2.BÖLÜM: Son Macera...

Vaveyla Yazarı: Rame.za Mersey

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 2.BÖLÜM: Son Macera...

"Nasıl yani ? Şimdi ben artık tanrı değil miyim? Artık kitaplara girip orda yaşayamaz mıyım?"
Okulun arka bahçesinde yanlız bir yerde Rinle önümde beliren sıkıntıyla ilgili konuşuyordum.

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ: olur mu efendim siz elbette Tanrı'siniz, bu sadece bir arza tamir edilir ve gene eski düzenin geri döner.

Sistemde bir sıkıntı olmuştu ve ben romanlara giremiyordum. Onun için üzgündüm daha Tanrı olalı iki yıl olmuştu ve daha çok macera yaşamak istiyordum.

" Ne zaman düzeltecek peki çok uzun sürer mi?"

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : efendim malesef en az iki yada bir yıl sürer.

" Ne!? Dalga mı geçiyorsun ben nasıl iki yıl bekleyeceğim, çok sıkılırım yaaaa" şaka gibi resmen. mutlu olabileceğim tek yeri kaybediyorum sanki romanlara gitmezsem bu hayat çok çekilir oluyor da.

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : Efendim çok üzgünüm hepsi benim hatam çok özür dilerim. Size hiç yardım edemiyorum.

Ya hayır ne alaka sen çok iyisin ki bir kere. elinden geleni yapıyor. rin tanıdığım insanlardan bile daha iyi bir dost, insan olmamasına rağmen. " Öyle konuşma sen elinden geleni yapıyorsun sistemin bozulması neden senin suçun olsun ki?"
Yapacak bir şey yok madem öyle oldu dayanacağım hayatımdaki tek zevk kaynağımı iki yıl kullanmam ama ne yapabiliriz ki kabullenmekten başka.

" olan oldu sen üzülme yapacak bir şey yok Neyse kendime başka şeylerle oyalarım". Dedim pencereye bakıp gülümseyerek.

(⊃。•́‿•̀。)⊃ : Efendim bende söz veriyorum en kısa zamanda sistemi düzelteceğim.

işaret parmağımı durum penceresinin üzerine dokundurup gülümsedim.
"Tamam ama kendine çok yüklenme". Rinin üzülmesine istemiyorum çünkü çok tatlı biri.

| (• ◡•)| : tamam efendimmmm.

☾︎ ❀ ❁ ❀ ☽︎
Akşam yemekten sonra herkes odasına çekildi zaten kimse birbirlerinin yüzüne bakmıyordu. Ben kendi odamda yatağı uzanmış telefonla uğraşırken birden durum penceresi açıldı.

| (• ◡•)| : Efendim.

Yerimde doğruladım ve Rini'a baktım. " Ne oldu?"

| (• ◡•)| : size özür icabında bir şey vereceğim.

Bunu dediğinde gülümsedim. " Gerek yoktu ya, senin suçun yok tatlım" hala kendine suçluyor Rin gerçekten çok iyi bir yoldaş olabilir bir insan için.

| (• ◡•)| : hiç olur mu Efendimi ne olursa olsun mutlu etmeliydim ama siz bu gün çok üzüldünüz.

Yani çok üzüldüğüm doğru ama gene'de Rin den böyle bir şey beklemiyordum. " Bu doğru ama ben senden bir şey beklemiyorum seninle konuşmak bile yeterli en azından yanlız hissetmem" bu evin içinde yanlız kalmak derin bir ormanın içinde yanlız olmak gibi korkutucu ve gerici.

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : yani hediyemi kabul etmiyor musunuz?

Pencerede beliren yüz ifadesini görünce affaladım ben onu üzdüm mü? Hayır onu üzmek istemiyordum.
" Hayır, hayır, öyle değil aksine; minnettarım, elbette senin verdiğin hediyeyi kabul ederim çok teşekkür ederim hediye için".

| (• ◡•)| : öyleyse güzel. efendim ben size bir şans kartı aldım.

" Şans kartı mi? O ne?"

| (• ◡•)| : hani sistem bozuk ya ama bu şans kartıyla okuduğunuz kitaplarda birini girebilirsiniz ama tek kullanımlık.

Bunu duyunca mutlu oldum ekranda beliren karta baktım. " Gerçekten mi istediğim birini girebilirmiyim?"

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : maalesef Efendim O sadece bir şans kartı kitaplardan biri rastgele seçiliyor ve yalnızca o seçilen kitaba girebiliyorsunuz. İyi bir hediye değil galiba"

"kesinlikle, Bu harika bir hediye eğer bu olmazsa tam iki yıl beklemem gerek, ama şimdi bir fırsatım daha var". İstediğim kitaba gidememem şansızlık ama bunada şükür.

(⊃。•́‿•̀。)⊃ : Emin misiniz Efendim ?

" Tabiki, hediye için minnettarım, bu fırsat çok değerli" dedim gülümserken.

| (• ◡•)| : öyleyse güzel. Peki kartı kullanmak ister misiniz?

Çok heyecanlıydım bu son maceram oluyordu iki yıl beklemem lazımdı. Neyse "hazırım gönder gelsin" derken yatağıma geçip uzandım.

Ekranda kart yırtıldı ve okundu listesi aşağı yukarı kaymaya başladı. Sonra durunca 'son aşkın olacağım' adında bir roman parlamaya başladı.
Aa bu roman bir BL romanı ve genel olarak güzel bir roman ama ben bu romanı pek sevmedim final bölümü kadar okudum.

Ana karakterler zaten birbirlerine kavuşup evlenirler kitap eşcinselliğin normal karşılandığı bir evrende yaşanıyor, ama benim en sevdiğim karakter romanın sonuna doğru ana karakter yüzünden kaza geçirip komaya giriyor iyileşmiyordu da, ana karakterin en yakın arkadaşıydı kendisi. Bu romandan sonra tam iki ay boyunca ben her duygusal bir olayda bunu hatırlayın ağlıyordu.

Ruhsal çöküntü yaşatı ya bana. gerçi neden sevmedim ki? bu kadar popüler Bir roman belki de beklediğim gibi değildi aman neyse bu kitap bana her defasında eski yaralarımı hatırlatıyor, okuyamam.

| (• ◡•)| : Efendim hazır mısınız?

Ekranda belirginleşen 'bu romana girer misin' sorusuyla karşılaştım. Ben yüzüme buruşturdum. "Hayır bunu okumak istemiyorum" işaret parmağımla 'hayır' tuşuna bastım.

| (• ◡•)| : emin misiniz Efendim güzel gibi ama.

" Evet evet okudum zaten güzel bitiyor ama benim için değil onun için okumuyorum, neyse ben kalkıp bir su içiyim" diyip doğrulamak isterken birden hareket edemediğimi fark ettim.

Biraz daha kıpırdandım. " Rin Rin hareket edemiyorum, niye hareket edemiyorum RİN!"

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : efendim geçiş yapıyorsunuz.

Şaşırdım. ya ben hayır dedim ya ne diye gene geçiş yapıyorum. Korkmuştum ve affalmıştım ekranı baktığımda ' geçişiniz gerçekleşiyor' yazıyordu.
"AMINA KOYIM HAYIR DEDİM HAYIR, RİN BİR ŞEY YAP NEDEN BÖYLE OLUYOR!"
lanet girsin! neden hareket edemiyorum?Ne oldu? Ne yapacağım?

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : Efendim sistemin arzalığından dolayı böyle oldu.

"HAY BEN SİSTEMİ SİKİYİM YAAAAA! SIÇTIĞIMIN SİSTEMİ!, BU NE SAÇMALIK! BENİM NİYE KONTROLÜM YOK!"

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : EFENDİM ÖZÜR DİLERİMMM!

"YAA BU SENİN SUÇUN DEĞİL KES ÖZÜR DİLEMEYİ!" bir dur rin Allah aşkına burda başıma geleni bak.

Yerimden kalkmaya çalışırken bütün çabalarım boşunaydı milim hareket etmiyordum. Bir süre sonra gözlerim ağırlaşıp kapanmaya başladı. vücudum gitgide ağırlaşıyor ne kadar denesem de hiçbir şey değişmiyor "HAYIR HAYIR İSTEMİYORUM!" Diye bağırsamda geçti. Gözlerim tamamen kapanırken. "Hayır ben istemi.... İstemiyo... İste..." Gözlerim tamamen kapandı.

Gözlerime açtığımda, başımı kaldırıp tavanı gördüm ama bu tavanı tanımıyordum Ne oldu? nerede olduğunu bilmiyorum. hemen doğruladım ve etrafıma baktım büyük şık ve lüks bir odada uyanmıştım. Oda güzel döşenmiş, havası bile farklıydı.

Etrafımı bakmaya bitirdikten sonra sağ elimle şakaklarımı masaj yapmaya başladım. Bir süre sonra masaj yapmaya bırakıp gene Etrafı baktım. "Rin"
Rin'le konuşmak istiyorum durum penceresinden romanın hangi kısmında olduğumuzu bakacaktım.

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : Efendim iyi misiniz?

Rin endişelenmişti galiba gülümsemeyle konuştum. " İyim şuan iyim, sınırlı falanda değilim. Rinn üzülme sadece biraz kafam karıştı ayrıca sakın özür dilemeye kalkma" yeter canım çok özür diledi üstelik onun suçu bile değil.

(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : tamam Efendim siz iyisiniz bu yeterli.

evet şuan kendime biraz daha iyi hissediyorum. gerçe hala biraz garip hissediyorum ama, tanımadığım bir yerdeyim. ondan olabilir.

"Durum analiz penceresi açıl" dedim ekranda romanla ilgili her şey belirdi. Romanın hangi zaman diliminde olduğu, hangi bölümde hangi kısmında olduğu, karakterlerden al ta romanın özeti kadar.

Roman bir BL romanı. Ana karakterimiz (uke) kinyas bir kulüpte diğer ana karakterimiz (seme) ateş ile tanışıyor ikisi ilk birbirlerinden pek hoşlanmasada sonrada bir takım olaylarla birlikte birbirlerine aşık oluyorlar ama ateşin inatçılığı ve odunluğu yüzünden bir türlü birlikte olamıyorlar ve birlikte olduklarında bir sürü ayrıl barış ayrıl barış vallah gına gelmişti offfff.En sonundada benim sevdiğim karakter bunlar yüzünden komaya girdi.

romanı okurken her seferinde bir umut vardı ama sonunda her şey hüsrana uğradı o karakterin başına geleni düşündükçe gözlerim doluyor ne zaman yeniden okusam mı diye düşünsem her şeyin üzerine daha büyük bir boşluk geliyor.

KARAKTER ANALİZİ:
kınyas barış. (Ana karakter)
18 yaşında
1.71 boy
58 kilo
Veterinerlik fakültesini gidiyor. kendisi çok sakin ve bir sıkıntı olduğunda genelde kimseden yardım almamaya tercih ediyor. nazik ve merhametli bir insan ve çocukları çok sever özellikle kardeşini. yanlışı olmadığı sürece özür dilemez ve güçlü bir karakteri var yeri geldiğinde teşekkür etmeye de bilir.

Ateş savaşçı (ana karakter)
25 yaşında
1.96 boy
71 kilo
Kendi şirketi var mafya. Ateş acımasız ve genelde kimseye merhamet göstermez, kimseye kolay kolay güvenmez ve ona ihanet eden kişiden intikam almadan rahat durmaz.amacı için herkesi çok değer verdiği insanlar dışında feda edebilir ve vicdan azabı çekmez. kendine herkesten üstün görür ve içinde büyük bir egu besler.

Armando Veneziano ( yan karakter)
1.98 boy
75 kilo
Kendi şirketleri var mafya.
İtalyan
Ateşin ortağı ve en yakın arkadaşı (çocuk arkadaşı, kardeşi)

Karakter analizi listesi okurken Armando'nun fotoğrafını görünce " maşallah nazar değmesin" diyip yatağın kenarındaki sehpaya tıkladım. Yani tamam romanda çok yakışıklı olduğuyla ilgili bir süre şey söylenmişti ama ben bu kadarını beklemezdim be abi, çocuk taş gibi. ayrıca armando sadece görünüş değil karakter olarak da ilgi çekici bir insandı.

elinden gelinceye kadar masum insanları zarar vermemeye çalışıyordu ve ciddi, soğuk ve kararlı olduğu kadar nazik ve merhametli bir insandı. ayrıca insanlarla çok iyi bir şekilde empati kurabilirdi ama bu yeteneğini çok iyi kullanabiliyordu gereksiz yere kimseye acımaz yardım etmezdi.işte bu yüzden benim kalbimi çalmıştı anlamıyorum yazar neden bu karakteri feda etti ki? Ateş malı dururken.

Anladığım kadarıyla şuan Allah'tan roman daha başlamamıştı. Bir keresinde ana karakter olarak rennkarne geçirip romanın ortasında gelmiştim az daha romana boka çeviriyordum, kafam o kadar karışmıştı ki ama şuan onu anlatmayacağım.

Neyse en azında şu şans kartı bir işe yaramıştı. Yataktan kalkıp odada banyo olduğunu düşündüğüm kapıya gittim. Elime yüzüme yıkadım ve aynada kendime baktım, hiç romanda bahsedilmeyen bir karakter figüran yani, ama şaşırmıştım çocuk... çok... güzeldi.

Hani erkek güzeli dedikleri şey var ya ondan yani. Elimle yüzüme inceledim, bir insanin teni bu kadar beyaz olur mu ya hem pembe saçlar harika görünüyor. "Karakter analizi listesi açıl" dedim, bu çocuğun durumunu merak etmiştim.

Ilgaz kayak
18 yaşında
1.74 boy
55 kilo
Veteriner fakültesine girdi
Derslerinde başarılı bir öğrenci.

Güzel Kınyasla aynı fakültede okuyor. Banyodan çıkıp masadaki telefonu aldım tarihi baktım, şuan okula gitmem lazım büyük ihtimalle ama daha erken saat daha 07:15'dı, telefonu alıp koltuğa oturdum ve telefonu karıştırdım pek bir şey bulmadım.

Ders tarihleri ve saatlerini anladım saat 10:00'da dersim vardı. Offfff diyip kendime koltuğa yayıldım gözlerimi dinlendirmek için kapatığımda kafama gene o lanet ağrı geldi. Telefon elimden düşüp kendimde koltuktan yere çöküp başımı tutum.

Lanet lanet lanet siktir. Bu acı dahada dayanılmaz oluyor, bu Tanrı olayında en çok canıma sıkan bu olaydı ama bu olmazsa bulunduğum bedenin anılarını hatırlamazdım. Bir süre sonra nefes nefese kalmışken ılgazın kim olduğunu, ailesini yaşadıklarını biliyordum.

Yerden kalkıp koltuğa oturdum. Derin derin nefesler alarak kendime sonunda sakinleştirmiştim, yerdeki telefonumu alıp koltuğun yanındaki sehpanın üzerinde koydum. Tam her şey yolunda derken kapı çalındı. Kapıya baktım. Kim bu?kim bu ya? Doğru ben aile evinde yaşıyorum yani aile fertleri odama çalabilir.
"Gir"

Dediğimde kapı açılıp kumral saçlı uzun boylu orta yaşlı güzel bir kadın içeri girdi.
"Oğlum kahvaltı hazır gel kahvaltı edelim"
Anılarımda bu kadının benim annemdı yani üvey annem . "Şey ben... Birazdan... Gelerim"

Kadın gülümseyerek tamam diyip gitti. Ilgazın ailesiyle ilişkisi pek iyi değildi annesi dışında yani nefret etmiyordu ama utanıyordu.
Aslında şöyle ılgazın babası ilk imam nikahlı bir eşi vardı ama o kadına dokunmaz sevmezdi sonra aşık olduğu kadın yani şuanki karısıyla evlendi ki o zamanlar karısı çoktan ilk çocuğunu hamileydi.

Yani ılgazın annesi kendini zorla bu ikilinin arasına sokup zorla ılgazın babasıyla evlendi. Yoksa ılgazın babası Ahmet asla Meryem ılgazın biyolojik annesiyle evlenmezdı.

Zaten Ahmet Meryemle babasının zoruyla imam nikahlıyla evlendi yani anca o nikah oldu Ahmet'in babası ne kadar zorlasada resmi nikâhı kıydırmadı Ahmet sadece sevdiği kadın ve şuan ki karısını gönüla resmi nikah kıydı.

Ahmet hiç bir zaman Meryeme dokunmadı ta ki Meryem içkisini ilaç koyup Ahmet'in kendinden geçmesini sağlayana kadar ondan sonra ondan yararlanıp ılgaza hamile kaldı, sonrada onu kullanıp Ahmet'i kendi yanına tutmak istedi ama başaramadı.

Ahmet'in zaten 3 oğlu 2 kızı olmuştu elbette ılgazada çocuğu olarak kabul etti ama ona pek sevgisini gösteremedi çünkü ılgaz çocukluğundan beri annesinin psikolojik şiddetini maruz kalıp kendisinin babasına yük fazlalık ve istenmeyen çocuk olduğunu inanmişti.

5 yaşındayken annesi kendini balkondan atıp intihar edince ılgazda mecburen babasının yanında onun ailesinde yaşamaya başladı. Gönül hanım o çocuğa çok iyi davrandı ve her zaman yakınlaşmaya çalıştı.

Ama ılgaz gönüla karşı çekingen ve uzak davrandı ama aynı zamanda en çok rahat olduğu insanda oydu. Diğer abi, ablaları ona karşı soğuk davrandılar ilk başta öyleydiler ama sonra onlar yaklaşmaya çalışınca ılgaz onların kendisinden nefret ettiklerini düşündüğü için hep onlara mesafeli davrandı.

Babasına karşı da öyleydi ılgaz kendine hep yanlız yük ve günahkâr hissetmişti hiç bir zaman o evde mutlu olmamıştı. Sanki gayrimeşru bir çocukmuş gibi kendini bir kir ve temizlenmesi gereken bir leke düşündü.

Ama tabiki öyle değildi annesinin ona söyledikleri ona eşek sudan gelinceye kadar dövmesi ve her zaman istenmeyen bir pislik olduğunu söyleye söyleye ılgaz bunu inanmıştı.Onun için ılgaz ailesiyle arası iyi değildi ve ailesinin onu sevmeyip nefret ettiğini düşünmüştü hayatı boyunca öyleymiş gibi davranmıştıda. Ama ben öyle düşünmüyorum hadi diyelim ki gerçekten ailesi ılgaza sevmiyor, ne olmuş yani ben ılgazın aksine kimseden sevgi beklemeye bırakalı çok oldu.

Bu gün okulum vardı. Ben her zaman okula giderken daha çok resmi ve ciddi kıyafetler tercih ederim, mesela gömlek giyerdim ve saçlarıma bağlardım altımda ise siyah yada geri rengi pantolon giyerdim kombinimi yakışan bir ayakkabı giydim mi tamam oluyordu.

Odadan çıkıp karşımdaki anılarımda hatırladığım kıyafet odasını girdim çok doluydu içinde gömlek yelek ceket pijamalardan al ta aksesuarlar vardı.
Kapıyı ardımdan kapatım okula gideceğim için ona göre bir şey giyecektim.

Üstüme beyaz bir gömlek altıma krem rengi kumaşı pahalı olduğu belli eden bir pantolon giydim ve siyah ayakkabılar giydim. Sağ koluma saat taktım iki kulağıma küçük yıldızlı küpeler ve bir süre eldiven vardı hiç eldiven giymediğim için heveslenip beyaz kerem rengi bir çift eldiven taktım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18