Yirmi dört saat kitap kapağı

2. bölüm / 2

Yirmi dört saat

01.00

Vaveyla Yazarı: Zümra Katman

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 01.00
  1. 1 Giriş339 kelime
  2. 2 01.00748 kelime · Okuduğun bölüm

Anneme attığım mesajdan sonra internette biraz gezinmeye başladım. Ne de olsa yolculuk yirmi dört saat sürecekti ve bol bol sıkılmaya vaktim olacaktı. Bir süre telefonumda amaçsızca dolaştıktan sonra mesaj kutuma baktım. Bomboştu.

Aslında buna şaşırmamam gerekiyordu. Okul hayatım boyunca sürekli dışlanmıştım. Ne zaman bir arkadaş grubuna girsem, ilk başlarda çok iyi anlaşırdık. Benim için mükemmel günler geçerdi; her gün kahkahalar atar, saatlerce konuşur, birlikte yaptığımız en saçma şeylere bile gülerdim. O zamanlar onların arasında gerçekten bir yerim olduğunu sanırdım. Sonra her şey yavaş yavaş değişmeye başlardı. Önce konuşmaların dışında kalırdım, sonra planların. Bir süre sonra yanlarında olsam bile sanki orada değilmişim gibi davranmaya başlarlardı.

Sanki artık bir gereksizliktim onların gözünde.

Beni atlatmak için dağılıp başka yerlere gidiyormuş gibi yaparlardı. Ben yanlarından ayrıldığımda ise gizlice geri toplanırlardı. İlk başta gerçekten yüreğim paramparça olmuştu. İnsan, sevilmediğini anladığında bunun canını bu kadar yakacağını bilmiyormuş. Beni sevmiyordular. Hiç kimse...

Zamanla umursamamayı öğrendim. Hatta gerçek sevgi diye bir şeyin olmadığına inanmaya başladım. Ya da varsa bile benim kapımı asla çalmamıştı. Seneye üniversitede ikinci sınıf öğrencisi olacaktım ama hâlâ herkesinki gibi “can yoldaşım” diyebileceğim bir arkadaşım yoktu. Artık ümidimi de kesmiştim. Yine de bazen insanları yan yana, kahkahalar içinde görünce kıskanmamak elde değildi. Özellikle de yalnızlığın ne kadar sessiz bir şey olduğunu bilen biriyseniz, başkalarının kalabalığı gözünüze daha da büyük görünüyordu.

Ben bunları düşünürken yolcular yavaş yavaş koltuklarına yerleşmeye başlamıştı. Çantalar yukarıdaki bölmelere kaldırılıyor, koltuklar kontrol ediliyor, insanlar telefonlarından birilerine son mesajlarını atıyordu. Ben ise bütün bunların arasında tek bir şeyi düşünüyordum: Yanıma kimse oturmasın.

Küçük bir ihtimaldi belki ama insan yalnızlığa bu kadar maruz kalınca ona alışıyordu. Bir süre sonra etrafında birilerinin olmasını istememeye başlıyordun. Çünkü yalnızken kimsenin seni yarı yolda bırakma ihtimali yoktu. Kimse seni dışlamıyor, kimse seni görmezden gelmiyor, kimse senden sıkılıp gitmiyordu. Sessizlik bazen insanın kendi seçtiği en güvenli yer hâline geliyordu.

Tostumdan bir ısırık daha aldım ve camdan dışarı baktım. İnsanlar otobüslerini beklerken yağmurdan ve soğuktan korunmaya çalışıyor, ellerini montlarının ceplerine sokup otobüslerinin bir an önce gelmesini umuyorlardı. Neyse ki bizim otobüsümüze binecek herkes binmiş, kapılar da kapanmıştı. Böylece dışarıdaki soğuk hava da içeriye giremiyordu.

Birazdan kalkacaktık ve yanıma hâlâ kimse oturmamıştı.

Yanımdaki boş koltuğa baktım. Sonra yüzümde istemsiz küçük bir gülümseme oluştu. Sonunda evren benim için güzel bir şeyler yapmaya karar vermiş olmalıydı.

Çantamı ayaklarımın yanından kaldırıp yanımdaki koltuğa koydum. Nasıl olsa biri gelmeyecekti. Hem biraz yalnız kalmak fena olmazdı. Yirmi dört saatlik bir yolculukta en azından kendime ait küçük bir alanım olacaktı.

Kulaklığımı taktım ve çantamdan kitabımı çıkardım. Kitap kurdu olduğumu söylemiş miydim? Her kitabın bizim için ayrı bir hikâyesi olduğuna ve her birinin bize bir şekilde mesaj verdiğine inanırdım. Belki de bu yüzden kitap okumayı seviyordum. Gerçek hayatta bulamadığım bazı şeyleri, hiç tanımadığım insanların yazdığı hikâyelerin arasında bulabiliyordum.Sayfayı çevirdim ve kendimi kitabın dünyasına bırakmaya başladım.Otobüs hareket etmeye başlamıştı. Garın çıkışına doğru yavaş yavaş ilerliyorduk. Yanımdaki koltuk hâlâ boştu ve bu da demek oluyordu ki yirmi dört saatlik rahat bir yolculuk beni bekliyordu. Tam bunun sevinciyle yüzümde küçük bir tebessüm oluşmuşken otobüs aniden durdu. Neden durduğunu sorgulamadım; büyük ihtimalle bir şey unutmuşlardı ya da otobüste küçük bir sorun çıkmıştı.Gözlerimi kitabımdan ayrimamaya karar verdim.Nasıl olsa birazdan yeniden hareket ederdik. Ama tabii evren bana güzel bir şey yapmış olabilir miydi ? Asla.O anda bacağıma soğuk bir hava vurduğunu hissettim. Kafamı kaldırıp ne olduğuna baktığımda içeriye yeni birinin girdiğini gördüm. Demek ki otobüs onun binmesi için durmuştu. Göz ucuyla etrafıma bakıp gelen kişinin oturabileceği başka bir yer aradım ama otobüste boş kalan tek koltuk benim yanımdaki koltuktu. Bu da demek oluyordu ki gelen kişi yanıma oturmak zorundaydı. Yine de gözlerimi kapattım ve yanlış otobüse binmiş olmasını, doğru otobüse bindiyse bile koltuğun arkalarda olup oraya oturmasını diledim. Adım sesleri gittikçe yaklaşıyordu.
Gözlerimi hala kapalı tutuyordum.Belki koltuğu gerçekten arkalardaydı.belki yanlış binmişti.belki...
"Afedersin"
Gözlerimi açtığımda yanımda uzun boylu bir çocuk duruyordu.Yüzü bana tuhaf bi şekilde tanıdık gelmişti ama nereden tanıdığımı bı turlu çıkaramadım.Sarı saçları hafifçe dağılmıştı; sanki otobüse yetişmek için acele etmiş gibi görünüyordu. Elindeki bileti tutarken gözleri kısa bir an benimkilerle buluştu. Yeşildi. Fazlasıyla dikkat çekici bir yeşil...
“Bir numara burası, değil mi?”
Bir an cevap vermedim. Sanki yanlış cevap verirsem koltuğu kurtarabilecekmişim gibi biletime baktım.
“Evet.”
Başını salladı.
“Güzel. İki numara da benim.Bu da yanınıza oturacağım anlamına geliyor.”
İçimden derin bir nefes verdim. Yirmi dört saat boyunca yanımda biriyle oturmak istemediğim yetmezmiş gibi, bir de ilk cümlesinden sinirimi bozmayı başarabilen biri çıkmıştı karşıma.
“Oturun o zaman, beyefendi,” dedim, sesimdeki rahatsızlığı gizlemeye çalışmadan.
Çocuk önce bana, sonra koltuğun üzerinde duran çantama baktı.
“Çantanı koltuktan çekersen zaten oturacağım canım.”
Olamaz.ben onu tamamen unutmuştum...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

69okunma 4beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18