkadım ,banyodan çıkınca masamın üstündeki tarak ve tokayı alıp anneme doğru yürüdüm " annecim bugün saçlarımı üsten bağlarmısın " dedim annem tarağı elimden alıp " gel yatağa oturda öyle tarim hafsa hadi " ben yatağa oturunca anemde arkama geçti saçlarımı tarayıp bağlayınca kalkıp aynadan baktım çok güzel olmuştum " hadi hafsa sen aşağı in kahvaltını yap bende üstümü değiştirim gelirim " dedi annem odadan çıkmadan önce ,annem gidince bende aşağıya kahvaltı yapmaya indim ,kahvaltımı yapmış annemi beklliyordum bir süre sonra annemin topuklu seslerinden geldiğini anlayıp yerimden kalkıp çıkış kapısına yürüdüm ben kapıya varınca annemde merdivenleri inmiş bana doğru geliyordu üstünde dizlerinin biraz üstünde biten siyah yırtmaçlı bir etek ve gömlek vardı .
Annemle evden çıkmış korumalarla beraber mağzaya gelmiştik bukadar korumanın niye bizimle gezdiğini bilmiyorum bikeresinde abime niye bukadar adam var demiştim oda gerekli olduğunu söylemişti aynısını annem ve babamda diyordu daha yaşım küçük olduğundan pek sorgulamamıştım zaten .
Annemle gün boyu alış veriş yapmıştık annem çoğunlukla davetlerde giyilecek olan elbiselere bakıyordu babamın on gün sonra büyük bir davet vereceğini ve bu davette tüm işlerini abime devrettiğini söylicekti ,tüm bu hazırlık ondandı bende abimin en güzel gününde çok güzel olmak için kırmızı hafif kabarık tülü bir elbise seçmiştim kendime, çok güzeldi annemde alacaklarını haledince eve dönmüştük .
Bu aralar abimi pek sık göremiyordum işlerin başına geçeceği için çok çalışıyordu , bugün yemeğe bile gelmemişti genelde abim olsa tabağımdaki haşlanmış olan sebzeleri alırdı onun yerine et veya içli köfte falan koyardı çünki abim benim haşlanmış sebze sevmediğimi çok iyi bilirdi ,yemekten sonra odama çıkmıştım, kapı çalınca gel dedim babam içeriye girip kapıyı arkasından kapatarak ,gelip yatağımın kenarına oturup bana sarıldı " çiçeğim benim ne oldu bakim sana böyle yemektede üzgündün birşeymi oldu "kafamı kaldırıp babamın benim gibi yeşil olan gözlerine bakıp " baba abimi bu son günlerde çok göremiyorum eğer abim işlerin başına geçerse onu daha azmı görücem " babam saçlarımın üstünden öperek " hayır birtanem o nerden çıktı sadece bu son zamanlarda işleri yoğun yoksa abin sana zaman ayırır biliyorsun " dedi babam sonrada beni yatağa yatırıp " hadi küçük hanım uyuma zamanı " diyip anlımdan öpünce babamın sakalrı biraz gıdıkladığı için güldüm bende onu yanaklarından öpüp " seni çok seviyorum babacım " babamda
" bende seni çok seviyorum karanlığımda açan ışık çiçeğim benim"
Diyerek sonkez beni öpüp çıktı odamdan bir süre sonra gözlerim kapanmıştı ama daha tam uyumamıştım odamın kapısının açıldığını duydum önce, sonra yatağımın diğer tarafının çöktüğünü hisettim ve sonra abimin bana sarılarak iyi geceler boncuğum diyerek yanağımdan öptüğünü hisettim ve sonrası huzurlu bir uyku .
ŞİMDİKİ ZAMAN
Cemille konuştuktan sonra odaya girip doktora durumunun nasıl olduğunu sordum ,doktor kurşunun sıyırdığını sadece dikiş attığını ve bir kaçtane küçük kesik olduğunu söyledi ama kaza sonucu başını bir yere çarpmışsa .
iç kanamaya neden olabileceğini bunun için hastanede daha iyi bir kontrolden geçmesini söyledi ,doktora teşekür ederek cemile doktoru yolcu etmesini söyledim, doktor gitmeden önce alınacak ilaçlar listesini verdi ,listeyide cemile uzatarak birilerini yola halletsin dedim ,onlar çıkınca emirin yatağının yanındaki kanepeye oturup bir süre onu izledim ,bilmiyorum ama ona karşı sanki içimde birşeyler bir yerler onu tanıyor gibi buna emin olamıyorum çünkü bir ara kulandığım haplardan ötürü bazı şeyleri silik silk hatırlıyorum ,sanki emiri daha önceden tanıyormuşum gibi bir his var içimde .
Bir süre daha emiri izledikten sonra odadan çıkıp salona geçtim bir koltuğa oturup telefonu çıkartıp sarayı aradım bir süre çaldı ama açmadı birkere daha aradım yine açmadı belki telefonu yanında değildir diye bukez meloyu aradım oda açmayınca telaşlanmaya başladım artık yavştan oturduğum koltuktan kalkıp sırasıyla hepsini aradım ama açan biri olmadı ,başlarına kolay kolay bişey geleceğini düşünmüyorum ama bu isvirtceli piç herifler bişey yapmış olmasından korkuyorum çünki ne olursa olsun illa biri açardı telefonunu.
Ben salonda bir ileri bir geri gidip gelirken kapı çaldı fadime sultan ben bakarım diyince cemil gelmiştir düşüncesiyle kimin geldiğiyle pek ilgilenmedim ,koltuğa oturup başımı elerimin arasına alıp başlarına birşeymi geldi diye düşünürken .
" YAAAAAAAAAAAAAAA PİSKO TAKIMI GÜCÜ ADINA " diye bağıran meltem kafamı kaldırmama izin vermeden üstüme atlayınca bizim gurubun benle oyun oynadığını anladım .
Hepsi gülerken teker teker üstüme atlamaya başlayınca koltuk altı kişinin ağırlığını kaldırmaya dayanamayıp kırıldı ,yere düşmenin etkisiyle hepsi üstüme çulanmıştı resmen altlarında kuş boku gibi kalmıştım nefes bile zor alıyordum her ağızdan birşeyler çıkıyordu " YETER KALKIN LAN ÜSTÜMDEN PİÇLER " dedim bağırarak hepsi gülmeye kaldığı yerden devam eti
" huy galkun da kizun üstündan ezduniz kizumu sizi kot kafalilar şimdi göraysunuz siz ha gunünüzi " diyerek terliğine eğilen fadime sultanı görünce hepsi birbirine aval aval bakarak tekrar fadime sultana döndüler ,onlar galiba fadime sultanın şaka yaptığını sandıkları için hiç bozuntuya vermediler .
" galkun da dıyurum duymisunuz da"
diyerek terliği fırlatı ,terlik gelip tamda fadi sultana bakan tufanın tam kafasının ortasından vurunca tufan kafasını tutarak geri çekilip elerini havaya kaldırdı teslim olur gibi ,fadime sultan diğer terliğine daha eğiliyorduki hepsi ışık hızında üstümden kalkıp tufanın yanında sıraya girip elerini havaya kaldırınca bukez gülen ben oldum " ay ne oldu size böyle gecenin göleleri bir terliğemi nakavt oldunuz hah hahah" gülmekten artık karnımı tutuyordum ,fadi sulatan bunların bide düşmanlarımıza uyguladığı işkencelri yaparken görecekti o aslan gibi kükreyen adamları süt dökmüş kediye döndürdü bir terlikle .
Ben hala onlara bakarak gülerken bana kaş göz yaptılar ama ne dediklerini anlamadığımdan
" ne o lan korkudan başınız götünüz ayrı oynuyor " başımın arkasından aldığım darbeyle inleyip kafamı öne doğru eğdim saçlarım yüzüme gelirken bir elimi kaldırıp başımın arkasını ovmaya başladım
" fadi sultan ya niye vuruyorsun şimdi ben ne yaptım " diyince bukez gülmemek için kendilerini tutan onlar oldular " da buraların hali neydur boylye goltuguda kirmuşunuz ya cocugmusunuz ula siz ,saa gelunce nedur o küfurler öyle saa hiç yakişaymi bidaha bu evde küfur duymayacağum ona göre ha " yerimden kalkıp terliği alıp yanına gitim terliği ayağının yanına koyup " tamam da fadi sultan kizmayasun " dedim onun gibi şiveli konuşmaya çalışarak sonra yanklarından öpüp " biraz gül be sultanım daha gençsin bu yaşta yüzün kırışacak valla demedi deme " tam terliğe eyiliyorduki " şaka şaka sultanım sen hiç yaşlanırmısın şaka valla bak , sende hemen terliğe eyiliyorsun be sultanım " diyince bizim ekip artık kendilerini tutamayıp gülmeye başladılar tufan elinde tutuğu terlikle beraber gelip fadime sultanın karşısında tek dizi üstüne eğilip terliği ayağına giydirip kalktı " gerçekten çok iyi bir vuruştu fadime sultan tam on ikiden vurdun vala " diyip güldü fadime sultanın yanakları domates gibi kızarınca " ay benim fadi sultanım sen utandınmı kız " diyerek yanaklarını elerime alıp sıktım " bide kızarırmışta kurban olduğum " yanaklarındaki ellerime vurup " çek da elleruni vala terlik gelayi ha " diyince hemen geri çekilip ellerimi havaya kaldırdım bu halime hepsi gülerken sara " bu halimizi düşmanlar görse önünde şapka çıkartırlar vala fadime sultan " diyerek güldü meloda " aynen valla fadi hatta seni masanın başına bile oturtururlar " dedi hepimiz gülerken doruk ve cihan gelip fadi sultana sarılıp hal hatır sordular çünki onlar türkiyeye sıklıkla geldikleri için fadi sultanla çok vakit geçiriyordular .
Hepimiz salonda oturmuş çaylarımızı içerken isvirtcedeki işleri bitirip bana yaptıkları süprizi konuşuyorduk, fadi sultanda mutfakta akşam için tatlı yapıyordu ,kırık olan koltuğuda korumalar alıp götürmüştü, melo uzun kızıl saçlarını arkasına alıp kahve rengi gözleriyle bana bakarak " ee hafsa ne zaman başlıyoruz " diye sorunca tüm gözler beni buldu bardağımı sehpaya bırakarak biraz öne eğilerek " aslında başlamış sayılırız birnevi ama herşeyi ağırdan almalıyız kimsenin şüpelenmemesi lazım bide yukarda masa üyelerinden biri şu an yaralı yatıyor " hepsi şok olmuş bir şekilde bana bakarken sara " ne diyorsun sen ya kafayımı yedin bu şimdimi söylenir hafas " diyerek ayağa kalktı bende ayağa kalkarak " sara beni dinleyin bak adam benim kim olduğumu bilmiyor sizide tanımıyor " diyince doruk " hafsa eğer masa üyelerinden biriyse benle cioyu kesin tanıyordur çünki genelde mekanlarala biz ilgileniyorduk ve nerdeyse tüm masa üyeleri bizi bilir " diyince bukez ona döndüm " beni bir dinleyin herşey pilanlı tıkır tıkır işliyor " sara bi küfür ederek " hafsa nasıl herşey yolunda adam yukarda yaralı bir şekilde yatıyor diyorsun farkındamısın " bunun böyle olmayacağını anlayıp herşeyi en baştan anlatmaya karar verdim
" Şimdi beni iyi dinleyin herşeyi en baştan anlatacam " derin bir nefes alarak yerime oturdum
" Adamı ben vurmadım bu sabah ormanda koşuya çıkmıştım bi dere gördüm dinlenmek için derenin yanındaki bir ağacın yanına oturdum sonra bir ses geldi ben öncesinde isvirtceli piçlerin geldiğini sandım ama sonra bir öksürük sesi gelince sesin geldiği yöne gitim derenin kenarında çalıların altında biri olduğunu farketim sonra işte adamaı alıp eve getirdim saldırıya uğramıştı galiba çünkü yüzü gözü kanlar içindeydi bir kurşunda omuzunu sıyırmıştı ben eve getirince cemil doktoru getirmeye giti o gelene kadar bende yüzünü sildim ama yaralardan pek tanıyamadım kim olduğunu sonra cemil gelip görünce masa üyelerinden biri olduğunu söyledi " hepsi beni bölmeden dinlemişti , tufan " peki kim bu " diyince .
" Miran emir puslar " .
Bölüm sonu 🌺 iyi okumalar❤️
Bölüm etkileşimi
