12. bölüm · Yıldız Tozu Muhafızları.
Bölüm 12;Güvenin Son Sınırı.
Neva, Kael’in soğuk ve mesafeli cevabı karşısında derin bir sessizliğe gömüldü.
Odadaki hava, sanki bir fırtınadan hemen önceki o ağır ve basık sessizliğe bürünmüştü.
"Beni korumak için sakladığın her sır, aramıza aşamayacağımız bir duvar örüyor Kael," dedi Neva, sesi bu kez hüzünle titriyordu.
Aris, pencerenin önünden ayrılıp ikisinin ortasına gelerek durdu; gözleri endişeyle Kael’e odaklanmıştı.
"Eğer bir tehlike varsa, bunu hepimiz bilmeliyiz," diye ekledi Aris, kılıcının kabzasını daha sıkı kavrayarak.
Kael, bakışlarını yere indirdi ve elini yavaşça kalbinin üzerine, zırhının altına götürdü.
Oradan, sönük ama rahatsız edici bir mor ışık yayan küçük bir kristal parçası çıkardı.
"Bu, Hiçlik Elçisi ile girdiğim ilk savaştan kalan bir parça," diye itiraf etti Kael, sesi pişmanlık doluydu.
"Ruhuma saplandı ve her geçen gün melodimi biraz daha lekeliyor."
Neva dehşetle geri çekildi; asası elinde aniden ısınarak tepki verdi.
Kael’in ruhundaki o kırık notanın, aslında dışarıdan gelen bir zehir olduğunu o an anladı.
"Neden söylemedin?" diye sordu Neva, gözlerinden bir damla yaş süzülüp gümüş elbisesine düştü.
"Çünkü eğer bilirsen, beni kurtarmak için kendi ışığını harcayacağını biliyordum," dedi Kael, gözleri ilk kez bu kadar savunmasızdı.
"Senin ışığın, bu evrenin tek umudu; onu benim gibi gölgeye düşmüş bir muhafız için feda edemezsin."
Aris, dostunun omzuna elini koydu; aralarındaki o ezeli rekabet, yerini derin bir kadim dostluğa bıraktı.
Neva ise asasını Kael’in göğsüne doğru doğrulttu, ama bu kez saldırı için değil, bir karar vermek üzereydi.
Bu zehri temizlemek, Neva’nın henüz tam olarak kontrol edemediği gücünü tüketebilir veya onu savunmasız bırakabilirdi.
"Benim ışığım, sevdiklerimi karanlıkta bırakmak için var olmadı," dedi Neva kararlılıkla.
⭐️🌕
