1. bölüm · Yasak Çekim
1.
İlahi bakış açısı;
Melina Kızılkaya, Tıp Fakültesi'nin loş amfisinde yine en önde oturuyordu. Aslında bu kadar öne oturmak gibi bir huyu yoktu; ama Doçent Dr. Barlas Soykan ders anlatırken arka sıralardan bile duyulabilecek bir otorite yayıyordu. Önde oturmak, hem dikkatinin dağılmasını engelliyor hem de Barlas'ın sert bakışlarından saklanmasına biraz olsun yardımcı oluyordu.
Barlas hocaların "zor" kategorisindeydi. Sessizliği seven, gereksiz muhabbetten hoşlanmayan, öğrencilerin gözünün içine bakıp doğru cevabı söküp alan cinsten biri. Fakat bir yanı da vardı ki, öğrencilerin sırtını ürpertirdi: Ne düşündüğünü asla ele vermezdi.
Melina, ailesinin isteğiyle tıp okuyordu; bu, herkese ilan edilmiş bir sır değildi ama içinde taşıdığı bir ağırlıktı. Bazen, Barlas'ın baktığı yerde bu gerçeğin saklandığını zannediyordu. Sanki adam, onun gerçekten doktor olmak istemediğini çözebilecek kadar keskin bir bakışa sahipti.
Ders devam ederken Barlas, bir anda konuşmayı kesti. Kalemini masaya bıraktı ve sessizlik, amfiyi kalın bir duvar gibi sardı.
Gözleri, tam Melina'nın üzerindeydi.
"Kızılkaya."
Melina'nın boğazı kurudu ve ön sırada olmasına rağmen sesini duymak için ekstra bir çaba gerektiren bir tonla yanıt verdi.
"Evet... hocam?"
"Prefrontal korteksle ilgili az önce ne söyledim? Arkadaşların için bir kez de sen tekrarlar mısın?"
Sınıfta hafif bir mırıltı dolaştı. Herkes Melina'ya baktı; bazıları merakla, bazıları alayla. Sanki her defasında Barlas, onu özellikle seçiyormuş gibi.
Melina toparlanmaya çalışarak cevap verdi.
"Karar verme, davranış kontrolü ve sosyal yargıların oluştuğu bölge olduğunu söylemiştiniz hocam."
Barlas'ın yüzünde belirsiz bir ifade belirdi. Ne onay vardı, ne de memnuniyetsizlik. Başını hafifçe sallayıp bakışlarını küçük kızdan çekip sınıfa geri döndü.
Alçak bir sesle. "Dersi gerçekten takip ettiğinizi görmek güzel."
Kısa bir es verip dosyalarını toplarken "Bugünlük bu kadar arkadaşlar dağılabilirsiniz." dedi.
Herkes toparlanıp çıkarken dosyalarının üzerinden bir an başını kaldırdı ve kalın ancak kadife gibi yumuşak olan sesiyle konuştu. "Sen hariç Kızılkaya, seninle konuşmam gereken bir durum var."
Melina'nın kalbi garip bir biçimde sıkıştı, yıllardır bu fakültede hiçbir profesörü ile sorun yaşamamış ve özel olarak konuşmak zorunda kalmamıştı. Melina kendisinden onay bekleyen arkadaşlarına başını sallayıp profesörüne geri döndü ve gerginlikten içine kaçan sesiyle sordu. "Bir sorun mu var hocam..?"
Barlas amfideki herkes gidene kadar sessiz kaldı ardından eliyle sıraları işaret edip konuştu. "Rahat ol seni azarlamayacağım yalnızca bir konu hakkında seninle konuşmak istiyorum."
Melina ufak bir tereddütün ardından işaret edildiği gibi en ön sıraya oturdu o sırada Barlas amfinin kapısını kapatıp ardından kendi masasına ilerleyip kalçasını sıranın köşesine yasladı ve vakit kaybetmeden sakince konuşmaya başladı.
"Bir süredir dikkatin fazla dağınık aynı şekilde notlarında dağılmış durumda, bir sorun olup olmadığını merak ediyorum çünkü eğer öyleyse geleceğin başarılı doktor adaylarından birine yardımcı olmak isterim."
Melina başını kaldırıp profesörünün gözlerine baktı, oysaki başından beri bir hata yaptığını ve azarlacağını düşünüp kendisini gergince en kötü senaryoya hazırlıyordu. Bozguna uğramıştı ancak toparlanması kısa sürdü ve boğazını temizleyip bet görünmeye çalışarak konuştu. Tabi ne kadar net görünebildiyse.
"Teşekkür ederim hocam hiçbir sorun yok, gayet iyiyim."
Barlas karşısındaki kızı tanımasa dediklerine inanabilirdi ancak üzerine gidip onu daha da tedirgin etmeye niyeti yoktu.
"Madem iyisin bundan sonra asistanlığını yarından itibaren benim yanımda yapacağının haberini vereyim."
Melina şaşkınlıkla dolu sesiyle sordu. "Asistanlık mı? Ama benim daha vaktim vardı diye biliyorum hem ben böyle bir talepte de bulunmadım asistanlık şimdi nereden çıktı hocam?"
"1 hafta önce asistanım doğum iznine çıktı bu durumu Banu hocanla konuşurken bana senin ne kadar azimli, ne kadar başarılı olduğundan bahsetti bende seni asistanım olarak seçtim."
Melina bunun aslında önüne gelen büyük bir avantaj olduğunu biliyordu ancak zaten zar zor geçtiği derslerden arta kalan vakitlerinde bir de staj ile uğraşmak istemiyordu.
"Hocam kararlarınızdan şikayetçi değilim ancak benim daha 2 ay vaktim vardı üstelik emin olun benden daha da başarılı öğrenciler var-"
"Seni korkutan ne Kızılkaya? Yarın veya 2 ay sonra stajının başlaması senin için neyi değiştirir? Sen bugünde bir doktor adayısın, yarında ve 2 ay sonrada bu böyle olucak. Yarın saat 9'da hastanede ol ve geç kalmamaya çalış."
Bu kadar. Açıklama yok, neden yok.
Barlas eşyalarını masadan alıp amfiden çıktışında koca amfide Melina ve aklını kemiren düşünceler kalmıştı.
Neden o?
Neden diğer yüzlerce öğrenci değil de Melina Kızılkaya?
