Yarım Kalan Yemin kitap kapağı

6. bölüm / 14

Yarım Kalan Yemin

Gerçekler Acıtır

Yazar: Esrw 🤍

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: Gerçekler Acıtır

Karakter: Yaren Bozkurt
Başım hâlâ ağrıyordu, en son bayılma taklidi yaptığımı hatırlıyorum. Derin düşüncelere dalmış etrafa bakarken bir çift mavilik fark ettim bana bakan. Hüzünlü ve pişman gözlerle bakıyordu, asıl önemli olan ise ben şuan onun kucağında uzanıyordum. O anın şoku ile yerimden kalkmaya çalıştığımda karın boşluğuma hançer saplanmış gibi hissettim, doğru ya en son o Andrew denilen adam beni vurmuştu. Canımın yandığını anlamış olacak ki kıpırdamamam için elini kaldırdı bekle der gibi, hiç kımıldamadan baktım gök mavisi gözlerine. Birini hatırlattı bana mavi gözleri, çok sevdiğim ama ayrılmak zorunda olduğum zamanı gelince beni bulacak olan çocuğun gözlerine çok benziyordu. Mavi çocuğu anımsatmıştı bana; uzun uzun bakıştık, kimse konuşmadı ta ki ağzından çıkan o cümleyle aramızdaki sessizliği bozana kadar. "İyimisin?"
Evet iyiydim ama biraz başım ağrıyordu ama söylemedim sadece evet anlamında kafamı aşağı yukarı salladım. Tekrar maviliklerine baktığımda birşey söyleyeceğini anladım. Dudaklarını araladı hafifçe araladı ve konuştu "Mermiyi çıkarmamız gerek zaten yeterince kan kaybettin", soğuktu cümleleri ama çok sıcak bir edayla söylüyordu. "Tamam" dedim yine kısa bir cevapla çünkü konuşmaya mecalim yoktu, beni kucağındayken havaya kaldırdı ve sırtımı yumuşak koltuğun üzerine bıraktı. Bu kadar yakınlık ilk defaydı ama çok saçma bir şekilde hoşuma gitmiş, kokusu başımı döndürmüştü. Koltuğa uzandığımda yaralı yeri göğüs kafesime kadar sıyırdım, orta sehpanın üzerinde makas, cımbız tarzı eşyalar görünce biraz ürkmüş olmalıyım ki yüzünde serseri bir gülüş belirince "Ne o yoksa korktun mu avukat?". Kaşlarımı çattım ve cevabı hiç bekletmeden verdim, "Saçmalama korkmuyorum sadece ilk defa vuruldum ve biraz stresliyim çünkü canım yanacak." Bekledi biraz konuşmadı önce sonra ağzından tekrar bir cümle daha döküldü. "Hastaneye gidersek..." Gerisini anlamıştım zaten ve ben devam ettim "Abim öğrenir" başını salladı onaylar gibi. Eline aletleri aldı, çok gergin olduğum her hareketimden belliydi. Belimi kasmam, elimi sıkmam gibi bu kadar gergin olduğumu görünce işe el atıp sakın olmamı acıtmamaya çalışacağını söyledi. Soğuk neşter tenime değdiğinde irkildim, önce birşey yapmadı sonra neşteri bırakıp yaraya bakmak istercesine elini tenimde gezdirdi. Bu hareketi beni daha çok strese sokup gerilmemi sağladı, daha sonra bir cümle daha döküldü dudaklarından. "Konuşmak istermisin hem gerginliğini azaltır." tekrar olur anlamında kafamı aşağı yukarı salladım eliyle buyur işareti yaparak tekrar eline neşteri aldı. Çok gergin olduğumdan hemen bir soru sordum "Andrew Volcow kim?". Derin bir nefes verdi önce, daha sonra neşteri yaralı yere bastırdı. Bu hareketiyle yüzümü ekşittim çünkü canım yanmıştı azda olsa, cevap verdi "Silah kaçakçısı, fuhuşçu, kadın ve çocuk katili" söylediği son cümle beni beynimden vurulmuşa çevirdi. Ben Elay Bozkurt, kadın ve çocukların haklarını korumak için avukat olan kadın şimdi bu kadar suçu olan hatta kadın ve çocuk katili olan böyle bir şerefsizin hapis cezası almamasına sebep oldu. Yanağıma doğru bir yaş süzüldü, nasıl yapardım bunu, kendime olan yeminimi nasıl böyle birşeyle bozardım. Ben bunları düşünürken Nick'in kurşunu çıkarmak için yaptığı hamleyle görüşüm bulanıklaştı, boğazım yandı ve gözlerimi hiç zorlamadan kapattım.
🌼
Elay'ın dudakları titredi. "Ayaz..." Kurşunu çıkarmak üzere olan Nick'in eli bir an durdu, kaşları çatıldı. "Ne dedin?" Elay gözlerini açamadı. Sanki yıllar öncesinden biriyle konuşuyormuş gibi fısıldadı."Ayaz..." Nick derin bir nefes aldı. Kendi adını ondan duymayı hiç beklemiyordu. "Yanlış kişiye sesleniyorsun." dedi kısık bir sesle. Elay cevap veremeden yeniden bilincini kaybetti. Nick ise gözlerini ondan ayıramadı.
"Beni tanıyor olamaz... O hâlde neden gerçek adımı söyledi? " diye düşündü. Nick birkaç saniye boyunca Elay'a baktı. "Ayaz" kelimesi kulaklarında yankılanıyordu. Yarayı sardı, kanamayı durdurdu ve ayağa kalktı. Tam o sırada kapı açıldı. Drew tam o anda içeri girdi
"Nick, adamlarımız çevreyi temizledi. Andrew'i daha bulamadık şuan Süleyman'ın olayı öğrenmemesi için uğraşıyoruz" Nick gözlerini Elay'dan ayırmadan konuştu. "Doktoru çağır." Drew durdu Nick'in bu denli sinirli oluşuna şaşırmıştı. "Nick olmaz..." Ayaz ise fazla düşünmeden kısaca "Şimdi" dedi. Drew ilk kez onun sesindeki öfkeyi değil, korkuyu fark etti.
Doktor geldiğinde Elay'ın nabzını kontrol etti. "Kurşun çıkmış. Ama çok kan kaybetmiş. Önümüzdeki birkaç saat kritik."
Nick tek kelime etmedi. Doktor odadan çıkarken Elay çok hafif bir sesle tekrar mırıldandı:
"Yeminimi... bozdum..."
Nick başını çevirdi. "Hayır." dedi alçak bir sesle. "Seni kandırdılar." Elay bunu duyacak durumda değildi. Nick ise ilk kez intikamının yönünü değiştirdi. "Bu işi burada bitireceğim."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

17okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…