3. bölüm / 3
YARABANDI"deniz gözlü kız" 🌊
Bölümler 3Şu an: "deniz gözlü kız" 🌊
- 1 Aynı yalan1.757 kelime
- 2 Yeşil gözler 🌿687 kelime
- 3 "deniz gözlü kız" 🌊1.440 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
𝐁𝐚𝐭𝐮 𝐊𝐚𝐫𝐚𝐜𝐚;
Boran Karaca'nın kardeşi. Anneleri hayatını kaybettikten sonra babaları tarafından yetimhaneye bırakıldılar. Boran, Batu'ya çok düşkün abiden ziyade bir baba gibi sahipleniyor onu. Okulun futbol takımı başkanı ve gayet başarılı. Fmf hastası ve şu an 18 yaşında.
...
Her zaman ki gibi okuldan çıktı ve abisinin haberi olmadan aldığı motora binip kaskını kafasına taktı.
Sakince okul bahçesinden çıktı ve yola doğru sürdü.
Biraz ilerledikten sonra telefonu çaldı ama motor sürdüğü için açamadı, kişi ısrarla aramay devam etti.
Elini montunun cebine götürdü ve telefonunu çıkarttı.
'Boran abim' arıyor.
Önemsemeden telefonu geri cebine koymaya çalıştı ve başını iki saniyeliğine eğdi.
Önünden birisi geçiyordu çarpmamak için motoru sağ doğru kırdı ve kayarak yere düştü.
Ciddi bir durum yoktu.
Batu, düştüğü yerden başını kaldırıp kaskını çıkarttı ve ayağa kalkıp karşısına çıkan şahsın yanına yaklaştı.
"Napıyorsun sen ya?" dedi ve biraz daha yaklaştı.
"İyi misin?"
"İyiyim." dedi kız sinirden bağırarak ve o da ayağa kaltı.
"Ne çıkıyorsun önüme kızm? Sağına soluna bakmadan karşıya geçmemen gerektiğin sana kimse öğretmedi mi?"
kızda sesini sertleştirdi.
"Öğrettiler." dedi ve sesini biraz hafifletti.
"Ama senin gibi trafik magandaları yola değilde telefona baktığı için böyle kazalara yol açabiliyorlar tabii."
"Bana bak!"
Batu, kızın kararlılığını fark etti. Haksız olduğunu biliyordu. Uzatmanın anlamı yoktu.
"Tamam neyse ya." dedi ve motoru yerden kaldırdı.
"Ne tamamı, özür dileyeceksin." diye bağırdı kız arkasından.
"Abartıyorsun."
"Az daha bana çarpıyordun, özür dile." dedi kız kararlılıkla.
Batu kıza doğru yürüdü.
Kız, Batu'dan özür beklerken,
"Çok beklersin." dedi Batu.
"Pislik."
Batu motora binip eve sürdü.
Bir kaç dakika sonra eve geldiğinde Boran salonda ki koltukta oturmuş telefonuyla ilgileniyordu. Batu yanına gitti,
"Napıyorsun genç?" diyerek.
"Abisinin gülü gelmiş."
Batu Boran'ın yanına oturmasıyla Boran kolunu omzuna atıp sımsıkı sardı.
"Abi beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum ya." dedi Batu.
"Benim haberim olmadan motorumu aldın demek!"
"Abi-"
"Kaç defa diyeceğim sana oğlum okula motorla gitme diye?"
"Abi beni bir bırakır mısın?" dedi. Batu abisinin kolunu çekerek kendini kurtardı.
"Ben sana bir şey daha diyeceğim." dedi Batu.
"Ne?"
Batu ayağa kalktı ve yavaş adımlarla geri geri gitti.
Boran'dan yeterince uzaklaştıktan sonra,
"Ben senin motorunula kaza yaptım." dedi.
Ve kaçtı.
"Ney?"
Boran sinirle önünde duran küllüğü Batu'nun arkasından fırlattı, Allah'dan denk getiremedi.
"Batu!"
Batu odasına çıktı ve biraz zamanın geçmesini bekledi.
Belli bir sürenin ardından kapı açılıp kapanma sesi geldi ardından da Atakan'ın sesi. Bunu duyunca hemen aşağıya indi Batu.
"Oo diğer kaçakta gelmiş." dedi Boran Atakan'a karşı.
"Ne kaçağı oğlum?"
"Nerdesin sen dün geceden beri?"
"Sen benim sevgilim misin oğlum, bu nasıl soru?"
Atakan'da Boran'ın karşısına oturdu.
Batu'da Atakan'ın yanına geçti.
Boran hâlâ Batu'ya sert sert bakıyordu, ama şu an Atakan'ın ifadesini aldığı için sıra Batu'ya sonra gelecekti belli ki.
"Abimi buldum." dedi Atakan bir anda.
"Abini mi buldun? "
"Zaten uzun zamandır peşindeydim, biliyorsun. Dün gece balo çıkışında yakaladım onu."
"Kardeşin olduğunu söyledin mi?"
"Hayır." dedi Atakan. "Bunca yıl bunun için beklemedim ben. Bana yaşattığı ne varsa aynısını yalayacak önce."
"Ne ara böyle oldun oğlum sen?" dedi Boran.
Atakan'ın gözlerinde anlaması zor bir öfke vardı. Herkes sessizleşti.
"Bir kız var.." dedi Atakan ve bütün gözler ona döndü.
"Benim hayatımı mahfettiği gibi kızınkini de mahvetmiş."
"Ne yapmış?" dedi Batu.
O sırada gözler Batu'ya döndü.
"Sen karışma Batu." dedi Boran.
Batu sustu ve Atakan devam etti.
"Aldatmış."
"Sen nerden biliyorsun?" dedi Boran.
"Gördüm." dedi ve olanları anlattın.
Atakan, Can'ı baloya kadar takip etmiş ve Can'ın, Feride'nin yanından ayrılıp başka kızın yanına gittiğini görmüş.
"Kafan da ne var Atakan?"
"Can o kızı hak etmiyor Boran, ona zarar gelmeden halletmem lazım bu işi."
"Yapma oğlum."
"Onu bulmak için 15 sene çabaldım ben, sence bırakır mıyım?" dedi ve ayağa kalktı.
"Şirkete geçiyorum ben."
"İzindeyiz bugün?"
"Recep abi çağırdı."
Atakan çıktıktan sonra Boran'ın gözleri Batu'ya kaydı.
Batu gözlerin ona döndüğünü fark etti,
"Abi ben özür di-" diyecekti ki Boran izin vermedi.
"Dileme," dedi ve Batu'nun yanına oturdu.
"Bak ben sana motoru aldın diye kızmıyorum, başına bişey gelecek diye korkuyorum. Annem ve babamdan sonra senin yokluğuna da dayanamam ben oğlum."
"Abi.."
"Abim bak bu bir değil iki değil, vukuatların zaten bitmiyor. Geçen müdür aradı dedi 'Batu'nun dosyası artık ayrı klasör oldu' diye."
"Özür dilerim abi."
Boran gülümsedi,
"Tek isteğim dikkatli olman." dedi ve Batu'nun başını tutup kendine çekti, başını öptü.
"Yinede o motoru sen yaptıracaksın Batu."
"Abi verdiğin harçlık bana zaten zor yetiyor."
"Çüş, Batu!"
"Tamam abi ya."
Boran gülümsedi ve ayağa kalktı,
"Yarın okula otobüsle git, elleme motoru." dedi ve oda evden çıktı.
...
Batu'nun akşamdan kurduğu alarm çalınca elini komodinin üzerinde gezdirerek telefonunu buldu ve susturdu.
On dakika sonra alarm yeniden çaldı.
Bu sefer kendini zorla yataktan attı.
Elini yüzünü yıkadı, formasını giydi ve aynanın karşısına geçti.
Yarım saat boyunca saçlarıyla uğraştı.
Evet, Batu karakterimiz saçına biraz fazla düşkündü.
Çantasını alıp aşağı indi.
Ayakkabılarını giydi, otoparka yöneldi.
Motoru alacaktı ki abisinin sözleri aklına geldi.
Söylene söylene otobüs durağına yürüdü.
Oradan da okula geçti.
Okuldan beş gibi çıktı.
Eve dönmek için tekrar durağa doğru ilerlerken köşeyi döndü.
İki oğlanın bir kızı sıkıştırdığını gördü.
Çenesi istemsizce gerildi.
Yumrukları sıkıldı.
Bir an durdu.
Görmezden gelebilirdi.
Ama yapamadı.
Yanlarına doğru yürüdü.
"Lan Ayaz," dedi sertçe.
"Ben sana bir daha kızları rahatsız etme demedim mi?"
"Sana ne Batu? Haddini aşma."
"Sen pezevenkliğe devam edersen ben de haddimi aşarım."
Ayaz dişlerini sıktı.
"Çok olmaya başladın."
Ve yumruğunu savurdu.
Batu geri çekildi.
"Şimdi siktim belanı." diye mırıldandı dişlerinin arasından.
Ayaz'a sert bir kafa attı. Yanındaki çocuğa da sağlam bir yumruk indirdi.
Kavga uzun sürmedi.
İkisi de yere serildi.
Batu başını kaldırıp kıza baktı.
Kız duvarın dibine çömelmiş, elleriyle kulaklarını kapatmıştı.
Çantası dağılmış, defterleri yerlere saçılmıştı. Bazıları ezilmiş, bazıları yırtılmıştı.
Batu yanına gidip çömeldi.
Onu tanımıştı.
Dünkü kız.
"İyi misin?" diye sordu daha yumuşak bir sesle.
Kız ellerini yavaşça indirdi.
"Korkma... Bu halde bir şey yapamazlar."
Kız başını kaldırdı.
Mavi gözleri Batu'nunkilerle buluştu.
"Teşekkür ederim." dedi kısaca.
"Dünkü hatama say."
Kız başını salladı ve kalkmaya yeltendi.
Batu önce davranıp istemsizce elini uzattı.
"Ver elini."
Elini tutup ayağa kaldırdı.
Yerdeki kağıtlardan birine bastığını fark etti.
Eğilip aldı. Kağıdı çevirdi.
Kara kalemle çizilmiş bir yüz.
Kendi yüzü.
"Bu... benim."
Kız utangaç bir sesle konuştu.
"Dün az kalsın bana çarpıyordun. Yüzün... dikkatimi çekti. Çizmek istedim."
Batu hafifçe kaşını kaldırdı.
"Bu kadar detaylı çizdiğine göre baya incelemişsin beni."
Kız başını kaldırdı.
"Yanlış anlama."
"Nasıl anlamalıyım peki?"
"Buradaki çalışmanın adı 'Hayvanlardı.'" dedi sertçe.
"Dün hem bana çarpıyordun hem de üste çıktın. Aklıma ilk sen geldin."
Batu'nun sırıtışı bir anlığına düştü.
"Noldu?" dedi kız.
"Sana aşık olduğumu mu sandın? Yazık." dedi ve gözlerini ilk kez net bir şekilde Batu'nunkilere dikti.
Çantasını yerden alıp uzaklaştı.
Batu arkasından bakakaldı.
Bu tavır...
Beklediğinden daha çok ilgisini çekmişti.
Elindeki kağıdı katlayıp arka cebine koydu. Çantasını aldı ve o da yürüdü.
Eve geldiğinde Atakan salondaki koltukta telefonuyla ilgileniyordu. Batu görünmeden odasına kaçmaya çalıştı.
"Batu?"
Plan başarısız.
"Efendim."
"Gelsene oğlum. Niye kaçıyorsun?"
"Yoruldum Atakan abi. Biraz dinleneceğim."
"Ne bok yedin yine Batu?"
Abilerinin seni fazla iyi tanıması bazen gerçekten kötüydü.
Batu yanına gitti.
Atakan yüzüne bakar bakmaz,
"Kim benzetti oğlum seni?" dedi.
"Abartıyorsun. Sen bir de karşı tarafı gör."
"Gördüm ben göreceğimi."
Batu gerildi.
"Abime söylemezsin değil mi?"
"Ben söylemem de. Boran görürse ne yapacaksın?"
"Hallederim ben onu, sen söyleme yeter."
"Tamam söylemem, gel otur şuraya."
Batu, Atakan'ın başıyla işaret ettiği yere oturdu.
Atakan mutfağa gidip pamukla batikon aldı. Yanına oturdu.
"Biraz pansuman yapalım da mikrop kapmasın."
"Duşa gireceğim zaten, gerek yoktu."
"Oğlum bir dur."
Batikondan pamuğa bir iki damla akıtıp kaşına sürdüğünde Batu yüzünü buruşturdu.
"Niye kavga ettin yine Batu, bu kaçıncı oğlum?"
"Ben durduk yere kavga eden biri değilim Atakan abi, biliyorsun."
"Tabii, bilmem mi."
"Okul çıkışı iki tane oruspu çocuğu bir kızı araya alınca.."
Atakan Batu'nun lafını kesti.
"Öncelikle benim yanımda terbiyeli
konuş," dedi ve devam etti.
"Son olarak, illa kavga mı etmek gerekiyordu, yokmuydu polis falan?"
"Yoktu abi. Olsa yapar mıydım hiç?"
Atakan başını iki yana salladı.
"hiç hiç."
Sonra bir an durdu.
"kız güzel miydi?"
Batu'nun yüzündeki sırıtış her şeyi ele verdi.
"Güzel mi bilmiyorum..." dedi yavaşça.
"Ama gözleri mavi değil, deniz gibi de değil. Denize bakarsın geçer. Onunkine bakınca kalıyorsun."
Atakan sustu.
Anlamıştı.
"İnsan baktığı yerde kendini unutuyor. Ben biraz unuttum galiba."
"Bazı gözler denizden daha derindir; insan bir kez bakınca kıyıya dönemiyor." dedi Atakan.
Bir an boşluğa daldı Batu. Gece gibi saçları, utangaç ama keskin bakışları gözünün önüne geldi.
"O kızı bulmam lazım."
"İnşallah bulursun kardeşim."
Atakan ayağa kalktı.
"Ben gidiyorum, sonra konuşuruz yine."
"Nereye gidiyorsun?" dedi Batu.
"İşim var."
Batu sırıttı.
"Kız meselesi mi?"
Atakan kaşlarını çattı.
"Çok konuşma... Seninki gibi bir şey yok."
"Ne gibi şeyler var." dedi ağazını arar gibi.
"Çık odana uyu hadi Batu."
"Ya ben hamster miyim? Niye bana sürekli uyu diyorsunuz?"
Atakan cevap vermedi.
Ceketini alıp evden çıktı.
Batu ise cebindeki katlanmış kağıdı düşündü.
Ve ilk defa...
Birinin onu hayvan diye çizmesine bu kadar takılmıştı.
Bölüm etkileşimi
