1. bölüm · YAZ RÜZGARINDA KALAN MEKTUP

🌙 1. BÖLÜM: SESSİZ SAHİL

Sude Nur

Rüzgâr o sabah denizden başka türlü esiyordu.Kumların arasında incecik bir serinlik dolaşıyor, martıların sesi dalgaların yankısına karışıyordu. Lina, arabadan iner inmez derin bir nefes aldı. Tuz, yosun ve özgürlük kokusu… Sanki bütün şehir gürültüsünü unutturacak bir rüyanın içine adım atmış gibiydi.
Annesi bavulları indirirken o, sessizce sahile doğru yürüdü. Yaz tatillerini şehirde geçirmeye alışmıştı ama bu sene her şey farklıydı. Ailesi, kalabalıktan uzaklaşıp küçük bir sahil kasabasına taşınmıştı. Evleri denize birkaç adım uzaklıktaydı — eski ama sıcacık bir evdi. Balkonundan görünen manzara, sabahları altın gibi parlayan bir denizdi.
Lina’nın kalbinde ise açıklayamadığı bir hüzün vardı. Belki de yalnızlıktan. Belki de geçmişte bıraktığı şeylerden…Henüz on yedi yaşındaydı ama bazen yüreği yaşını aşan bir sessizlik taşırdı.
O gün, deniz kenarında yürürken bir şey dikkatini çekti.Bir bankta, güneşin vurduğu noktada bir çocuk oturuyordu. Önünde eski bir daktilo vardı. Parmakları ritmik bir şekilde tuşlara dokunuyor, metalin çıkardığı tıkırtı dalgalarla karışıyordu. Lina önce şaşırdı — kim sahilde daktiloyla yazar ki?Ama çocuk o kadar odaklanmıştı ki, sanki dünyada başka hiçbir şey yoktu.
Lina bir süre uzaktan izledi. Çocuğun yüzüne vuran ışık, saçlarının arasındaki rüzgâr… bir şeyleri anımsatıyor gibiydi. Ama neyi? Hatırlayamıyordu.Daktilodan çıkan kâğıdı çocuk dikkatle katladı, sonra yanına bıraktı. Ayağa kalktı ve sessizce uzaklaştı.
Rüzgâr o anda hızlandı. Kâğıt uçtu, havada dönerek Lina’nın ayaklarının dibine kondu.Bir an kararsız kaldı. Sonra eğilip aldı. Üzerinde birkaç satır vardı:
“Bazı sessizlikler, yıllar önce söylenememiş bir özrün yankısıdır.
Eğer bu satırları bir gün bulursan, bil ki seni hatırlayan biri hâlâ burada…”

Lina’nın kalbi bir anlığına durdu.Sayfanın sonunda bir imza yoktu ama cümlelerin arasında bir his vardı:O kelimeler sanki ona yazılmıştı.
Kâğıdı katladı, cebine koydu.Denize baktı — aynı anda hem huzur hem de bir merak hissediyordu.Kimdi bu çocuk?Ve neden bu kadar tanıdık geliyordu?
O gece, odasında uyumadan önce defterine şunu yazdı:
“Burası sessiz ama rüzgâr bir şeyler fısıldıyor gibi.
Belki de bu yaz, hayatımın en sessiz ama en gerçek hikâyesi burada başlayacak.”