3. bölüm / 5
YİTİRİLMİŞ ANILAR ÇÖPLÜĞÜ3. Bölüm: Çöp Kutusunda Bir Cümle
Bölümler 5Şu an: 3. Bölüm: Çöp Kutusunda Bir Cümle
Eve vardığımda saat akşama yaklaşmıştı.Üzerimi değiştirdim ve ayaklarımı uzattım.Çay suyunu koyarken cebimdeki kağıtlar aklıma geldi.
Masaya oturup dikkatlice çıkardım.Bir tanesi dümdüz,yazısızdı ama köşesinde küçük bir kalp çizimi vardı.Belki de bir çocuğun elinden geçmişti bu kağıt.Diğeri daha ilginçti.
Yazı suyla dağılmıştı ama hala bazı harfler seçilebiliyordu.Okumaya çalıştım.
"Ben...istemedim.Ama kimse...dinlemedi."
Gerisi silinmişti.
Bu kadar.
Ama o iki kelime yetti:"Kimse dinlemedi."
Acaba kaç yaşındaydı?Kim yazmıştı?Neyi anlatmak istemişti?
O an aklıma geldi;defteri açtım.Boş bir yere gelene kadar sayfaları çevirdim.Kalemi elime alıp bu kısa nota da her zaman yaptığım gibi küçük bir hikaye yazmaya başladım.
"Kız çocuğu belki on yaşındaydı.Ailesi onu her sabah okula gönderiyor, akşam eve geldiğinde neden sessiz olduğunu anlamıyorlardı.Sessizliğin bir dili vardı.Ama kimse o dili bilmiyordu.
O gün,defterine küçük bir not yazdı.Belki biri bulur diye.
'Ben istemedim.Ama kimse dinlemedi.'
Sonra pencereyi açtı.Atlamadı atlayamazdı.Yaşayacak çok şeyi vardı.Ama hep o pencerenin önünde düşündü.Atlamayı değil,sesinin değerini düşünmeyi...
Kağıdı buruşturup çöp kutusuna attı.
Belki bir gün.Belki bir gün biri okurdu."
Defteri kapattım.Kalem hâlâ elimdeydi ama artık yazacak bir şeyim kalmamıştı.Başımı geriye yasladım ve tavana baktım.Yazdığım şey bir kurgu muydu gerçekten,yoksa yıllar önce duyup da bastırdığım bir anının dışa vurumu muydu?Ben bile ayırt edemedim.Kafamın içinde her şey birbirine karışmaya başladı.
Çocukken biri bana demişti ki,"Ne kadar susarsan,o kadar unutursun." Ama unutmak böyle bir şey değildi.Bazı şeyler insanın içini pas gibi sarardı.Gözükmezdi,ama hep oradaydı.Ve zamanla insanın benliğini çürütürdü.
Bu şehrin sabahları sessizdi.Erken saatlerde uyananların sesi yoktu.İşe gidenlerin,temizlik yapanların, bekçilerin, çöplerin başında oyalananmarın hiç sesi çıkmazdı.Herkes sessizdi.Çünkü hayat onları bir şekilde susturmuştu.Ve ben...Ben bu sessizliğin içinden biri olmuştum.İstemeden.Kim isterdi susmayı,susmak zorunda kalmayı,zorla susuturulmayı?Kimse istemezdi.
Bazen düşünüyorum, hiç hayalim oldu mu?Hani çocukken "Büyüyünce ne olacaksın?"derler ya,ben hep aynı cevabı verirdim:"Babam gibi olmayacağım."
Çünkü babam çok susardı.Anneme,hayata,bize...Şimdi aynaya baktığımda onun yüzünü görüyorum.Yalnızlaşmış, çökmüş, tıpkı bir gül gibi solmuş ve sessizleşmiş hissediyordum.İçimde ses var,ama çıkmıyordu.Çünkü kimse duymak istemiyordu.
Kaan'ın bana mesaj atması... yıllar sonra.
Bu içimde taşların yeniden oynamasına neden oluyordu.Belki hâlâ bir şeyleri düzeltmeye şansım vardı.Ama neyi düzeltecektim? Hangi birini düzeltecektim ben?Gücüm yeter miydi? Gece uykularında ağlarken yanında olmadığımı mı düzeltecektim? Yokluğumla büyümesini mi?
İnsan bazen bir günde değil,bir sessizlikte büyürdü.Kaan da öyle büyüdü.Ve ben...buna bile şahit olamadım.Yıllar sonra,tek bir fotoğrafla içimdeki her şey tekrar devindi.O fotoğrafa bakarken gözlerim dolmamıştı.Onlar zaten hep doluydu,sadece taşmayı bekliyorlardı.
Bunca yıldır defterime yazdığım her hikayede başkalarının cümlelerini tamamladım.
Ama kendi hayatım hep yarım kaldı.Çünkü kendi hikayemi yazmaya başlamadım.
Gece boyunca uyuyamadım.Koltukta defteri dizlerimin üstüne koymuş, başımı duvara yaslamış, öylece kalmıştım.Ne televizyon açıktı,ne de telefon elimdeydi.Evde çıt çıkmıyordu ama kafamın içinde biriken sesler,saat gibi çalışıyorlar.
Bazen sadece düşünürsün.
Yorulursun ama dinlenemezsin.
Gözlerini kaparsın ama uyuyamazsın.
İşte öyle bir geceydi.
Yazdığım hikayeyi tekrar okudum.Tekrar...tekrar...ve tekrar.Aynı satırları belki beş belki on defa okudum.
"Atlamadı...ama hep düşündü."cümlesi gözümün önünde duruyordu.Bu cümle tanıdıktı bana.Ben de hiç atlamadım.Ama çok düşündüm.
Pencereden bakarken,elimde süpürgeyle çalışırken, dolmuşta boş koltuğa göz dikerken...Hep düşündüm.Ama hiç birini anlatmadım.
İnsan kendini çok susturursa, bir gün içinde her şey konuşmaya başlar.Ve bu gece... sanırım kendi içimdekiler aralarında konuşmaya başlamıştı.
Kaç kişi bu şehirde sustuğunu bile farketmeden yaşıyordu? Kaç kişi kendi hikayesini çöpe attı da geriye dönüp bakmadı?
Ben sadece süpürmüyordum.
Ben artık bakıyordum.
Her çöp kutusuna,her buruşturulmuş kağıda,her unutulmuş eşya parçasına.
Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı.Sürekli düşünmek ağır gelmişti...
Sabah göz kapaklarım yanarak açıldığında hava çoktan aydınlanmıştı.Koltuğun kenarında uyuyakaldığım için boynum ağrıyordu.Ama bu ağrıyı her zaman ki gibi önemsemedim.
Çaydanlıktaki su, çoktan buhar olmuştu.Mutfak camından dışarıya baktım.Sokak yine aynıydı.Renk yoktu.Gürültü yoktu.Ama bugün ilk defa farklı bir sessizlik vardı.
Kalktım ve üzerimi değiştirdim.Bir yandan da defteri tekrar açtım.Bir an durdum,Sayfayı çevirdim ve yeni bir sayfa açtım.Ama hiç bir şey yazmadım.
Sadece baktım.
Belki yazmam gereken bir hikaye daha vardır diye düşündüm.
Bugün işe her zamankinden biraz daha erken çıkmıştım.Yol boyunca hep aynı döngü vardı.Aynı kaldırımlar, aynı çöpler, aynı kediler.Ama farklı bir bakışla yürüdüm.
Artık her çöp sadece çöp değil gibi geliyordu.Sanki bir şey beni bekliyor mdu.Sanki...yazılmak isteyen başka bir hayat daha vardı orada bir yerde.
Gün içinde hiç bir değişiklik yoktu.Olmasa daha iyiydi zaten.Bazen insanın dinlenmeye ihtiyacı oluyordu.Çöpleri temizlerken gözüme hiç bir şey takılmamıştı.Bugün her zaman ki gibi normaldi.İşlerimi hallettikten sonra tekrar eve geçtim ve biraz dinlenmek adına koltuğa uzandım.Tabi yorgunluk yatınca hissedilmeye başlamıştı.Gözlerim ağır ağır kapanırken Kaan'ın sesini duydum gibi hissettim ama gözümü açmaya mecalim yoktu.
Bölüm etkileşimi
