YANLIŞ YUVA kitap kapağı

12. bölüm / 14

YANLIŞ YUVA

12. Bölüm

Yazar: Derin .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: 12. Bölüm

Sesimi kaybettiğim odada sesimi kazanmıştım ama ablamı kaybetmiştim...

Ablamı kaybetmiştim...

Bir cümle insanın kafasında ne kadar yankılanabilirse bu cümle kafamda o kadar yankı yapıyordu. Sanki aklıma kazınacak hep orada kalacak gibiydi.

Unutamaz mıydım?
Ama ablamı unutmak istemiyordum ki ben geçmişimi ve bu görüntüyü unutmak istiyorum.

Arel abimin,Bartu abimin ve babamın yüzündeki şaşkınlık ifadesi bitmiyordu sanki ben de şaşırmıştım ama korkum ve içimdeki acı daha ağır basıyordu.

Arel abimin kollarını gevşetmeye çalışsamda bırakmıyordu ki babam, ablamın yerde yatan bedenine doğru ilerleyip nabzını baktı ve Arel abime baktı sanki 'Saye'yi çıkar' der gibi ağzını oynattı. Ama ben çıkmak istemiyordum ki ben ablamı istiyordum. Evin dışından polis sirenleri ve ambulans sesleri geliyordu.

Korkuyorsun Saye.
Kabullen Saye.
Geçmişindeki en iyi ve tek iyi kişi de artık yok Saye.

Sanırım Bartu abim polis ve ambulansı aramıştı bilmiyorum.
Ablam çok acı çekmiş midir? Karnındaki, tişörtündeki kanlar canımı yakıyordu yıllarca yanımda olan ablam birdaha yanımda olmayacaktı...

Kalbim çarpıyordu, başım dönüyordu,nefes alamıyordum sanki o kadar karışık geliyordu ki her şey,içimdeki duyguları bile ifade edemiyorum. Şu an anlamadığım daha doğrusu anlamak istemediğim şey ablam gerçekten beni bırakıp gitmiş miydi? Ablam gerçekten ölmüş müydü? Arel abim tek elini belimden çekip birden bacaklarımdan da kavrayıp kucağına aldı ama tepki veremedim. Sadece kafamı göğüsüne koydum. Bahçeye çıkınca beni bir tane şezlonga otutturdu ve önüme geçti.

"Saye" dedi durdu sanki boğazında düğümlendi kelimeler
"Abim bak bana hadi bir tepki ver bir şey yap güzelim" dediğinde telefonuma bir bildirim daha geldi ama ben açmadan Arel abim telefonu elimden alıp gelen mesaja baktı. Belki normalde olsa bu yaptığına kızardım ama şu an kızamıyordum bile çünkü ne mesaj geldiğini bile bilmiyorum. Bahçeden giren polisler ve ambulans görevlilerine bakınca gözlerim biraz daha doldu.

Sakin ol Saye.
Ağlamak yasak.
Bu evin sınırları içersinde veya dışarda nerede olursan ol,hangi durumda olursan ol ağlamak yasak Saye.

Ama neden bana geçmişte söyledikleri şeyleri unutamıyorum? Neden bana koydukları kuralların dışına çıkmak istesem de çıkamıyorum?

Abimin elindeki telefona uzandım almak için ama vermeyip cebine attı 'verir misin' demeye çalıştım ama olmuyordu

Tekrar konuşmak istesemde neden bilmiyorum ama şu an sesim çıkmıyordu.

Gözlerim biraz karardı ama ambulans görevlilerinin taşıdıkları ceset torbasını görmem ile ayağa kalkıp abimin yanından geçtim ama son hatırladığım ablamın ceset torbası ile çıkarılması ve Arel abimin kollarına düşmemdi...

★
Arel'den

İçeriden ceset torbası ile çıkan ambulans görevlilerini görünce Saye birden ayağa kalkmıştı. Canı yanıyordu ki nasıl yanmasındı? Kardeşim yıllarını ablası ile geçirmişti ve şu an ablasının...
Öldüğünü görmüştü insan birinin ölümünü nasıl kabullenebilirdi ki? Ve annem babama ağlayarak anlatırken duymuştum vücudunda bir sürü morluklar varmış nasıl kaldırmıştı bunları? Daha doğrusu kaldırabilmiş miydi?

Saye bir kaç adım atmıştı ki bir anda adımları gerileyip sendeledi,hızlıca ayağa kalkıp onu tuttum ki gözleri kapanıp kucağıma düştü. Bayılmıştı çok normaldi bünyesi bunu kaldıramamıştı.

Kucağıma aldığımda bir ambulans görevlisi, babam ve Bartu aynı anda yanımıza gelmişti

Görevli Saye'nin nabzına bakarken Saye hafifçe gözlerini açmıştı,hala daha gözlerinden yaşlar akıyordu

"Biraz sakin tutmaya çalışın" dedi kadın sesi titremişti "başınız sağ olsun" dedikten sonra ambulansa gitti.

"Abi ne yapacağız şimdi" diye sordu Bartu. Ne deseydim ki? Ne yapılabilirdi böyle bir durumda? Ben de babama baktım Saye'ye nasıl açıklayacaktık? Zaten görmüştü ama 'belki ölmemiştir' diye kaç kez ağzını oynamıştı. Şu an ise gözleri açıktı ama hiç tepki vermiyordu...

★
Saye'den
İki Gün Sonra

Ablam toprağın altındaydı o kadar canım yanmıştı ki onu gömerken.
Şimdi de odamda öylece yatakta yatıyordum annem de yanıbaşımda saçlarımı okşuyordu kalkamıyordum daha doğrusu kalkmak istemiyordum o kadar canım yanıyordu ki,ablamı düşünmeden edemiyordum çok canı yanmış mıydı? Çok üşümüş müydü? Ve daha bir sürü soru... O insanlar mı öldürmüştü?

Onlar insan bile değil.

Ama Ekin ablam gerçekten onların kızıydı insan evladına bunları nasıl yapabilirdi?

Ablamı morgda görmüştüm ve bu onu o odada görmekten daha çok canımı yakmıştı.

"Saye,annecim bir şeyler yedireyim sana hadi kalk" dedi annem. Arkamı döndüm ve hafifçe kalkıp annemin göğüsüne yattım. Biraz öyle kaldıktan sonra annem kalktı ve "ben yiyecek bir şey getireyim" diyip çıktı ki Kağan abimin girmesi bir oldu

Yanıma gelip oturdu ve hafifçe bana sarılınca bende ona sarıldım

İçimdeki acı geçmiyor o kadar acıyor ki

"İyi misin" diye sorunca kafamı olumsuz anlamda iki yana salladım o sırada annem odaya girmişti ama hiç bir şey yiyesim yoktu ki

Keşke açlıktan ölsem

★

Annemin zoruyla da olsa biraz bir şeyler yemiştim, bir kaç kere kendi kendime konuşmayı da denemiştim, Vera ve Ateş ile de yazışmıştım şimdi ise aşağıda kucağımdaki Efe ile sarılmış halde oturuyordum küçük kardeşim çok tatlıydı ya yerim bu çocuğu.

Telefonuma mesaj gelince tek elimle açtım. Ateş mesaj atmıştı

Ateşş:Nasıl oldun diye soracağım ama tahmin edebiliyorum istersen yarın alayım seni deniz kenarına falan gidelim biraz kafanı dağıtırsın

Aslında mantıklıydı çünkü Ateş nedensizce bana iyi geliyordu o karantinada o yangında bile beni öyle sakin tutmuştu

Siz:Daha iyi gibiyim bilmiyorum ve olur yarın kaçta gelirsin yada orada mı buluşalım

Ateşş: Yarın iki gibi gelip alıyım mı

Siz:Olur görüşürüz

Ateşş: Görüşürüz

Telefonu kapattığımda şu an fark etmiştim ki iki gündür ilk defa yüzüm gülmüştü yani sanırım

Efe kucağımda uyuyakalmıştı ki annem gelip kucağımdan almıştı

"Ben yatırayım" dedikten sonra tam giderken arkasını dönüp tekrar konuştu

"Hadi sizde yatın hepiniz" dedikten sonra merdivenlerden çıktı.

Telefonumun notlar kısmına "yarın arkadaşımla bulunabilir miyim" yazıp babamın yanına gittim ve telefonu ona verip yanına oturdum. Babam önce bana sonra telefona bakınca konuştu

"Tabiki git güzelim ama geç kalma olur mu" diyince gülümseyip kafa salladım ve babamı yanağından öpüp ellerimi oynattım

"İyi geceler" yani sanırım anlamışlardı

Odama çıkıp kendimi yatağa attım.
Aklımdan çıkmıyordu. Ablam aklımdan çıkmıyordu.

Yada konuşmayı denediğimde yapamadığım. Olmuyordu sanki üzerime yapışmış bir lanet gibiydi konuşamıyorum ve sanki bir daha konuşamayacaktım.

Telefonuma tekrar bir mesaj düştüğünde ekrana baktım

Veraa👻:Nasıl oldun daha iyi misin

Siz:İyiyim yani daha iyi olmaya çalışıyorum sen

Veraa👻:İyi bende

Siz:Şeyy yarın bizim evdekinler eğer bana ulaşamayıp seni ararsa idare eder misin nasıl olsa konuşamıyorum sen arkadan Saye yazıyor fln dersin olur muu

Yazdığımda Vera yazıyordu
Hadi kız ne yazıyon bu kadar

Veraa👻: İdare ederim etmesine de hayırdır kız kimse buluşacaksın

Siz: Ateş'le

Veraa 👻:Bi dakika bi dakika yoksa siz ikiniz??

Siz:Ya yok hayır öyle arkadaşız ya neysemkine şimdi yatıyım ben yarın yazarım olur mu şimdiden çook çook teşekkür ederiiimm

Veraa👻:İyi peki madem görüşüzz iyi geceler

Telefonu kapatıp yastığımın altına koydum ve gözlerimi kapattım

★
Sabah

Uyanıp annemlerle kahvaltı yapmış sonra da izin alıp evden çıkmıştım. Şimdi de Ateş'in olduğu yere doğru yürüyordum. Ama aklıma takılmıştı keşke konuşabilseydim. Hani ben bu konuşamıyorum derken bile gülüyorum ama içim o kadar acıyor ki ama işte gülmesem de ağlarım ve ağlamaktan hâlâ daha nefret ediyorum.

Ateş'i görünce adımlarımı daha da hızlandırıp yanına koştum. Onun yanına gitmem ve onun bana sarılması bir oldu,ben de ellerimi onun beline sarıp biraz öyle durduktan sonra kayalıkların üstüne doğru yürüyüp oturduk

"Nasıl oldun Turuncu"

Elimi "eh işte" der gibi salladım

"Sen iyi ol da yeter, ama seni anlayabiliyorum eh işte diyorsun ama için acıyor değil mi" dediğinde kendimi zorladım

Konuşacağım şu an bunu yapmam lazım

"İ-içim acıyor aslında" dedim kısık bir sesle

Buna kendim bile şaşırmışken Ateş'in bakışlarını gördüm. O da şaşkın şaşkın bakıyordu

"Saye sen..." Dedikten sonra beni kendine çekip sarıldı "sen konuşuyorsun" dediğinde sanırım üç gündür ilk defa yüzüm gülüyordu

"Evet" dedim.

Eğer rüyaysa kimse uyandırmasın

Bu sefer tamamen konuşacaktım.
Ablam gitmişti ama sesim gelmişti.
Keşke ablam da bunları görebilseydi.

Ateş ile sarılmaya devam ediyorduk.
Şu an üç gün sonra ilk defa mutlu olmuştum.

Ben galiba sesimi gerçekten geri kazanmıştım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…