19. bölüm · Yanlış Zaman, Doğru Adam
19. Bölüm – Yanlış Zaman, Yanlış Yer
Teneffüs.
Okulun en tehlikeli anı.
Ne öğretmen tam gider, ne öğrenciler akıllanır.
Liam dolabının önündeydi.
Mia karşısında.
Konuşmuyorlardı bile.
Ama aralarındaki mesafe…
fazla azdı.
Mia defterini Liam’a uzattı.
“Şunu tutar mısın?”
Liam aldı.
Parmakları Mia’nınkine değdi.
Normalde önemsiz bir temas.
Ama artık değil.
Mia geri çekilmedi.
Liam da.
İkisi de aynı anda fark etti: Yanlış yer.
Yanlış zaman.
Ama doğru kişi.
Tam Mia bir şey söyleyecekti ki—
“NE OLUYOR BURADA?”
Ses, koridoru ikiye böldü.
Matematik öğretmeni.
Elinde defter.
Yüzünde “yine mi siz” ifadesi.
Mia bir adım geri attı.
Liam refleksle doğruldu.
“Hiçbir şey hocam,” dedi Liam fazla hızlı.
Mia kaşını kaldırdı.
Fazla hızlı demek istiyordu.
Öğretmen gözlerini kıstı.
“Hiçbir şey mi? Çünkü bana ‘hiçbir şey’ gibi görünmedi.”
Koridor bir anda doldu.
Sanki herkes aynı anda susup bakmaya karar vermişti.
Jake fısıldadı:
“Eyvah…”
Öğretmen kollarını bağladı.
“İkiniz. İçeri.”
Sınıf.
Kapı kapanır kapanmaz fısıltılar patladı.
“Sevgililer mi?” “Bunlar dün konuşmuyor muydu?” “Liam mı? Ciddi mi?”
Mia sıraya oturdu.
Yüzü sakindi ama ayağı sinirle sallanıyordu.
Liam yanına geçti.
Öğretmen tahtaya yazmaya başladı ama bakışları hâlâ onlardaydı.
“Burada okuldayız,” dedi sertçe.
“Duygularınızı kapının dışında bırakıyorsunuz.”
Mia başını salladı.
“Anladım hocam.”
Liam da salladı.
Ama içinden geçenle ağzından çıkan ilk kez aynı şey değildi.
Ders boyunca kalemi kıpırdamadı.
Çünkü Liam ilk kez şunu net hissetti:
Ben bu işin içindeyim.
Bu bir “hoşlanma” değildi artık.
Bu bir “bakalım ne olacak” hiç değildi.
Mia onun yanındaydı.
Ve okul, öğretmen, dedikodu…
hiçbiri bunu değiştirmiyordu.
Ders bitti.
Zil çaldı.
Herkes ayağa kalktı ama Liam yerinden kalkmadı.
Mia ona baktı.
“İyi misin?”
Liam derin bir nefes aldı.
“Bak,” dedi.
“Şimdi herkes konuşacak. Öğretmenler bakacak. İnsanlar saçma şeyler söyleyecek.”
Mia gülümsedi.
“Hoş geldin, benim dünyam.”
Liam başını salladı.
“Ben kaçmam.”
Mia’nın gülümsemesi bir anlığına kayboldu.
Ciddileşti.
“Emin misin?”
Liam ona baktı.
Kaçmadan.
Saklanmadan.
“Evet,” dedi.
“Ben bu işin içindeyim.”
Mia ilk kez gerçekten duraksadı.
Sonra hafifçe nefes verdi.
“Tamam,” dedi.
“O zaman hazır ol.”
“Ne için?”
Koridor kapısına baktı.
Dışarıdan gelen seslere.
“Kaos için.”
Ve birlikte sınıftan çıktılar.
Yan yana.
Artık saklanmadan.
