Yin&Yang kitap kapağı

12. bölüm / 11

Yin&Yang

Bölüm 9- Yaralı Çocuk

Yazar: Merveey #efeshine٭

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: Bölüm 9- Yaralı Çocuk

(Tamamen kurgudan oluşmaktadır, kişilerin gerçekte ki kişilikleriyle alakası yoktur. Gerçekte düşmanlık, kin, ihanet gibi duygular beslenmemektedir. Keyifli okumalar...)

Beynime vuran darbeyle başım ağrımaya başlamıştı. Umut'un söylediklerine inanmak istemiyordum. Başka bir seçenek yoktur ama ona inanmayacaktım. Kafamı kararlılıkla kaldırıp Umut'a baktım.
-Yalan söylüyorsun. Sana inanmayacağım.

-İnanma, neyi nasıl düşündüğün umrumda bile değil minik çocuk. Ama sanırsam Arda senin umrunda.

Ayağa kalkıp kapıyı açmaya çalıştım. Açılmamıştı.

-Neden kilitli ya bu?

Anahtar Umut'un elindeydi. Bu nasıl benim aklıma gelmemişti. Umut anahtarı kaldırarak kendinden emin bir şekilde baktı.

-Bunu mu arıyorsun sivrisinek?

-Ver onu bana! Çabuk ver!

-Çok isterdim vermeyi, hatta düşüneyim, vereceğim. Ama bir şartım var.

Diyerek anahtarı havada sallıyordu. İçimden hakaretler etsemde dışıma vurmamaya çalışıyordum.

-Neymiş o şartın?

-Benden özür dileyeceksin.

-Asla! Asla senden özür dilemem.

-Bana seni affetmem için yalvaracaksın Efe.

-Çocuğum sen özürlü müsün? Özür dilemem diyorum yalvarmak diyorsun sen sıkıntılısın bence.

-Sen yaparsın Efe. Çocukken Arda'ya yalvardığın gibi.

Ne diyordu bu salak. Geçmişimde yaptığım şeyleri yüzüme vurunca kendini birşey falancsanıyordu herhalde.

••• 10 yıl önce~

-Arda, lütfen küsme bana.

-Hayır Efe, sen benim oyuncağımı kırdın! Seninle konuşmuyorum.

- İsteyerek olmadı Arda. Yalvarırım affet beni, yalvarırım.

-Tamam Efe, affediyorum.

-Yuppiii! Teşekkür ederim Arda.

-Abartma Efe, ama bir daha oyuncağımı kırma!

-Tamam, kırmam!

...

-Bana da Arda'ya yalvardığın gibi yalvar, vereyim anahtarını.

-S-sen, onu nereden biliyorsun?

-Ben her şeyi bilirim, ona göre hareket et Efe Şan.

-Lan sapık mısın sen? Beni mi gözetledin?

-Belki, ee hadi özrümü bekliyorum.

-Burada ömür boyu kilitli kalacak olsam bile senden özür dilemeyeceğim.

-Büyük konuşma Efe, basit bir odadan çıkmak için bana yalvaracaksın.

-Nasıl olacakmış o?

- Aa, Efe sesleri duyuyor musun? Çığlık... Biri çığlık atıyor.

-Yapma.

-Kolundan ve omzundan iki kere bıçak saplanmış, kanlar fışkırıyor görüyor musun? Umarım onu en yakın arkadaşının bıçakladığını öğrenmez. Ya arkadaşı da bir araba kazasıyla hafızasını kaybetmişse?

-Yapma Umut. Yapma.

Başım dönmeye başlamıştı. Zar zor dengede duruyordum. Ayağımın kayıp düşmemesi için kenarlara tutunmaya çalışıyordum. Umut ayağa kalkıp yürüdü.

-Yoksa o yaralı çocuk, sen misin Efe?

Söyledikten sonra kolumu sıkmıştı. Bende gözlerimi kapatıp kendimi sıktım. Sanki kolum iki duvar arasında sıkıştırılıyor gibi hissediyordum. Şu an hissettiğim duyguyu, bağırdığımda bile hissedememiştim. Arda, Umut, Idol House her şey üstüme geliyordu. Boğazımın düğümlenmiş gibi olmasına rağmen kendimi zorlayıp ağzımdan tek kelime çıkarmayı başarmıştım.

-Yapma...

-Yapacağım. O özrü duyana kadar daha çok yapacağım.

Kolumu daha sert sıktığında başka seçenek olmadığını anladım. Ondan özür dileyecektim. Ne kadar istemesem de zorundaydım. Kolumun bu kadar acıyıp daha da hissetmememe neden olacaksa yapacaktım.

-Evet, bekliyorum...

-Özür di-

Kapı çalındığında Umut kolumu bırakmıştı. Hissetmediğim kolumu kendime çekip yanından uzaklaştım.

-Efe, Umut? Çıkın artık dans seviyelerimiz belli olacak. Bu kapı neden kilitli ya kim kilitledi?

-Tamam Arda, çıkıyoruz şimdi. Sen boşver neden kilitli olduğunu.

Umut, Arda'ya cevap verdikten sonra bana baktı.

-Şimdilik unutuyorum Efe Şan, ama o özrü bir gün ağzından bir gün ağzından bizzat duyacağım.

Göz devirdim. Özür dilemekten ucuz kurtulmuştum. Kolum ne kadar acısa da kıkırdamamı tutamadım.

Umut kapıya yöneldi ve kapıyı açtı. Kendisi çıktıktan sonra ardından bende çıktım. Kapıda Arda koluma dokunmuştu.

-İyi misin?

-Koluma dokunma!

-Ne oldu Efe anlatır mısın? Umut mu birşey dedi?

Cevap vermeden hızlıca gitmiştim. Arkadan "Ne oldu ya buna?" dediğini duyuyordum. Kendi kendine düşündükten sonra o da arkamdan gelmeye başladı.

...
Dans seviyelerimizin belli olduğu salondan Miraç, Akut, Beton, Ozi ve ben çıkmıştık.
Arda yoktu. Daha doğrusu çok da umrumda değildi ama merak etmiştim. Bizim ekibi bekletip içeri girdim. Kapının ucundayken Arda ve Umut'u gördüm. Konuşuyorlardı.

-Umut neden böyle yapıyorsun?

-Ben anladım Arda, ben seni, herşeyi anladım.

-Hayır anlamadın! Ben seni falan satmadım.

-Sattın. İki günlük Efe için hemde.

-Satmadım seni. Satmam da. Sadece senle dargındık, o yüzden.

-Yani Efe ile arkadaşlığınız, samimiyetiniz geçici mi?

Son cümlelerini duyduğumda kafamdan kaynar sular aktı. Arda benimle oyun mu oynuyordu? Umut'un söyledikleri gerçek miydi?
Kafamda ki bu düşüncelere son verip daha dikkatli dinlemeye başladım.

-E-Efe kötü birisi değil.

-Öyle mi? Çok tanışıyorsunuz sanki bir hafta bile olmadı. Ömürlük arkadaşın sanki?

-Değil. Ama Efe'de başka birşey var.

-Sen bana söyle Arda, Efe'den tarafında mısın? Benim tarafımda mı?

-Senin tarafında...

İçimde ki burukluk yüzüme vuruyordu. Bana yaptığı, kendisine yaptığı şeyleri yok sayıp onun tarafındaydı. İçimden geçirdiğim şeyler, planlar çok korkunçtu. Bir tarafım "yanlış anladın" derken, diğer tarafımsa "hadi yap Efe" diyordu.

"Öyle olsun Roman Çocuk, hakeden kişilere hakettiği gibi davranalım o zaman"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

47okunma 4beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…