Bölümler 3Şu an: GİRİŞ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Size kafamdakini düzgün bir şekilde aktarabilirsem mükemmel bir kurguyla geldim.
Geçmiş, gelecek, kaos, herşey bu kitapta.
Ama en önemlisi vatan,millet burada.
Askeri kurgu okumak isteyenler ve aşkı, doya doya yaşamak isteyenler kitabıma davetlisiniz......
Yanan onca canın arasında kalmış yaşayan ölülere...
Yalnız olmayı seçen insanlar vardır,çıkmaza giren ve asla tutunmaya gücü kalmayan.
Ben kendimden geçeli çok olmuştu.
Güçlü bir geçmişi olan ancak şu anda çamura batmış bir adamdım.
Tekerlekli sandalyeme muhtaç bir halde kendini bu çamurdan kurtarmaya çalışan bir zavallıydım.
Neler oldu,
neler geçti;
artık aklım almıyordu...
Ama şunu biliyordum ki bir insanın çökmesi, sanıldığı kadar zor değildi.
Bazen derdim ki kendi kendime neden ölmedin de ölüden farksız yarım bir insan olarak kaldın.
Çok düşünürdüm,ben hep düşünürdüm.
Halimi ve yalnızlığımı..
Aslında bu duruma kendimi ben sokmuştum, yaşadığım yaranın acısını çevremden çıkarmış ve kimsem kalmayana kadar bunu devam ettirmiştim.
Ellerimden tutan yoktu, ailem vardı ama yoktu da.
Ben sanki dönüm noktasındayım ve buradan nasıl çıkılır bilmiyordum.
Mesleğim bana güç vermişti,
Zorlukta verdiği gibi..
Ancak yarım bi adam mesleğine devam edemezdi. Ben mesleğime aşıkken onu bırakmaya zorunlu bi hale gelmiştim.
Ve o günden sonra,
ben artık ben olmaktan çok uzaktım.
Ben kendi halinde bir adamdım.
Ta ki o gelene kadar.
Kapı zilinin sesini duymuştum ilk başta, aldırış etmedim nedenini bilmiyorum.
Bir kere daha çaldı.
Ve bir kere daha çaldı.
Sessizliği seven bir insandım ve rahatsız olmaya başlamıştım.
Dayanamayıp sandalyemi kapıya doğru sürdüm.
"Kim o " diye seslensemde bi cevap gelmemişti.
Bu zaten sinirleri pamuk ipliğine bağlı olan beni daha da sinirlendirmişti.
Bunun üzerine hızlıca kapıyı açıp bağırmaya hazırlanıyordum ki;
Karşımdaki 𝗸ı𝘇ı𝗹 𝘆𝗮𝗿𝗮𝘆ı görene kadar..
Karşımda yaklaşık 1,80 boylarında ,askeri kamuflaj giymiş bir kadın duruyordu.
Kızıl saçları omuzlarına dökülüyordu.
Gözleri yorgundu ama duruşu...
Asla ödün vermeyen bir duruştu.
Çatılmış kaşlarımla ona bakmayı sürdürürken konuştu.
Sesi çekiciydi
Ama bir kadına göre deilde
Bir askere yakışacak kadar da güçlüydü.
"Dikkatinizi ne kadar da çok çektim sayın savcım"
Hafif alaycıydı.
Bana cevap hakkı tanımadan yüzü sertleşerek devam etti:
" Savcı Barın Atlas Yargı...
Ayağa kalkmak zorundasınız. "
Bölümlere destek olmayı ve beni takip etmeyi unutmayın lütfen.
Hepinizle yorumlarda buluşalım.
Kocaman sevgiyle.....
Bölüm etkileşimi
