25. bölüm · Yanı Başımdaki
✨.23
Herşey gerçekten de yengesinin dediği gibi olmuştu annesi ertesi gün çok sert çıkıştığını söyleyip gelip Müjgan'ı almıştı tabii bu durumda Tufan da etkili olmuştu
"Tufan eğer kızımı üzersen bir daha yüzünü asla göremezsin duydun mu beni"
"Estağfurullah yenge kendimi üzerim yine de Müjgan'ı üzmem"
Sevim Hanım Tufan'ı da bildiği için daha fazla üstelememişti ve bu konuşmanın ardından gidip Müjgan'ı almıştı ve onları affetmişti artık hepsi de geri kalanı Tufan ve Müjgan'a bırakıyorlardı istedikleri zaman bu işin adını koyarlardı.
Günler akıp gidiyordu ve zaman geçtikçe Müjgan ve Tufan'ın aşkı da büyüyordu Tufan'ın izni artık bitmek üzereydi ve Isparta'ya gitmek için eksiklerini tamamlıyordu yavaş yavaş. Üstleri ile ne kadar 1 aylık diye konuşmuş olsalar da askeriyenin işi belli olmazdı süreç uzayabilirdi.
Genç çift bu işin adını koymak istiyordu artık ama Tufan bu konuya Müjgan daha 19 yaşında olduğu için sıcak bakmıyordu pişmanlık duymasını istemiyordu geri dönüp baktığında o yüzden bir kaç sene daha beklemek için Müjgan'ı ikna edebilmişti.
Zaman geçtikçe artık her şey eskiye dönüyordu tek bir sorun vardı önceki gibi baş başa kalamıyorlardı genel de Tufan Müjgangile gidiyordu onu görebilmek için onun dışında amcası buluşmalarına izin vermiyordu fazla bir kere denemişlerdi ve Eren de peşlerine düşmüştü Tufan ne kadar ikna etmeye çalışsa da Eren yanlarından ayrılmamıştı hatta kara kedi gibi ortaların da dolaşmıştı gün boyu o günden sonrada evde buluşmanın daha iyi bir fikir olduğunu anladılar.
Sayılı gün göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor diyorlardı ama ne Tufan ne de Müjgan buna inanmak istemiyordu birlikte oldukları zaman ne kadar hızlı geçse ayrı oldukları zaman bir o kadar yavaş geçiyordu ve Tufan artık bugün öğleden sonra Isparta'ya gitmek için yola çıkıcaktı kendi arabasıyla gidicekti ve ordu evinde kalıcaktı eğer süreç uzarsa ordan bir ev tutucaktı.
Tufan artık gitmek için son hazırlıklarını yapıyordu herkes gelmişti ama Müjgan hâlâ ortalar da gözükmüyordu valizini arabaya indirirken yavaş adımlarla kendine doğru gelen Müjgan'ı gördü ve elinde ki valizi bırakıp Müjgan'a doğru hızlı adımlar ile ilerlemeye başladı
''Gülüm niye ağlıyorsun''
'' 1 ay sonra dönüp dönmiyceğin belli değil ve göreve gidiyorsun önceki gidişin de bu kadar kötü olmamıştım ne biliyim off saçmaladım iyice ''
''Bitanem ağlama lütfen söz sağ salim geri dönücem en kısa süre de sen böyle yaparsan aklım burda kalır benim''
''Tamam ağlamıyorum hadi valizini yerleştir de yukarı çıkalım annemgil merak da kalmasın daha fazla''
Tufan valizini yerleştirirken Müjgan önden yukarı çıktı ama daha eve girmeden geri aşağı indi Hasan Bey ilaçlarını evde unuttuğu için onları almaya gidicekti. Aşağı indiğinde Tufan ile birlikte yürümeye başladılar eve gelince ilaçları aldılar ama ikisi de misafir odasında öylece oturmaya devam ediyordu.
Müjgan oturduğu yerden kalkıp bir anda Tufan'ın kucağına oturdu ve sarılarak içli içli ağlamaya başladı
Tufan Müjgan'ı boynundan kaldırarak yüzlerini birbirine hizaladı ve gözyaşlarını sildi Müjgan son kez iç çekerek Tufan'ı yanağından öptü ve bir süre öylece bakıştılar daha sonra Tufan dayanamayıp izin alarak Müjgan'ı dudağından öptü öylesine masumane bir öpüş Müjgan'ın da karşılık vermesiyle yerini tutkulu ve soluksuz bir öpüşe bıraktı.
''Müjgan ileriye gitmeyelim daha fazla pişman olmanı istemiyorum''
