5. bölüm / 11
Yanlış Numara Doğru Aşk5.Bölüm
Bölümler 11Şu an: 5.Bölüm
Kaan, üzerindeki koyu gri hırkanın fermuarını çekerken derin bir nefes aldı. Günlerdir Melih’le bu buluşmanın lafını edip duruyorlardı ama adımlarını kapıya doğru atarken içinde sebebini tam çözemediği hafif bir huzursuzluk vardı. Apartmandan çıkıp Melihlerin evine varana kadar zihni karmaşık düşüncelerle dolup taştı. Zil çalındıktan birkaç saniye sonra kapı aralandı; arkasında Melih, dağınık saçları ve hafif uykulu gözleriyle belirdi. Koridordan dışarıya taze demlenmiş çay ve melankolik bir ev kokusu yayılıyordu.
"Oğlum nerede kaldın?" diye söze girdi Melih, kapı pervazına yaslanırken.
"Geldim işte, sorgulama," dedi Kaan, ayakkabılarını çıkarıp içeri adım atarak.
"Tamam, sorgulamıyorum. Hadi geç içeri."
Kaan, geniş ve loş salona doğru yürürken bakışlarını etrafta gezdirdi. Sehpanın üzerinde duran birkaç ders kitabı, bir köşeye bırakılmış pembe bir hırka ve duvarda asılı tablolar salonun familiar atmosferini tamamlıyordu. Ancak aradığı şey bu detaylar değildi.
"Eee, Meyra yok mu?" diye sordu, sesindeki merakı bastırmaya çalışarak.
Melih tek kaşını kaldırıp ona döndü. "Meyra’yı ne yapacaksın?"
"Buradaysa hal hatır sorardım kıza," dedi Kaan, rahat görünmek adına salondaki geniş koltuğa kendini bırakarak.
"Yani burada değil, dışarı çıktı hanımefendi."
"Anladım."
Melih, koltuğun arkasına geçip kollarını bağladı. Bakışlarında keskin, dikkatli bir ifade belirdi. "Meyra’ya sadece hal hatır filan mı sormak istemiştin?"
"Evet Melih, başka ne sorabilirim ki?"
"Ne bileyim ne sorup sormayacağını... Neyse, film izleyelim mi?"
"Olur. Pizza siparişi vereyim mi?"
"Olur."
Melih televizyonun kumandasını alıp dijital platformların listesinde gezinmeye başlarken, Kaan da cebinden telefonunu çıkarıp hızlıca siparişi tamamladı. Yarım saat kadar sonra kapının zili çaldı. Sıcak pizza kutularının kokusu salona yayıldığında, ekranda beliren filmin ilk sahneleriyle birlikte koltuklarına yerleştiler. Ancak Kaan’ın dikkati bir türlü ekrana odaklanamıyordu.
"Ee, kardeşin nereye gitti?" diye sordu Kaan, pizzasından bir dilim alırken.
Melih başını ekrandan çevirip arkadaşına şüpheci bir bakış fırlattı. "Arkadaşlarıyla buluşmaya... Da sen kardeşimi niye bu kadar soruyorsun?"
Kaan bakışlarını kaçırıp öksürdü. "Sonuçta senin kardeşin, benim de kardeşim sayılır. Endişeleniyorum kendisi için."
Melih bu cevaba karşılık bir süre Kaan’ın yüzünü inceledi. Gözlerindeki şüphe kırıntıları silinmemişti ama konuyu üstelememeyi seçti. Gözlerini yeniden ekrana çevirirken konuyu değiştirdi:
"O değil de yarın ne yapacaksın bakalım?"
"İş güç... Yarın işlerim başlıyor. Asıl sana sormalı."
Melih anlamamış gibi kaşlarını çattı. "Neyi bana sormalı, anlamadım?"
"Aşk hayatın tabii ki," dedi Kaan, hafif bir gülümsemeyle ekrana bakarak. "Sevdiğin kıza açılabildin mi bakalım?"
Melih’in yüzündeki ifade bir anda ciddileşti. Omuzlarını silkti. "Hayır."
"Oğlum bayağıdır o kızı seviyorsun, hâlâ açılamadın mı?"
"Hayır."
Kaan hayretle arkadaşına döndü. "Niye? Herhâlde platonik takılmayı seviyorsun sen."
Melih derin bir iç çekti, bakışları salonun loş ışığında karardı. "Aynen. En iyisi platoniktir oğlum. Beni sevmiyorsa boşuna niye açılayım?"
"Lan, sevmiyor diye açılmayacak mısın yani?"
"Evet."
Kaan oturduğu yerde dikleşti, ses tónunu biraz yükselterek arkadaşına çıkıştı: "Salak mısın sen acaba? Nasıl erkeksin oğlum sen? İnsan sevdiğine açılmaz mı, korkaklık mı edeceksin yani?"
"Salak değilim, sadece kendimi biliyorum," dedi Melih, kendinden emin ama bir o kadar da savunmacı bir tavırla.
"Bu kendini bilmiş hâlin mi?"
"Evet."
"Her şeye de 'evet' diyorsun ya da 'hayır'!"
Melih koltukta biraz daha geriye yaslandı, sesi sakindi ama içinde bastırdığı bir kabulleniş vardı. "Ne diyeyim?"
Kaan başını iki yana salladı, gözlerini arkadaşının üzerinden ayırmadan net bir tavırla konuştu: "Bir şey deme. Sadece git ve sevdiğin kıza açıl, kardeşin olarak söylüyorum bunu."
Bölüm etkileşimi
