1. bölüm / 3
Yaratıcı Yazar Tanrı1.BÖLÜM: Nasıl Tanrı Oldum Ya?
Bölümler 3Şu an: 1.BÖLÜM: Nasıl Tanrı Oldum Ya?
- 1 1.BÖLÜM: Nasıl Tanrı Oldum Ya?2.203 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.BÖLÜM: Son Macera...2.181 kelime
- 3 3.BÖLÜM: Ana Karakyetle Arkadaş Oldum.2.534 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba ben mercan 16 yaşımdayım. Lise ikiye okuyorum 55 kolum ve 1.64 boyum var.
Kişilik olarak asosyal biriyim ve konuşmayı sevmem hiç bir arkadaşım yok ve ailemle aram iyi değil çünkü benim ailem(annem, babam) çok toksik insanlar. Biz aynı evde yaşıyan ve birbirlerinden çok uzak insanlarız, neyse kısaca pek aile hayatım yok aynı durum okul hayatım içinde geçerli.
Arkadaşlar biliyor musunuz ben bir yazarım romanlarımı paylaştığım sitede çok fanım var ve kitaplarımın hepsi çok okunuyor.
Kendimle ilgili size bir sır vermek istiyorum biliyorum bu söylediğimi çoğunuz saçma yada yalan olduğunu düşünebilirsiniz ama gerçek. Ben bir Tanrıyım.
Evet doğru okudunuz ben bir Tanrıyım, elbette yüce Tanrı gibi değilim ben daha çok kendi çapımda bir tanrıyım. Size biraz daha anlatacağım, ben ortaokuldan beri roman yazıyorum ve hep" keşke bu kitaplarda yaşayıp ana karakterleri izleyebilsem"diye hayal kurardım.
Aslında kitap yazarken hayal kurardım. ben her zaman hayallerde yaşamak isterdim çünkü mutlu olduğum tek yer oradaydı. Kendim olabildiğim, istediğimi yapabildiğim ve kimse bana karışmadığı yada beni yargılamayacağı bir yerde yaşamak isterdim.
İlk başta hayallerle kendimi avutup mutlu hissederdim ama bir yerden sonra hayaller beni kesmiyordu bende hayallerim bir nebzede olsa gerçekçi hissettirsin diye hayallerimi romana çevirmeye başladım ve hayallarımdan esirlenerek roman yazmaya başladım. İnanılmaz bir şekilde yazdıklarım çok okunuyordu.
Okulda kitaplarımı okuyan ve fanlarım olan bir süre kişi vardı, haliyle bende mutluydum. Size nasıl tanrı olduğumu anlatacağım.
Bir gece yarısı ben uyuyorken biri başımda bir şey söylüyordu daha doğrusu beni sesleniyordu ama garip bir isimle.
"Yaratıcı Yazar Tanrı"
"Yaratıcı Yazar Tanrı"
Bu ne ya? Kim bu?
"Yaratıcı Yazar Tanrı, uyanın"
Allah'ım uykuda bile bana huzur yok galiba.
" Yaratıcı Yazar Tanrı lütfen uyanın sizinle konuşmam gerek"
Ses gene konuştu.
" Yaratıcı Yazar Tanrı uyanın size kutlamaya geldim efendim"
Ya bu ses çok sınır bozucu, uyumak istiyorum bir sal.
" Bir sal.." diye mırıldandım.
" Yaratıcı Yazar Tanrı lütfen uyanın konuşmamız gereken, efendim uyanın"
Sesi önemsemeden uyanmayı devam ettim ama sonra o ses daha sesli bir şekilde konuşmaya başladı. Sinirimi acayip bozmuştu.
" YARATICI YAZAR TANRI! YARATICI YAZAR TANRI! YARATICI YAZAR TANRI! YARATICI YAZAR TANRI!!!!"
HAY BEN SENİN TANRINI YAAA!!
uykumdan sınırla uyandım ve yatakta doğruladım. Etrafına baktım kimse yoktu.
şuan dahada sinirlenmiştim niye beni uyandırdı ya.
" bu ne ya resmen kafa buluyor biri benimle, uykum var uyuyacağım" diye kıçımı döndürüp yatacakken önümde pembe bir sayfa belirdi.
"Yaratıcı Yazar Tanrı"
"Ananı..''
birden çok korktum önümde pembe bir durum pencerisi açılmıştı bende korkudan odum bokuma karıştı.
| (• ◡•)| : Efendim lütfen benden korkmayın.
" bismillahirahmanirahim, nesin lan sen cin misin peri misin yaklaşma"
(⊃。•́‿•̀。)⊃ : Hayır HAyır lütfen benden korkmayın efendim ben cin falan değilim.
"Nesin o zaman ne istiyorsun?" Korkudan yerimden kıpırdamıyordum yoksa anında kaçardım.
(⊃。•́‿•̀。)⊃ : Hayır efendim ben sizden bir şey istemiyorum , size kutlamaya gelmiştim.
" ne? Ne kutlaması ya? Beni niye kutlayacaksin?"
| (• ◡•)| : Çünkü efendim siz artık bir Tanrı siniz.
Ses bunu derken çok coşkuluydu ama ben bir halt anlamamıştım. Öylece mal mal durum penceresini baktım.
"Oldu o zamannn" derken geri yattım.
?(ಠ_ಠ)? : efendim neden yatıyorsunuz? Mutlu olmadınız mı?
Hala uzanmış gözlerim kapalıyken konuştum." Yok uyuyacağım, sen muhtemelen bir rüyasın uyanınca geçer zaten"
(⊃。•́‿•̀。)⊃ :Şey ama efendim ben gerçeğim??
"yok yok sen hayal ürünü falansın geçer bunlar geçer"
(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : hayır efendim gerçeğim ben gerçekten gerçeğim.
Bu şey çok ses çıkarıyordu yerimde doğuralayıp ona baktım. Sonra elime kaldırım o durum penceresini dokundum. Oha lan vallah hissedebiliyorum, bu gerçekten gerçek mi. Elime kaldırım iyice dokunmaya başladım, vallah gerçek gibi ha.
"yani inanmak zorundayım gibi_de sen nesin ya? Böyle?".
| (• ◡•)| : efendim ben sizin asistanınızım, size yardım etmek için burdayım.
"Anladım". Bir bok anlamadım. " Tam olarak neyde yardım edeceksin?"
| (• ◡•)| : her şeyde efendim özellikle yeni yeteneklerinizle ilgili size yardım edeceğim efendim.
"Yetenekler mi?"
| (• ◡•)| : evet efendim. Siz Yaratıcı Yazar Tanrı siniz elbette ki çok yetenekleriniz var.
Ne ben neyim? O ne ya?
"Yaratıcı Yazar Tanrı mi? O ne be?"
| (• ◡•)| : bilmemeniz çok normal efendim. Size baştan anlatacağım. Siz Yaratıcı Yazar Tanrı'siniz normal insanlardan farklı yetenekleri sahipsiniz.
"Peki bu Yaratıcı Yazar Tanrı olmanın avantajları ne?"
| (• ◡•)| :efendim sizin kendinizi ait dünyanız var aynı zamanda başka dünyalarında içerisine girebilir ve çıkabilirsiniz.
Bu dediği beni çok şaşırttı. Nasıl yani benim kendi dünyam mı var bide başka dünyalarında girebilirim.
Şaşkın ama aynı zamanda mutlu bir ifadeyle konuştum.
"Nasıl yani? Biraz daha detay ver"
| (• ◡•)| : elbette efendim. Siz bir süre kitap yazıyorsunuz aynı zamanda da okuyorsunuz. Siz istediğiniz kitap dünyasına girebilirsiniz, orda istediğiniz kadar kalabilirsiniz.
Bunu demesiyle yerimden zıpladım. Yataktan kalkıp durum penceresini hayretle bakıyordum.
" Nasıl yani şimdi sen bana diyorsun ki istediğin kitabın içinde girip yaşayabilirim ha?"
(☞ ͡° ͜ʖ ͡°)☞ : Aynen öyle efendim istediğiniz kitapta istediğinizi yapabilirsiniz.çünkü siz Yaratıcı Yazar Tanrı siniz.
Mutluluktan uçuyordum resmen her zaman hayalini kurduğum ve keşke diye dediğim şeyi yapabilirdim. Çok mutluydum.
"Peki peki şimdi yapabilir miyim şuan bir kitaba girebilir miyim?". Çok heyecanlıydım hemen denemek istiyordum.
| (• ◡•)| : Elbette efendim. Sadece okuduğunuz kitaba listesinden istediğinizi seçip tıklayın.
Ne listesi? Derken önümüzdeki pencerede bir sayfa açıldı.
Gördüklerime çok şaşırmıştım. Bu durum penceresini çok iyi çalışıyor lan. İşaret parmağımla kitapların listesini kaydırdım ve 16 numaralı okuduğum 'benim okul hayatım' adlı kitaba tıkladım. Ardında sayfada ' bu kitaba girmek istediğinizden emin misiniz' sorusu geldi. Ve bu benim düşünmeme sebep oldu.
" Şey hey sen burda misin?"
| (• ◡•)| : Evet efendim burdayım sormak istediğiniz bir şey mi var?
" Evet ama ondan önce senin ismin ne?" Ayıp oluyordu hey şey diye seslenmem.
| (• ◡•)| : efendim benim ismim yok beni istediğin gibi seslenebilirsiniz efendim.
Ben biraz düşündüm. Olmaz ona bir isim vermek istiyorum. " Şeye ne dersin? Rini diyebilir miyim?"
| (• ◡•)| : Eğer siz öyle istiyorsanız öyle olsun.
"Peki Rini sana bir şey soracağım. Ben şimdi bu kitabı girsem nasıl çıkarım ve eğer girersem burası ne olcak? diyelim üç gün ordayım eğer üç gün odamdan çıkmazsam başım belaya girer"
| (• ◡•)| : efendim merak etmeyin buranın zaman dilimi ve o dünyadaki zaman dilimi tamamen farlı örnek olarak eğer o dünyada üç gün kalırsanız bu dünyanın bir dakika değil bir saniyesini bile denk gelmez.
Ben dikkatlice onu dinliyordum.
| (• ◡•)| : ayrıca o dünyadan çıkma ile ilgili; bazı şartları karşılar ordan istediğiniz zaman çıkabilirsiniz aksi taktirde kitabın normak akışı bitmeden kitapta ölsenız bile çıkamazsınız sadece bir saat yada bir kaç gün önceye dönüyorsunuz.
" Nasıl yani istediğimde çıkamıyor muyum?"
| (• ◡•)| : evet efendim bazı şartlar var onları karşılarsanız çıkabilirsiniz yoksa normal akışı bekleyip kitap bittikten sonra çıkabilirsiniz.
"yani normalde kitap bittikten sonra çıkabilirim. Peki ya daha fazla kalmak istersem hata ölene kadar orda kalmak istersen?"
| (• ◡•)| : Yapabilirsiniz efendim istediğiniz kadar kitap bittikten sonra bile kalabilirsiniz çıkmak için ise sadece sayfadaki çıkmak istiyorum tuşuna tıklayıp çıkabilirsiniz.
" Bu harika lann" çok heyecanlanmıştım. Denemek istiyordum. " Hadi yapalım şunu hadi içeri girelim" dedim.
| (• ◡•)| : hay hay efendim. Lütfen önce sayfadaki soruya cevap verin ve yatağı uzanıp gözlerinizi kapatın.
Dediğini yaptım. Ama hiç bir şey hissetmedim. Acaba bu beni kandırıyor mu? kaç dakika öyle kaldım bilmiyorum ama çok canım sıkılmıştı. Hadi ama artık dayanamıyorum. Derken gözlerimi açıp kafamı kaldırdım ve şok geçirip yerimden kalktım.
Etrafıma baktım bir okuldaydım bir masanın arkasındaydım. Sınıftaki herkes normal insandı ve bana şaşırmış bir ifadeyle bakıyordu. Etrafıma bakarken sıramın yanındaki cama gözüm takıldı gördüğüm kız ben değildim. Bu yüz bu saç bu...bu...bu ben değilim ellerimle yüzüme yokladım, gerçe bu yüz acayip güzeldi ama.
Çok şaşırmıştım başka bir bedende başka bir dünyaya geldim. Camdan dışarıya baktım ne büyük bir bahçe lan burası zengin okulıydu belliydi. Ben affallamış etrafı bakarken karşımda gelen hocanın sesiyle irkelerek ona döndüm.
"Kızım!"
Şaşırarak ona baktım. "Efendim?" Diyebildim sadece.
"İyi misin? Bir şey mi oldu?"
Kafamı sallayıp " yok bir şey yok iyim" dedim.
"E otur o zaman, Derin" dedi.
Ben hemen dediğini yapıp sırama oturdum. Ama bir dakika o adam az önce ne dedi? derin mi dedi?, yani tamam zaten camdaki görüntüden ana karakter olmadığımı anladım ama ben tam olarak kimim?
Bunları düşünürken zilin çaldığını hiç fark etmedim takı sarışın cool ve havalı bir kız gelip masama dayadı.
"Aloo derin, ne oluyor gidiyorsun ha?"
Demesiyle ona baktım. Sarışın yarım kilo makyajla güzel kıza baktım. Bu kızın adı ne ya? " Hiç. öyle bir şey düşünüyordum, önemli bir şey değil ya"
"Emin misin? Bu gün bir garipsin sanki?" Diye arkamda sırada oturan kumral saçlı beyaz tenli tatlı bir kız konuştu. Ben bunların adlarını bilmiyorum ya. " İyim iyim, bir şey yok vallah, öyle daldım sadece" dedim.
İkisi de endişeyle bana baktılar laflarım pek güven verici olmadı gibi. Sıradan kalkarak konuştum." Neyse ben bir tuvalete gidiyorum" vallah çişim vardı stres yapmıştım çünkü, karnım de ağrımaya başlamıştı.
"Dur bizde gelelim" dedi kumral saçlı tatlı kız va ikisi de gelip benim koluma girdiler. Böyle bana karşı rahat davrandıklarını göre ikisi bu bedenle yakınlar galiba. Tuvalete girdiğimde ağzım açık kaldı. Bu ne ya bu tuvalet mi?hem büyük hem bizim okulun tuvaletlerini bin basardı.
Şaşkınlığını bir kenara bırakıp tuvaletimi yaptıktan sonra ellerimi yıkıyordum. yanımda duran ikili makyajlarını tazeleyip dedikodu yapıyorlardı bende kendime aynaya baktım. Baya güzel bu kız ya kim bu kız yan karakter mi belki sadece bir figürandır.
Sarı saçlarım vardı hemde kendi saçlarım sarıydı çakma sarışın değildim, dolgun dudaklarım, iri yeşil gözlerim, ince küçük bir burnum, yüz hatları belirgindi, uzun kirpiklerim. Vov yani bu kız güzellik abidesi ya.
Kendime aynada incelerken birden kafama öyle bir ağrı girdi ki iki elimle kafamı tutup acıyla inledim. Dengemi kaybedip yere düştüm, hala iki elimle kafamı tutmuştu acı gittikçe artıyordu.
Yanımda duran ikili endişeyle yanıma diz çöküp iyi olup olmadığımı sordular.
"Derin iyi misin?"
Seslerinde endişe vardı. Kumral olan sarışın olana bakıp " git hocaya çağır" dedi telaşla. Ben hala kafamın ağrısıyla uğraşırken birden anlamadığım anılar ve görüntüler önüme belirdi daha doğru onlara hatırlamaya başladım. Kafamdaki isimle şoka uğradım. Derin Yargıcı.
Bir süre sonra hoca yanımda gelmişken benimde kafamdaki ağrı gitmişti ama hâlâ nefes alışverişimi düzeltmemiştim. Şimdi kimin bedeninde olduğumu biliyordum, kafamı kaldırıp etrafımdakilari baktım şimdi onları isimlerini de biliyordum ama hâlâ şoktaydım.
Rin rin diye aklımdan geçti onunla konuşmam lazımdı. Rin Rinnnn "Rinnnnnnnnn!!" Yüksek sesle bağırdım. Birden her yer sessizleşti etrafımda baktığımda sanki zaman durmuş gibiydi kimse hareket etmiyordu.
(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : Efendim ne oldu iyi misiniz?
" bide soruyor musun? Beni burda yanlız başıma bırakmışsın, nerdesin sen?"
Burda bir yerlerime yılan girmiş adamın sorusuna bak.
(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : Özür dilerim efendim sizin kitaba girişinizle ilgili ayarlamaları yapıyordum.
Ben çöktüğüm yerden kalkıp pencereye baktım.
"iyi de ben burda kendime çok yanlız hissettim ayrıca çok korktum ama şuan mevzu bu değil"
(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : efendim çok özür dilerim. Bir daha olmayacak söz.
Ama sen öyle yaparsan sana kıyamam ki ben.
" tamam affettim zaten, bana bak ben neden kötü karakterim lan başka karakter mi kalmamıştı bula bula bunu mu buldun?"
(つ .•́ _ʖ •̀.)つ : Efendim sizin kimin vücuduna uyanacağınız öylesine gerçekleşen bir olay kimsenin karışacağı bir şey değil şans diyebiliriz.
ben çenemi kaşıyıp düşünmeye başladım. Yani öylesine bu vücuduna uyandım. yinede ilk deneyimimde kötü karakter olmak çok idiali benim için ama neyse oldu işte kabulenmekten başka seçenek yok.
"Neyse tamam ya sınırlı değilim ne yapalım oldu bitti yapacak bir şey yok, Rini biz her konuştuğumuz da böyle zaman durmuş mu olacak hep?"
| (• ◡•)| : artık sinirli olmadığınızı sevindim efendim ve hayır siz beyninizde bana seslenirseniz bile ben hemen cevap vereceğim
Kafamı ağır ağır salayıp " tamam anladım bundan sonra öyle yaparım" .
| (• ◡•)| : Efendim hazırsanız devam edelim.
ben etrafıma bakıp gülümsedim. İlerde olanlar için şimdiden heyecanlıydım. "Tamam hadi devam edelim" dedim ve birden herkes normal hallerini döndüler. Hoca beni revire götürdü iyi olduğumu öğrenince beni sınıfa gönderdi.
Bir süre sonra hoca gelip yoklama alırken bu hikayenin ana karakterin adı geçince burda diyen kıza baktım.
Pınar Parlak. 'Benim okul hayatım'ın ana karakteri. Fakir ama zeki zengin bir koleje 100% bursla gelen kahverengi saçlı siyah gözlü iyi yürekli iyilik sever merhametli ana karakter klasik işte. Ben ise Derin Yargıcı aşırı derecede güzel havalı egolu okulun popüleri okulun sahibinin kızı ama aile sıkıntıları var ve mutlu değil.
Ana karakteri bakarken gülümsedim. Kitapta hiç değişiklik yapmak gibi bir düşüncem yoktu ben kötü karakterim ve kötü karakter gibi davranacağım kitabın sonunda Derin ölmüyor sadece babası onu Newyork'a gönderiyo ceza diye, yani kitabı değiştirmek için hiç bir sebebim yok hem dürüst olmak gerekirse kitabı okurken ana karakteri gıcık kapmıştım ve ilk kez kötü gibi davranmak heyecan verici diye düşünüyorum.
Hemen duruşumu dikleştirdim göğüslerimi hafif kabartım, sağ ayağıma sol ayağımın üzerine atım kollarıma göğsümün önüne birbirine doladım ve yüzümde küçümseyici bir gülümseme yerleşirken ana karakteri baktım. Oda bana baktı ve yüzünde gergin bir ifade belirdi. İşte bu hoşuma gitmişti o hemen yüzüne tahtaya döndürdü bu hareketi benim dahada hoşuma gitti ve gülümsemem dahada genişledi. Vallah şuan tam bir kötü karakter duruşundaydım. Ana karakteri bakarken ". Bu romanda çok eğleneceğim" diye fısıldadım.
O zamandan bu yana iki yıl geçti. Elbette ki her gece bir romana giremem bir roman bitip çıktıktan sonra en az üç ay beklemem lazım ondan sonra bir başka romana girebilirim. Ama çok eğlenceli, evet ben böylece tanrı oldum ve şuan daha da fazla kitaplar yazmaya başladım hem yazmaya hem okumaya. Tanrı olduktan sonra hayatımdan daha fazla zevk alıyor gibiyim.
Bölüm etkileşimi
