3. bölüm / 3
Yazak Ol3. Bölüm — Karan Demirhan'ın Aklındaki Kadın
Bölümler 3Şu an: 3. Bölüm — Karan Demirhan'ın Aklındaki Kadın
- 1 Bölüm 1 — Yabancı2.151 kelime
- 2 Bölüm 2 — Aynı Masada, Farklı Dünyalarda2.544 kelime
- 3 3. Bölüm — Karan Demirhan'ın Aklındaki Kadın1.360 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YASAK OL
3. Bölüm — Karan Demirhan'ın Aklındaki Kadın
Karan'ın gözünden
Demirhan Holding'in en üst katında sabah sessizliği hâkimdi.
İstanbul, cam duvarların ardında bütün hareketliliğiyle uzanıyordu. Karan Demirhan, masasının başında oturmuş önündeki dosyaları inceliyordu. İmzalanmayı bekleyen sözleşmeler, yapılacak toplantılar ve cevaplanması gereken onlarca e-posta vardı.
Normalde bunların hepsi sıradan bir iş gününün parçasıydı.
Fakat bu sabah, dün yapılan toplantının bazı ayrıntıları aklına takılıp duruyordu.
Özellikle de Lavin Aras'ın söyledikleri.
Kadın, mekânın ölçüleri doğrulanmadan ilerlemeyi kabul etmemişti. Karan için bu, programı geciktirebilecek bir ayrıntıydı. Lavin içinse sonradan daha büyük sorunlar yaşamamak adına yapılması gereken en basit şeydi.
Karan dosyanın bir sayfasını çevirdi.
"İnatçı," diye mırıldandı.
Kapı çalındı.
"Gir."
Mert elinde iki kahveyle içeri girdi. Birini Karan'ın masasının üzerine bıraktı, sonra karşısındaki koltuğa oturdu.
"Günaydın."
Karan kahvesini aldı.
"Günaydın. Saat onda gelecek dosyayı gördün mü?"
"Gördüm. Birazdan göndereceğim."
Mert telefonunu çıkarıp birkaç notu kontrol etti. Ardından başını kaldırdı.
"Dünkü proje toplantısının tutanağını da ekleyeyim mi?"
"Evet. Özellikle eksik ölçülerle ilgili kısmı."
"Tamam."
Mert birkaç saniye daha ekrana baktı.
"Lavin Hanım'ın istediği ölçüleri teknik ekipten bugün tekrar aldırmamız gerekecek."
"Biliyorum. Sabah konuşup ayarlayacağım."
"Ben ararım. Zaten o ekiple başka bir iş için de görüşecektim."
Karan başını salladı.
Mert kahvesinden bir yudum aldı. Sonra sanki aklına yeni gelmiş gibi sordu:
"Peki, nasıl biri sence?"
Karan bakışlarını dosyadan kaldırmadı.
"Kim?"
Mert ona baktı.
"Dün iki saat toplantısını yaptığımız müşteri. Adını hatırlarsın diye umuyorum."
Karan gözlerini devirdi.
"Lavin Aras."
"Evet, o."
Karan kısa bir süre düşündü.
"İşini biliyor. Hazırlıklı geliyor. Söylediği şeylerin arkasında duruyor."
Mert başını salladı.
"Ben de öyle düşündüm. Eksik ölçüleri fark etmesi iyi oldu. Teknik ekip ilk gönderdiği planda birkaç şeyi atlamış."
"Evet."
Mert kahvesini masaya bıraktı.
"Yalnız, seninle aynı fikirde olmadığı zaman bunu hiç dolandırmadan söylüyor."
Karan dosyayı kapattı.
"Fark ettim."
"Biraz canını sıktı galiba."
"Beni rahatsız eden itiraz etmesi değil. Bir işi geciktireceksek nedenini bilmek isterim. Onun da gerekçeleri vardı."
Mert hafifçe gülümsedi.
"Peki. O zaman sorun yok."
"Zaten sorun olduğunu söylemedim."
"Ben de söylemedim."
Karan ona baktı. Mert gayet sakin bir şekilde kahvesini içiyordu.
"İşini yap," dedi Karan.
"Yapıyorum zaten."
Mert ayağa kalkıp kapıya yöneldi. Tam çıkacakken Karan seslendi.
"Dün toplantıdan sonra söylediği bir şey vardı."
Mert döndü.
"Ne?"
"Benim onun adına konuşmama ihtiyacı olmadığını söyledi."
Mert bir an düşündü.
"Lobideki olay yüzünden mi?"
Karan başını salladı.
"Evet. O iki adamla konuşurken araya girmiştim. Sonrasında da bunu söyledim."
"Peki, haksız mıydı?"
Karan cevap vermedi.
Mert omuz silkti.
"Bence orada neye ihtiyacı olduğunu kendisi söyleyebilirdi. Sen kötü niyetle yapmadın, ama onun açısından nasıl göründüğünü de düşünmek lazım."
Karan'ın yüzü ciddileşti.
"Anladım."
"Güzel."
Mert kapıyı açtı, sonra yeniden ona döndü.
"Bu arada, ölçüler için teknik ekibi ben arayayım. Böylece sabah işimiz uzamaz."
"Tamam."
Mert çıktı.
Karan bir süre kapıya baktıktan sonra yeniden dosyalarına döndü.
Lavin Aras hakkında bildikleri bundan ibaretti: Mesleğinde başarılıydı, ayrıntılara dikkat ediyordu ve kendisiyle aynı fikirde olmadığında bunu saklamıyordu.
Onun özel hayatı, alışkanlıkları ya da geçmişi hakkında hiçbir şey bilmiyordu.
Bilmek için de bir sebep görmüyordu.
Şimdilik aralarındaki ilişkinin sınırları belliydi. Bir proje, iki şirket ve tamamlanması gereken bir iş.
Karan için bunun dışında bir anlam aramak gereksizdi.
⸻
Lavin'in gözünden
Lavin, çalışma masasının üzerinde duran planları yan yana dizmişti.
Tekerlekli sandalyesini masaya rahatça yaklaşabileceği şekilde konumlandırdı. Bir eliyle dosyanın sayfalarını çevirirken diğer eliyle bilgisayarındaki mekân ölçülerini karşılaştırıyordu.
Ece elinde bir fincan çayla yanına geldi.
"Bir şey soracağım."
Lavin gözlerini ekrandan ayırmadı.
"Bu cümleyle başlayan hiçbir konuşma hayırlı bitmiyor."
"Dünkü toplantı nasıl geçti?"
"Normal."
Ece çayı masaya bıraktı.
"Normal derken?"
"Biraz uzun sürdü. Ölçüler uyuşmuyordu, onu anlattım. Yeniden kontrol edecekler."
"Peki, Karan Bey?"
Lavin sonunda başını kaldırdı.
"Ne olmuş Karan Bey'e?"
"Bir şey olmadı. Sadece seninle aynı toplantıdaydı, merak ettim."
"İşini hızlı bitirmek istiyor. Biz de işin doğru yapılmasını istiyoruz. Şimdilik üzerinde anlaşamadığımız nokta bu."
Ece yanındaki sandalyeye oturdu.
"Anladım."
Lavin ona şüpheyle baktı.
"Bu kadar mı?"
"Ne kadar olsun?"
"Bilmiyorum. Genelde burada bir şey söyleyip beni sinirlendirmeye çalışırsın."
Ece güldü.
"Tamam, o zaman sorayım. Sence yakışıklı mı?"
Lavin'in yüzünde kısa bir şaşkınlık belirdi. Ardından dosyayı Ece'ye doğru çevirdi.
"Şu ölçülere bak. Sence bu sahneye kaç kişilik masa yerleşebilir?"
Ece kahkaha attı.
"Peki, anladım. Bugün işle arana kimseyi sokmuyoruz."
"Akıllıca bir karar."
Ece gülümseyerek ayağa kalktı ama bu kez şaka yapmayı bıraktı.
"Ciddi söylüyorum, umarım proje sorunsuz ilerler. Adam biraz sabırsız görünüyor."
"Benim de izlenimim o yönde."
"En azından ölçüleri yeniden kontrol etmeyi kabul etmiş."
Lavin başını salladı.
"Çünkü kontrol etmemiz gerekiyor. Mekânın girişinde basamaklar var, arka rampanın eğimi de uygun görünmüyor. Masaların arasında yeterli geçiş alanı olup olmadığını bile bilmiyoruz."
Ece'nin yüzü ciddileşti.
"Bunları yarın yerinde kontrol edelim."
"Edeceğiz. Sadece girişten içeri girebilmek yeterli değil. İçeride rahat hareket edebilmek de gerekiyor. Tuvaleti ve masa yerleşimini de incelemeliyiz."
"Tamam. Teknik ekibe haber veririm."
Ece kapıya yöneldiğinde Lavin yeniden bilgisayarına döndü.
Karan Demirhan'ın kendisi hakkında ne düşündüğüyle ilgilenmiyordu. Ondan beklediği tek şey, işi yürütürken gerekli ayrıntılara önem vermesiydi.
Birlikte çalışacaklardı. Bu, birbirlerini tanıdıkları ya da birbirlerinden hoşlanmaları gerektiği anlamına gelmiyordu.
Lavin için sınır gayet açıktı.
⸻
Aynı gün, saat 11.00
Karan toplantı ekranını açtığında Lavin çoktan bağlantıya katılmıştı.
Önünde açık bir plan vardı. Kameraya bakıp kısa bir selam verdi.
"Günaydın. Ölçüleri kontrol ettik. Ancak birkaç noktada hâlâ eksik bilgi var."
Karan masasındaki kalemi bıraktı.
"Dün de konuştuğumuz alanlar mı?"
"Evet. Özellikle arka giriş ve rampa."
Lavin ekranı paylaştı.
"Şu alanın genişliği planda bir metre yirmi santimetre görünüyor. Ancak son gönderilen ölçümde bir metre beş santimetre yazıyor. Ayrıca rampanın başlangıcıyla giriş kapısı arasında yeterli dönüş alanı olup olmadığını henüz bilmiyoruz."
Karan ekrana dikkatle baktı.
"Teknik ekipten yeniden ölçüm isteyeceğim."
"Teşekkür ederim. Ölçüler netleşince yerleşim planını güncelleyebiliriz."
Toplantının devamında sahne yerleşimi, masa düzeni ve ekiplerin çalışma saatleri konuşuldu. Lavin, her başlık için gerekli notları aldı. Karan da kendi ekibine düşen görevleri belirledi.
Mert, toplantı boyunca çoğunlukla not tuttu. Bir noktada teknik ekibin ölçüm raporunu hâlâ göndermediğini fark edip Karan'a kısa bir not uzattı.
Karan notu okudu, ardından toplantıya devam etti.
Görüşme bittiğinde Lavin vedalaşıp bağlantıdan ayrıldı.
Mert bilgisayarını kapatırken konuştu.
"Teknik ekibi arıyorum. Yarın sabah dokuz buçukta mekânda olabileceklerini söylediler, saati netleştireyim."
"Tamam."
Mert telefonunu çıkardı, birkaç mesaj gönderdi. Sonra masasına yaslandı.
"Bu arada, Lavin Hanım'ın söylediği doğruymuş. İlk ölçüm raporunda iki farklı değer var."
Karan başını kaldırdı.
"Kim hazırlamış?"
"Teknik ekipten biri. Aradım, dosyaları yeniden kontrol edecekler."
"Güzel. Yarın yerinde de baksınlar."
"Bakarlar."
Mert bir an durdu.
"İyi ki toplantıda ölçüleri yeniden kontrol etmekte ısrar etmiş."
Karan dosyasını kapattı.
"Evet. Sonradan planı değiştirmek zorunda kalmaktansa şimdi kontrol etmek daha mantıklı."
Mert başını salladı. Sonra Karan'ın önündeki dosyayı işaret etti.
"Şunu da imzalarsan öğleden önce diğer toplantıya yetişiriz."
Karan dosyayı kendine çekti.
"Ver."
Mert hiçbir şey söylemeden evrakları uzattı. Fakat odadan çıkarken hafifçe gülümsüyordu.
Karan bunu fark etti.
"Ne oldu?"
"Bir şey olmadı."
"Bir şey oldu."
Mert kapıda durdu.
"Yok, sadece bugün proje hakkında konuşurken ilk kez aynı fikirde olduğunuz bir şey çıktı. İşimizi kolaylaştırır diye düşündüm."
Karan birkaç saniye ona baktı.
"Bunun için mi gülümsüyorsun?"
"Evet. Her gün tartışma dinlemek zorunda kalmayabiliriz."
"Henüz hiçbir şey çözülmedi."
"Biliyorum. O yüzden teknik ekibi arıyorum zaten."
Mert çıktı.
Karan yeniden evraklarına döndü. Lavin'in itirazlarını kişisel algılamasına gerek yoktu. Kadın, yapılması gereken işi anlatıyordu. Karan da gerekçelerini mantıklı bulduğu noktada kabul edebilirdi.
Bu kadar basitti.
En azından şimdilik.
⸻
Akşam
Lavin, günün son dosyasını kapatıp bilgisayarını kapattı. Masanın üzerindeki notları toparladıktan sonra sandalyesini geriye aldı ve çalışma alanından çıktı.
Eve ulaştığında yorgundu. Telefonunu masaya bıraktı, rahat bir pozisyona geçmek için sandalyesini ayarladı ve bir süre dinlendi.
Telefonu kısa süre sonra titredi.
Karan Demirhan'dan bir mesaj gelmişti.
Karan: Teknik ekip yarın saat 09.30'da mekânda olacak. Eksik ölçümleri tamamlayacaklar.
Lavin mesajı okudu.
Lavin: Tamam. Ekibimiz de orada olacak. Ölçümler doğrulandıktan sonra yerleşim planını güncelleriz.
Karan: Uygun.
Konuşma orada bitti.
Lavin telefonu kenara koydu. Karan'ın iş konusunda gerekli adımı atması olumluydu. Ancak bu, onun hakkında daha fazla düşünmesini gerektirmiyordu.
Aynı saatlerde Karan da telefonunu masasına bıraktı.
Mert'in gün içindeki sözleri aklına geldiğinde hafifçe başını salladı. Arkadaşının her ayrıntıyı fark etme huyuna alışkındı. Yine de bu kez ortada büyütülecek bir şey yoktu.
Lavin Aras başarılı bir proje yöneticisiydi. Karan'ın beklentilerine itiraz edebiliyor, kendi kararlarının arkasında duruyor ve yaptığı işin sorumluluğunu taşıyordu.
Şimdilik bildiği buydu.
Aralarında henüz güven yoktu.
Yakınlık yoktu.
Aşk hiç yoktu.
Yalnızca tamamlanması gereken bir proje ve birbirlerinin çalışma biçimine alışmaya çalışan iki yabancı vardı.
Bölüm sonu.
Bölüm etkileşimi
