2. bölüm / 5
Yüreğimdeki mayın2.ev
Bölümler 5Şu an: 2.ev
- 1 1.Geri dönüş1.400 kelime
- 2 2.ev1.787 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.kabus1.824 kelime
- 4 4.gecenin gölgeleri1.524 kelime
- 5 5.pilan1.497 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şarkıyı kafanıza göre siz seçin iyi okumalar 🌺❤️
Abimin mezarının başında nekadar kaldım nekadar ağladım bilmiyorum ama gözlerimi açtığımda hava kararmıştı ,abimin mezarına sonkez bakıp, soğuk mermer taşınıa dudaklarımı değdirdim ve öpüp geriye doğru iki üç adım attım ,ona arkamı dönüp gitmek zor olsada geriye doğru yürümeye başladım sonra arkamı dönüp abimi ardımda bırakıp ordan uzaklaşıp arabanın olduğu yere geldim, arabanın kapısını açıp şöför koltuğuna oturdum ve gazı kökledim , ama nereye gittiğimi dahi bilmiyordum çok gülünç ama ben istanbuldan gideli tam beş yıl olmuştu , gideceğim evin yolunu dahi bilmiyordum hata nerde oturduğumuzuda , kendi kendime gülmeye başladım , kafayı yememe az kaldı citen ,arabayı gördüğum bir sahil kenarına çekip arabadan çıkıp ,ön kaputa oturdum ve karşımdaki eşsiz manzaraya bakıp cebimden bir dal sigara çıkartıp yaktım, sigaramdan derin bir nefes çektim ciğerlerime nüfus eden zehri bukez burnumdan üfledim ,sigarayı dudaklarımdan ayırıp
Cebimdeki telefonumu çıkarttım bukez sarayı aradım ,sara benim kardeşim gibi ve sağ kolum olur onla isvirtcede tanışmıştık ogünden beridirde ayrılmadık ,isvirtcede bir kac iş vardı onu haledip gelecekti , telefonu kulağıma dayadım ilk iki çalışta açıldı " alo hfsa nekadar aradım farkındamısın çok merak ettim seni " diyen telaşlı sesini duyunca güldüm ,ben abimin yanındayken telefon arabadaydı kaçkez aramışsa ulaşamamış , derin bir nefes alıp " işim vardı sara her neyse konumuz bu değil çok komik ama daha gideceğim evin adresinden tut yoları bile bilmiyorum istanbulu unutmuşum ya " dedim seranın kıkırtısı geldi kulağıma " tamam hemen haledrim telefonuna atarım şimdi adres ve yol bilgilerini ,dikatli ol bak " dedi bende sanki göre bilecekmiş gibi kafamı salayarak " tamam sara hadi görüşürüz iki güne halet ordaki işleri buraya gel " dedim sarada " tamam hadi görüşürüz " dediyince telefonu kapatıp cebime ,koydum sigaramın bitmiş olan izmaritini yere atıp ayağımla ezdim ,sonrada arabaya binip saranın atığı konumu takip ederek ,mayınlı malikanesine vardım ben gittikten sonra evide değiştirmişler şehirden biraz uzakta ağçların olduğu bir yerde etrafı kale gibi yüksek duvarlarla çevrili bir villaydı, demir kapıdaki koruma beni görünce kapıyı açmalarını söyledi ,bu beni hava alanından alan korumaydı , büyük demir kapı açılınca arabayala girdim ,araçtan inerek omuzlarımı dikleştirdim ve evin kapısına doğru yürümeye başladım ev dediğime bakmayın kocaman 3 katlı bir vilaydı ,evin merdivenlerine daha varmamışken kapı açıldı ve hizmetçi bir kadın karşıladı beni " buyrun efendim selman beyler sizi salonda bekliyorlar " dedi ,kapıdaki korumalardan haber almış olmalılar geldiğimi , başımı salayıp gözlerime soğuk bir ifade yerleştirip içeri geçtim , hizmetçi kız bana salona kadar eşlik ediyordu önümüzdeki her iki tarafında merdivenleri olan iki kanatlı kapıyı işaret etti eliyle " burası efendim " diyip gitti,derin bir nefes çektim içime , kapıyı iterek içeriye girdim , babm ve 5 yıl önce öğrendiğim üvey annem burdaydı pek değişmemişler ,babamın saçları dahada bir beyazlamıştı ama hala o heybetinden birşey kaybetmemişti , babamın benim gibi yeşil olan gözleriyle buluştu benim yeşil harelerim ,babamı baştan aşağı süzüdüm yine üstünde siyah bir takım vardı , annem olacak o kadına döndüm ,üstünde dizlerine kadar gelen koyu yeşil dar bir elbise vardı , boynunda ve ellerinde mucehverler vardı ayağındaysa herzamanki vaz geçilmez olan o topukluları vardı , bukez bakışlarımı yüzüne çıkartım ,saçlarını sarıya boyamış yüzüne estetikler yaptırmış , mavi gözleriyle bana bakan ,üvey annem olan azize mayınlı vardı , bukez bakışlarımı ordan çekip sağımda kalan amcam ve kuzenim deryaya baktım , derya benden bir yaş küçüktü , hep beraber oyunlar oynardık ama şimdi karşımda 19 yaşlarında kızıl saçları omuzuna gelen gri gözleriyle tıpkı feza yengemin bir kopyası duruyordu ,bukez gözlerim amcamı buldu o kumral saçlarına aklar düşmüş o heybetli omuzları dik ama bir okadar yorgun duruyordu o yeşil gözlerinde yorgunluk vardı ,amcamın bu yorgunluğunun tek sebebi 1 yıl önce bi saldırıda hayatını kaybeden feza yengem ve karnındaki 8 aylık bebeğiyle olduğunu biliyordum ,saldırıda feza yengem vurulmuş ve oracıkta karnındaki bebekle beraber hayata gözlerini kapamış ölmeden önce amcama eğer birşey olursa çocuklarımıza iyi bakacağına söz ver onlar sana emanet ,demiş amcam yengemin son isteği için bu yer altı dünyasından ola bildiğince uzak durmaya çalışıyor , amcam feza yengeme çok aşıktı tabi yengemde amcama aşıktı birbirlerini çok severlerdi , buydu amcamı çok yıpratn ama amcam şanslıydı yengemden ona en değerli varlıkları ,çocukları kalmıştı en azından yengemden ona kalan üç çocuğu vardı , en büyükleri derya 19 yaşında 17 yaşındaki ikizleri barlas ve alp arslan vardı ,amcama doğru yürüyüp " bi hoşgeldin yokmu amca " dedim zoraki bir tebesümle , amcam kolarını açıp " gel kız buraya " diyip beni kendine çekip sarıldı ,kulağıma doğru " hoş geldin hafsam " dedi tıpkı küçüklüğumdeki gibi yine hafsam demişti, amcamdan ayrılıp deryaya döndüm , derya dudaklarını büküp " hoş geldin kuzen " dedi gülerek bende ona sarıldım ikizler burda değildiler ,deryadanda ayrılıp salona bir göz gezdirdim ,kocaman pencereleri olan salonun , içiyse beyaz ve kahve tonlarındaydı genelikle gold aksesuarlar vardı ,babmlara bakmadan onaların karşısındaki tekli koltuğa oturdum, babam hala ayakta durmuş beni izliyordu azize hanım bana sinirli gözlerle bakarak " bu ne hadsizlik böyle hafsa bide utanmadan bacak bacak üstüne atmış oturuyorsun " onun kızdığı onları yok saymamdı galiba" ne o annecim çokmu özledin beni " dedim bukez burnundan derin nefesler alarak " yıkıl karşımdan görmesin seni gözlerim bu ne saygısızlık " dedi sinirli bir şekilde , gerçekten onun canını sıkmak çok zevk verici birşeydi ,ama bu daha başlangıçtı şimdilik sadece saf rolü yapmam lazım " a kalbimi kırıyorsun ama annecim " dedim dudaklarımı büzerek ,babam tek kelime etmiyor sadece bana bakaıyordu galiba onu yok saymam fazla üzmüştü onu ,onu nekadar özlesemde bunu yapaamam ona olan kızgınlığım daha geçmedi ve uzun bir sürede geçmiyecek gibi ,ayağa kalkıp kapıya doğru yürümeye başladım " nereye " diye soran babamdı arkamı dönüp yeşil gözlerinin tam içine bakıp " evime " dedim sakin bir şekilde " senin evin burası odanda üst katta ,hiç bir yere gidemesin " dedi soğuk bir sesle ,ona arkamı dönüp herkesi duymazdan gelerek dışarıya çıkıp arabaya doğru yürümeye başladım birden kolumdan tutulp çekilince babamın göğsüne çarpmıştım " sana bir yere gidemezin dedim hafsa " babamın sert ve otoriter çıkan sesi ve sert bakışları beni bulunca ürpermediğimi söylersem yalan olurdu doğrusu
babama yer altı dünyasında
"deli mayın" derlerdi bunun sebebi babam öldürmek istediği düşmanlarını bir mayının üstüne oturtmasından kaynaklanıyor ,baabm bu yüzden yer altında böyle tanınır çünkü düşmanlarının kafasına sıkmaz onları mayınlı bir sandalyeye bağlayıp bir konteynıra koyar ve ölüme terk eder her ihtimalde ölecek ya açlıktan ve susuzluktan yada sandalyeden kalktığı anda parçalara ayrılacak her iki ihtimalde babamın düşmanlarına korku salmasına neden oluyor bu yüzden düşman olan ikikere düşünürdü bunu her iki türlüde ölecektiler ,babamın zarar vermediği sadece kadın ve çocuklardı tabi bu şart diğer masa üyelerinede geçerli hiç biri ailesini tehlikeye atmak istemiyordu ama bazı oruspu çocukları bu kuralı hiçe sayıyordu ve ailelerede saldırıyordu .
Babamın tutuğu kolumu sert bir şekilde çektim babamın elinden ,iki adım geriye çekilip babama baktım" hatırlı yormusun yılar öncede ben senin koluna yapışmıştım sana yalvarıp yakarmıştım ama bak o günün üstünden aylar yılar geçti ve sen bu beş yıl içinde bikerecik olsun beni görmeye gelmedin hata belki bir kızın olduğunu bile unutmuşsundur ha
,bunca yıl beni yoken hayatına nasıl devam ettiysen bundan sonrada devam edebilirsin " gerçekten bu beş yıl boyunca birkerecik olsun ne sesini duydum ne de yüzünü görmüştüm .
Babama arkamı dönüp sürücü koltuğuna oturdum ,kemerimi takıp arabayı çalıştırdım ,babm yerinde durmuş elerini cebine koymuş beni izliyordu .
Ordan ayrıldıktan sonra telefonumu çıkartıp sarayı aradım" alo sara bana burdaki evlerden birini hazırlatmıştın adresi atarmısın " dedim "zaten atmıştım " dedi .
sara benim en sadık sağ kolum olması dışında benim kurduğum gurubun hackeriydi ,ben isvirtcedeyken baya bir düşman edinmiştim o zamanlar .
sarada daima bize sadık olan bir gurup kurmamızı söylemişti guruptakileri teker teker araştırarak test etmiştik ,toplam benle beraber altı kişiydik
SAFİR YANİ SARA SAĞ KOLUM
MELTEM MELO
TUFAN TUFO
DORUK DODO
Ve CİHAN BİZ ONA CİO DERİZ
Onlarda sarayla türkiyeye geleceklerdi artık isvirtceye gitmeyeceğimiz için ordaki iş yerini satıp istanbulda bir şirket açacaktık ,telefonun diğer ucunada bekleyen saraya " nezaman biter işler toplanında biran önce gelin daha burdaki şirket için çalışmaya başlicaz,off çok işimiz var " telefonun diğer ucundan kılavyeden çıkan sesler geliyordu " siktir ordan gel kendin yap ozaman işlerini ,sara hangi birinize yetişsin amına koyim " bana karşı gayet rahat olduğu için böyle konuşa biliyordu ,bende gülüp " yavşak benmi yapacam sen yapacaksın tabi boşunamı sağ kolum oldun ,hem ne o siktirli miktirli konuşmalar öyle, hiç yakışıyormu senin gibi hanım hanımcık bir kıza " saranın hattın diğer ucunda bir kaç küfür mırıldandıktan sonra
" Siktir ordan Bana diyene bak seni tanımasam çok kibar çıtı pıtı bir kız olduğunu düşünücem" diyince bende gülümseyip " doğru söylüyorsun ne yapalım senle takıl takıl bizimde ağzımız bozulu verdi birazcık " görmüyordum ama telefonun diğer ucunda güldüğünü biliyordum "ya ne demesin kesin birazcıktır o , ben kapatıyorum işler var onları haledim diğerleride şirketle uğraşıyor iki güne geliriz biz gelene kadar kendine dikat et bu rdaki şerefsizler türkiyeye gittiğini biliyorlar " tamam diyip kapatım telefonu ,saranın attığı konumdan benim için hazırlatığı eve anca 2 saate vara bildim ben eve varana kadar saat on ikiyi geçmişti .
Evin önünde durdum ve arçtan inip saranın yoladığı korumalara doğru yürüdüm, adamlar beni görünce ceketlerinin önünü ilklediler ,sonra içerden cemil çıktı otuzlu yaşlarında sadık bir adamdı cemil .
Bugüne kadar burdaki klulüp ve diyer mekanlara dodo ve cio yoken bakıyordu .
Mekan ve gece klüplerine dodo ve cio bakarlardı yer altındaki işlerede ben ve diğerleri bakardık , tabi şirket bu işlerde paravan olarak kulanırdık bu süreçte.
" hoş geldiniz efendim buyrun "
" Hoş bulduk cemil "elimle arkadaki arabayı gösterdim " içindeki bavulumu ve çantamı alın aracı babamların malikanesine gönder banada yeni bir araç hazırlayıp getirtirirsin "
"Tamam efendim ama garajda zaten araç var istediğinizde hepsi kulanıma hazır "başımı salayıp bahçe kapısından içeri geçtim baya büyük bahçesi olan bir vilaydı etrafı tamamen yüksek duvarlar ve ağaçlarla çevrilmişti ve her ağaç dibinde birertane koruma vrdı sara yine abartmıştı anlaşılan ,kafamı iki yana salayıp eve doğru yürüdüm ,evde kocaman 3 katlı iki kanatlı bir evdi kapıya varınca kapıyı ,tontoş bir teyze açtı kısacık nerden baksan 1.55 boylarında hafif kilolu mavi gözlü başına taktığı pulu eşarbın altından göründüğü kadarıyla kınalı saçlarıyla bi karadeniz kadını havası veriyordu "ha da hoş gelmişsun güzel kizum " dedi karadeniz şivesiyle tamda tahmin etiğim gibi çok sıcak kanlı birine benziyordu .
Bende gülümseyip " hoş bulduk isminiz neydi " dedim içeriye geçerken , ardımdan kapıyı kapatarak " ben fadime, cemil oğlimun hemşerisiyum " arkamı dönerek üstümdeki kaban ve ayakabıları çıkartıp kapının yan duvarındaki bolaba koydum " bende hafsa fadime hanım " diyerek arkamı döndüm .
"Huy ne hanumi da fadime teyze diyesun " gülerek başımı saladım .
Eve bir göz gezdirdim beyaz ve bej rengiyle döşenmişti aksesorlar ise ahşap seçilmişti ve bir kaçtane canlı bitki vardı bahçeye açılan boydan cam olan duvarıyla gayet freş bir görünümü vardı .
Evet arkadaşlar diyer bölümde görüşmek üzere ❤️🌺
Bölüm etkileşimi
