1. bölüm / 5
Yüreğimdeki mayın1.Geri dönüş
Bölümler 5Şu an: 1.Geri dönüş
- 1 1.Geri dönüş1.400 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.ev1.787 kelime
- 3 3.kabus1.824 kelime
- 4 4.gecenin gölgeleri1.524 kelime
- 5 5.pilan1.497 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şarkı linki aşağıya bıraktım isterseniz dinleye bilirsiniz
https://youtu.be/IBpikwQiMs8?si=jUfwAuO-oc11znix
İyi okumalar ❤️
6 temuz 2013
Evimizin kocaman bahçesindeki ağaçta salanıyordum bu serin yaz akşamının sesizliğini hafif esen yeler ve cırcır böceğiydi, bense abimin benim için yaptığı salıncakata salanıp gökteki yıldızları saymaya çalışıyordum ama her defasında durmadan salandığım için karıştırıp sıfırdan başlıyordum en son bunun böyle olmicağını anlayıpta salıncaktan atladım ve kendimi çimlerin üstüne sırt üstü attım ve gökteki yıldızları saymaya başladım ,eğer annem beni burda böyle görürse kıyamaeti kopartırdı çünkü annem çok disiplinli bir kadın ama kuraları ihlal etmediğimiz sürece annem iydir soğuk görünmlü nadiren gülerdi ama güldümü çok güzel olurdu babam ben babam için eşi benzeri olmayan çok güzel bir çiçek gibiydim ve abim ben abimn herşeyiydim tabi oda benim, bana en çok yeşil boncuğum diye seslenir çünki gözlerim yem yeşildi ,abim dışardan bakıldımı sert yapısı ve soğuk yüzüyle çok korkutucu gözüke bilir ama abim benim yanımda eşi benzeri olmayan bir abiydi ,benle oyunlar oynar bana şakalar yapar saçlarımı tarayıp bazen geceleri bana sarılıpta uyurdu babamda yapardı arada ama babam çok vakit ayıramazdı abiminde işleri yoğun ama bana herzaman vakit ayırırdı .
Ben yıldızları sayma okadar dalmışımki birini ansızın gözlerimi kapatmasıyla yerimde sıçradım ama elleri ve kokusundan direk tanıdım bu abimdi gelmişti ,küçük ve yerde uzanmaktan ve üstümün ince olmasından kaynaklı üşümüş ellerimi abimin kemikli ve büyük sıcacık ellerinin üstüne koydum abim " bil bakalım ben kimim " diye sorunca aklıma bi fikir geldi ve sinsice sırıtıp " babacım senmisin " dedim abim " hayıir bilemedin küçük hanım " dedi bukez biraz düşünü yormuş gibi yapıp " remzi tontoşum senmisin yoksa " dedim gülerek remzi amaca bizim bahçivandı biraz kilolu ama çok tontoş biriydi bazen onla çiçek sulamaya yardım ederdim , abim ağzından anlamadığim bi homurtu çıktı " sence hiç öyle birine benziyormuyum " dedi artık kendimle gülmemek için savaşıyordum ,birkaç mırıltı çıktıkartıp daha derin düşünüyormuş gibi yaptım
" hah buldum buldum sen seeeeeeennn anne senmisin " dedim ve kahakaha atarak gülmeye başladım abim ona oyun oynadığımı ve güldüğümü görünce " vay sen bizim boncuğa bak sen büyüdünde bana oyunmu oynuyorsun bücür " diyip beni gıdıklamaya başladı ben kahkahalarla boğulurken abimde gülüyordu abim bana kaçma fırsatı bile vermemişti biz gülerken vilanın arka bahçeye açılan kapısından babam ve amcamlar göründü abim artık gülmekten gözlerimden yaş geldiğini görünce bıraktı ama eğer biraz daha devam etseydi kesin altıma işiyecektim .
Abim beni kucağına alınca bende gülmenin yorgunluğuyla abimin göğsüne sokuldum ,abim eve doğru giderken aklıma gelenle abime bakmaya başladım, abimde benim ona baktığımı farketmiş olacakki bana bakarak bi gözünü kırpıp ne var anlamında kafasını saladıyınca " abicim ben seni tam 1710 yıldız kadar çok seviyorum " dedim abim bana bakarak " sen bukadar yıldızı benim içinmi saydın tek tek " dedi "evet senin için saydım abicim sana gökteki yıldızların hepsini sayıp seni onlar kadar sevdiğimi söylemek için saatlerdir bahçede gök yüzüne baktım ama ben en hızlı bukadar saya bildim aslında daha çok ama ben salıncakta hep salandığım için sıfırdan başlamak zorunda kaldım ve seni tamı tamına 1710 yıldız kadar bekledim " dedim sevimlice gülerken abim saçlarımın üstüne kuş tüyünden bile narin bir öpücük kondurdu sanki kırılıp parçalanacak bir camdan bebek gibi sonrada saçlarımdan derince bir nefes aldı bende uzanıp yanağını öptüm " peki neden yıldız kadar seviyorsun beni yeşil boncuğum " dedi o güzel gülumsemesiyle " çünkü yıldızlar saysanda bitmez tıpkı benim sana olan sevgim gibi abicim eğer seni çok özlersem gök yüzündeki yıldızlara bakacam çünkü ben onları senin kadar seviyorum ya " dedim gülerek abim beni iyce göğsüne bastırarak " sen benim bu dünyadaki en büyük şansımsın boncuğum " dedi biz konuşmaya okadar dalmışızki herkesin bizi dinlediğini unutmuşuz babam " Ooo kıskanıyorum ama çiçeğim bir gün olsun bana yıldız saymadın " dedi dudaklarını bükerek üzülmüş gibi rol yapmaya çalışıyordu ama yapamıyordu çünkü bir yandan gülümsüyordu beni abimin kucağından alıp salona geçip tekli koltuğa oturdu diyerleride diyer koltuklara kuruldular babama dönüp " babacım ben senin saçlarını saysam olurmu hem bak senin saçlarında çok milyonlarca var ne yapcaksın sen gökteki yıldızı ben onları sayarken boynum çok ağrıyor " dedim sitemle solindaki herkesten bir kahkaha koptu nadiren gülen annem bile gülüyordu ben hepsine aval aval bakarken abim artık gülmekten oturduğu yerden öne doğru eyildi karnını tutarken gözlerim abimin yüzünde takılı kaldı ,kumral saçları ela gözleri ve o çok sevdiğim gamzelerine bakarken bende gülümsedeim babam yanağıma kocaman bir öpücüp kondurdp" olur tabi say birtanem " dedi bende babama sıkıca sarılıp yanağından kocaman öpüp önüme döndüm .
Amacam " alemsin be hfsam " diyip tekrar gülmeye başladı gözlerim tekrar abime kaydı oda bana bakarak hem güldü hemde uzaktan bir öpücük attı bende abime gülümseyip öpücük atım,
ben bir zamanlar sadece gülünce bile ortaya çıkan o gamzelerine bakıpta güldüğum abimin sadece aylar sonra artık o gülüşe o kokusuna o sesine ısız çölerde kalmış bir bedevi misali arayacağımı bilseydim yemin olsun doya doya bakar koklar sarılırdım, ben o gülüşünde kaybolduğum abimin artık yokluğunda yanıp duruyorum kül olmuyorum ben o külerden yeniden doğamiyorum.
12 ocak 2023
Bugün türkiyeye iniş yaptım yıllar sonra uzak kaldığım şehrime ülkeme geri döndüm 15 yaşındayken zorla gönderildiğim istanbuladan artık 20 yaşında kendi ayaklarının üstünde duran kimsenin boyun eğdiremeyeceği kimsenin ezip yok saymaycağı bir kadın olarak geri döndüm ama bu dönüşüm onları şaşırtabilir çünkü onlar hala karşılarında o yıkılmış darma dağın kızı bekliyorlarıldı ben burdan yüreğimin içinde kapanmayan bir yarayla gittim ama o yara zamanla içimde kor ateşler haline geldi nekadar yaksada kül etmeyen bir ateş düşünsenize sürekli o kor ateşlerde yanıyorsunuz ama ölmediğinizi ve bu ateş zamanla alışamayacağınız canınızı ilk günkü gibi yakan bir ateş ve bu ateşte yanan benim işte .
Hava limanından çıkmış benim için özel olarak gönderilmiş araca bindim şöföre abime götürmesini istedim ,tam bir buçuk satlik bir yolculuktan sonra varmıştık şöföre arabada kalmasını söyleyerek arctan indim, ve işte tam beş yıl beni beş yıl abimin mezarına bile hasret bıraktıkları o yerdeyim abimin mezarındayım .
Yüzümdeki buruk gülümsemeyle abimin isminin yazılı olduğu mezar taşına bakıyordum, ölüm tarihi 11 eylül 2013 kabuslarımdan dahi çıkmayan ,sinir kirizlerine sebep olan o kara gün .
Arabaya döndüm ve şoförün yanına gittim " in arabadan git ben sonra gelicem " dedim soğuk bir şekilde ,şöför birşey demeden indi ve gitti onun gittiğinden emin olduktan sonra geri abimin mezarının başına gittim uzun uzun baktım abimin mezar taşına, kaç dakika geçti bilmiyorum en sonunda kendimde konuşma cesaretini buldum " abim" dedim fısıltıyla
" abi bak kalk hadi yeşil boncuğun geldi " ses yok kimse yok işte gerçekler tam bir balyoz gibi yine indi kalbime
" abi ben senin kokunu sesini gülüşünü ben senin her zereni özledim abim kalk , kalk tut elimi ,öp saçlarımdan bende sıkıca sarilim sana " gözümden düşen tek damala göz yaşı tam 5 yıl boyunca mezarına bile hasret bıraktıkları abimin mezar taşına düştü burnumun direği sızladı boğazım düğüm düğüm oldu yutkunamadım bile sanki yutkunsam bir yumak dikenli tel boğazımdan aşağıya kayarak parçalayacak sandım bu tarifi edilemiyen bir acı ,
Abimin mezar taşının sağ kenarındaki soğuk mermerin üstüne yanlamasına uzanıp ayaklarımı karnıma çekip cenin pozisyonu aldım , siyah saçlarım mermerin kenarından aşağıya sarkıyordu üstümde bordo bol bir kazak onun altına kırem bi pantolon ve kırem kabanımla beyaz spor ayak kabılarım vardı .
Ocak ayında olduğu için havalar soğuktu ,gök yüzüne baktım yağmur yağacak gibiydi tıpkı benim karanlık ruhum gibi gök yüzüde giri sisli bulutlarla doluydu ,bakışlarım tekrar abimin mezarını buldu elimi toprağının üstünde gezdirdim " beni duyuyormusun abicim bilmiyorum ama senin yokluğun şu yaralı ruhuma prangalar vurdurdu ,her yokluğunu hisetiğimde yıldızlara baktım ,ama biliyormusun abicim ben artık yıldızlardanda nefret ettim artık geri dönemeyeceğin için gökteki yıldızlarada küstüm ,eğer döne bileceğini bilsem gözümü dahi kırpmadan tüm gece yıldızları sayardım sen geliceksin diye ,gerekirse boynum kopsun ,yeterki sen gelseydin be abim " dedim ve derin bir nefes aldım ,yılar sonra ilk defa sesim titredi ben bunları zayıflık olarak biliyordum tam beş yıldır ama ben abime yalan söyleyemem neysem oydum ben onun yokluğunda ayzlarda kalmış bir yaprak gibi titriyorum sesim titremiş ne yazar .
Titreyen sesimle " ab_abi sen burda üşüyormus- " daha fazla konuşamadan hıçkırıklarla ağlamaya başladım o soğukta abimin mezar mermerine uzanmış sarsılarak ağlıyordum " aaabbbbbbiiiiiiiiim" dedim boğuk bir sesle , daha şidetli ağlayıp yanağımın bir tarafını abimin toprağının üstüne koydum belki bir umut göğsüne yaslanmış gibi hisederim dedim ama yok ,abimin sıcak göğsü değil soğuk toprak karşıladı beni ve birkere daha o yokluğu en derinden hisetim .
bunu bize yaşatanlara acımıyacaktım çünkü bende marhemet ve acımaya dair ne varsa abimin toprağa gömüldüğü gün, bende onla beraber gömdüm ,şimdi onlar korkucak .
İkinci bölümde görüşmek üzere 🌺❤️
Bölüm etkileşimi
