13. bölüm · Yıldız Tozu Muhafızları.
Bölüm 13;Işık Şelalelerine Yolculuk.
Neva, asasını Kael’in göğsünden yavaşça indirdi ama gözlerindeki kararlılık sönmedi.
"Seni bu zehirle baş başa bırakmayacağım Kael, ama enerjimi burada hesapsızca harcayamam," dedi Neva, mantığı ve kalbi arasında bir köprü kurarak.
Kael, elindeki mor kristali zırhının altına geri saklarken hafifçe başını eğdi.
"Öyleyse tek bir seçeneğimiz var," dedi Aris, haritayı zihninde canlandırarak.
"Efsanelerde bahsi geçen, ruhu arındıran tek yer: Işık Şelaleleri."
Burası, evrenin en saf enerjisinin bir nehir gibi aktığı ve hiçbir karanlığın barınamadığı kadim bir vadiydi.
Hazırlıklarını hızla tamamlayıp sarayın gümüş kapılarından çıktıklarında, dışarıdaki gökyüzü hala Hiçlik’in gölgeleriyle boğuşuyordu.
Yolculukları sırasında Kael’in adımları her geçen saat biraz daha ağırlaşıyor, nefesi daha sık kesiliyordu.
Neva, muhafızının acısını kendi ruhunda hissediyor, her nefesinde ona gizlice huzur veren küçük notalar mırıldanıyordu.
Vadiye ulaştıklarında, devasa dağların arasından dökülen suların sadece su değil, sıvılaşmış yıldız ışığı olduğunu gördüler.
Şelalenin sesi, binlerce arpın aynı anda çalınması gibi muazzam bir harmoniyle yankılanıyordu.
"İşte orası," diye fısıldadı Neva, gözleri ışığın ihtişamıyla kamaşırken.
Ancak vadinin girişinde, ışığa dayanamayan ama onu yok etmek isteyen tuhaf, saydam varlıklar nöbet tutuyordu.
Bu varlıklar, Hiçlik tarafından gönderilmemişti; onlar, ışığın fazla gücünden delirmiş olan "Işık Kaçkınları"ydı.
"Buraya girmek, dışarıdaki karanlıkla savaşmaktan daha zor olacak," dedi Aris, kılıcının parlaklığını şelalenin ışığına uyarlayarak.
Neva öne çıktı ve asasını şelalenin ritmine göre sallamaya başladı.
"Onlarla savaşmayacağız," dedi Neva, yüzünde bilgece bir gülümseme belirirken.
"Sadece melodilerine"dedi.
⭐️🌕
