8.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Kafra Luu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 8.Bölüm

Melih, Kaan ile konuştuğundan beri ne yapacağını bilmez bir halde dolanıp duruyordu. Sevdiği kadına duygularını nasıl açacağını bir türlü kestiremiyordu. Ona durumu nasıl açıklayacak, söze nereden başlayacaktı? "Seni seviyorum," dese kızın tepkisi ne olurdu? İçini kemiren bu merakla sonunda daha fazla dayanamadı. Sinem’e kısa bir mesaj atıp mutlaka buluşmaları gerektiğini söyledi.
Buluşacakları yer, mahallenin tenha bir sokağında, ahşap masaları ve sarı loş ışıklarıyla sakin bir kafeydi. Melih, köşedeki masada gergin bir şekilde parmaklarını masaya vurarak bekliyordu. Derken kapıdaki zilin ince sesi duyuldu. Sinem, üzerindeki hafif montuna sarınmış halde içeri girdi; gözleri masaları taradıktan sonra Melih’i buldu. Yüzünde dostça ama biraz da meraklı bir tebessümle masaya yaklaştı.
"Melih abi?"
Melih hemen ayağa kalktı, gerginliğini gizlemeye çalışan bir tebessümle, "Sinem, hoş geldin," dedi.
"Hoş buldum," derken Sinem, çantasını yanındaki sandalyeye koyup meraklı gözlerle ona baktı. "Şey, beni neden çağırdın?"
"Önce bir şeyler içelim, sonra konuşuruz."
"Tamam."
Sinem ahşap sandalyeye otururken Melih, yaklaşan garsona Sinem’in en sevdiği bol köpüklü, karamelli kahveyi sipariş etti. Sinem şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. Garson uzaklaşırken gözlerini Melih’in üzerinde gezdirdi.
"Benim sevdiğim kahveyi biliyor musun?"
Melih, kızın gözlerinin içine bakarak hafifçe gülümsedi. "Evet, biliyorum. Senin neleri sevip neleri sevmediğini gayet iyi biliyorum."
Sinem’in bakışlarındaki merak daha da derinleşti, başını hafifçe yana eğdi. "Anlamadım?"
Melih bakışlarını kaçırıp kahve fincanlarının altlığıyla oynadı. "Mühim değil."
"Mühim değil mi?"
"Evet, mühim değil."
Sinem kollarını masada birleştirip öne doğru eğildi. "Melih abi, beni neden buraya çağırdın? Ne konuşmak istiyordun?"
Sinem’in dudaklarından dökülen her "abi" kelimesinde Melih’in göğsüne bir ağırlık çöküyor, kalbi yerinden sökülecek gibi oluyordu. Gözlerini kaçırıp derin bir nefes aldı.
"Evet abi, cevap bekliyorum. Beni neden buraya çağırdın?"
"Nasıl söyleyeceğimi gerçekten bilmiyorum," dedi Melih, sesindeki bocalama belirginleşmişti.
Sinem onun bu hallerine anlam veremeyerek gülümsedi. "Bir şekilde söylemen lazım ama, değil mi?"
"Evet... Söylemem gerek." Melih dikleşti, elini masanın üzerindeki bardağa sabitledi. "Peki, dinliyorum o zaman seni."
"Sinem, sana karşı açık olacağım."
"Açık olacağım derken?"
Melih doğrudan Sinem’in gözlerinin içine baktı. "Ben seni seviyorum."
Sokaktan geçen bir arabanın far ışıkları pencereden süzülüp masayı aydınlatırken, kafe bir anlığına tamamen sessizliğe büründü sanki. Sinem’in elindeki peçete parmaklarının arasından kayıp düştü. Şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle öylece bakakaldı.
"Ha? Beni seviyor musun? Doğru mu anladım?"
"Evet, doğru anladın. Seni seviyorum."
Sinem sırtını sandalyeye yasladı, eli gayriihtiyari kolyesine gitti. "Ne diyeceğimi bilmiyorum, şu an şok içerisindeyim..."
Melih ise o anki gerginliği bastırmak istercesine içinden, "Ben de BİM içerisindeyim," diye geçirmeden edemedi. Yüzündeki mahcup ifadeyi koruyarak, "Şaşırman çok normal," dedi. "Arkadaşının abisi durup dururken sana açılıyor sonuçta."
Sinem Bakışlarını masaya indirdi, zihnindeki karmaşayı gizleyemiyordu. "Yani... Meyra senin beni sevdiğini biliyor mu?"
"Hayır, bilmiyor."
"Anladım..." dedi Sinem, sesi fısıltı gibi çıkmıştı.
Melih, kızın üzerindeki baskıyı hafifletmek istercesine sesini yumuşattı. "Şu an senden bir cevap beklemiyorum. Sadece seni sevdiğimi bilmeni istedim, hepsi bu."
Sinem elleriyle oynamaya başladı, ne diyeceğini gerçekten bilemiyordu. Nasıl bir cevap vermeliydi? Melih’in onu sevmesi iyi bir şey miydi, yoksa aralarındaki her şeyi bozacak bir felaket mi? Arkadaşının abisiydi o... Peki arkadaşlık aşka engel miydi? Kaan ve Meyra’nın ilişkisi geldi aklına; düşününce durumları tıpatıp aynıydı.
Dışarıdaki hafif yağmur çiselemeye başlarken Sinem derin bir iç çekti. "Melih, cidden ne diyeceğimi bilmiyorum..."
"Sadece bildiğini bileyim, yeter. Ekstra bir şey söylemene gerek yok."
"Peki, söylemeyeceğim."
Melih hafifçe gülümsedi, yüzüne rahatlamış ama buruk bir ifade yerleşti. "Ama bir gün cevabını bekliyor olacağım."
Sinem başını hafifçe salladı. "Hıhı..."
Kafeden çıktıklarında soğuk rüzgar ikisinin de yüzüne çarptı. Bir süre sessizce yürüdükten sonra Melih, Sinem’i evinin kapısına kadar bıraktı ve ardından kendi evinin yolunu tuttu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

42okunma 2beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 77